Adı:
Ravel
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759169268
Kitabın türü:
Çeviri:
Beki Haleva
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Yayınları
Baskılar:
Ravel
Ravel
"Ravel bir binici kadar uzundur, yani Faulkner kadar. Bedeni de öylesine hafiftir ki 1914'de askere gitmek istediğinde, böylesi bir ağırlığın tam da havacılığa uygun olduğunu söyleyerek yetkilileri ikna etmeye çalışır. Birliğe alınmaz, zaten askerlikten de muaf tutulur, ancak öyle çok ısrar eder ki ağır vasıta şoförlüğüne atarlar onu, gülmeden. İşte böylece bir gün Champs Elysées bulvarında devasa bir askeri kamyon görülür, içinde de koca direksiyona iyi kötü hakim olmaya çalışan, kendisine fazla büyük gelen mavi bir kaput içinde küçük bir şekil vardır, fil üstünde bir lağım faresi."

Bu roman Fransız besteci Maurice Ravel'in (1875-1937) son on yılını yeniden çizmekte. Tıpkı kahramanı gibi kimi zaman zarif, kimi zaman züppe, kimi zaman çocuksu bir kitaptır bu, titizlikle seçilmiş sözcükleri en az ayrıntıları kadar gerçekçi olan. Saplantı derecesinde ayrıntıyı önemseyen Ravel'den hiç de aşağı kalmayan bir Echenoz'la karşılaşacaktır okur bu yapıtta ve ikisinin ne denli benzeştiklerini fark etmekte gecikmeyecektir. Sonunu önceden bilse de her bir satırda anlatının zevkine varacak, sayfaları çevirdikçe müziğin gitgide uzaklaştığına, yitirmenin acısıyla yaşamın yavaş yavaş elden kaydığına tanık olacaktır.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bolero'nun bestecisi Ravel'i benim gibi hiç merak etmeyenler için Jean Echenoz'un bu kitabı, okuduğum diğerleri gibi, trajik bir hayatın müthiş, akmaması imkânsız, çok iyi bir anlatımla kağıda dökülmüş hikâyesini anlatıyor bestecinin. Tabii ki Ravel de diğer kitaplardaki Echenoz karakterleri gibi, giden bir insan öncelikle, bir yolculuk var yine, ve aynen diğer karakterleri gibi, dün geceden beri aklımdan çıkmayan Victoire, 1914 kitabında sağ kolu bir top mermisinin oyunuyla kopan Anthimé, hayatı köprüleri gezerek, onları severek ve takip ederek geçen Gluck'ün yine bir köprü ayağına çarparak darmadağın olan köprü kirişleri, bağları gibi hayatı, yani kaderi yani o kozmik şaka, ama komik değil, yaşamak işte, yani kendini bırakıp, ölene dek çabalamak, işte burada da aynı şey söz konusu: yolculuk ederken, yaratırken, bestelerken, insanlarla soğuk takıntılı ilişkiler sürdürürken ve asla ama asla huzurla, rahat uyuyamazken Ravel, onu sonuna hazırlayan o kazadan sonra belleğini de kaybederken, ölene dek, ne kadar da trajik ve ne kadar da gerçek...Bir Echenot meselesi olarak mekânlar: diğer kitaplarımızda gemimiz, müzede heykeller, denizaltımız, köprülerimiz, tabutumuz olan fıçı biramız varken bu sefer kitabın en sonunda karşılaştığımız, bizi ağır ağır bırakan ve öldüren belleğimiz. Echenot karakterleri hissetmiyorlar, ama yaşamaya çalışıyorlar. Hayat da üzerlerinden geçiveriyor... üzerlerinden geçerken geriye kabuklar, izler, kırıntılar; top mermilerinin hatıraları, bellek parçaları, hatırlanamayan isimler kalıyor. Ölmek kalıyor.

Ravel'de yazarın anlatıcı oyunlarını ilerlettiğini söyleyebiliriz: ben, sen, biz, siz, o bakış açılarıyla oynayarak yazar bize başka yerlerden bakma deneyimini sunuyor, ama bunu neden yapıyor, bir farklılık mı, hoş olsun diye düşünülen bir yenilik mi, yoksa dilin verdiği lezzetin artması mı arzusu? Ne olursa olsun, şu okuduğum dört kitapta gördüğüm: muazzam güzellikte bir anlatma kabiliyeti, susamayan ve duramayan bir kalem, ayrıntılarla anlatının zenginleşmesi için paragraflara dek uzanan cümleler; nesnelerin, mekânların öne çıkabildiği ve karakterler gibi yer kapladığı hikâyelerle süslenmiş eserler... Okuyacağım diğer kitaplarında da aynı tadı bulacağımdan eminim. Bilimkurgunun heyecanlı, meraklı dünyasında dil yavanlığından bunalırken karşıma çıkan bu nehirden kana kana içiyorum.

Şimdi, şu an, gecenin bu vakti, uyku böylesine çağırırken aklıma hiç Ravel'i düşüneceğim gelmezdi. Aynı "Bir Yıl" adlı eserindeki Victoire gibi hayatının trajedisine kısılıp kalmış Ravel'in heyecanlı, titiz, yalnız, kaprisli, ama yetenek dolu hayatının sonuna üzülmeden edemedim. Victoire'ın bitmek bilmez yolculuğu gibi kendi sonuna yürüyüşü Ravel'in; ama şüphesiz onun sonundan daha üzücü, ürkütücü. Gerçek olması ise herşeyi daha da üzücü yapıyor. Bugüne dek hiç Ravel'in fotoğrafını görmedim, Bolero'yu defalarca dinlemiş olsam bile onu hiç merak etmemiştim. Şimdi fotoğrafına bakabilirim.

***

Aaron Lansing - Naive Spin

https://www.youtube.com/watch?v=Kt7_sJwDSL8
64 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitap gerçekten çok iyi. Yeni bilgiler öğrenmeyi seven yapınız varsa eğer okurken keyif alacaksınız. Bolero adlı klasik müzik eserinin nasıl oluştuğunun, Sol El eline çalınacak piyano eseri siparişi alan Ravel'in bu siparişi kimden aldığının vb.. hikayesinin anlatıldığı müthiş bir roman.
Size tavsiyem :
okumadan evvel bestenin orijinalini dinleyin.
64 syf.
·9/10 puan
Ravel’i ve özellikle Bolero’sunu anlatan bir Echenoz ‘güzel’i. Yine öyle bir tempo ve anlatım dili yakalamış ki yazar, Bolero’nun inişleri çıkışlarıyla ilerliyor sanki kitap da. Kısa ama dopdolu bir novelle yine.
64 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Echenoz’un okuduğum ilk kitabı sade ve naif bir dili var .Bir müzisyenin hayatına ışık tutmaya çalışmış hikayesinde .Zaman zaman farklı tekniklerde kullanmış .Açıkcası üzerinde düşünülecek bir kitap tasarlamasına dilinin sadeliğini ve bakış açısının objektifliğini yakalamasına rağmen bence yeterli derinliği yakalayamamış .Yazarı daha iyi anlamak için başka kitaplarını da okuma kararı aldırtma kararını bana aldırdığına göre okumanızı tavsiye ederim
64 syf.
·Puan vermedi
"Bolero" nun Ünlü bestecisi Maurice Ravel'in son on yılının anlatıldığı kurgusal bir yaşam öyküsüdür. Sadece sol el için bir beste yapmaya çalışması da çok ilginç.
64 syf.
Bu kitap Yazarın 2006 yılında kaleme aldığı, ünlü Fransız besteci ve müzisyen Maurice Ravel’in son on yılının (1875-1937) anlatıldığı kurgusal yaşam öyküsünü anlatıyor. Kitapta Amerika’dan Fransa'ya döndükten sonra ünlü yapıtı Bolero'yu besteleyen Ravel'in sağlığı yavaş yavaş kötüleşmeye başlıyor ve alzheimer hastalığından dolayı Ravel düşüncelerini ifade etmekte zorlanıyor, hatta kısmen hafızasını yitiriyor. Yazar, roman kahramanının gözden düşüşünü, onun çektiği sıkıntıları, yalnızlığını, uyku problemlerini, üzücü olmasına karşın, sıradanlaştırılarak anlatıyor. Artık kendi müziklerini bile tanıyamaz hale gelen Ravel, sağlığını tehlikeye atan ciddi bir araba kazası geçiriyor. Romanda, başarısız bir beyin ameliyatından on gün sonra ölen Ravel'in ölümü, kitapta şu alıntı ile anlatılıyor. “bedenine siyah bir giysi giydiriyoruz, beyaz yelek, devrik kolalı yaka, beyaz papyon, açık renk eldiven, vasiyet bırakmıyor, herhangi bir kaydı yok, kısacık bir ses kaydı bile". Böylece yazar, ölümle yaşam arasındaki ince çizgiye vurgu yaparak romanı tamamlıyor.

Peki neden Ravel;
Yazar bir röportajında neden Ravel’i konu olarak baz almasını şöyle açıklıyor.
"Piyano'dan sonra, şimdiye kadar hep kurmaca romanlar yazmış olmak beni biraz rahatsız etti. Bu duygudan kurtulmak hep günümüzde geçen romanlarımın dışında çıkıp, iki dünya savaşı sırasında geçen bir hikayeyi konu alan bir yapıt kaleme almayı arzuladım. Bu yapıtın gerçek büyük kişilerin arka planını ve saklı görünümlerini anlatan kurgusal bir yapıt olmasını istedim. Aklıma hemen Maurive Ravel geldi. Hep yaptığım gibi belgeleri ve ikincil kişileri araştırdım. Müziğini ve evini iyi biliyordum, onunla ilgili ne bulduysam okudum. Bu kitabı yazmak korkunç derecede zordu çünkü hem yaşamöyküsünün konusuna sadık kalmalıydım, hem de kendime gözetim altında tutulmuş bir özgürlük alanı oluşturmalıydım. "Beni onunla ilgilenmeye iten sebeplerden biri onun hem kişiliğindeki hem de hayatındaki çelişkili olayların sayısının çokluğudur. Öyle ki, onun müziğine olan hayranlığımın yanı sıra kısacık yaşamına bu kadar karşıtlıklar ve muammaları sığdırmış olması bende bu karakteri yeniden yapılandırma düşüncesini cazip hale getirdi"der.

Echenoz'un romanında müzisyen Ravel’in yaşamına dair birçok unsura yer verdiği ve onun kişiliği ile özdeşleşmiş pek çok özelliği yapıtına aktarıyor. Bunlar arasında Ravel’in çok sigara içmesi, uykusuzlukları, aşırı detaycılığı, kıyafetlerine gösterdiği özen, boyalı ayakkabıları, deniz aşırı ülkelere seyahatleri, Stravinsky ile olan ilişkisi, geçirdiği talihsiz trafik kazası ve rahatsızlıklar gibi birçok yaşanmışlıklar var.

Yazarın bu kitapta, daha çok markalara, uzamlara, tarihsel kesitlere, kişilere ve genel siyasal eğilimlere göndermeler yapıyor ve bu göndermeleri anlayıp araştırmak okura kalıyor.
64 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Echenoz'dan Bir Tadımlık Ravel
İncelikli bir mizah anlayışıyla,kurgu ve gerçek arasında gidip gelen altmışdört sayfalık bu kısacık kitapta büyük bestecinin son yılları ancak bu kadar özgün ele alınabilirdi.Özellikle bestecinin Amerika'ya yolculuk günleri ve özel hayatına-yaratıcılığına dair belli başlı olay örgüleri o kadar gerçekçi işlenmiş ki,sanki yazar,Ravel'in hemen yanındaymış ve bu olanlara tanık olmuş izlenimine kapılmamak elde değil. Anlaşılan o ki yazar,Ravel'i ve yapıtlarını çok iyi özümsemiş,-kim bilir belli değerlerde özdeşleşmiş-aynı zamanda yapıtta, okurla-Ravel arasında,kimi zaman espritüel kimi zaman trajik harmanlamalarla kendine özgü üslubunu her cümleciğinde,her satırında hissetirmeyi başarabilmiş ve en önemlisi de ölçüyü kaçırmadan bunun üstesinden gelebilmiş.Ne biyografi ne de hikaye diyebileceğimiz bu mini-kitap,her ne kadar sonlarda boğazımızı düğümlese de,baştan sona su misali akıp geçen bir güzellikte;tıpkı Ravel'in eserleri gibi.
Piyanoyu bu kadar beceriksizce çalması çocukluğundan beri üstünden atamadığı tembelliğiyle de açıklanabilir: onca hafif biri olarak, bunca ağır bir müzik aleti üstünde yorulmaya niyeti yok. Özellikle yavaş bir parçanın fiziksel bir güç sarf etmeyi gerektirdiğini biliyor, bundan uzak durmayı yeğlemiştir hep. En iyisi aldırış etmemek - bu davranışı yakın zamanda uç noktaya kadar götürdü ve sağ elle sigara içebilsin diye Ronsard à son âme'ın (Ronsard'ın Ruhuna) eşliğini sadece sol el için besteledi. Neyse işte, kötü çalıyor, çalıyor ya, e daha ne. Bir virtüözün tam tersi, öyle olduğunu da biliyor, kimse bir şey anlamadığı için pekala işin içinden sıyrılıyor.
Jean Echenoz
Sayfa 24 - Helikopter

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ravel
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759169268
Kitabın türü:
Çeviri:
Beki Haleva
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Yayınları
Baskılar:
Ravel
Ravel
"Ravel bir binici kadar uzundur, yani Faulkner kadar. Bedeni de öylesine hafiftir ki 1914'de askere gitmek istediğinde, böylesi bir ağırlığın tam da havacılığa uygun olduğunu söyleyerek yetkilileri ikna etmeye çalışır. Birliğe alınmaz, zaten askerlikten de muaf tutulur, ancak öyle çok ısrar eder ki ağır vasıta şoförlüğüne atarlar onu, gülmeden. İşte böylece bir gün Champs Elysées bulvarında devasa bir askeri kamyon görülür, içinde de koca direksiyona iyi kötü hakim olmaya çalışan, kendisine fazla büyük gelen mavi bir kaput içinde küçük bir şekil vardır, fil üstünde bir lağım faresi."

Bu roman Fransız besteci Maurice Ravel'in (1875-1937) son on yılını yeniden çizmekte. Tıpkı kahramanı gibi kimi zaman zarif, kimi zaman züppe, kimi zaman çocuksu bir kitaptır bu, titizlikle seçilmiş sözcükleri en az ayrıntıları kadar gerçekçi olan. Saplantı derecesinde ayrıntıyı önemseyen Ravel'den hiç de aşağı kalmayan bir Echenoz'la karşılaşacaktır okur bu yapıtta ve ikisinin ne denli benzeştiklerini fark etmekte gecikmeyecektir. Sonunu önceden bilse de her bir satırda anlatının zevkine varacak, sayfaları çevirdikçe müziğin gitgide uzaklaştığına, yitirmenin acısıyla yaşamın yavaş yavaş elden kaydığına tanık olacaktır.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0