Adı:
Şeytan
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
2000031207964
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Dahi yazar Lev Tolstoy “Şeytan” povestində – əksər əsərlərində olduğu kimi gördüyü, duyduğu, mənimsədiyi həyatı məsələləri ön plana çəkmişdir. Povestin mövzusunun real həyatdan götürülməsi onu daha da özünəməxsus ştrixlərlə zənginləşdirən cəhətlərdəndir. Əsərin qəhrəmanı Yevgeni müəllifin hisslərini oxucuya təqdim edən vasitədir. Əsər boyu müəllif bu obrazın gücü, köməyi ilə Şeytana qarşı mübarizə aparır. Bəs şeytanla insanın amansız mübarizəsində sonda qalib gəlirmi?
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Geçmişteki izler, bırakılamayan tutkular, tene karşı direnen ruh insanı nasıl bir sona götürür? Neticede bu son şeytanın işine bağlanıyor. Peki burada şeytan kim? Karşı tarafı suçlamak her zaman daha kolaydır. Bu şeytan bizim içimizde olamaz mı? Tolstoy'un kendi yaşadığı olaydan esinlenerek yazdığı bu eser iki sonla bitiyor ki bence ilk son acıklı da olsa bu hikayeye daha uygun.
80 syf.
Tolstoy dedem

Sen kalk 80 küsür yaşında böyle bir öykü yaz sen nasıl bir adamsın bu nasıl bir hayal gücü gerçi yaşanmış bir olayı anlatmış deniyor bu öyküsünde eğer yaşanmışsa neden çifte final ?

Dedem neden yevgeninin sonunu seçme hakkını bize verdin ben şimdi sana ne diyeyim ben yevgeniye ne diyeyim yorumsuz kalıyorum.

Çok gerildim okurken ve bir solukta bitirdim çok enteresan ve yevgeninin yaşadığı iç hesaplaşmayı bize derinden hissettirmiş Tolstoy.

İnsanın şeytanlaşması gerçi her insan bir şeytandır gözümde ama bu kadar şeytanca düşünceler cinsel dürtülerine yenik düşmeler. Varmı böyle insanlar bilmiyorum belki vardır ama dediğim gibi yorum yapacak birşey bulamıyorum okumanızı tavsiye ediyorum !!
136 syf.
·2 günde·8/10 puan
2 hikayeden oluşan bu kısa kitap sanki 500-600 sayfalık bir kitapmış gibi bir hava estiriyor. ilk Hikaye "Şeytan" 'da cinsellik üzerine takıntıları olan arkadaşın geçmişte yaptığı günahlar peşini bir türlü bırakmak böylece vicdan azabı sadece vicdanda kalmaz akıl sağlına kadar zarar verir. Hikayeyi beğendim. lakin kesinlikle bir tık daha uzun olabilirdi. ve bazı kısımlar gereksizdi. Onun dışında alt metni iyiydi. İkinci hikaye'de kalite olarak ilk hikayeden aşağı kalır yanı yok. şehvet ve popülaritenin getirdiği haz'dan kaçmaya çalışan bir peder'in hikayesi. tabi onu yoldan çıkarmaya çalışan insan görünümlü şeytanların olduğu yollardan geçmeli. tabi Peder'ın yaşam tarzını önermiyorum. Bir köşeme çekileyim ve kimseye yararım olmasın. herkesten uzak durmak mantıklı bir seçim değil. dediğim gibi 2 hikayede güzel ama daha uzun olmalılardı. Suç ve ceza gibi daha fazla vicdan azabı ve sonuçlarını işlenebilirdi. tabi kitap bunları kötü yapmıyor. sadece daha fazla yapabilirdi diyorum. Yine de alın okuyun tabi +16-18 gibi bir yaş sınırı koyulabilir. çünkü işlediği konular çocukların anlayacağı dilden konular değil.
120 syf.
·1 günde·7/10 puan
İncelemeye  başlamadan önce ve hemen kocaman altın harflerle sabit iletim olan "SPOİLER" i yazayım.

Kitabın önsözünde kitabın içeriğiyle birlikte Anna Karenina ve Kroyçer Sonat ve Aşkın Metafiziği ne de değinilmiş.

Peki neden Anna Karenina ve Kroyçer Sonat ?
Anna Karenina okumadım okuyacaklarım arasında ama sevgili Haruki Murakami nin Uyku kitabında  Anna Karenina kitabı ile ilgili bölümlerde kitabın sonunu görmüş ve unutmak üzere daha sonraki aylara ertelemiştim. Ve ben unutmayı beklerken Şeytan kitabının önsözünde de sonunu okuyup iyice hafızama kazımış, imkansızın şarkısını söylemeye başlamış oldum. Böyle önsözleri bu yüzden sevmiyorum. Neyse ki Kroyçer Sonat okumuştum. (Her ne kadar onunla ilgili bir bilgi vermemiş olsa da yine de sevindim diyelim.)

Bahsi geçen; bir bilinen ve bir bilinmeyen (ama sonu hafızaya kazınmış) iki kitabın da konularına biraz vakıf olarak kitabın içeriğiyle ilgili bilgileri elde ederek (evlilik-aldatma-ahlak) diğer kitaba gelelim. Neden Aşkın Metafiziği ?
Yine okuyacağım kitaplar arasındaydı yazarın kadın hakkındaki düşüncelerini incelemelerden ve kitabı da az çok alıntılardan biliyoruz. Burada bu kitaptan kadın ile ilgili değil irade ile ilgili olarak göz atılması istenmiş. Sevgili Tolsoy'un da kadınlara karşı olan düşüncesi önsözde "yani  kadın  ve evlilik düşmanı olduğunun hem kendi güncelerinden hem de karısının anılarından rahatlıkla çıkartılabileceği ileri sürülüp durulur" sözleriyle belirtilmiş.

Zaten bunu daha önce okuduğum Karanlığın Kudreti adlı kitaptan şu alıntılardan
#97605848 #97605729 #97605273

ve paylaşmadığım kadınlarla ilgili söylediği cümlelerden biraz anlamıştık diyelim.

Elde olan bir okunmuş ve bir okunmamış kitapla mutluluk ve hüzün duygularıyla karışık olarak kitaba başladım.

Yevgeniy adlı karakterimiz babasından kalan mirası borçlarından dolayı kabul edilmemesi önerisine karşılık bu öneriyi  geri çevirerek, işini bırakıp annesiyle birlikte çiftlikte işlerin başına geçiyor.

İşleri yoluna koymakla uğraşırken başka ihtiyaçlarında karşılamak gerektiği düşünüyor. Tahmin etmemek mümkün değil.
Mikrofonu uzatıyoruz;
"Gençliğinde bütün öteki gençler gibi yaşamıştı; anlayacağınız değişik kadınlarla ilişkisi olmuştu. Öyle ahlaksız biri değildi, ama hep dediği gibi, rahip de sayılmazdı. Kadınlar ile ilişkiyi, kendi deyişiyle, bedensel sağlığı ve zihinsel özgürlüğü bakımından gerekli gördüğü ölçüde ve şekilde sürdürüyordu. Bu yaşama tarzına on altı yaşındayken adım atmış ve o güne kadar ahlaksızlığa teslim olmadan ve de bir hastalık kapmadan, kazasız belasız bugünlere gelmişti."

Kroyçer Sonat da yine böyle bir bölüm vardı genç erkeklerin cinsel ihtiyaçları karşılamak amaçlı olarak evli kadınlarla ilişkiye girmeleri ve bunu sırf sağlık açısından yapmaları...

Evet, Yevgeni de bu ihtiyacı gidermek için, aman ormancı canım ormancı sayesinde tam da istediği gibi hem evli, hem de kocası şehir dışında çalışan bir kadınla ilişki içerisine giriyor. Onun deyimiyle bir seferlik, ikinci olmayacak. Ve ikinci oluyor, üçüncü olmayacak ve üçüncü de oluyor, dördüncü de, beşinci de... Bu sefer de evlenince bitecek nasılsa deyip ilişkisine devam ediyor. Bir kişinin hırsızlığı bir kere yapacağım nasılsa demesi, bir insanın sigarayı-alkolü bir kere içip bırakırım demesi, diyeti bir kerelik bozayım nasılsa devam ederim diye kendimiz kandırmamız gibi :) İnsanoğlu hep tek seferlik yapmak için başlar :)

Şimdi onun sözleriyle tezimizi pekiştirelim;
“Anlayacağınız, meselenin daha sonra herhangi bir sorun olmayacağını, ilişkiyi canımın istediği an kesebileceğimi, böylelikle her şeyin biteceğini düşünmüştüm,” “Evliliğimden önce gerçekten de ilişkimi kestim ve onu bir yıl boyunca bir daha ne gördüm ne de düşündüm.”

Ve nihayet beklenen günün geldiğini Yevgeni'nin evlendiğini anlıyoruz. Ve Stepanida aklından geçmez. Ta ki onu bir gün temizlik için evine geldiğinde görene kadar.

Kamera;
“Derken günün birinde, nasıl olduğunu gerçekten bilmiyorum; hani insanın büyülere filan inanacağı geliyor, birdenbire onunla yüz yüze geldim; gelince de yüreğime yerleşen bir kurt içimi kemirmeye başladı. Kendime lanet ediyor, eylemimin, hani her an gerçekleştirebileceğim eylemimin utanç verici olduğunu kabul ediyorum... ediyorum ama, gene de üzerine üzerine gidiyorum ve hâlâ gerçekleştirmedimse bu sırf Tanrı’nın beni koruması sayesinde oldu. Dün Lisa beni çağırttığında tam da ona gidiyordum...”

Melek bir yandan şeytan bir yandaaannn...

Ve sonraki günlerde de Stepanida’ nın dolaştığı yerlerde dolaşıp görmek için bir çaba harcar ve her seferinde de onu yanlışa sürüklemekten bir ses kurtarır ve hep ikilem içindedir.

Ama bir bir yanım;
“Evet, gerçekten de öyle bir serseriyim ki; bir karım var hem de üstelik öylesine iyi bir kadın ve ben, yabancı bir kadının peşinden koşuyorum.”

Ama o öbür yanım, var ya diğer yanım;
“Ah, gelseydi ne büyük mutluluk olurdu ama! Dışarıda yağmur yağarken burada tamamen biz bize olurduk. Ona birkez daha sarılsam yeter; arkasından başıma ne gelirse gelsin... öyle ya,”

Kitap günlük işlerin, aile hayatının gelgitleriyle sürüp giderken, kendini ahlak açısından sorgulama, kendini aklama-haklı bulma, utanç duyma-haksız bulma düşünceleri, duygu dalgalanmaları Yevgeni'yi  depresyona sokmakta gecikmiyor.

Ve kendini sorguladıkça da bu işi bir sonuca vardırması.

Suçlu kim tabi ki şeytan :)

Kitabın sonuna karanlığın kudreti gibi iki son yazmış yazar, her iki sonda da bir şeytan ölüyor.

Aslında şeytan da değil. Tamamen iradesizliğe yenilip suçu günah keçimiz olarak adlandırdığımız şeytana atıyoruz.

Çok sevdiğim bir Sabahattin Ali'nin dediği gibi;
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu...  İçimizde şeytan yok. İçimizde aciz var. Tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var.
120 syf.
·5 günde·Puan vermedi
...evlilik fikrini kafasında taşıyor,ama bu işe annesinin bakış açısını paylaşarak bakmıyordu.Evliliği,durumunu düzeltme aracı olarak değerlendirme fikri, ona iyice ters geliyordu.Evlilikte dürüst davranmak ve sadece aşkı ölçü almak istiyordu.
120 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bir Gencin Dramı hikayesi ile Şeytan kitabındaki hikayenin aynı olduğunu kitabı okumaya başlayınca fark ettim.Aynı hikaye, farklı çevirmenler tarafından ayrı isimler altında çevirisi yapılmıştı.Şeytan kitabını tek bir hikaye olarak okumanızı tavsiye ederim.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Eehehhe Tolstoy amcamı okudum mutluyum.

Bu aralar okuyacağımı düşünmüyordum ama etkinlik sayesinde okumuş oldum.
Reyiz https://1000kitap.com/avsar_kizi38 ve kaptan https://1000kitap.com/Rodyanikov sayesinde. Öncelikle teşekkürlerimi sunuyorum efenim. Nice etkinliklerde buluşalım.

AH! Yevgeni AH!

Yevgeni arzularının mahkumu oldu. Yevgeni daha gençliğinin başındayken cinsel arzularını bastıramadı ve sonunda birisini buldu. İlerde bunun başına sorun olacağını bilmiyordu tabi ki.
Bunun bir ihtiyaç giderme olduğunu düşünüyor ve bunu yenemiyordu. Daha sonra Yevgeni evlendi ve diğer kadını unuttuğunu sanıyordu. Kadın sürekli karşısına çıkıyor ve Yevgeni duygularına, arzularına sahip olmaya çalışıyordu. Ama Yevgeni buna engel olamadı, bu istek karşısında ahlaki değerleri yok sayarak şeytanın sesine kulak verdi. Geçmiş hiçbir zaman peşini bırakmadı. Unuttuğunu sandığı şey bir gün karşısına çıkıverdi. Herkesin kendi şeytanı vardır ve kendi şeytanlarına kulak verirler.

#47534415


#47532689


#47503039


Kitabın içeriğini biraz kısa tuttum, yoksa baya spoiler yerdiniz.

Yani geçmiş sürekli hayatımızda, her zaman karşımıza çıkabilecek durumda. Biz her ne kadar kaçsak da kurtuluşumuz yok. Bugün bile başımıza sorun açabilir.
Bütün insanlar akıl hastası sayılmadır, en başta hasta olanlarsa kuşkusuz kendilerinde görmedikleri delilik emarelerini diğer insanlarda görenlerdir..
En ağır akıl hastası olanlar; kendilerinde farkına varmadıkları akıl hastalığı belirtilerini başkalarında görmek isteyenlerdir...
İnsan; sadece yaşlıların muhafazakâr, gençlerin ise yenilikçi olduklarını sanır. Asıl gençler muhafazakârdır; yaşamak isteyen, ama bu konuda kafa yormayan, zaten nasıl gerektiği konusunda kafa yoracak zamanları da bulunmayan...
" Genelde muhafazakarların yaşlı insanlar olduklarını ve değişimden yana olanlarınsa gençler olduğu sanılır ama bu doğru değil. "
Genelde muhafazakârların yaşlı insanlar oldukları ve değişimden yana olanlarınsa gençler olduğu sanılır. Bu doğru değil. Muhafazakârlar genelde genç insanlardır; yaşamak isteyen ama nasıl yaşayacaklarını düşünmeyen, düşünmek için zamanı olmayanlardır ve bu yüzden kendilerine ezelden beri süregiden hayatı örnek alırlar.
İnsan, sadece yaşlıların muhafazakâr, gençlerin ise yenilikçi olduklarını sanır. Pek doğru değildir bu. Genelde asıl gençler muhafazakârdır..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şeytan
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
2000031207964
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Dahi yazar Lev Tolstoy “Şeytan” povestində – əksər əsərlərində olduğu kimi gördüyü, duyduğu, mənimsədiyi həyatı məsələləri ön plana çəkmişdir. Povestin mövzusunun real həyatdan götürülməsi onu daha da özünəməxsus ştrixlərlə zənginləşdirən cəhətlərdəndir. Əsərin qəhrəmanı Yevgeni müəllifin hisslərini oxucuya təqdim edən vasitədir. Əsər boyu müəllif bu obrazın gücü, köməyi ilə Şeytana qarşı mübarizə aparır. Bəs şeytanla insanın amansız mübarizəsində sonda qalib gəlirmi?

Kitabı okuyanlar 1.968 okur

  • Havabel Uzunova
  • Celal Elizade
  • Farhad MustaFazada
  • Esranur Aydın
  • Ali Gür
  • İlhan Şimşek
  • Semra Hamzaoğlu
  • Ceyran Əliyeva
  • Süphi ölmez
  • Yuusuke

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (2)
9
%0.7 (4)
8
%0.4 (2)
7
%0.5 (3)
6
%0.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları