Cep Boy

Son Ada

Zülfü Livaneli
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 19 dk.
Sayfa Sayısı:
223
Basım Tarihi:
2012
İlk Yayın Tarihi:
1 Eylül 2009
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789751414106
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Adalet Dediğin...
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 17:45
Zülfü Livaneli, Türk edebiyatının efsanevi kuyumcusudur. Nereden mi anlıyoruz; kitaba bakın, kitabın tekniği, konusu, iğnelemeleri eminim ki Türk edebiyatında son 100 sene içinde yazılmış en iyi 10 kitaptan biridir. Öyle güzel betimleme ve öykülemeye yer vermiş ki; okurken kendime hakim olamadım. Sayfalar bir su edâsıyla aktı gitti zihnimden. Adalet dediğiniz insanların mevkiinde değil, yüreğinde olandır. Bir martı kadar özgür olabilmek sizin için olabilecek en kıymetli en elzem şeydir. Düşüncelerinizi söylemek, başka düşünceleri sorgulamak sizin ne kadar gerçek olduğunuzu gösterir. Eğer böyle düşünüyorsanız lütfen durmayın yolunuzda devam edin, dünyanın sizlere ihtiyacı var. Teşekkür ederim Üstad Zülfü Livaneli
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
Puan vermedi·223 syf.·
2021 32. kitabı
SON ADA Okurken sinirlenerek, üzülerek okumuştum. Çünkü insanlar sevdiklerine kulaklarını kapatır, bu da beni üzer... Kulaklarını yazara kapatan ada halkı içimi burkmuştu. Adaya gelen başkan, beni çileden çıkardı. İnsanlar bin yıl bir işi yapar ama bin yıl o işi yanlış yapabilir. Her yaptığın doğru mu sanıyorsun ? Bir canlıyı katletmek sence de doğru mu ? Hep şuna inanırım " Birisine haksızlık yapılırsa, ve sen bu haksızlık karşısında susarsan, aynen o haksızlık senin de başına gelir. Öyle yada böyle sende o duruma düşersin. Ve işte o zaman, Tam da o zaman kimse arkan da olmaz, en sevdiklerin, en güvendiklerin dahi... " Dilsiz çocuğa tokat atıldığı zaman, o çocuğun hakkını savunacaktın... Martılara katliam açıldığı zaman, avazın çıktı kadar bağıracaktın.... Sahilde Martılar tarafından öldürülen adamı martılar değil sizler öldürdünüz, susarak öldürdünüz, sessiz kalarak öldürdünüz... Yılan soktu diye ölen kadını yılan değil sizler öldürdünüz, susarak öldürdünüz, sessiz kalarak öldürdünüz... Kitaptan hiç unutamadım bir cümleyi seninle paylaşmak istiyorum " kötülük, iyiliktan daha çabuk yayılıyor... " Ne kadar da doğru bir cümle değil mi ? Ve insnalar bunun için kefaretini öderler ; ada halkı gibi... Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun üzerine körü körüne takılmış olmalarının kefareti... Başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, öngörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarına kapılma günahlarının kefareti.... Acıların en büyüğü bilirmisin nedir ? Sevdiğinden ayrı kalmak, ondan bir haber alamamak, Kokunu, sesini, tenini özlemek.... Ve en acısı da bir daha hiç kavuşamama düşüncesi. İşte susmanın kefaretini, kefaretin en büyüğüyle yaşadılar... Sevdiklerinden, evlerinden, topraklarından ayrıldılar. Gündelik yaşamımız için de
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
9/10
·223 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2024 01:16
Neredeyse her insanın hayallerindeki gibi bir ada olarak anlatılıyor ilk başta, keşke bende öyle bir yerde yaşasam diye başlıyorsunuz. Ama sonrasında eski devlet başkanın adaya gelmesinden sonra, adeta ada bir cehenneme dönüşüyor. Keşke bakkalın oğluna kitap da daha çok yer verilseydi..
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
“Kanım hala tuzlu akar İstiridyelerin kestiği yerden“ Orhan Veli
10/10
·223 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2022 00:00
İnsan kitap okurken mutlaka o kitaptaki bir cümle veya söz insanı o kitabı okumaya teşvik eder.Mesela olaya şöyle bakalım kendinize yeni bir kitap alacaksınız herhangi bir mağaza gittiniz ve bir kitap seçtiniz elinize ilk aldığınızda kitabın rastgele bir sayfasını açarsınız veya ilk sayfasını çünkü insan kitaplarda anlamlı bir cümle veya söz bulmak ister bu kendisini anlatabilir, bu hayatla bağdaştırılabilir… işte ben de bu kitabı okuduğumda bu cümle benim dikkatimi çekmişti.”O bir gün çıkıp gelene kadar ‘en iyi korunan sır’ dediğimiz…” cümle böyle başlıyordu. Ve bu bana aslında hiç bir sırrın olmadığı hayatta ve bu sırları sadece kendimiz üretip veya bulup yine kendimizin bozduğuydu.İşte benimde bu kitapla serüvenim böyle başladı.Kitapta Huzurlu bir yaşamdan ötesini arzulamayan, çam fıstıklarını satarak, balıkçılık yaparak ve küçük bahçelerine ektikleri sebzelerle, kendi hâlinde yaşayıp giden insanların mütevazı hayatları… Peki bu mütevazı hayatlar sizce ne kadar daha devam edebilirdi? Kitapta özellikle Yazar adlı karakterin şu sözleri, beni çok etkilemişti: ‘ Kelimeleri güzelleştirerek ya da şiddetlendirerek, güzel tasvirlerle insan hallerini anlatmaya kalkma. Sen eylemi anlat, gerisini okur kafasında tamamlasın.” Bu cümle bile insanı kitabı okumaya teşvik ediyordu. Adada görünüşte her şey demokratik bir zeminde düzenlenme yoluna gitmiştir.Ve Kandırılmanın anatomisi diye bileceğimiz harika bir baş yapıt Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap.
İnsan ve Hayat
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
Sen istemesen de medeniyet sana gelir!
10/10
·223 syf.··
2022 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2022 00:23
Birçoğumuz büyük şehirlerin kalabalığından, bürokrasisinden dert yanıp, huzurlu küçük bir ege kasabasına yahut üç beş parça eşya ile sığınacağımız bir adaya gitme hayalleri kurarız. İşte Livaneli’nin Son Adas’ı şehrin keşmekeşinden kaçan bir grup adalının mutlu hikâyesini anlatıyor. Öyle ki İnsanlar mutlu, hayvanlar kendi halinde huzurlu. Ta ki adaya devrik bir lider gelinceye kadar. Güllük gülistanlık mütevazı bir hayat su gibi aheste aheste akıp giderken her şey birden tersine dönmez. Usul usul kimseyi ürkütmeden değişir her bir şey böyledir bu işler. Herkesin kaçıp, adaya sığındığı bürokratik işler, sonra ada konseyi, bildiriler, bir dizi medeniyet getirme çabaları da devrik lider ile birlikte adaya geldi. Sonrası… Biliyorsunuz ki, zorbalık illa ki kaba kuvvetle olmaz. Yumuşak güç halinde de olur ve en büyük destekleyici kavramları ise demokrasi ve medeniyet! İşte devrik liderin de uyguladığı yumuşak güçte böyle oldu. Önce kendi saygın kişiliğini gösterdi sonra medeniyet dedi ve en sonunda kendisini zehirleyen yönetme hırsı ile adaya hükmetmeye başladı. Güç, iktidar hırsı bazen her şeyin önüne geçebiliyor, hayatların bile. Ve bunu uygularken iyilik kavramının ardına gizleniyorlar. Çünkü kendi niyetlerini gizlemeleri gerekiyor. İktidarlar, yönetimler değişse de değişmeyen bir şey var, güç hırsı ve ezilenler!
Medeniyet
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2024 21:10
Bir adadan yola çıkarak bir ülkenin geleceğini yıllar öncesinde öngörmek ve bunu yıllar öncesinde kaleme almak... Üzüntü ile okudum. Günümüzün gerçekleri; doğanın dengesinin bozulmasının nelere yol açacağını, çözüm diye sunulanların nasıl felaketlerle sonuçlanabileceğini Lara gibi izledim her satırda. İnsanın kendi felaketini nasıl hazırlayacağının mesajlarını incelikle aktarmış Zülfü Livaneli. Mutlaka okunmalı...
Duygu ve Düşünce
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
6/10
·223 syf.··
2024 68. kitabı
Benim bir romandan en çok beklediğim edebi hazdır; en az beklediğim ise bir şeyler anlatması. Özellikle ikinci kısımla övünüyor değilim, aksine rahatsızım. Kendi yazılarımda dahi bir amacın eksikliğini yaşıyorum ama ne yapalım, durum bu. Kitap edebi olarak beni tatmin etmedi. Örneğin, anlatıcının akışa dahil olmasını çok severim ama bu kitapta ondan bile keyif alamadım. Bir şeyler anlattığı kesin. Bunu yapabilmek için çocuk öyküsünü andıracak cinsten bir basitlikle aktarılmış her şey. Bir roman yazmak yerine yazarın ağzından hisli bir kitap kaleme alınsa belki de amacına daha çok hizmet edermiş. O kadar övgü ve ödül almasına da şaşırdım.
Son AdaZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201262bin okunma
6/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 126. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 18:17
Tüm hikaye ütopik bir adada( Minyatür Ülke) geçiyor. Huzur içinde, dostça ve kardeşçe yaşayan ada halkının günleri bahçelerden meyve ve sebze toplayarak, hayvanlarını besleyerek ve keyifli sohbetler ederek sürüp gidiyor. Minyatür ülke halkı yıllardır alıştıkları hayata mutlu mesut devam ederken, darbeci bir başkan emekliliğini geçirmek için bu huzur dolu adaya yerleşiyor. Başkan gelir gelmez yerleştiği bu ütopyayı tam bir distopyaya dönüştürüyor. Otoriteyi tek bir kişide toplamaya çalışıyor( ne kadar tanıdık geliyor), hayvanlarla insanların dostluğunu bozuyor, bu da yetmiyor komşuların arasını da bozarak adadaki tüm huzuru yok ediyor. Bunları bize Son adanın 36 numaralı dairesindeki yaşayan anlatıcısının yaşadıklarını bize anlatması ile kurgulanmamış olarak farklı yazım tekniği ile detaylı olarak bizlere değişik şekillerde anlatıyor. Şahsına münhasır bir kitap okuyacaksınız. Martıların hayatları okuyoruz ama konu martılar değil? (Daha önce George OrwellGeorge Orwell hayvanlarla anlatmıştı) Turizmin eşrafını okuyoruz ama konu turizm değil? Ekolojik denge?, konu oda değil,efsaneler, leylekler, tilkiler, konu bunlarda değil ama hikaye içinde hikayeler ile bizlere başkaldırıyı ya da “BAŞ-KAL-DIRA-MA-MA”yı anlatıyor. İyilik ve kötülük düğümünü acaba siz çözebilir misiniz? “Zulme karşı direnmeyen insan önce onurunu ve özsaygısını yitiriyordu.” S:156 Bu hikayeyi okurken direk aklıma gerçek bir hayattan 2. Dünya savaşında Hitlere karşı söylenmiş Martin Niemöller’in ünlü sözü geldi kitabıda direk özetliyor; “Önce sosyalistler için geldiler, sustum—çünkü sosyalist değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, sustum—çünkü sendikacı değildim. Daha sonra Yahudiler için geldiler, sustum—çünkü Yahudi değildim. Sonra benim için geldiler—benim için konuşabilecek hiç kimse kalmamıştı.” Gerçi
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462bin okunma
9/10
·196 syf.··
2023 18. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2023 20:06
7 saatte bitirdiğim, soluksuz okuduğum bir eser. Öncelikle Livaneli Türk edebiyatında sevdiğim kalemlerden biridir ve şimdiye kadar okuyup da sevmediğim bir eseri olmadı. Henüz okumayanlar İçin “Son Ada” bence güzel bir başlangıç olur. Kitaplarda siyaset okumayı hiç sevmiyor olmama rağmen asla sıkmayan, yormayan, buna rağmen vermek istediği mesajı ustalıkla verebilen harikulade bir kurgusu var. Son ada, gerçek olamayacak kadar güzel olan, dünya cenneti, adı gibi; türünün son örneği bir ada. Adalılar üzüntüyü, kavgayı, hatta yüksek sesi unutmuş, barış ve mutluluk içinde 40 hanelik bir cennette yaşarken, adadan birinin vefat etmesi ve bu adamın oğlu vasıtası ile adaya devlet başkanının yerleşmesiyle hikaye başlıyor. İnsan doğası, yönetimle, otoriteyle, medeniyet adı altında çeşitli baskılarla ve dönüşümle ada adeta bir cehenneme evriliyor. Doğayla ve hayvanlarla barış içinde yaşayan adalılar kendi cehennemlerini, yönetime boyun eğerek kendi elleriyle yaratıyorlar. Kitap bana iyi insan ve kötü insan kavramını, iyiliği ve kötülüğü çok sorgulattı. İnsan psikolojisini, doğal yapısını anlamak gerçekten imkansız. Eseri okuduktan sonra bana hak vereceksiniz. Tavsiye edeceğim ilk beş kitabın arasına girdi. Mutlaka okuyun.
1K
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma
İyiki De Okumuşum Detirtecek Bir Kitap
9/10
·196 syf.··
2023 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 12:34
Küçük bir adada yaşayan küçük bir topluluk metaforu üzerinden yönetim, toplum psikolojisi, toplum mühendisliği simgesel olarak çok hoş bir şekilde hikayeleştirilmiş. Gözü yormayan ve aynı zamanda akıcı bir üslupla verdiği mesaj derinliğinin çok yüksek olması yazarın kaleminin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Her seviyeden okuyucuya hitap eden nadir eserlerden biri. Herkesin okumasını istediğim bir kitap. Olumsuz eleştiriler ve incelemeler böyle güzel eserlere ve yazarlara ulaşmada ciddi oranda engelliyor. Tavsiyem herkes kendisi okuyup karar versin. Son AdaSon Ada yazarı tanımak için güzel bir kitap. Okuyup kendiniz karar verin. Livaneli'ni eleştiren okurların incelemelerini de okudum. Acaba benim göremediğim, gözden kaçırdığım bir şey var mı diye. Malesef tutarlı bir eleştiri göremedim. Ağzına kalem sokan çok takipçili okurun uzun yazısı ve videosunun özetini şöyle bir örnek üzerinden izah edeyim. "Sayfa 48 de şöyle bir cümle geçiyor; 'Lara kocasının yüzünün karardığını fark etti.' Oysa biz biliyoruz ki yeryüzünde siyah, beyaz, kahverengi ve kızıl renginde insanlar var. Bu bir ağaca ağaç demek gibi. Dolayısıyla Livaneli burada mantık hatasına düşmüş." Tüm olumsuz eleştirilerinin mantığı bu. Yani elinde tutarlı pek bi donesi yok. Sonuç olarak eser kusursuz değil ama "şaha kalkmış bir atın ayağındaki çamura bakılmaz" sözü konuyu özetliyor.
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."