Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ben Öykü Kitaplarına Bayılıyormuşum
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2023 23:19
Aslına bakılırsa bu kitap bu sene okunacak listemin içinde olmayan bir kitaptı. Yer vermemiştim kısa olmasından ötürü. Fark ettim ki o listeyi ben ne kadar yaparsam yapayım bir türlü sadık kalamıyorum. Araya sürekli başka kitaplar giriyor veya o listeden birkaç kitap bir dahaki seneye kalıyor. Her neyse böyle bir öyküsü çıktı bu sefer kitabın. Baktım kitaplığıma o an içimden Toparlak’ı alıp dışarı çıkma hevesim geldi. Zaten kısacık, bir çırpıda okunuverir, attım küçük askılı çantama çıktım dışarı. Şimdi bu beyin savaşımızdan sonra kitaba gelebiliriz. Kitabı okuduktan sonraki ilk hisselerim üç bölümden oluşuyor olmasıydı. Burada tüm gözlemlerim bana ait böyle olduğu için değil hissettiklerim. İlk bölümde Fransa ve Prusya savaşının ne konumda olduğunu yazarın gözlemlediği şekilde okuyoruz. Karlı hava zorlu şartlar korkunun hakim olduğu eski dönem şartları hepsini çok rahat anlayabileceğiniz dilde yazılmış. İkinci bölümde ise o savaştan kaçan insanları tanıttığı ve kaynaştırdığı bölüm olmuş. İşte bir araba var bulundukları yerden savaş nedeniyle kaçmak zorunda kalan ve hiç birbiriyle alakası olmayan her sınıftan insanın dolduğu bir yer. Kitabın ismini alan Toparlak diye hitap edilen kişi ise bir fahişe. Kitapta son bölüm bunun üzerinde yoğunlaşıyor. Ve sonunda gerçekten sizi vicdanınızla baş başa bırakan bir takım olaylar zincirine tanık oluyorsunuz. Yurtseverliğini bas bas bağıranlarla aynı hızla geri vitese takıp kendi canını kurtarmak pahasına her şeyi yok sayabileceklerine şahit oluyoruz. Düşüncem şu yönde acaba bu olay gerçek değil tabi ki ama büyük ihtimalle Fransa halkının büyük çoğunluğu vatanlarından önce kendilerini düşünen bir millet olması mı? Dönemin şartlarına uygun yazıldığını varsayarsak böyle bir yorum kafamda oluşmadı değil. Gelelim kitabın betimleme
Edebiyat
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 1. kitabı
İnsani değerler, sınıfsal ayrımcılık, önyargı, fedakarlık, arkadaşlık ve tercihler bu kitabı size özetleyen yegane unsurlar diyebilirim. Ya da bir at arabasının içinde yolculuğa çıkılan bir grup insanın mesleğinden dolayı alt tabaka diye adlandırdıkları fahişelik yapan kadının onlar için yaptığı fedakarlıkta denebilir. Ne karmaşık geldi kulağa değil mi? Dur biraz, esasen öyle kolay gibi gözüken ama sağlam bir ders veren bir kitap bu Toparlak. Üst mevki kişilerle ve alt tabaka insanının sohbetleriyle taçlanacak olan bu öykü sana zorda kalsan ilk kimden vazgeçersin sualini sogulatıyor. Fazla kelam etmeye lüzum yok. İyi bir metin okumak isteyenlere tavsiyem olsun. Yine beni mutlu etti, yine kulağa küpe tadımında! #toparlak #bouledesuif #guydemaupassant #canyayınları
Hikaye-Öykü
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
Toparlak
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Merhabalar, bugün Fransız yazar Guy de Maupassant'ın yazdığı "Toparlak" adlı kısa öykü kitabıyla geldim. Kitaba geçmeden önce biraz Maupassant'ı tanıyalım. Guy de Maupassant, 1850'de Fransa'da doğdu. Kır kasabası ve deniz kıyısında doğa ile iç içe bir çocukluk geçirdi.1869'da Paris'te hukuk eğitimine başladı ancak Fransız- Alman Savaşı'nın çıkması üzerine eğitimine ara verdi ve gönüllü olarak savaşa katıldı. Savaş dönüşü Paris'e yerleşti. Gustave Flaubert onun için gazateciliğe ve edebiyat dünyasına girişte akıl hocası olmuştur. Flaubert, Maupassant'ı Zola ve Turgenyev ile tanıştırdı. Ve bu süreçte Maupassant birçok oyun yazdı. 1880'de ilk başyapıtı Boule de Suif'i yani Toparlak'ı yayınladı. 1880-1891 yılları arasında en verimli dönemlerini yaşadı. Bazen yılda dört kitap yazdığı bile oluyordu. Her ne kadar roman ve şiir de yazsa, Maupassant en çok öykü sanatında yeni bir bakış açısı geliştirdi. Yazar, 1893'te Paris'te henüz 42 yaşındayken vefat etti. ************************** Gelelim kitabımıza :) Toparlak, Guy de Maupassant'ın 1880'de yayınladığı, aynı adlı kitabın içinde yer alan baş öyküsünün adıdır. Kitapta Prusya Savaşı'na gösterilen Fransız direnişi ve Fransızların işgalcilere karşı tutumları ele alınıyor. Toplumun her kesiminden insanların birlikte seyahat ettikleri karlı bir kış yolculuğu ile başlayan öyküde, direniş konusunda mangalda kül bırakmayan (güya) insanların, korkakça şehri terk etmesi anlatılıyor. Atlı arabada burjuva kesimden çiftlerin, iki rahibenin vb insanların içinde bir de Toparlak adı verilen hayat kadını da seyahat ediyor. Ve Toparlak arabadakiler tarafından hor görülüyor. Kitapta olaylar öyle bir noktaya geliyor ki, "meğer Toparlak bu insanlar içinde en vatansever olanıymış." diyorsunuz. Sonu çok buruk bir şekilde biten bu kitabı, tüm
Öykü
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
8/10
·56 syf.··
2021 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 00:29
Çok kısa bir kitap olsa da vermiş olduğu mesaj o kadar uzun ve o kadar net ki… Üzerinde düşünülmesi gereken çok detay barındırıyor. Fedakarlık, arkadaşlık, kendini kabul ettirmeye çalışma, pis ve çirkin ego, çıkarcılık, paylaşımcılık vs. liste uzayıp gidiyor. Bazı yerlerde olay örgüsünde kafam hafif karışsa da genel olarak anlatımı akıcıydı.
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
Puan vermedi
Guy de Maupassant, bu incecik kitabına koca bir toplumun iğrençliğini sığdırmayı başarmış. Hikaye, savaşın ortasında aynı arabaya doluşmuş farklı sınıflardan insanları anlatıyor; ama asıl savaş, o arabanın içindeki vicdanlarda yaşanıyor. Kitabın en sarsıcı yanı, toplumun dışladığı bir kadının ("Toparlak"), kendisini ahlak bekçisi ilan eden soylulardan çok daha onurlu olması. Yolculuğun başında kadının yiyeceklerini iştahla paylaşan o güruh, yolun sonunda kadını açlığa ve sessizliğe mahkûm ediyor. Maupassant, "toplum" dediğimiz yapının aslında ne kadar nankör ve çıkarcı olduğunu, sınıfsal önyargıların insanlığı nasıl öldürdüğünü tokat gibi yüzümüze çarpıyor
1000Kitap
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
8/10
·56 syf.··
2021 60. kitabı
Çok farklı meslek gruplarına mensup bir grup arkadaş birlikte bir yolculuğa çıkıyorlar. Bir kaçının ne iş yaptığını söyleyeyim, siz ne demek istediğimi anlayın.. Rahibe, Burjuva, Fahişe gibi.. İşte durum bu.. İçinde oldukları araç kara saplanıyor yolculuk esnasında. Tabii aç ve susuz uzun süre kalmaları gerekiyor. Bu sırada Fahişe olan kadının yanında çeşit çeşit yemekler ve içecekler var.. Kadın bunları diğer arkadaşlarıyla paylaşmak istiyor. Herkes bu fikri çok beğeniyor. Böyle bir durumda karşı tarafın bu kadına verdiği yiyecekler karşısında bedel ödemesi ya da bir karşılık vermesi beklenir normal şartlarda. Ama bu yolculukta işler düşündüğümüz gibi değil. Fahişe olan kadın tüm bunların üzerine birde bedel ödemek zorunda bırakılıyor.. • İlginç bir grup, bir o kadar ilginç yolculuk ve aralarında geçen yine ilginç olayların yer aldığı kısa bir klasik. Keyifli okumalar ‍️
İnsan ve Toplum
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
TOPARLAK "Bunca insan yararlı olmak için birçok şey bulurken kimilerinin de zararlı olmak için kendilerini yorup durmaları olacak şey mi!" ・⁠・⁠・ Fransa–Prusya Savaşı sırasında, Rouen kentinden kaçmak zorunda kalan on kişi bir at arabası ile yola çıkar. Yolcular farklı sosyal sınıflardan gelir: Bir burjuva çift, iki rahibe, bir aristokrat, bir tüccar, bir demokrat ve toplumun dışladığı fahişe bir kadın: Elisabeth Rousset, lakabıyla Toparlak. Başlangıçta yolculuk zor ve gergindir. Herkes açtır; fakat yalnızca Toparlak yanına aldığı sepetinde bol miktarda yiyecek getirmiştir. Diğer yolcular, onu ahlaken küçümsemelerine rağmen yiyeceklerini paylaşmasını memnuniyetle kabul ederler. Bu ilk sahne, hikâyenin temel ikiyüzlülüğünü açıkça ortaya koyar. Yolculuk sırasında Prusyalı askerler tarafından durdurulurlar ve bir handa beklemeye zorlanırlar. Prusyalı bir subay, grubun yola devam etmesi için Toparlak’ın kendisiyle birlikte olmasını şart koşar. Toparlak bunu vatanseverlik ve onur gerekçesiyle reddeder. Başta diğer yolcular da onu destekler gibi görünür. Ancak günler geçtikçe sabırsızlanırlar. Kendi konforları ve çıkarları tehlikeye girince, ahlak dersleri vermeye başlarlar: Rahibeler, fedakârlığın kutsallığından söz eder Burjuvalar, “toplum yararı”nı öne sürer Erkekler, durumu küçümser.. Peki ya sonra? Karlı soğuk bir günde, bir yolculuğun, kısacası ikiyüzlülüğün hazin hikâyesi "TOPARLAK" kitabı. Bana göre kitabın kısaca özeti: Toplum, erdemi değil; işine yarayanı över. Açıkçası ben kitabı çok sevemedim, ortalama bir okuma oldu benim için. Tavsiye konusunda da kararsızım, belki siz okuyup çok seversiniz...;⁠-⁠) Zaten elli sayfalık kısacık bir kitap. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim Sağlık, sevgi ve kitapla kalın
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
8/10
·56 syf.··
2022 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2022 00:00
Yazarın insanların nankörlüğünü bu kadar kısa sayfada bu kadar güzel anlatması kesinlikle kitabı mükemmel kılan özelliklerinden bir tanesi. Sonu o kadar üzücüydü ki insanlıktan bir defa daha nefret ettim.
Nankörlük
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
Puan vermedi·56 syf.·
2024 697. kitabı
"Toparlak, iki rahibe, bir aristokrat, bir tüccar, bir burjuva çift, bir demokrat ve bir fahişenin aynı arabada seyahat ettiği karlı bir yolculuğun hikâyesi. Guy de MaupassantGuy de Maupassant ’ın Fransa halkının yaşantısına, ikiyüzlülüğüne ironiyle yaklaştığı bu öykü, yazarın külliyatında ayrı bir öneme sahip bır kıtabı gerıde bıraktık.. "Fransa-Prusya Savaşı’nın sürdüğü bir kış gecesi yola çıkan bu küçük topluluğun doluştuğu araba saatlerce karda gömülü kalınca, fahişe Elisabeth Rousset, piknik sepetindeki birbirinden lezzetli atıştırmalıkları ve şarabı yol arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verir. Ancak bu fedakârlığının karşılığını pek de beklediği gibi alamaz.. Üzerınde düşünülmesi gereken çok sey var, arkadaşlık, çıkarcılık, ego, paylşım çilik dıye liste uzuyor.. Kısa akıcı bir dili vardı kıtabın ToparlakToparlak Fransız Öykü ve Roman Yazarı" Guy de MaupassantGuy de Maupassant olan "Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir." Yorulup dinlenmek isteyen Öykü severler keyıfle okuyun ToparlakToparlak
Dünya klasikleri hikaye öykü edebiyat
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2022 133. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2022 15:38
Bu kadar kısa sayfada insanların nankörlüğü, ikiyüzlülüğü, menfaat düşkünlüğü bu kadar güzel anlatılabilirdi. Soyluluk, iyilik, vatanseverlik sadece bulunduğumuz konumdan mı kaynaklı sorusuna da güzel bir cevap veren kitap gayet akıcıydı. Keyifli okumalar.
Edebiyat
ToparlakGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2022682 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.