Üç Ölüm

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Hazal Yalın

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 242. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 00:00
Üç yıl içinde yazılmış üç farklı öykü. Tolstoy külliyatı içinde küçük ancak büyük yapıtlarını vereceği, çok uzak olmayan gelecekteki yaklaşımı açısından ince kırılmalara işaret eden son derece önemli üç işaret fişeği .
Öykü
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
7/10
·96 syf.··
2023 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 23:15
Kitap; Luzern, Albert ve Üç ölüm adında üç farklı kısa öyküden oluşuyor. Öykülerde güçlü bir edebi üslup olduğunu söylemek pek mümkün değil, öykülerin yalın bir anlatımı var genel olarak. Okunması şart olmasa da okunabilir nitelikte öyküler diyebilirim. Herkese bol istifadeli okumalar dilerim.
Edebiyat
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2022 17:06
Üç tane öykü içeriyor. Üçü de bir yıl arayla yazılmış. İlk öykü çok hoşuma gitti. İnsanların dış görünüşe ve mevkilere verdiği gereksiz önemi eleştiriyor. İkinci öykü hakkında pek bir çıkarım yapamadım. Üçüncü ve son öykü üç farklı ölümü anlatıyor. Betimlerken hastaların bulunduğu durumları ve çevresinin buna ne kadar aldırışsız olduklarını hissettiriyor.
1000Kitap
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 4. kitabı
Her zaman hikaye yazmanın , roman yazmaktan çok daha zor olduğunu düşünmüşümdür . Tolstoy’un bildiğimiz eserlerinden Savaş ve Barış’ı , Anne Karenina’yı yazmadan önceki edebi üslubunu , güçlü kalemini hissettirdiği naçizane eser . Ayrıca hikayelerin olay örgüsü ve etkileyiciği ise çok başarılı .
Edebiyat
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 16:24
L. N. Tolstoy ❥ Üç Ölüm ❝Neydi hissettiğim, düşünmekten kaçınıyordum; ağır, çözümsüz bir şeydi bu ama ruhumu doldurmuş, eziyordu beni.❞ ❝Onu suçlamaya sizin ne hakkınız var?siz onun hayatını mı yaşadınız sanki?❞ ❝Kim tespit edebilir benim için neyin özgürlük, neyin despotluk, neyin uygarlık, neyin barbarlık olduğunu? Ve birinin diğeriyle sınırı nerededir bunların? Ve kimin ruhunda, bu ele avuca sığmaz karmaşıklıktaki olguları ölçmek için şaşmaz bir terazi vardır?❞ ♡Soluksuz ve kısacık bir zaman diliminde okuyup Tolstoy un usuna keşif dehasına yeniden hayran olduğum muhteşem bir kitap. 〆Ölüm din insan kötülük iyilik sevgi merhamet ve hor görme... Evet aklımda kalanlar şimdiden bunlar kitabın son sayfasını kapattığımdam beri... 〆Size hikayeleri tek tek anlatmak yerine şöyle yapmaya karar verdim açıkçası; asıl hedefi vurmaya karar verdim. 〆Tolstoy öylesine özel bir konuyu o kadar özenli bir şekilde ele almış ki normalde basit denilebilecek bir mevzuyu nasıl yüce bir güzergahta elimize bırakmış anlatamam o yüzden okumanız en gerekli tavsiyem... 〆İnsanları kıyafetlerine sözlerine davranışlarına malına mülküne göre yargılama hakkına sahip olduğunu düşünen insanlara karşı bir manifesto gizli sayfalarda... 〆Betimlemeler sıcacık olsa da işlenen konunun acı verici imleri insanı gerçekten bugün bile yaşadığı hayattan nefret ettiriyor... 〆İnsanı sadece karakterine göre değerlendirmek gerekliliğini, insanlar tarafından kenara köşeye itilip hor görülerek kendini izole eden insanların dramını okurken özellikle bir hikayede erdemli bir karakterin herkesin uzak durduğu bir adama şarap ısmarlamak için onu götürdüğü lüks restaurantta uşakların adama saygı göstermesi yanındaki pespaye görünümlü sokak sanatçısına ise adice davranması üzerine erdemli adamın restaurantı inlenetene
1000Kitap Gerçek Okurlar
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
Üç Ölüm
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 150. kitabı
Merhabalar :) Bugün, Lev Tolstoy'un "Üç Ölüm" adlı Kırmızı Kedi Yayınları'ndan çıkan öykü kitabıyla geldim. Daha önce bu seriden yine yazara ait Kafkas Esiri adlı kitabı okumuştum. Rus edebiyatı gönlümde her zaman ayrı bir yere sahip. Özellikle bazı isimler var ki onları daha çok seviyorum. Bu isimlerden biri de Tolstoy. Üç Ölüm, içinde üç öykünün bulunduğu, toplam seksen dokuz sayfadan oluşan bir eser. Luzern, Albert ve Üç Ölüm adlı bu öyküler daha yazarın büyük eserlerini henüz kaleme almadığı dönemlerde yazılmış. Fakat ileri vadede bize yazarın gidişatı hakkında ipuçları verecek cinsten öyküler. 1857'de yazdığı Luzern adlı öyküde, bir sokak şarkıcısının hor görülmesini anlatıyor. Burada yazar toplumun kibrini eleştiriyor. 1858'de kaleme aldığı Albert adlı öyküde; yine toplumun, yetenekli fakat alkol bağımlısı olan bir keman sanatçısına duyarsızlığını okuyoruz. Son olarak 1859'da yazdığı Üç Ölüm'de ise, adı üzerinde toplumun farklı tabakalarından üç insanın ölümüne şahit oluyoruz. Ben severek okudum. Bu ara öykü okumalarım arttı. Ve Tolstoy'un kalemini özlemişim. Eğer siz de bu türü ve tabii Tolstoy'u seviyorsanız, bu kitabı okumanızı öneririm. Sanatla, kitapla ve sevgiyle kalın dostlar.
Öykü
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
Üç Ölüm
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2024 00:00
Usta’nın yüne güzel bir öykü kitabı. Zevk alarak okuyorsunuz. Ben en çok Albert’i beğendim. Sade ve çarpıcı anlatımıyla yine ön plana çokıyor hikayeler. Yavsiye ederim. Lev Tolstoy Üç Ölüm
1000Kitap
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
"Luzern" Adlı Hikaye Hakkında Kısa Bir İnceleme
Puan vermedi·96 syf.··
2022 130. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2022 00:16
Tolstoy, bir konttur ve ailesi Tolstoylar, Rusya tarihinde Romanovlar'dan da eski bir yere aittir. Tolstoylar'dan Rusya tarihi içerisinde önemli birçok isim çıkmıştır: kontlar, vikontlar, generaller, yazarlar ve devlet adamları... Tolstoy, bir mistiktir ve savunduğu felsefe dolayısıyla maddiyatın hüküm sürdüğü her tür ilişkiye, kurum ve kurulaşa karşıdır. Bu açıdan bakıldığında Tolstoy'un hayatı içinde şekillendiği yumurtanın kabuğunu kırmaya benzer. Hatta Tolstoy, topraklarını emri altında çalışan köylülere dağıtmak ister fakat karısı Yasnaya Polyana, bu girişimine karşı çıkar. Neticede karı koca arasındaki ruh ve hayat görüşü karşıtlığından doğan bu mülkiyet kavgası, günümüzde varlığını sürdüren Tolstoy Vakfı'nın mülkleri ve karşıladığı burslara kadar sirayet eder. Tolstoy, "Luzern" adlı hikayesinde Rousseauvari bir bakışla aristokrat ve burjuva hayatının panaromasını bizlere sunar.Hikayenin izleminci anlatıcısı, Tiroll şarkılarını icra etmekte yetenekli bir sokak şarkıcısını, Avrupa aristokrasinin ve İngiliz burjuvalarının İsviçre'nin Luzern kentinde yer alan bir otelde bir şeyler yiyip içmek için davet eder.İzlenimci anlatıcının Otel'de karşılaştığı durum, tam da beklediği durumdur; sokak şarkıcısının kıyafetleri yüzünden daha öncesinde ona saygı gösteren otel çalışanları artık laubalileşmiştir.Tolstoy, izlenimci anlatıcıya yaşattığı bu olay üzerinde İsviçre Kanunları'nı, Avrupa'nın medenileşme ve medeniyet olgusunu ve algısını, ve eşitliğin hakikat analizini yapar. Rousseavari bakış bu analizde yükselir: "İnsanlar özgür doğar.Oysaki her yerde zincire vurulmuşlardır." Nasreddin Hoca'nın da dediği gibi "ye kürküm ye". Anlatıcı için izlenimci karakter diyorum; çünkü anlatıcıyı sokak şarkıcısını aşağılanacağını bilmesine rağmen otele davet etmesindeki neden,
Hikaye
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kırmızı Kedi Yayınları · 20207,8bin okunma
"Üç Ölüm" - Eleştirel Bir İnceleme
8/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2023 88. kitabı
Tolstoy'un hayranları ve edebiyatseverler arasında büyük bir heyecan yaratan " Üç Ölüm", yazarın etkileyici kalemini yansıtan bir başyapıt olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, eleştirel bir gözle bu kitabı değerlendirdiğimizde, bazı zayıf noktaların da farkına varmak gerekiyor. Kitap, baş kahramanın iç dünyasının karmaşıklığını derinlemesine incelemesiyle dikkat çekiyor. Tolstoy'un ustaca çizdiği karakterler ve onların iç sorgulamaları, okuyucunun empati yapmasına ve düşünce dünyasına derinlemesine nüfuz etmesine olanak tanıyor. Yazarın gözlem gücü ve psikolojik tahlilleri takdire şayan olsa da, bazı yerlerde hikayenin sürükleyiciliğinden uzaklaşıldığı hissine kapılmamak mümkün değil. Kitabın temel teması olan doğruluk ve adalet arayışı, keskin bir şekilde yansıtılmış olsa da, bazen aşırı vurgulanmış gibi görünen ahlaki derslerin anlatıyı biraz ağırlaştırdığı söylenebilir. Okuyucu, bazı bölümlerde kendi düşüncelerine zaman ayırmak ve ana hikayeden kopmak zorunda kalabilir. Bununla birlikte, Tolstoy'un anlatımının ve betimlemelerinin gücüne hayran kalmamak mümkün değil. Yazarın dikkatli gözlem yeteneği ve detaylara verdiği önem, okuyucuyu hikayenin içine çekiyor ve zaman zaman soluk kesen sahneler yaratıyor. Karakterlerin iç dünyasını zenginleştiren bu detaylar, romanın en güçlü yanlarından biri olarak öne çıkıyor. "ÜÇ ÖLÜM", Tolstoy'un edebi mirasına değerli bir katkı olarak kabul edilebilir. Eleştiriye açık olsa da, yazarın derinlikli anlatımı ve karakterlerin insanlık hallerini yansıtması, kitabı okunmaya değer kılıyor. Eğer edebi romanlara ilgi duyuyor ve düşünsel bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, "Üç Ölüm" sizin için iyi bir tercih olabilir.
Edebiyat
Üç ÖlümLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 20247,8bin okunma
7/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2024 57. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2024 22:58
ÜÇ ÖLÜM-L.N.TOLSTOY,94 sayfa Kitap beş öyküden oluşmaktadır.Kitaba adını da veren Üç Ölüm öyküsünün dışında;Holstomer,Çömlek Alyoşa,Balodan Sonra ve Köydeki Şarkılar isimli öyküler bulunmaktadır. Bir atın hikayesinin anlatıldığı Holstomer Türkçeye ilk defa çevrilmiş.Beni en çok etkileyen öykü oldu,hatta kitabın ismi bile “Üç Ölüm” yerine “Holstomer” olabilirmiş. Öykülerimize gelirsek; -Holstomer’da bir atın hikayesi anlatılmakta ama ben onu bir insan gibi düşünerek okudum.O kadar güzel yansıtılmış ki atın duyguları ,at yerine insan olsaydı ancak bu kadar olurdu.Benekli doğup,iğdiş ve adı Holstomer olan atın diğer genç atlar arasında aşağılanması,küçük düşürülmesi karşında atımız genç atlara hayat hikayesini anlattığında ne kadar değerli olduğunu anlıyorlar.Bu öykü başlı başına bir kitap olabilirmiş.Muhteşem bir konusu ve anlatımı var.Okurken o duyguları adeta yaşadım,gözümün önünde canlandırdım. Çömlek Alyoşa;Süt taşırken tencereyi düşürüp kırması nedeniyle annesi tarafından dövülen çocuğa,arkadaşlarının ona Çömlek Alyoşa adını takıp dalga geçmelerinin hikayesini okuyoruz. Balodan Sonra:Ivan Vasilyeviç adlı kişinin bir baloya katılması sonucu hayatını değiştiren olayı anlatması ile başlıyor.Bir baloda aşık olduğu kızla yaşadıklarını,neler hissettiğini ,bu aşk yüzünden nasıl uyumadığını anlatıyor. Köyde Şarkılar:Köyde asker uğurlamalarını izleyen bir adamın düşüncelerini okuyoruz. Üç Ölüm:Üç ayrı sınıftan üç kişinin ölüm anını ve duygu düşünceleri anlatılıyor.Biri fakir bir zengin, biri seyahat edip sağlığına kavuşmayı düşünürken diğeri yaşarken mezar taşı karşılığında botlarını satıyor.Biri sevdiklerinin yanında ölürken diğeri yattığı yatakla bile fazlalık sayılıyor. Kitaptaki bütün öyküler ölümü anlattığı için biraz karamsar buldum ama sonuçta “her fani bir gün
Üç ÖlümLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 20247,8bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.