Vakıf’ın Sınırı (Vakıf Serisi 4. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.456
Gösterim
Adı:
Vakıf’ın Sınırı
Alt başlık:
Vakıf Serisi 4. Kitap
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
636
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752732216
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Foundation Novels Foundation's Edge
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Vakıf’ın Sınırı
Galaksi Çöküyor
Vakıf
Foundation’s Edge
Foundation
İki Vakıf arasındaki, ağır bedelleri olan savaş nihayet sona ermiş, Birinci Vakıf’ın bilim adamları savaştan zaferle çıkmıştır. Hari Seldon’un uzun zaman önce hazırladığı, eski uygarlığın yerine yenisini inşa etme planını hayata geçirmek için geri dönmektedirler. Fakat İkinci Vakıf’ın tamamen yerle bir edilmediğine ve hayatta kalan birkaç düşmanın intikam için hazırlık yaptığına dair söylentiler duyulmaya başlar. Vakıf’tan sürülmüş iki kişi –eski bir encümen üyesi ve çelimsiz, yaşlı bir tarihçi– İkinci Vakıf’ın hâlâ ayakta olduğunu gösteren kanıtları ve efsanelerdeki Dünya Gezegeni’ni bulmak için yola koyulur...
636 syf.
·5 günde·10/10 puan
Vakıf'ın Sınırı'nı hayretler içinde okudum ve seri içerisinde en sevdiğim kitap da bu oldu artık.

Orijinal ve ilk üçlemeden 30 sene sonra yazdığı bu kitapta Asimov, Vakıf'ın Seldon Plânına göre yeniden kurulacak galaksi imparatorluğu için dönen dolaplar, oynanan oyunları anlatırken karşımıza ilk üç kitapta görmediğimiz bir alternatif çıkarıyor. Gaia, bütün ekolojik hassasiyetleri üzerinde taşıyan bir tür bilimkurgu cenneti gibi. Öte yandan bu kitapta Asimov'un robotlarla, üç robot yasasıyla kurduğu bağlar ve bu yeni ögelerin ana öyküye kattığı derinlik gerçekten çok iyi. Galaktik imparatorluğun kökeni, insanların kökeni ve robotlarla insanlar arasındaki karmaşık ilişkilerin ne olduğuna dair bilgiler, Gaia aracılığıyla yayılmacı ve iktidarcı, şiddetten çekinmeyen ve bütün politik oyunlarla insani ve sosyal ilişkileri manipüle eden insan türüne şiddet barındırmayan, doğayla, insanla ve galaksiyle bir arada yaşama seçeneği sunan Asimov bence serinin en iyi kitabına da imza atmış oluyor: bol bol konuşan,susmayan, tartışan, fikir yürüten Asimov karakterleri bu sefer daha derinlikli ve gerçekler; öykü eski kitaplardaki karakterleri ve olayları birbirine bağlarken daha bir derinlik kazanıyor ve yeni açılımlarla olay ve öykü evrenini genişlettiğini de görüyoruz. Asimov'un tekdüze, politika ve şiddet dolu galaksisinde Gaia'nın varlığı herşeyi ters yüz ediyor. Yazarın geri kalan kitaplarda öyküsünü nasıl geliştirip sonlandırdığını merak ediyorum.

Asimov ve bilimkurgu severlere mutlaka öneriyorum Vakıf serisini. Mutlaka.
636 syf.
·7 günde·10/10 puan
Vakıf serisinin dördüncü kitabı olan Vakıf’ın Sınırı diğer Vakıf kitaplarında eksik olan her şeye sahip. Olay akışı karakterler mekanlar kesinlikle mükemmelleştirilmiş bir süre sonra Isaac Asimov’un ne kadar yüce bir yazar olduğunu iyice idrak etmenize sebep olmuş. Birinci Vakıf ve İkinci Vakıf kendilerini evrendeki tek güç unsurları zannederken planlarının aslında nasıl arka planda üçüncü bir güç unsuru tarafından kontrol edildiğini öğrenmek anlatamayacağım bir zevkti, serinin en iyi kitabı diğer kitapların çevrilmesini sabırsızlıkla bekliyorum.
636 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Carl Sagan'ın Contact eserinde söylendiği gibi, bu sonsuz evrende yaşayan bir tek biz varsak kocaman bir yer israfı olmaz mıydı? Sonsuz olan evrende, sonsuz sayıdaki galaksilerin içinde milyarlarca gezegen var ve farklı yaşam formlarının olması bir ihtimal değil gerçek. Tanrının varlığını ve sonsuz gücünü de bu sayede daha doğru bir şekilde kavrayabiliriz.

Şayet bizden başka türler yoksa eğer bu koskoca evren de tarafımızdan keşfedilmeyi bekliyor demektir. İnsan yaşamının Dünya ile sınırlı olmaması gerekir.

Dünyamız yaşanılamayacak bir gezegen halini alıp türümüz yok olmadan farklı gezegenlere yayılmayı başardığımızda evren de bir yer israfı olmaktan çıkacak. Binlerce yıl sonra bu mümkün olduğunda, o dönemde yaşayan insanlar için şu an ki varlığımız tam anlamıyla tarihin karanlık devirleri olacak. Hakkımızda pek az şey bilecekler ya da yeterince zaman geçtiğinde hiçbir şey bilmeyecekler. Şu anki en ileri teknoloniyi, uzay merakı ve onu keşfetmek için kullanan insanoğlu için, binlerce yıl sonra bilinmezlik ve asıl merak konusu, yaşadığımız bugün olacak belki de. Vakıf'ın Sınırı bundan söz ediyor. Seriyi tamamlamama 3 kitap olmasına rağmen en beğendiğim kitabın bu olacağına eminim.

Asimov'un hayal gücüne erişmek imkansız gibi. Hayret etmemek imkansız. Binlerce yıl sonrasını şu anki ben olarak görmem imkansız evet ama Asimov'un kitapları o zamandan bir kesiti, çok gerçek bir biçimde gösteriyor. Kurgu olduğuna inanmak istemiyorum. Biliyorum ki bilim söz konusu olduğunda imkansızlık söz konusu değil. Galaksi imparatorluğu, telepatiyle anlaşma, hiper uzay... Hiçbiri imkansız değil. Ve bu geleceği Asimov gibilere, tutkulu ve hayalperest bilim insanlarına borçlu olacağız.
636 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitaba yeterli bir inceleme yapabilir miyim bilmiyorum ama daha yeni bitirmişken ve kitaba doymamış hissediyorken biraz kitap üzerine konuşmak istiyorum.

Öncelikle benim serinin bu kitabına kadar hangi sırayı takip ettiğimden bahsedeyim, ben de çoğunluğun uyduğu gibi genel önerilen okuma sırasını takip ediyorum ve dördüncü kitabı bitirmişken bu sıralamadan hiçbir şikayetim yok hatta daha iyi olamazdı muhtemelen sıralama.

1- Vakıf
2- Vakıf ve İmparatorluk
3- İkinci Vakıf
4- Vakıf'ın Sınırı
5- Vakıf ve Dünya
6- Vakıf Kurulurken
7- Vakıf İleri
Vakıf serisi ilk başta ilk üç kitaptan oluşmuş ama sonrasında Asimov seriye dört kitap daha eklemiştir ve sonradan eklenen bu kitaplar Asimov'un diğer serileriyle ilişkilidir.

Gelelim serinin bahsi geçen kitabında neler olduğuna:

İki Vakıf arasındaki savaş bittikten sonra birinci vakıf savaşı kazandığını düşünmektedir. Terminuslu bir encümen üyesi Trevize ise her şeyin fazla kusursuz olduğunu bu yüzden özgür iradeleriyle hareket ettiklerini sanırlarken aslında kontrol edildiklerini düşünür ve bir gün encümen üyeleri arasında belediye başkanlarına imalı sözlerde bulunur. Bunun üzerine tutuklanır ve başkanla aralarında geçen bir görüşmeden sonra yaşlı bir tarihçiyle gezegenden sürgün edilir. Görevi, yok olmadığını düşündüğü ikinci vakıfı bulmaktır ama bunu yaparken yol arkadaşı olacak tarihçiyle arzı yani insanların türediği ilk gezegeni aradıklarına inanmalıdır.

İkinci Vakıfta ise genç bir konuşmacı olan Gendibal da Seldon planının kendi planladıklarından daha kusursuz ilerlediğini farkettiğinde planın başka bir güç tarafından daha kontrol edildiği yönünde şüphelenir ve bu şüphesini birinci konuşmacıyla paylaşır. Daha sonra Gendibal tanıştığı Ülgeli bir kadında farkettiği bir zihin değişikliği sayesinde şüphelerinin gerçek olduğuna emin olur. Peki kimdi bu kendileri dışında zihin kontrolü gücüne sahip olanlar?

Gendibal bir süredir takip ettiği encümen üyesinin bir tarihçiyle sürgüne gönderilmesini tuhaf bulur ve durumu biraz araştırır. Trevize'nin yanındaki tarihçinin araştırma konusu olan arz efsanesini araştırmak istediğinde ise imparatorluk kütüphanesinde arza dair hiçbir veri olmadığını keşfeder. Bunun üzerine kendileri dışında zihin kontrolü uygulayabilenlerin arzla bir bağlantısı olduğunu düşünüp encümen üyesini takibe alırlar.

Böylece iki Vakıf da arzı arama yolunda ilerlerken, kayıtlarda hiç var olmayan Gaia isimli bir gezegenle karşı karşıya gelirler.
636 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hari Seldon imparatorluk sonrası insanlığın karanlık çağlardan en az zararla kurtulmasını sağlamak için galaksinin iki ucunda iki vakıf kurmuştu.

''Birinci Vakıf fizik gücü, teknoloji, savaş silahları bakımından çok üstündü. İkinci Vakıf ise kafa gücü, beyin ve kontrol yeteneği bakımından.

Birinci Vakıf gitgide daha güçlenen düşmanlarla savaşırken, onlar sadece Planı korumaya çalışmışlardı. Birinci Vakfa yardım
etmemiş, varlıklarını bile açıklamamışlardı. ''

Serinin bir önceki kitabında
( İkinci Vakıf (İthaki) / Gizli Tanrılar (Altın))
birinci vakıf, ikinci vakfın gözlerini pek fazla enselerinde hissettiklerinden, özgür kalmak adına ikinci vakfı yok etmişlerdi...

Bu kitapta ise konsey üyesi Trevize onların gerçekten de yok olmadığına inanması ile olaylar tetikleniyor. Dönemin Belediye başkanı Branno, huzursuzluk çıkaran Trevize' nin yanına tüm dünyadan elini eteğini çekmiş, kitap kurdu, mitoloji meraklısı bir tarihçi olan Pelorat ' ı katarak, son derece üstün teknolojiye sahip gravitik bir gemiyle onları Terminustan ikinci vakıflıları bulmak üzere kovalar.

Yola çıktıkları anda Trevize fikir değiştirip tarihçi yol arkadaşı Pelorat' ın gönlündeki aslanı, insanların ilk ortaya çıktıkları gezegen olan Dünya'yı bulmak için rota değiştirirler.

Kitap zaman zaman teknik açıklamalar yüzünden insanı hafifçe bunaltıyor, ancak hadi be , yok artık …. eşliğinde okuyorsunuz.

Gaia gezegeni ile yazarın kendi ütopya hakkında kurduğu hayalleri keşfediyoruz. Mümkün olabilir mi, kim bilir?

Neticede cep telefonumuzun olması, görüntülü konuşabilmek bile bir zamanlar bilimkurgu hikayesiydi.

VAKIF SERİSİ
1- Vakıf (İthaki) / İmparatorluk (Altın)
2- Vakıf ve İmparatorluk (İthaki) / Altın Galaksi (Altın)
3- İkinci Vakıf (İthaki) / Gizli Tanrılar (Altın)
4- Vakıf’ın Sınırı (İthaki) / Galaksi Çöküyor (Altın)
5- Vakıf ve Dünya (İthaki & İnkılap)
6- Vakıf Kurulurken (İthaki) / İmparatorluk Kurulurken (Altın)
7- Vakıf İleri (İthaki) / Erişilmez İmparatorluk (Altın)
385 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Galaksi Çöküyor aynı zamanda Vakıfın Sınırı adıyla da bilinen serinin dördüncü devam kitabı olup, bu ve bundan sonraki kitaplar adeta Isaac Asimov’a baskı yaparak yazdırılmış eserler olduğundan, devamını da buna göre sağlayacağım. Yani 1950'de yazılan kitaplarla 80'de yazılan kitapları bana göre harmanlayıp kronolojik olarak farklı bir sıra takip etmek biraz fantezi geldiğinden, yazım sırasıyla okumak çok daha mantıklı ve makul yani.

636 sayfa gerçekten de büyük bir ağrıya neden oluyor tek atınca ama mola verince de insanın ne bileyim okuyası kaçıyor ya. Ufak da olsa bir soğukluk koymamaya çalışıyorum araya ki zaten gece boyu ayaktayız. Sahura kadar da, sahurdan sonra uyuyana kadar hiçbir şey yapmıyoruz. Yatakta uzanıyorsun ve okuyorsun yani sağa sola farklı işlere bakmayınca bir şekilde okunuyor ve genelde böyle uzun kitaplarda okurken uyuyakalmak gibi bir huyum da olduğundan sabah kalkınca az kalan yerimi de okuyabiliyorum.

Bunun bir tık ötesi de var arkadaşlar o da uyurken rüyanızda okumak. Tabi okuduğunuz kitaba devam etmeyip başka bir kitapla farklı fantaziler sonrası okuduğunuz kitabı merak etmeniz vs şeklinde uzuyor bu iş, hiç karıştırmayalım. Kitaplar bile rüyalarımıza giriyorsa, giremeyenler utansın diyip bırakalım.

Önceki kitap yani 2 vakıf arasındaki savaşın nihayet bitmesi, Hari Seldon’un yeniden geri dönmesi ve intikam hazırlıklarına karşı önlemler de kitabın temelini oluşturuyor. Gaia ise kitaba sonradan katılan yeni bir kurgu üyesi oluyor. İktidar, şiddet ve politika üzerinden verilen nefis mesajlarla da aslında anarşi ve onun kötülüğünün boyutu hem sorgulanıyor hem de gereken cevap veriliyor. Barıştan yana olanlar, savaşta yakınlarını kaybetmiş kişilerdir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Yani birileri gibi barış diyip de kurşun atanların kullandığı kelimeyle bu durum bağdaştırılmamalıdır.

Kitabın bir diğer ve asıl önemli özelliği de önceki 3 kitabı çok iyi birbirine bağlayıcı bir şema çizmesi ki kendi bile yazsa yazarın 30 yıl sonra kitabına bu kadar hakim olmayı başarması da çok önemlidir. Gene de çıkış sırasına göre okumaya devam.

Hepimize keyifli okumalar dilerim dostlar..
636 syf.
·26 günde·Puan vermedi
Vakıf kitapları içerisinde okurken sıkılacağımı düşündüğüm ilk kitaptı. Çünkü hikaye ilk üç kitapta güzel bir şekilde sona ermişti. Kitaba bu duygularla başladım. Ama sonlara doğru hikaye farklı bir yöne gidince kitabı iyi ki okumuşum dedim. Asimov'un bu seriyi robot ve imparatorluk serilerine bu kitapla çok güzel bağlamış. Bu kitap sizde robot ve imparatorluk serilerine karşı ilgi uyandıracaktır. Bu kitabı ve seriyi bütün bilimkurgu ve fantastik kitap okumayı sevenlere tavsiye ediyorum.
636 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Hazırladığım Vakıf Evreni rehberini (https://www.youtube.com/watch?v=6XF-iR5M1AU) buraya taşımaya karar verdim. Tüm kitaplar sırasıyla gidecek.

15. Sırada, zamanında Türkçe’ye Vakıf’ın Sınırı olarak çevrilen, 1982 yılında yayınlanan 6. Vakıf romanı, Foundation’s Edge var. Bu kitapta köklerimize geri dönüş yolculuğuna çıkıyoruz. Bir önceki kitabın sonunda bazı varsayımlarda bulunan birinci vakıf’ta, bunların yanlış olduğuna dair dedikodular ortaya çıkar.

Trevize isimli karakterimiz, inkar edilen bu durumu araştırmak üzere bir yolculuğa çıkar. Pek sonuç alınamayan uzun bir arayışın ardından, “kesin şununla alakası var.” Gibi bir Tahminle birlikte, Normalde mantıklı olmayan bir rota tutturur. Sonucunda ise, insanlığın ve galaksinin kaderine dair bir seçim yapması gerekecektir.

Asimov’un Vakıf’a galaksiye ve evrene dair müthiş felsefesini öğrenmek üzereyizdir. Hafiften anlıyor gibi olsak da, bir çok konunun cevabı son kitaba kalır. Katır’ın varlığının açıklanışı ise bu kitaptadır.

Bir de, 0. Kitap olarak bahsettiğim Sonsuzluğun Sonu bu kitapta birkaç cümle ile bağlanır. Okuyanlarına süper keyif verecektir.

Öncesi - Vakıf Evreni 14. Kitabı: İkinci Vakıf
İkinci Vakıf
Sonrası - Vakıf Evreni 16. Kitabı: Foundation and Earth/Vakıf ve Dünya
Vakıf ve Dünya
494 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Bilim kurgu sevenlerin mutlaka okuması gereken bir seri. İki farklı okuma sırası var; yayımlanış tarihine göre ve kronolojiye göre. Ben yayımlanış tarihine göre dört kitabı okudum. İçlerinde en beğendiğim bu kitap oldu.
“nükleer patlamalara ne dersin ?
Pelorat cevaben şunları söylüyor :
Arz'ın yüzeyinde mi? Olamaz. Galaksi tarihinde nükleer patlamaları savaş silahı olarak kullanacak kadar akılsız bir toplumdan hiç söz edilmiyor."
636 syf.
·8/10 puan
Asimov'un efsane serisinde sona yaklaşırken satranç tahtasında uzun zamandır yeni bir oyuncu daha olduğunu keşfediyoruz. Dahası bu yeni oyuncunun bir zamanlar Katır ismi verilen oyunbozanın bizzat geldiği yer olduğunu da net bir şekilde anlıyoruz.

Okuması enfes olan Vakıf serisi bu kitapla birlikte çağdan çağa atlayarak Vakıf'ın hikâyesini ilerletmeyi bırakıyor ve belirli bir döneme odaklanıyor. Belki de Vakıf'ın geleceği için en önemli olacak döneme... Sonraki kitapta da bizzat bu dönemi sürdüreceğimizi düşünüyorum.

Okuması keyifli, bir çırpıda biten bu bilimkurgu romanı kaçırmayın.
385 syf.
·16 günde·4/10 puan
Vakıf serisinin 4 kitabı sonunda ne olacağını meraktan okuyorum. 2 defa okumaya değecek bir seri olduğunu düşünmüyorum, çocukluk çağlarımda biraz göz gezdirmiş sıkılmıştım. İlk kitabın başlangıcı ilgimi çekti ancak 3 kitaptan sonra mantık hataları oluşmaya başladı.
Bir yalan gerçeğe ne kadar yakın olursa, o denli İnandırıcı olur,’ ‘Yerinde kullanılan bir gerçekse yalanların en güzelidir."
Bir yalan gerçeğe ne kadar yakın olursa, o denli inandırıcı olur. Yerinde kullanılan bir gerçekse yalanların en güzelidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vakıf’ın Sınırı
Alt başlık:
Vakıf Serisi 4. Kitap
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
636
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752732216
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Foundation Novels Foundation's Edge
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Vakıf’ın Sınırı
Galaksi Çöküyor
Vakıf
Foundation’s Edge
Foundation
İki Vakıf arasındaki, ağır bedelleri olan savaş nihayet sona ermiş, Birinci Vakıf’ın bilim adamları savaştan zaferle çıkmıştır. Hari Seldon’un uzun zaman önce hazırladığı, eski uygarlığın yerine yenisini inşa etme planını hayata geçirmek için geri dönmektedirler. Fakat İkinci Vakıf’ın tamamen yerle bir edilmediğine ve hayatta kalan birkaç düşmanın intikam için hazırlık yaptığına dair söylentiler duyulmaya başlar. Vakıf’tan sürülmüş iki kişi –eski bir encümen üyesi ve çelimsiz, yaşlı bir tarihçi– İkinci Vakıf’ın hâlâ ayakta olduğunu gösteren kanıtları ve efsanelerdeki Dünya Gezegeni’ni bulmak için yola koyulur...

Kitabı okuyanlar 310 okur

  • Simurg
  • Bora YAĞRI
  • İLKNUR GÜZEL
  • çağdaş Öztürk
  • Rıdvan Yavaş
  • Şaban TUTUK
  • aslankadini
  • Sue
  • Şafak Baş
  • Hakan Karamanlı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52.1 (75)
9
%19.4 (28)
8
%7.6 (11)
7
%2.1 (3)
6
%0.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0