Vakıf’ın Sınırı (Vakıf Serisi 4. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.236
Gösterim
Adı:
Vakıf’ın Sınırı
Alt başlık:
Vakıf Serisi 4. Kitap
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
636
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752732216
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Foundation Novels Foundation's Edge
Çeviri:
Ertuğrul Bilal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İki Vakıf arasındaki, ağır bedelleri olan savaş nihayet sona ermiş, Birinci Vakıf’ın bilim adamları savaştan zaferle çıkmıştır. Hari Seldon’un uzun zaman önce hazırladığı, eski uygarlığın yerine yenisini inşa etme planını hayata geçirmek için geri dönmektedirler. Fakat İkinci Vakıf’ın tamamen yerle bir edilmediğine ve hayatta kalan birkaç düşmanın intikam için hazırlık yaptığına dair söylentiler duyulmaya başlar. Vakıf’tan sürülmüş iki kişi –eski bir encümen üyesi ve çelimsiz, yaşlı bir tarihçi– İkinci Vakıf’ın hâlâ ayakta olduğunu gösteren kanıtları ve efsanelerdeki Dünya Gezegeni’ni bulmak için yola koyulur...
636 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Carl Sagan'ın Contact eserinde söylendiği gibi, bu sonsuz evrende yaşayan bir tek biz varsak kocaman bir yer israfı olmaz mıydı? Sonsuz olan evrende, sonsuz sayıdaki galaksilerin içinde milyarlarca gezegen var ve farklı yaşam formlarının olması bir ihtimal değil gerçek. Tanrının varlığını ve sonsuz gücünü de bu sayede daha doğru bir şekilde kavrayabiliriz.

Şayet bizden başka türler yoksa eğer bu koskoca evren de tarafımızdan keşfedilmeyi bekliyor demektir. İnsan yaşamının Dünya ile sınırlı olmaması gerekir.

Dünyamız yaşanılamayacak bir gezegen halini alıp türümüz yok olmadan farklı gezegenlere yayılmayı başardığımızda evren de bir yer israfı olmaktan çıkacak. Binlerce yıl sonra bu mümkün olduğunda, o dönemde yaşayan insanlar için şu an ki varlığımız tam anlamıyla tarihin karanlık devirleri olacak. Hakkımızda pek az şey bilecekler ya da yeterince zaman geçtiğinde hiçbir şey bilmeyecekler. Şu anki en ileri teknoloniyi, uzay merakı ve onu keşfetmek için kullanan insanoğlu için, binlerce yıl sonra bilinmezlik ve asıl merak konusu, yaşadığımız bugün olacak belki de. Vakıf'ın Sınırı bundan söz ediyor. Seriyi tamamlamama 3 kitap olmasına rağmen en beğendiğim kitabın bu olacağına eminim.

Asimov'un hayal gücüne erişmek imkansız gibi. Hayret etmemek imkansız. Binlerce yıl sonrasını şu anki ben olarak görmem imkansız evet ama Asimov'un kitapları o zamandan bir kesiti, çok gerçek bir biçimde gösteriyor. Kurgu olduğuna inanmak istemiyorum. Biliyorum ki bilim söz konusu olduğunda imkansızlık söz konusu değil. Galaksi imparatorluğu, telepatiyle anlaşma, hiper uzay... Hiçbiri imkansız değil. Ve bu geleceği Asimov gibilere, tutkulu ve hayalperest bilim insanlarına borçlu olacağız.
636 syf.
·5 günde·10/10
Vakıf'ın Sınırı'nı hayretler içinde okudum ve seri içerisinde en sevdiğim kitap da bu oldu artık.

Orijinal ve ilk üçlemeden 30 sene sonra yazdığı bu kitapta Asimov, Vakıf'ın Seldon Plânına göre yeniden kurulacak galaksi imparatorluğu için dönen dolaplar, oynanan oyunları anlatırken karşımıza ilk üç kitapta görmediğimiz bir alternatif çıkarıyor. Gaia, bütün ekolojik hassasiyetleri üzerinde taşıyan bir tür bilimkurgu cenneti gibi. Öte yandan bu kitapta Asimov'un robotlarla, üç robot yasasıyla kurduğu bağlar ve bu yeni ögelerin ana öyküye kattığı derinlik gerçekten çok iyi. Galaktik imparatorluğun kökeni, insanların kökeni ve robotlarla insanlar arasındaki karmaşık ilişkilerin ne olduğuna dair bilgiler, Gaia aracılığıyla yayılmacı ve iktidarcı, şiddetten çekinmeyen ve bütün politik oyunlarla insani ve sosyal ilişkileri manipüle eden insan türüne şiddet barındırmayan, doğayla, insanla ve galaksiyle bir arada yaşama seçeneği sunan Asimov bence serinin en iyi kitabına da imza atmış oluyor: bol bol konuşan,susmayan, tartışan, fikir yürüten Asimov karakterleri bu sefer daha derinlikli ve gerçekler; öykü eski kitaplardaki karakterleri ve olayları birbirine bağlarken daha bir derinlik kazanıyor ve yeni açılımlarla olay ve öykü evrenini genişlettiğini de görüyoruz. Asimov'un tekdüze, politika ve şiddet dolu galaksisinde Gaia'nın varlığı herşeyi ters yüz ediyor. Yazarın geri kalan kitaplarda öyküsünü nasıl geliştirip sonlandırdığını merak ediyorum.

Asimov ve bilimkurgu severlere mutlaka öneriyorum Vakıf serisini. Mutlaka.
636 syf.
·Beğendi·10/10
Dikkat spoiler içerir.
Oldukça güzel bir bilim kurgu romanı daha. 120 sene barış içinde geçmiştir ancak İkinci Vakıf'ın yok olmadığına inananlar vardır. Encümen üyesi Golan Trevize bu görüşleri yüzünden tarihçi Pelator ile Trantor'a sürgüne gönderilir. Bu arada İkinci Vakıf üyelerinden konuşmacı Gendibal , birinci konuşmacı olabilmek için yanında yerli halk denilen Ülge'li Novi ile birlikte Trevize'yi takip etmeye gider. Birinci Vakıf belediye başkanı Bronz Branno ve Gendibal, Trevize'nin her şeyin anahtarı olduğunu savunmaktadır. İzler bu insanların tamamını Gaia adı verilen gezegene götürür. Katır'ın da memleketi olan bu gezegende Trevize, Seldon Planı'nın geleceği için çok önemli bir karar verecektir. Bu arada en büyük kütüphanede Arz ile ilgili bütün kayıtlar yok edilmiştir. Trevize kararını verir. Bir solukta okunan bir roman.
636 syf.
Vay be! Ne kitaptı! Açık konuşmak gerekirse orijinal vakıf üçlemesini okuyunca bi yavanlık vardı içine bir şeyler sinmiyordu. Herkesin övdüğü seri bu mu diyordum. Ta ki bu kitabı okuyuncaya kadar. Bu kitapla birlikte sonsuzluğun sonu, robot serisi ve imparatorluk serisi birbirine bağlanmış oldu benim de kafamdaki soru işaretleri giderilmiş oldu. Yazar bunu baştan beri düşünüyor muydu bilmiyorum ama ustalıkla serileri birbirine bağlayarak geniş bir evren kurmuş. Ben şahsen farklı kitapların bu şekilde birbirine bağlanmasından hoşlandığım için bu kitap beni kendine hayran bıraktı. Bunun bir diğer nedeni ise tabi ki merak ettiğimiz grupların motivasyonları ve karakterlerini daha derinlemesine anlatmış olasına da bağlıyorum. Bu kitapla birlikte benim için vakıf orta halli bir seriden üst düzey bi seriye evrilmiş duruma geldi.
636 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bu aralar bilim kurgu ve uzay romanlarına merak saldım ve Asimov'un Vakıf serisi de türünün yapı taşlarından birine dönüşmüştür artık. Bir bilim kurgu klasiğidir.
Kitapla ilgili incelemem:
https://kitapokurum.blogspot.com/...-vakif-serisi-4.html
İnsanlar elleriyle düşünürdü. Merakın yanıtıydı onlar; hisseden, yoklayan, çeviren, kaldıran, sıkan elleriydi. Hatırı sayılır büyüklükte beyinleri olan hayvanlar vardı ama onların elleri yoktu ve tüm farkı yaratan da buydu.
Aslına bakarsan, bir dünya teknolojiden yoksunsa ve geliştiriyorsa bunun ilerlemesini karanlık yüzeyin üstündeki ışığın artışından izleyebilmen gerekir.
Pelorat içini çekti. " İnsanları asla anlamayacağım."
" Anlayacak bir şey yok. Yapman gerekenin tümü kendine yakından bakmaktır ve diğer herkesi anlarsın. Bizler hiç de birbirimizden farklı değiliz."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vakıf’ın Sınırı
Alt başlık:
Vakıf Serisi 4. Kitap
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
636
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752732216
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Foundation Novels Foundation's Edge
Çeviri:
Ertuğrul Bilal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İki Vakıf arasındaki, ağır bedelleri olan savaş nihayet sona ermiş, Birinci Vakıf’ın bilim adamları savaştan zaferle çıkmıştır. Hari Seldon’un uzun zaman önce hazırladığı, eski uygarlığın yerine yenisini inşa etme planını hayata geçirmek için geri dönmektedirler. Fakat İkinci Vakıf’ın tamamen yerle bir edilmediğine ve hayatta kalan birkaç düşmanın intikam için hazırlık yaptığına dair söylentiler duyulmaya başlar. Vakıf’tan sürülmüş iki kişi –eski bir encümen üyesi ve çelimsiz, yaşlı bir tarihçi– İkinci Vakıf’ın hâlâ ayakta olduğunu gösteren kanıtları ve efsanelerdeki Dünya Gezegeni’ni bulmak için yola koyulur...

Kitabı okuyanlar 97 okur

  • Cavanşir Gadimov
  • |Burcu
  • SRS
  • egemen ozgul
  • Kadir Kılıç
  • Hakan
  • LDA
  • Berkay Kireçci
  • Dosthane
  • Sabri Burak Kova

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (28)
9
%26.5 (13)
8
%12.2 (6)
7
%4.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0