Cansu

Cansu
@kitapseverhemsiire
“Okuduğumuz her kitap, Atatürk’ün sözünü ettiği aydınlanma savaşında kazandığımız bir zaferdir.”
Sağlık Bakanlığı
Lisans
İstanbul
20 Eylül 1994
3126 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Üç kadın, üç hayat ama tek istedikleri; özgürlük.
10/10
·188 syf.··
2024 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2024 20:49
Sicilya, Hindistan ve Kanada'da geçen birbirinden habersiz,bambaşka dünyalarda apayrı işlerle meşgul olan üç kadının aslında birbirlerine ne kadar yürekten bağlı olduklarını muazzam bir sonla anlatan o kitap! :) Üç kadının da kaderlerine razı olmayıp erkeğe, sisteme, tek düzeliğe karşı savaştığı, kalplerindeki kişi olmak için ne bedeller ödediğini okurken hem öfke hem gurur hem hüzün hem sevinç her türlü duyguyu yaşadım. Yazar o kadar iyi vurguluyor ki kadın olmanın başlı başlına zorluğunu, verdiği örneklerin en az bir tanesini Türkiyedeki her kadın yaşamıştır, ya sosyal ya da iş hayatında. Her bir kadın Smita gibi cesur, Giulia kadar kararlı ve Sarah kadar değişime açık olduktan sonra hiçbir neden bizi kendimiz olmaktan alıkoyamaz. Kadınların kendilerinden vazgeçmediği, varoluşlarının değerini her gün daha fazla bildikleri günlere..
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sana diyorum ki: Kendi kurtarıcın, yalnızca sen kendin olabilirsin.
9/10
·125 syf.··
2021 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 00:42
Kişisel gelişim, psikososyal kitaplardan nefret ederdim ta ki Dinle Küçük Adam’a kadar... Ne zamandır sürekli karşıma çıkan Dinle Küçük Adam’ı bir çırpıda okurum diye düşünmüştüm fakat iş yoğunluğundan çok masanın başına oturup tekrar tekrar aynı cümleleri irdelemek kitabın uzadıkça uzamasına sebep oldu. Sebep oldu diyorum fakat birden okunacak ve bitirilip kenara atılacak türden psikolojik kitap değil aslında bu, Wilhelm ne zaman hayatımıza yön veremez hale geldiğimizde, özeleştiriden yoksun olduğumuz her durumda,kendi geleceğimizi bilerek ve isteyerek başkalarının dudaklarının arasındaki bir çift söze teslim ettiğimizde bir çare olarak bu kitaba sarılmamız gerektiğini kafamıza vura vura söylüyor aslında. Cümlelerin akıcılığı, küçük adam vurgularının sürükleyicileri, üslubun samimiyeti ve sayfanın altındaki tatlı karikatürler ile o sayfadaki vurucu cümlelerin bütünlüğü kitabın artılarından oldu benim için. İnsanın acizliğini, korkaklığını, ne yapılırsa yapılsın hakkını savunamamasını, susmanın en basit konuşmanın ise en zor eylemlerden olduğunu işliyor kitabında. Küçük Adam diye sesleniyor okura, bu bir karakter değil. Küçük Adam, önyargılı tüm insanlar, diktatörlere sessiz kalan halk, başkasının hatasını öne serip kendi yanlışlarını saklayan, başkasına yapılan yanlışı sırf kendi menfaatine ters düşmediği için hazmeden içimizdekilerden birileri... Küçük Adam biziz... Her örneğinde iş hayatımdan, okul hayatımdan örnekler bulup gerçekleri tokat gibi çarpan bu kitabı okumayan kalmamalı. İkinci başucu kitabım olmaya aday. (:
Edebiyat
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma
Gerçek okuyucu musunuz, koleksiyoner mi?
8/10
·90 syf.··
2020 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 03:54
Bir adam düşünün kitap raflarına Shakespeare’nin eserlerinin yanına Marlow’un kitaplarını koyamıyor. Kavga edip bozuşan yazarları aynı rafa koymayı saygısızlık olarak niteliyor. 20.000 kitabı evin bir odasına sığmadığı için banyoya koyuyor ve yaz kış kitapları zarar görmemesi için soğuk suyla duş alıyor. Burdan sonrası psikoloji bozacak derecede olsada garajda yer açmak için arabasını satıyor ve garajını da kütüphane yapıyor. Kitabın başı Akademisyen bir kadının hevesle aldığı şiir kitabını okurken yolda ölmesiyle başlıyor. Öldükten sonra kadına postayla çimento bulaşmış eski bir kitap geliyor ve bunun gizemini araştırmak ölen kadının arkadaşına düşüyor. Olaylar silsilesi içinde gidip gelindikten sonra her şeyin dozunda olması gerektiğini anlıyor insan ve kendini sorguluyor aynı zamanda. Hepimiz kitaplığımızda okumadığımız kitap varken sırf indirimde diye onlarca kitabı alıp kitaplığımıza koyuyoruz, onlara sıra gelmeden yine alıyoruz, yine alıyoruz... Kitapseverlikte nerede durmamız gerektiğini sorgulatan ince ama çok dolu bir kitap benim için, başyapıt denmese de her kitapseverin başını kaldırıp kitaplığına bakacağından eminim. Kitabı Carlos’un bibliyofilliğinin kaçınılmaz sonu ile kapatacaksınız. :( Yazar’ın kitabın başındaki “Kitaplar tehlikelidir” alıntısını kitabın sonunda oturtmuş olacaksınız.
Edebiyat
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Aşk ölümsüzdür...
10/10
·84 syf.··
2024 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 15:10
Kitap, Şükrü Erbaş’ın eşi Hatice Erbaş’ın ölümünden bir sene sonra yayımlanmış. Heyecanla övülen kitabı açtığımızda Hatice Erbaş’ın “ Babanız içerde şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım ben” cümlesiyle tokat gibi çarpıyor yüzümüze hüzün. “Ne olur ben gelene kadar çürüme” diyor arkasından canım Şükrü Erbaş. Sevdiğin bir insanın gözünün önünde tüm çabalarına rağmen ellerinden kayıp gidişini mısralara dökmenin cesareti de kolay değildir dedirtiyor empati kurduktan sonra. Sevda sözleri karalayıp arkasından aldatması, sevgilisi şusu busu çıkmayacak kadar aşık bir şair. Hem aşık olmanın hem yas tutmanın dersini vermeli. Aşkın, ölümden sonraki eşsiz acıyla karışmış yalnızlığın dizeleri ancak bu kadar yüreğe dokunabilirdi, iyi ki tanıştık bu kitabıyla.
Edebiyat
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616,1bin okunma
6/10
·114 syf.··
2020 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2020 01:13
Felsefe, tiyatro, edebiyat ile ilgileniyorsanız ilk okumanız gereken kitap Platon’un öğrencisi Aristoteles’in Poetikasıdır. Meraktan,biraz da ilgimi çektiğinden ötürü Antik Yunandan itibaren yazım dünyasıyla tanışmak istedim, fakat olağanüstü karışık ve yüzülmesi güç bir deniz olduğunu fark etmem geç olmadı. Şiir sanatı, felsefe, mantık,psikoloji, metafizik konularını tragedya üzerinde harmanlayarak anlatıyor Aristoteles. Diğer sanat dallarıyla karşılaştırma yaparak tragedyanın üstünlüğünü savunuyor aynı zamanda.. Sanatın merkezinin “taklit etmek”ten geçtiğinin altını çizerek, boyutlarıyla ele alırsa şiirde küçük bir taklit etme, tragedyada ise kapsamlı bir taklit etme eylemi barındırdığını savunmakta. Tragedyanın olmazsa olmaz öğelerine dikkat çekerken, yer yer sıkıcı diliyle karşılaşmak mümkün olsa da ne çok sevdim ne çok sevmediğim arafta kalacak bir yolculuk oldu benim için. Yine de birikimli iniyorum bu gemiden... :)
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,1bin okunma