"Fahrenheit 451:
Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı..."
"Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca.Hiç sihirli bir tarafları yok.Sihir sadece kitapların söylediklerinde, evrenin parçalarını nasıl dikerek bizim için giysi haline getirdiklerinde."
Geçmişte yaşananları anlatan kitaplardan ders çıkararak şimdiki ve gelecekteki zamanımızı güzelleştiririz; kurgu kitaplarında bu durum biraz daha farklı yaşayamadığımız olaylardan ders çıkarırız.İşte bu bizim için muazzam bir olay.Zaten kitapları okumamızdaki en büyük nedenlerden birinin de bu olduğunu düşünüyorum..Sık sık kendime "neden kitap okuyoruz?", "kitaplar olmasaydı?" diye sordum okurken.Ve kendimce cevaplar da buldum.
Yazarımız gelişen ve gelişmekte olan teknoloji ile insanların kitapları unutup böyle devam ederse artık kimsenin kitap okumayacağı endişesine kapılmış.Bunun üzerine de bu kitabı yazmış...Kitabın konusu şu şekilde: Kitapta itfaiyecilerin görevi yangın söndürmek değil, öyle yangın ihbarına falan da gitmiyorlar.Tek görevleri var: "Yakmak". Buldukları tüm kitapları yakıyorlar.Bu durum oradakiler için çok normal.Değil karşı çıkmak destek bile oluyorlar kitapların yakılmasına; sorgulamıyorlar, kabulleniyorlar.Ama itfaiyecilerden biri hariç, evet bu kişi kahramanımız Montag.
Kitabın giriş bölümü güzeldi, beklediğim gibiydi fakat kitabın ortalarına yaklaştıkça anlatımın basitleştiğini düşünüyorum.Kitabın devamı beklentimin altında kaldı.Böyle muhteşem bir kurgudan daha etkileyici bir anlatım beklemiştim.
Keyifli okumalar.