Tek Kelime: OKUYUN!
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2023 123. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2023 14:32
Duymadınız Selim'in çığlıklarını, umursamadınız onu, yargıladınız, tek başına bıraktınız, o sadece anlaşılmak istiyordu. Ne demem gerekiyor, nasıl başlamam gerekiyor bu yazıya acaba? Hangi kelimelerle ifade edeceğim ben bu romanı, hiçbir kelime yeterli kalmayacak. Aynı Tehlikeli Oyunlar'da Hikmet'in dediği gibi: "Kelimeler, albayım bazı anlamlara gelmiyor." mu diyeyim ben de? Bir insanı, tutunamayan insanı nasıl bir özveri ile açıkladığını ben nasıl anlatayım? Kitabın içinde bir bakıma her şeyden var ama gerçekten her şey. Aşk, yalnızlık, ıstırap, özlem, iş, küçük burjuva, ironi, ölüm, intihar... Ve bunların hepsinin mükemmel bir şekilde harmanlayarak okura sunan Oğuz Atay . Psikolojiyi ve bilinç akışını dibine kadar hissettiğimiz romanda, okura yaşattığı hüzün bir yazarın nasıl bir beceriye sahip olduğunu da gösteriyor aslında. Her sayfada karşımıza çıkan derin sözler, bir iki defa daha okuma hissi uyandırıyor insanda ve her okuyuşta yaşadığınız farklı hissiyat da cabası. Kitabın konusundan bahsetmek gerekiyor mu emin değilim ama sadece küçük bir şekilde bahsedelim konusundan. Kitap Turgut'un, yakın arkadaşı olan Selim Işık'ın intiharını öğrenmesi ile başlıyor. Turgut'un üzerinde derin bir etki yaratan bu olay sonucunda Turgut arkadaşının neden intihar ettiğini öğrenmek için bir yolculuğa çıkar, hayali arkadaşı Olric ile. Yavaş yavaş diğer insanlardan öğrendiği, kendi anılarından ve Selim'in günlüğü ile bilmediği Selim'i tanıdıkça Turgut Özben'in Selimleşmesini okuruz 700 sayfalık romanda. Bazıları sadece bunu mu anlatıyor bu roman diyebilirler, evet sadece bunu anlatıyor #k:130. Ama işin işine kitabın biçimi girdi mi işler çığrından çıkıyor. Biçim dedik peki bu biçim nerelerden kaynaklanıyor ve nasıl şeyler kullanmış Oğuz Atay . Kitap bilindiği üzere, Türk edebiyatının hem en iyi
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
Sıradan hayatı olan kahramanlar, gündelik hayatın bitmez telaşı, kahramanların ruh derinliği, dilin sadeliği, anlatım zenginliği... Okumak için geç kaldığıma üzüldüğüm kitaplardan biri Teşekkürler Olric'in güzel yaratıcısı ruhun incinmesin. Hep korkuyu beklersen bir 'Unutulan' olursun! Kitaba adını veren hikayenin "korkuyu beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, demiryolunda tren yolcularına hikâye pazarlayan meçhûl yazarı, beyaz manto ile belki ömrünce ilk ve son kere senaryonun başrolü; hepsi hepimizden bir parça yalnız insanlar. Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı. Seni çok mu yalnız bıraktılar sevgilim? Yalnız insanların kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır. Bütün hayatım ayıklamakla geçti gene de bitiremedim süprüntüleri atmayı. İyi şeyler birdenbire olur, bu kadar bekletmez insanı. Ben buradayım sevgili okuyucum sen neredesin acaba?
Hikaye-Öykü
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,5bin okunma
Canım Selim! Nasıl çırpınmışsın bir yerlere tutunmak için...
10/10
·724 syf.··
2023 62. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2023 12:49
Oğuz Atay , 1934 yılında Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde doğmuş, henüz hayatının baharında 43 yaşında İstanbul'da beyin tümörü nedeniyle hayata gözlerini yummuştur. Aslen inşaat mühendisi ve akademisyen olan yazar Tutunamayanlar ile 1970 yılında TRT tarafından düzenlenen Roman Ödülü'ne layık görülmüştür. Yazın hayatına devam eden yazara hâlâ nefes alabilirken verilen tek ödül bundan ibarettir. Şimdi bizi görüyorsa kitaplarını okuyan binlerce insanı ve adına düzenlenen ödülleri görüp mutlu oluyor mudur yoksa hayıflanıyor mudur? Kim bilir... Zaten birini veya bir şeyi kaybetmeden kıymet vermek, ölmeden değer vermek bizim toplumumuzda çok aşina olduğumuz mefhumlar değil. Ülkemizde en sık yarım bırakılan kitaplar listesinin başında elimizdeki kitap yer alıyor. Eğer bu kitabı düz bir roman olarak okuyacaksanız, sürükleyici bir eser bekliyorsanız, kelimeler sizi alıp götürsün istiyorsanız, popüler diye okuyayım diyorsanız, ortamlarda Olric ile ilgili alıntı yapayım diyorsanız zaten yarım bırakılması hiç şaşırtmaz. Ama edebî bir şölen istiyorsanız, hayata bir başkaldırı görmek istiyorsanız, aynı romanda birkaç farklı deneme(mektup, tiyatro, günlük, şarkı, otobiyografi, nesir) ile post- modern bir yazım dili görmek istiyorsanız, hepsinden öte ben iyi bir okurum diyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. Okumaya başlamadan önce kitap hakkında bir ön araştırma yapmanız, post-modern edebiyat nedir bilmeniz, yazarın etkilendiği yazarlardan özellikle Dostoyevski-Kafka-Goncarov'un eserlerini okumanız, içine gireceğiniz suyun derin olduğunu bilerek başlamanız önerilir. Gelelim kitaba 20.yüzyılın ikinci yarısı(sayfa 34'de geçen Turgut'un rüyası referans alınırsa 1962) bir gazeteciye gelen mektupla başlar romanımız. Selim Işık, genç yaşında arkasında mektup bırakarak "kendi isteğiyle
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
10/10
·272 syf.··
2022 5. kitabı
HİKMET ANIL ÖZTEKİN- SUFÍ SÖZLÜĶ - - Hikmet Anıl Öztekin'in okuduğum tüm kitaplarını çok sevmişimdir. Buda en son çıkardığı kitap,takipçisiyim mutlaka alıp okuyorum hepsini. Günümüz çağının bozuk yapısından o kadar uzak geliyor ki bana, o yüzden iyi geliyor bana kalemi - Sufí Sözlüķ eskiden dilimizde mevcut olan fakat zamanla hükmünü yitirmiş kelimeleri yeniden bize sunuyor. Bununla da sınırlı kalmayıp her sayfa da ; - "BİR MÜSPET KELİME+ANLAMI+BÜYÜK USTALARIN KİTAPLARINDAN BİR ALINTI(içinde o kelimenin geçtiği bir alıntı)+KİTABIN ADI VE YAZARI" belirtilmiş ki merak edip okumak isteyen olursa temin edilebilsin diye. Ben 131 kitap not aldım siz düşünün Tekrar dan teşekkür etmek istiyorum, kalemin hiç tükenmesin Hikmet Anıl Öztekin.... Yeniden iyileşecek nesiller inanıyorum... Sevgiler,keyifli okumalar diliyorum - - Hęm-dem: Birlikte nefes alan ya da soluktaş demektir. Vavęyla: Çığlık,feryat. Hayy: Hayat sahibi. Lafügüząf: Boş laf Nifąk: Şeytanın doktora tezidir Vakit: Geçip geri gelmeyendir... Meftun: Gözü sevdiğinden başka bir şey görmeyen aşık. Dost: Yanında rahatça sesli düşünebildiğin,kendinde unuttuğunu hatırlatan,bedeni ile değil samimiyetiyle ve hem kara günde hem iyi günde yanında olan yedek kalplere verilen isim. Muhabbet: Menfaati bitenin,muhabbeti de biter kültüründe yaşadığımız için günümüzde karşılıksız olanı zor bulunur. - Kitapçı dükkanlarının özel bir kokusu vardır olric Nevi şahsına münhasır derler eskiler, işte ondan. - Kitabın Şarkısı- Max Richter : On the Nature of Daylight
Edebiyat-Düşünce
Sufi SözlükHikmet Anıl Öztekin · Hayykitap · 20181,301 okunma
Puan vermedi·610 syf.··
2023 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2023 00:00
Bu kitabı okuyabilmek için epey çaba sarfettiğimi söyleyebilirim. İlk karşılaşmamız, Hasan Ali Toptaş'ın kimselere ödünç vermek istemem dediği kitap listesini okuduğumda oldu. Çok ilgimi çekti ama beklesin dedim. Sonra bir daha çıktı karşıma, bir daha. Okuduğum bir kitapta sonra. Tamam dedim artık okumalıyım. Almaya kalktım baskısı yok, uzun süre geçti baktım var, alamadan bitti, derken tekrar baskıya girdi hemen edindim. Artık gecikmemeliydi. Orhan Pamuk'un dillere destan önsözü beni resmen büyüledi. Onun cümlelerinin üstüne ne söylenebilir bilmiyorum ama, düşünün, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı için feyz aldığı bir kitap duruyor karşınızda. Oğuz Atay'ın Olric'i, Sterne'ninYorick'i.. Sterne de, Don Kişot'tan esinlenmiş deniliyor ama bence Shandy daha güzel. Yazının bu kısmına kadar hala konusunu söyleyemedim çünkü bu kitap hakkındaki en zor şey ne anlattığını anlatmak. Kitabın isminden mütevellit, Tristram'ın hayatı anlatılıyor gibi duruyor önce. Aslında hayatını değil de, nasıl peydahlandığını anlatmak isteyen Tristram Shandy'nin anlatısı diyebiliriz. İlk 100 sayfada adı dahi geçmiyor, kitabın çoğunda doğmadı bile. Sürekli konuşuyor ama. Okura sevgili okur şeklinde hitap eden, arada özür dileyen, okuruyla kitap boyunca sohbet eden, zamanda bir ileri bir geri giderek, bazen önceki bir bölümü tekrar okuyup gelmenizi söylerek emir veren, bir çok şey söyleyen, hissettiren ve gösteren bir beyefendi bu Tristram! Kitapta sayısız hikaye anlatıyor ama hiçbir şeyi basitçe açıklayamıyor, sürekli anlattığı şeyden sapmalar yaşıyor, okurun beyni dallanıp budaklanan bir ağaca dönüyor. Bazen merak etmiyorsa eğer okurun bu bölümü atlayıp okumaya devam edebileceğini söylerken bazen anlatısına karşı nasıl davranacağına dair talimatlar veriyor, okuyucusuna (tahammül et, hiddete
Tristram ShandyLaurence Sterne · Yapı Kredi Yayınları · 2018368 okunma
8/10
·724 syf.··
2022 11. kitabı
Etrafımızda dönen modern hayatın gürültüsü arasında kayboluruz bazen. Bizi kendimizden uzaklaştırır, kendi içimizdeki sesi duyamaz hale getirir. Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar"ı, bu kayboluşun, bu sesleri susturan hayatın izdüşümlerini işler. Turgut'un kendisiyle ve çevresiyle olan savaşı, modern hayatın insanlar üzerindeki etkisini açık bir şekilde yansıtır. Sorgulamaları, kaygıları, anlam arayışı... Hepimizin içinde yankılanan fısıltılar bunlar. Kendimizi bulmaya, varoluşsal bir amaç aramaya çalışırken, kaybolmanın korkusu içindeyiz. Kitapta yer alan diğer karakterler de aynı sorunlarla boğuşur. Selim'in kendini ifade edememe çabaları, Olric'in Turgut'un iç sesi olarak yansıması, Süleyman Kargı'nın yapay dünyası... Hepsi modern hayatın getirdiği baskılarla mücadele eden karakterlerdir. Oğuz Atay'ın dilinde, bu tarz bir yaşamın gürültüsüne karşı yükselen bir sükunet vardır. İnsanın iç dünyasını anlatırken, dünya dağılır ve yeniden bir araya gelir. Kitapta yer alan bazı imgeler, doğanın saflığını yansıtır ve modern hayatın yozlaşmışlığına karşı bir başkaldırıdır. Bir kelebeğin kanat çırpışı gibi hafif, bir martının çığlığı gibi yalın, bir çiçeğin solması gibi acıklı semboller, doğanın özündeki yalınlığı, karakterlerin iç dünyalarındaki karmaşıklığı yansıtır. Belki de bizler yaşadığımız dünyanın insanları boğan gürültüsünde kaybolmuşuzdur. Doğayla yeniden bağ kurmak, kaybolan benliğimizi yeniden bulmak için gereklidir belki de."Tutunamayanlar", modern hayatın baskısı altında ezilen insanların sesi olur. Kendimizi bulmak ve anlamak için yapmamız gereken şeyleri anlatır. Bilemiyorum; kaybolduğumuzu anlamak, kendimizi aramamız için bir fırsat mı? Bence Selim de kendini keşfetmek için yarattı bu karakterleri. Turgut Özben, Selim’in ta kendisiydi ve tutunanlardan
Oğuz Atay
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma