İgloda kitap okumak varken iftar yemeğiyle eriyoruz. Peki bunda bir şiirsellik var mı dersiniz ? Elbette var; ilahi aşkın şiirselliği. Hiçbir kitapta bunun kadar naifini göremezsiniz mesela. Ama yine de igloyu tercih ederdim elimde Tehlikeli Oyunlar’ım.

Gülşah GÖKÇE ÇOBAN, Osmancık'ı inceledi.
 Dün 15:12 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Kitapta karakterlerin Dede Korkut karakterlerinin isimlerini almış olması beni rahatsız etti. Fazla uydurma hissettirdi. Dilinde şiirsellik oluşturulmak istenmiş ama bu akıcılığı bozmuş. Çok zor bitirdim.
Oğuzların kültürel özellikleri olaylar içinde örneklenmiş ama Kayı boyunda 'cenazeyi tabutla gömme' olayını duymamıştım.
Bu kitabı ilk okuduğumda hayal kırıklığı yaşayıp bırakmıştım. İkinci başlayışım öğrencilerime kitap okuma yarışmasına soru hazırlamak için oldu. Öğretmenlerimizin de benim de hiç zevk almadan okuduğum ender kitaplardan biri oldu.

Kendine Şair, Bir Yaz Gecesi Rüyası'ı inceledi.
 10 May 21:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap değişiyor, konu değişiyor, şiirsellik aynı kalıyor diyecektim ama onun da tadı değişiyor.

Söz konusu Shakespeare olunca
Bize de bir şey demek düşmüyor aslında.

Yapılan bir büyüyle kadın erkek ilişkilerinin nasıl değiştiğine dair bir komedi denilebilir aslında.
Şimdi bırakacağım sizi, kitap içinde geçen
en sevdiğim iki mısrayla:

"Melankoliye de söyle, cenazelerine baksın (ilgilensin.)
Soğuk suratına yer yok düğünümüzde."

F.Betül U., Tahta At'ı inceledi.
06 May 10:06 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Evet uzun süredir merakla beklediğim bir yazarla, Bahadır Yenişehirlioğlu ile tanıştığım kitap" Tahta At" oldu. Tahta At bir aile yaşamının öyküsünde ilerliyor. Olaylar birbirine girip tekrar ayrılsa da yine aynı noktada buluşuyor. Ama değişmeyen tek bir şey var o da yaşanılan her şeyin bir sonraki zamanda karşılarına çıkması. Hayat da böyle değil midir zaten?

Kitap sade ve akıcı dili ile rahatlıkla okunabilecek nitelikte. Ayrıyeten şiirsel bir anlatıma sahip. Bazen bu şiirsellik bir melodi haline bile gelebiliyor. :)

Aslında bu kitap insanın içinde yaşamış olduğu savaşı gözler önüne seriyor. Hayatımızdaki seçimlerin sonucunu ve açtığımız kapıların nereye açıldığını somut şekilde gösteriyor. En önemlisi her şey kaderden deyip insan iradesine yokmuş gibi davranıldığı sırada, 'bu yaşanılanlar senin seçiminin sonucu' olduğunu bir kez daha gösteriyor insana.

Benim için roman, olaylar içinde hayattan bir parça bulduğum, anlatılanlar içinden az da olsa bana bir şeyler katabilen bir nitelikte olmalıdır. Ve ben Tahta At kitabı ile istediğim roman kitabı türüne ulaştığımı düşünüyorum.
Hala Bahadır Yenişehirlioğlu ile tanışmamış olanlara ise bir an önce tanışmaları gerektiğini söylüyor ve bu kitabı herkese şiddetle tavsiye ediyorum. :)

Merve Korkmaz, Yolunu Kaybeden Penguencik'i inceledi.
26 Nis 10:08 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap çocuklar için yazılmış güzel bir kitap. Cümlelerde şiirsellik bulunuyor. İkileme ve söz sanatlarına yer verilmiş. Ayrıca konusu çok güzel. Resimlemeler gayet güzel. Ebeveynlere tavsiye ederim.

Emin K., Beni Asla Bırakma'yı inceledi.
24 Nis 19:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hızlı akan, çok fazla iddiası olmayan mütevazı bir roman. Özellikle yarısına kadar iyi okutuyor kendini. Temponun yer yer düştüğü, daha büyük hakikati beklerken daha küçük sonuçlarla hayal kırıklığı yaşandığı kısımlar oluyor. Ancak hikayenin kendi içindeki mütevaziliği ve naifliğinden dolayı her seferinde o kırılmalar, romanın özgün kimliğinin hanesine yazılıyor ve bir süre sonra onu o şekilde kabul ediyorsunuz, o tarza uyum sağlıyorsunuz. Bu ufak çaplı bir fırtınayı biraz hızlı esen meltem gibi yaşamak. Sanat bana göre de insan ruhunu ehlileştiren, ruhu daha da incelten bir şey ve aynı zamanda ruhu en etkili biçimde ifade etme biçimi belki de. Hakikatin örtülü ve eksik bir biçimde yansıtılması kısmı tartışılır. Ancak şüphesiz acı ve karanlık bir geleceği ancak yaşanır, katlanılır ve kaliteli kılan da şüphesiz büyük bir ruh inşasıyla olabilir.

Romanda dikkat çeken fona biraz daha değinmek gerek. Sürekli "canım çok yanıyor ama ağlamayacağım" hali var. Kathy, hayatının çalındığıyla yüzleştiğinde de dibine kadar yalnızlık ve hüzne battığında da hıçkıra hıçkıra ağlamıyor ya da çığlık çığlığa bağırmıyor. Biz bu durumlarda Kathy'i yanağından süzülen yaşla buluyoruz. Bu mütevazı ve sağlam duruş, bu ağlaklıktan uzak şiirsellik bende roman adına kalan güzel bir etkiydi. 7 sene önce çekilen filmini izlemiştim daha sonra fark ettim ve çok beğenmediğimi hatırlıyorum. Bence filme aktarılması zor olan bir roman. Çünkü hikayesi mütevazi ve ancak nesirle ifade edildiğinde kendini anlatabiliyor.

Kapakta yazan şu cümle kitap adına güzel bir özet:
"...yıkıma götüreceğini bile bile kendi kaderini kabullenenlere odaklanıyor."

kült'ablası, bir alıntı ekledi.
16 Nis 23:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yazı ne kadar saydam olursa,şiirsellik o kadar kendini gösterir...

Aşk ve Öbür Cinler, Gabriel Garcia MarquezAşk ve Öbür Cinler, Gabriel Garcia Marquez

Kadını öncelikle tanımlamak, toplumsal yaşam içindeki rolünü belirlemek doğru yaşam için esastır. Bu yargıyı biyolojik özellikleri ve toplumsal statüsü açısından belirtmiyoruz. Varlık olarak kadın kavramı önemlidir. Kadın
tanımlandığı oranda erkeği tanımlamak olasılık dahiline girer Erkekten yola çıkarak kadını ve yaşamı doğru olarak tanımlayamayız. Kadının doğal varlığı daha merkezi bir konumdadır. Biyolojik açıdan da bu böyledir. Erkek
egemen toplumun kadın statüsünü alabildiğine düşürmesi ve silikleştirmesi kadın gerçekliğini kavramamızı engellememelidir Yaşamın doğası kadınla daha çok bağlantılıdır. Kadının toplumsal yaşamdan alabildiğine
dıştalanması bu gerçeği yanlışlamaz, tersine doğrular. Erkeğin zorbaca yok edici gücü, kadın şahsında aslında yaşama saldırmaktadır. Toplumsal egemen olarak erkeğin yaşam düşmanlığı, yok ediciliği, yaşadığı toplumsal
gerçekliğiyle yakından bağlantılıdır. Bu yargımızı evrenselleştirirken enerji-madde ikilemini esas alabiliriz Enerji maddeye göre daha esastır. Maddenin kendisi yapısallaşmış enerjidir. Enerjiyi saklamak, varlıksallaştırmak için form kazanmış biçimi oluyor. Madde bu özelliğiyle enerjiyi kafeslemekte akışkanlığını dondurmaktadır Her madde formunun enerji payı farklıdır. Zaten bu enerji farklılığı; maddi formların, yapıların farklılığını belirlemektedir. Kadın maddesindeki, formundaki enerjiyle erkek maddesindeki enerji farklıdır. Kadında taşınan enerji hem daha fazla hem de niteliği farklıdır Bu farklılığı doğuran kadın formudur. Toplumsal doğada erkek enerjisi iktidar aygıtlarına dönüştüğünde maddi formlar biçimler halini alır. Biçimler tüm evrende soğumuş enerji olarak tutucudur Toplumda egemen erkek olmak, iktidar biçimciliği haline gelmektir. Taşıdığı enerji ağırlıklı olarak
form kazanmıştır. Form haline dönüşmeyen enerji azdır ve çok az kişilikte yaşanır. Kadında ise ağırlıklı olarak enerji form haline, biçimselliğe gelmez. Enerjisi akışkan halini korur Erkek formunda, kafesinde tutuklanmazsa yaşam enerjisi olarak akışkanlığını sürdürür Dondurulmamış kadındaki güzellik, şiirsellik tını kabiliyeti anlam potansiyeli bu ağır basan enerji haliyle yakından bağlantılıdır Bu gerçekliği kavramak için canlı yaşamı daha derinliğine kavramak gerekir İnsan yaşamına kadar gelen bir yaşam evrimi kısmen tanımlanabilir veya tanımlanmalıdır Öncelikle yaşamın gayesini sorgulamak gerekir Niçin yaşıyoruz Yaşam niçin kendisini sürdürüyor besliyor ve koruyor Herhalde yaşamak için beslenmek korunmak ve üremek gerekir demek cevap için yeterli değildir Bundan öteye sorulacak soru niçin ürüyoruz beslenip korunuyoruz Denilecek ki yaşamak için O zaman kısır döngüye düşmüş oluruz Kısır döngüye düşmek cevap değildir İnsana kadar bir enerji biçimi olarak evrimleşen gelişen zihniyet seviyeleri anlama olgusunun cevap için bazı ip uçlarını verebileceğini gösteriyor Evrenin insana kadarki evrimi hep gelişen bir anlam gücünü gösteriyor Evrendeki gizli veya potansiyel gerçeklik sanki hep açığa çıkmak anlamak ve anlaşılır

OKUNMUŞ KÜTÜPHANE, Yedi Güzel Adam'ı inceledi.
02 Nis 13:28 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Elimde Cahit Zarifoğlu'nun Yedi Güzel Adam isimli kitabı, karşımda televizyonda Yedi Güzel Adam dizisi. İyi denk geldi. Aslında Cahit Zarifoğlu'nu bu diziyle tanımış olabilirim. Dizilerin belki de tek faydası.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Şiirler -her zaman söylerim- ruhunuza dokunuyorsa anlamlıdır. Şahsım adına diyorum ki, anlayamadığınız satırlar nasıl ruha dokunabilir. Sadece şiirsellik yeterli mi?
Cahit Zarifoğlu'nun bu şiir kitabını bu sebeplerden pek sevmedim. Şiirlerin birçoğunda kapalı, yoğun bir anlatım var. Ancak bazı satırların altını yine de çizmek isteyeceksiniz.
Yani genel manada kesin okuyun diyeceğim bir şiir kitabı değil. Bu belki de şairin benimsediği edebi akımdan kaynaklıdır. Ancak aynı akımda başka şairlerin şiirlerini daha çok sevdim, bu da bir gerçek. Fakat ruhunuza dokunacak satırlar belki de bu kitapta.
133 sayfadan oluşan bu kitabı okumakla belki ancak 2-3 saat kaybedersiniz. Zira şiir kitabı olduğu için hızlı gidiyor.
En azından şairi tanımak için okuyun. İyi okumalar.

http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com

Türkan Erdizci, Resimde Görünmeyen'i inceledi.
28 Mar 16:39 · Kitabı okudu · 33 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kırk denemenin bir arada toplandığı kitapta Ali Ural, anlatmak istediklerini öncelikle hikayeleştiriyor, denemelerin sonundaki gazete haberleriyle denemeyi tamamlıyor. Zaman zaman karşımıza çıkan şiirsellik kitaba daha zarif bir hava katıyor. Engin Turgut'un "evlerin içine bile yağan bir yağmurun şairi" olarak tanımladığı Ali Ural, "Zamanın makası, yerle göğü birleştiren milyonlarca ince ipi birden kesiverir ve yağmur diner." sözleriyle dinen yağmurları sadece evlerimizin içine değil gönlümüze bile tekrar yağdırmayı başarıyor.
Kitap içeriği o kadar zengin ki hepimizin bildiği çizgi film karakteri Micky Mouse'dan, Saniyenin Üç Milyonda Birinde, Kaybolan E'ye ve tabii ki ölüme kadar hayatta karşılaşılabilecek her türlü konuyu ele alan Ali Ural okurken çok şaşıracağınız konulara da yer veriyor. Okurken dinleneceğiniz bu kitabı tavsiye ederim.