"Baudrillard aynadaki, videodaki, fotoğraftaki izlenimlerimizin ölü ikizlerimiz olduğunu söylüyor. Ölü ikizlerimize de aslında bizde var olmayan meziyetleri yüklemek daha kolay geliyor. Aynı ebeveynlerimizin sürekli bizden daha fazla şey bekleyip bizi şekillendirmeye çalışması gibi biz de yansımalarımıza aynı özeni(!) göstermekten geri durmuyoruz. Bu yüzden sürekli ve sürekli ölü ikizlerimizi süsleyip püsleyip paylaşıyoruz, çünkü izlenimlerimiz bizden daha iddialı." (Uygar Özdemir, Simülarklar ve Simülasyon Çerçevesinde Günümüz Youtube Camiası)
Düşünce
Sineklerin Öteki Tanrısı ve Simülasyon Teorisi
Çoğu İnsan İyidir kitabının yazarı tarihçi Rutger Bregman, kötümser olan insanların bilge olarak kabul edilirken, İyimser olan insanların naif, saf olmakla eleştirilmesinden yakınıyor ve ekliyor: Gerçek Sineklerin Tanrısı hiç de sanıldığı gibi değildi. Bu argümanını temellendirmek için de 1966 yılında ıssız bir adaya düşen 6 lise öğrencisinin başından geçenleri anlatıyor. Sineklerin Tanrısı kitabında bahsedilen hikayeye benzer şekilde, öğrenciler kimsenin yaşamadığı, insanlardan bir hayli uzak dağlık bir adaya düşerler. Fakat hikayenin devamı kitaptan oldukça farklıdır. Çünkü kitabın aksine, bu 6 genç birbirleriyle yardımlaşarak, dayanışma içinde yaşamlarını sürdürürler. Yemeklerini paylaşırlar, liderlik yarışına girişmezler, eşit oranda çalışırlar ve hatta birisi yaralandığında onun istirahat etmesine izin verirler. İşin ilginç yanı ise bizlerin gerçek hikayeye değil, bir romana referans vererek insan doğası hakkında tartışmalar yürütmemiz. Bu noktada gerçek olmayanın gerçeğin yerini almasından bahseden, simülasyon ve simülarklar üzerine yazan Baudrillard'ın ne kadar haklı çıktığını görmekteyiz. İnsanların yardımsever, dayanışma yanlısı yanını gösteren gerçek hikayedense, insanların vahşi, saldırgan yanlarını gösteren romanı gerçeğe daha yakın görüyoruz. Kısacası gerçek olmayan gerçeğin yerine geçiyor. İnsan doğasının iyi mi yoksa kötü mü olduğu yönündeki tartışmayı salt teorik, felsefi bir sorun olarak görmemeliyiz. Çünkü politik ve ekonomik kurumlarımız, insani ilişkilerimiz insan doğasının ne olduğu yönündeki inancımıza göre şekilleniyor. Thomas Hobbes, Leviathan kitabında otoriter rejimleri överken, bu düşüncesini insanların özünde kötü oldukları yönündeki inancı ile temellendiriyordu. İnsanların özgürlüğünü kısıtlayan pek çok yasanın kaynağında da insan doğasına
Felsefe-Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tür Tür Favori Kitaplarım
Zaman zaman kitap önerisi isteyen arkadaşlarım oluyor. Ben de refleks olarak hemen 1K'de okuduğum kitaplara göz atıyorum uzun uzun. Bir süre sonra yorucu ve zaman alıcı olan bu duruma karşı "ne yapmalı" düşüncesiyle bir süredir aklımda olan bu listeyi yapmaya karar verdim. Şimdiye dek okumuş olduğum 370 kitap içinden benim için türlü yönlerden daha kıymetli olanları aşağıda yer alıyor. * Kitapların yanındaki sayılar, kitapların 10 üzerinden benden aldığı puan değerleridir. ROMAN (YERLİ) Matmazel Noraliya'nın Koltuğu 9 Yalnızız 10 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu 9 ‌Kara Kitap 9 https://1000kitap.com/kitap/benim-adim-kirmizi--180246 10 Huzur 9 Saatleri Ayarlama Enstitüsü‌ 10 Kinyas ve Kayra 9 Daha 9 ‌Azil 9 Az 10 Ziyan 8 Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra 8 Sinek Isırıklarının Müellifi 10 Bizim Büyük Çaresizliğimiz 8 ‌
Edebiyat