1000Kitap Logosu
128 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Suzan Defter    Ayfer Tunç'un Taş-Kağıt-Makas adlı öykü kitabında yer alan öykülerden biridir, Suzan Defter. Daha sonra tek başına bir roman haline getirilip 2011'de Can Yayınları tarafından yeniden basılmıştır.    Kitabı okumaya başladığımızda bizi tuhaf bir sürpriz karşılıyor. Eser, Ekmel Bey ile Derya Hanım'ın garip bir şekilde tanışmasıyla kurgulanıp bu kurgu her ikisinin de tuttuğu defterlerin satırlarından oluşturulmuş. Günlük ya da sohbet tatdında bir okuma sunulmuş. Okurken bitmesini istemeyeceğiniz nadir bir eser.    Eserin isminin Suzan Defter olması, okuduktan sonra sizde tatlı bir hava bırakıyor. Çünki Suzan, adıyla bir karakteri oluşturuyor ve esere adının verilmesi çok hoş bir ironi olmuş.    Ayfer Tunç'un okuduğum ilk eseriydi ve külliyatını okumam için beni ikna edebildi. Sizde daha önce Ayfer Tunç'un kalemiyle tanışmadıysanız Suzan Defter ile başlayabilirsiniz.    ALINTILAR: * "Bir kadın birdenbire günlük tutmaya başlamışsa, ya âşık olmuştur ya terk edilmiştir" demişti Suzan. Defterler evinde dağ gibi yığılmıştı. Hepsi abimi unutmak için. * Adımın bir öneminin olmadığını ben de biliyorum. Ama şu satırları yazan ele sahip vücut bir ad taşıyor. Ad vücudu var kılar. * Eski bir şiir kadar hüzünlü olmak istiyorum sadece.
Suzan Defter
8.5/10 · 6bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
Her sabah aynada karşıma çıkan umutsuz, neşesiz,hevessiz ve ölgün yüze karşı sadece derin bir acımayla, başkalarının esirgediği merhametle bakıyorum. Kendine acımaya başlayanların ileride neler yapabileceklerine dair kaygı verici fikirlerim var ve bunları bilmek bütün neşemi kaçırıyor. Bir şansım olsaydı hepsini unutmak isterdim; geçmişi, kendimi, bütün yaş günlerimi. Kendime acıyorum ve bu bir marifet değil, tepetaklak düşüş.
Nisyan, unutma ve gaflet manalarına gelir. Sözcük dilimize Arapçadan girmiştir. “İnsan, nisyan ile maluldür” derler, yani, insan unutur. Unutmak olumsuz olarak algılanır. Oysa “İnsanın hatırlamak kadar unutmaya da ihtiyacı vardır.”
Bize Bir Mağara Çizin,
Bize Bir Mağara Çizin,
Hüseyin Hakan
Hüseyin Hakan
31 Mayıs 2021 öğle sularında okuma alemine gözlerini açtı, okuruna, satır aralarıyla, sözleriyle, rüyalarıyla selam verdi 81 il ve sınırlarında, köy, kasaba demeden yol katetti, güzel manzaralarda yer aldı, fotoğraflarda, alıntı paylaşımlarında, hastalara reçetelerle tavsiye edildi, üzerine düşülen notları çok ama çok sevdi Kitabın açılış, ilk söz ve son sözlerine gelecek olursak; Vaktiyle, Hz. Musa'nın halkı " Yorulduk!" demişti. Yorulmak nimetti. Bilmediler. Tanıdığım hiç kimse Marco Paşaya derdini anlatmadı. Anneme... Merhametini üzerimden esirgemeyen ikiz kardeşime, Hasan'a... On üç, sıfır dokuz, iki bin yirmi. Van diyerek selam veriyor okurlarına Kitabın adı nereden gelir Van kütüphanesi, gençlere ilham veren konferanslar serisini izleyenler, şimdi izleyecek olanlar duymuştur, yazar gelen konuklara " Bize bir mağara çizin" sorusunu yöneltmekten büyük keyif alırdı (gelen cevaplarda paha biçilmezdir), çokça zikretmesinde varmış bir hikmet Peki yazarın mağarası neydi Kendiyle söyleşirken, sohbet ederken, aklına katılan, fikir beyan ettiği, bu böyle olmaz dediği, bu gidiş nereye diyip durduğu, sonra bir yol bulduğu, herkesten bir hikayeye yer verdiği, zaman( gecenin üçüde olabilir) sınırsız, mekan( uçak, sokak, pastane, rüya) çeşitli, dilin kıvraklığını, kendi üslubunu, samimiyetini yazılarına yedirerek, okuru da dahil ederek tüm bu olup bitenlere, selimlerden, düşünenlerden, önce kendinden başlayarak her şeye, harekete geçmeye, hayatı ve ölümü hatırlamaya davet ediyor Kitapta adı geçen Filmler Sevginin Gücü(1994 Fransa yapımı) Avare (1964 Sadri Alışık) Şarkılar, türküler Gelsin Hayat Bildiği Gibi (Ceza ve Sezen Aksu) Benim Yarim Gelişinden Bellidir (Zeki Müren) Bir Aşk Hikayesi (Kayahan) Eklemek yaparsak Derinden (Barış Diri) İstanbul Kanatlarımın Altında (Tuluyhan Uğurlu) Mekanlar Yıldız Sarayı/ Küçük Mabeyn Köşkü Kahveciler Sokağı Her okurun beğendiği ve keyif aldığı yazılar vardır kitapta bizimkiler bunlardı; Ev Ödevinde ; Şimdi Gam Vaktidir, Yarım Tamdan Büyüktür Rüyalar da İnsandır da; Ferman Padişahın Rüyalar Bizimdir, Gevrek Partisi Müsvettede; Öyleymiş, Gidişi Taşralaştırmak, Hataların Ardı Kitap dair yapılan İlk söyleşi izdiham.com/huseyin-hakan-bize-... İbrahim Varelci sorularıyla İlk radyo yayını Trt radyo gecenin içinden programı Yayınlanan inceleme yazıları mustafaucurum.blogspot.com/p/posta-kutusundan.... Son ve derinlikli inceleme izdiham.com/tuba-yavuz-bize-bir... Yazarın yayınlanan yazılarından bir demet; mevzuedebiyat.com/mevsimlerin-rengi/ Ölüm, yaşanmış ile bir daha asladır. Tekrarı mümkün olmayan ile belki bir gündür, var ile yoktur. Anlayacağımız, ölüm, mevsimin en ciddi rengidir. Bunları sıkça hatırlayacağız. Sonra?.. Sonra, saniyede dört yüz altmış beş kilometre hızla dönen koca dünyayı düşünüp kendi mevsimimizin rengini de tayin edeceğiz: Madem Titanik’ten halliceyiz, batarken de fiyakalı batacağız. Sermayesi buz olanlardan alışveriş yapacak, mevsimlerin renklerini ıskalayıp geçmeyeceğiz. Kütüphanemize, kendimize döneceğiz. Yıllarımız da dağınık kalmayacak, paketleyip hediyeleşeceğiz. ruhunakitap.blogspot.com/2020/12/unutmak-ist... Feribe, her şey durulduğunda acısı dinmeyen o yumruk büyüklüğündekini kurtarmak, şakaklarının arasına yerleşen kıvrımlı saksıyı çalıştırmak, içine çiçekler ekmek zorundasın. Ayağa kalkacaksın. İçinden yükselen bir sesle, hem de kendinden başkasına benzemeyen bir sesle, olanı biteni itiraf edeceksin. Son yayınlanan öyküsü izdiham.com/huseyin-hakan-dokun... Huzursuzluğum havaya karışıp annemin burnuna doluşmuş olacak ki bir ara göz göze geldik. Her hüsranımda onun omuzlarına yıkıldığımdan, en güzel yalanları kendime uydurup önünde sonunda ona döküldüğümden un ufak oluşuma annem şahitlik ederdi. Yeryüzünün bütün yükleri üzerime birikmişti sanki. Çığlığımı ve hıçkırıklarımı iki elimle ağzıma tıkadım. Ağladım. Çok ağladım. Geberinceye kadar kustuğum bu toprağın altında Yusuf var. Anlatabilsem ne güzel dinlersin, biliyorum anne. Bende de ne güzel anlatamam ama! Küçük bir niyet belki de gerçek olur " Yazarın bir bloğu olsa mağaralarını( kitap inceleme yazılarını da severiz) okumak için her cumartesiyi iple çeksek" birde yolları
Edebifikir
Edebifikir
le bir kavuşsa, yazılarıyla orada da buluşsak ne de güzel olurdu Umarım diyeceğiz, umarım yeni yazılarla, kitaplarla yine yeni yeniden buluşmak umudu ve duasıyla Selametle kalın, hoşça bakın kendinize
" Bazen o kadar hayal kırıklıkları yaşarız ki incinmedik hiçbir yerimiz kalmaz. Kaybettiklerimizi ararız fakat atı olan üsküdar'ı çoktan geçmiştir. Kırık bir tekne misali beyhude bir çırpınıştır bizimkisi. 'Kimseye kırgın değilim.' deriz ancak içimizdeki fay hatlarının harekete geçmesini engelleyemeyiz. Unutmak ve affetmek isteriz fakat bunu her yaptığımızda kahrolası bir vefasızlık karşımızda dağ gibi durur ve vazgeçmeye yelteniriz. Şiirlerimiz hüzün kokar, mısralarımızda isyan akar. Ancak bunun bize bir faydası olmadığını kafamıza dank edince anlarız..."
LETHE Öç tanrıçası Eris'in kızı olan Lethe'nin adı unutmadır (nisyan). Ölüler ülkesinde Lethe'nin ismini verdiği bir kaynak bulunuyordu. Ölüler ülkesine giriş yapan ölüler geçmişte yaşadıklarını unutmak için bu kaynağın suyundan içiyorlardı. Ölüler ülkesinde yaşayan ruhlar da yeryüzündeki hayatlarına başlamadan önce bu kaynaktan içiyor ve ölüler ülkesindeki deneyimlerini unutuyorlardı. Aynı isimli bir başka kaynak da Boiotia'daki bir kahinlik merkezinde bulunuyordu. Lethe kaynağından içenler geçmişi unutuyordu, buna karşın aynı yerde bulunan bir başka kaynağın; Mnemosyne'nin suyundan içenler ise unutulanları hatırlıyorlardı. THEROMODON (TERME ÇAYI) Karadeniz'in Güney kıyılarında yani Pontus-Auxinus'eda bugün Çarşamba ve Ünye olarak bilinen yerlerin arasında yer alan sahile Theromodon adı veriliyordu. Burası savaşçı kadın topluluğu Amozonların vatanı olarak kabul edilmektedir. Herakles, kendisine verilen on iki görevden birisi olan Amozonlarla burada çarpışmış ve kraliçeleri Hippolyte'yi katletmişti. Savaş tanrısı Ares'in kraliçe Hippolyte'ye armağan ettiği kıymetli kemer böyşleve Herakles'in eline geçmişti.
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.