Faulkner’ı okumaya çok geç olsa da Ses ve Öfke kitabıyla başladım. Kitaba başlar başlamaz Faulkner’ın tarzından çook sevdiğim Vüs’at O. Bener kokusunu aldım diyebilirim. Bazı yazarlara/kitaplara geç yeltenince daha da zevkli okunuyormuş. Müthiş.
Bana Akdeniz Sürgünü kitabındaki çaresizliği anımsattı.
“Yokluğunun yarattığı boşluğu doldurma telaşıyla varlığının da tadına varamıyorum.”
“Çünkü varlığın hep yokluğunun kuşatması altında ve bu sürekli yineleniyor.”
Yalnız seni seviyorum, bir tek seni seviyorum. Biliyorum benim değilsin. Senin üzerinde hiçbir hak hukukum yok, gençliğini de heba etmeye hiçbir hakkım yok... Biliyorum bütün bunları, biliyorum... Fakat sensiz de duramıyorum.
Yeni kitap alayım derken evde henüz okumadığım pek çok kitap olduğunu fark ediyorum ve hemen kendime gelip yeni kitap alıyorum.
instagram.com/reel/CjN71ZLriQ...