Gömülü Dev, fantastik öğelerle zenginleştirilmiş lirik bir aşk, macera ve kahramanlık romanı. Evet fantastik; çünkü içinde hayal mi gerçek mi belli olmayan kahramanlar, varlıklar var. Aşk mı; evet. Bir ömür yan yana yürüyen insanların derin bağlılıkları var. Macera mı; evet. Uzun bir yolculuğun her noktasında heyecan, merak, korku ve kahramanlık var.
Herkesin her şeyi unuttuğunu ya da çok az hatırladığı bir sis. O sisin silikleştirdiği anılarda yol almaya çalışan kahramanlar... Bir kültürün tüm kült anılarını, hikayelerini, mitlerini bir gergef gibi iç içe işleyen bir hikaye. Hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği ama keşkeler de dedirten bir yol hikayesi.
Merak ediyorum acaba unuttuklarımız bizim ‘aşk’ ımızı artırıyor mu? Hatırladıklarımız da aşk’ı azaltıp öldürüyor mu? Aslında yazarımızın da aradığı ve cevabını merak ettiği ana soru bu: "Acaba bu sis kalktığında ve bize hatıralarımızı geri verdiğinde; beni aynı şu anki gibi sevecek misin?" Sorusunu sorma sebebi de bu merak sanırım.
Biraz yol ve yolculuk bağımızı güçlendirdiği gibi zamanla derinlere gömdüğümüz anı ve korkularımızı canlandırdığı bir gerçektir. Ondan doğru yol ve doğru yol yarenleri seçmek lazımdır. Bazen ortaya çıkan hakikatler yolu ve yol yarenliğini zora sokabilir. Kendi yolculuğunu da yol yarenliklerinizi de yaşayabileceğiniz, bir unutma-hatırlama korkusu, ümidi yaşayabileceğiniz bir okuma fırsatı sunuyor bize yazar.
Üzerinize kalın bir battaniye, heybenize biraz azık koyun ve okuyun.