• İnsanı İnsan Yapan İmanıma Bismillah…
    Ölümsüzlüğümün İlahi Fermanı, Ruhumun Gıdası Vahiyden,
    Nur Dağının Eteklerinden Süzülen Gözyaşımdan Sor Beni…
    Sevrin Yamaçlarındaki Taşlara Dökülen Terimden Sor Beni…
    Kabenin Azametinin Önünde Edebinden Boyunu Uzatamamış
    Revaklardan Sor Beni
    Hicaz Demiryolunun Medine İstasyonundaki Raylarına Sarılmış
    Keçelerinden Sor Beni…
    Mahzun Ayasofyanın Üç Tekbirli Mihrabından Sor Beni…
    Sakaryanın Sırtına Vurulmuş Mühründen Sor Beni…
    Asırlarca Kimsenin Göremediği Ninemin Al Yazma Altındaki
    Telinden Sor Beni…
    Ben Doğmadan Semerkantta, Buharada Duam Yapılmış,
    Dedem Korkut Elindeki Kopuzdan Hoca Ahmet Yesevi Dilinden
    Türküm Yazılmış…
    Bakma Şimdi Camilerimin Boş Kaldığına,
    Fıratın Suyunda Abdestimi Alır, Namazımı Tuna Kıyılarında Kılardım.
    Her Girdiğim Şehri Yanık Sesimle Süsler,
    Her Aştığım Dağın Zirvelerinde Habeşli Bilal Olur Çınlatırdım Gökleri…
    Kah Çelebi Hasan Olup Kanatlanırdım Göklere …
    Kah Hacıbayram Olup Secdelerde Yükselirdim Miraca…
    Efendi Olmak İçin Değil…
    İki Cihan Efendisine Bende Olmak İçin Tükettiğim Ömrümden Sor Beni…
    Sor Ki Kazancım Rıza Olsun… Tahtlar Taçlar Değil…
    Maide Suresinin 54. Ayetinden Sor Beni…
    Sor Ki Abdulkerim Satuk Buğra Han’ In Ruhu Dinlensin…
    Asırlara Sığmayan Yorgunluğumu Dede Efendinin Gülnihalinde,
    Itrinin Tekbirinde Dindirdim Asırlarca…
    İmam Buhari Işık Oldu Yürüdüm. Susadıkça Yunusun Mısralarını İçtim.
    Acıkınca Mevlananın Aşk Sofrasına Oturdum.
    Kah Kal’a Oldum Savundum Adaleti…
    Kah Türbe Oldum Ölümü Öldürüp Yeşerttim Ümitleri…
    Düşmanımın Bile Çekinmeden Oturduğu Sofralarıma Sor Beni…
    Yüreğimde Pişen Tarhanaya, Ayran Aşına Sor Beni…
    Arkadan Vuranlara Bile,
    Misafirse Dokunulmaz Diyen Töreme Sor Beni…
    Kardeşlerime Nasıl Ağabey Olduğumu,
    Yaban El Değmesin Diye Medine Müdafaasında
    Canımı Nasıl Verdiğimi Bilen Çöllere Sor Beni…
    Dahası Kardeşi Kardeşe Düşürten İngiliz Lavrensden Sor Beni…
    Hürriyet Mi Dedin?
    Asırlardır Şehirlerimde Hürce Yaşayan Kiliselerden,
    Havralardan Sor Beni…
    Her Renk Rengim, Her Dil Dilim Olmuş…
    Irkçılığın Giremediği Yüreğim Ben…
    Alınıp Gücenmesinler Diye Her Irk Irkım Olmuş….
    Kim Olduğumu Merak Ediyorsan Kafkas Kartalı Şeyh Şamilden,
    Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübiden Sor Beni…
    Barış İçin Deyip Savaşlarda
    Çoluk Çocuk Kadın İhtiyar Demeden Öldürenler Anlayamazlar Beni…
    Var Git Çanakkaleden… Anzak Askerden Sor Beni…
    Beni Terörist, Potansiyel Suçlu Diye Yoketmek İsteyenler Bilmez…
    Onlar Zevk İçin Öldürürler.. Bense Diriltmekten Zevk Alırım…
    Onların En Haklı Savaşları Bile Ölmemek İçin Öldürmektir..
    Bense Savaşlarda Öldürmemek İçin Ölürüm…
    Şehitlerimi Ağırlayan Topraktan Sor Beni…
    Her Adımda Barış İçin Yaşayan İnancımdaki Selam’a Sor Beni…
    Kadını Bir Meta Gibi Kullanan Feministlere Değil
    Evlerimizin Hakanı Ayşelere Sor Beni…
    Kendi Hakkından Başka Hak Tanımayan Özgürlükçülere Değil,
    Yaradılanı Severiz Yaradandan Ötürü Diyen Yunuslara Sor Beni…
    Beni Sarhoş Edip Mağlup Edeceğini Sananlara Değil..
    Gece Yarılarında Yüreğindeki Tevbeleriyle Af Güneşini Bekleyen
    Meyhanelerdeki Bişr-İ Hafilere Sor Beni…
    Gençliğimi Elimden Almaya Kalkışanlara Değil..
    Nefsini Rabbine Adamış Nazenin Genç Hafızlara Sor Beni…
    İlmi Bir Sulta Yapanlara Değil…
    İlmi, İrfan Yapacak Hür Düşünceli Gençlere Sor Beni…
    Artık Uyuyorlar Diye Sevinen Düşmanlarıma Değil..
    Seherlerde Uyanık Zakirlere Sor Beni…
    Beni Taklidi İmanın Tehlikelerine Atanlara Değil…
    Tahkiki İman İçin Çırpınanlara Sor Beni…
    Mağlubiyetimi Zafer Sayanlara Değil.. Uhud’a Sor Beni…
    Uhud’da Hala Yaşayan Hamza’ya.. Mus’ab’a Sor Beni…
    Beni Daha Da Merak Ediyorsan Sevgilinin İnanıyorsanız
    En Güçlü Sizsiniz Fermanına Sor Beni..
    Beni Hadi Canım Sende Geçti O Günler Diyenlere Değil,
    Zor Da Olsa Nasıl Kalktığımı, Düştüğüm Yerlerden Sor Beni…
    Sor Beni …
    Öldüm Zannedip Keyflenenler Bilsin Ki;
    Vakit Saat Gelince,
    Terörist Değil Amma Bir Fatih Çıkar Genç Mi Genç…
    Beni De Kurtarır Senide… …

    Haşim AKTEN
  • Merhabalar değerli inceleme okuyucuları ..uzuun bir aradan sonra yine bir inceleme ile karşınızdayım efendim.. öncelikle belirtmek isterim ki bu inceleme bol miktarda şahsi kanaat ve eser miktarlarda spoiler içerir.. zaten spoiler vermeden kitap inceleyebilenlere helal olsun :) bence olmalı.. tabii ki tadında.. kendim de bu tarz incelemelerden azami derece faydalandığım gibi kritik alıntıların da ciddi takipçisiyim..

    Sunay Akın’ın kitaplarını bu sitede farkedip alıntılar hoşuma gittikçe bi kaç kitabını listelerime ekleyip zamanın birinde almıştım nitekim.. her kitabın bi okuma zamanı vardır düşüncesi ve KİTAP SENİ ÇAĞIRIYOR moduna can-ı gönülden inandığım için bu kitabı şimdi okumamın da üzerimde güzel etkileri oldu tabii ki.. en büyük etkisi ise o sohbet havasında tabiri caizse ota koka yazılan eğlenceli bi kaç sayfalık malumat dolu yazılar, okuma konusundaki üzerimdeki rehaveti attı sayılır.. evet bi kaç sayfalık yazılar.. neler yok ki içinde.., kravatın tarihçesi mi yok, şemsiyenin hatırlattıkları mı yok, Galata Kulesi, İstanbul simitçileri vs vs. İstanbulla alakalı pek çok malumat.. Sunay bey nezle olmuş yazı yazmış, yağmurda şemsiyesiz kalmış yazı yazmış, vapuru kaçırmış yazı yazmış.. bir de onunla yetinmemiş şemsiyenin tarihçesi ne olaki ya da şemsiye ile alakalı kim ne şiir yazmış ki, ya da nezleyken nezleye kim neler yazmış falan fıstık araştırmış da araştırmış :) Zaten malumatfuruşluk konusunda İlber Hoca 1, sanırım Sunay Akın 2 :) daha başka biri varsa da şimdilik ben bilmiyorum cahilliğime verin :)
    Ama en çok da şiir var şairler var, dönüp dolaşıp kız kulesinin kafeterya olarak kiralanışına saydırmak var ve de tabii ki kitabın adından da belli olduğu gibi Nazım Hikmet var.. Bolcana.. Aslına bakarsanız ben kitabın adından daha başka bir şey anlamıştım, kitabı alırken de o yüzden almıştım ama içerik tamamen farklı çıktı..
    Mesleki anlamda Nazım Plan imar planlarında ve yönetmeliklerde hep okuduğumuz bi kavramdır.. Nazım plan demek 1/5000 lik harita ölçeğinde şehir veya bölge planlamaları demektir ve 1/1000 lik dediğimiz uygulama imar plan ve parselasyondan öncesidir yani.. şimdi tam da burda Nazım ne demek o zaman diye sormak lazım kelime anlamı olarak değil mi.. onu da söyleyeyim;
    Nazım yani ‘’1. Düzenleyen, tanzim eden. 2. Manzum yazan.’’
    İşte bu kitaptaki nazımdan kasıt benim anladığım gibi imar planı değil Nazım Hikmet’in ta kendisidir..
    Her yazıda dönüp dolaşıp farklı konularda neler yaptığı ne şiir yazdığı vs var.. kitabın en başında da atalarının Osmanlı topraklarına ilk nasıl geldiği anlatılıyor tabii ki.. en çok da her konudan buna şemsiye ve kedi de dahil kadınlarla olan duygu ve düşüncesi ilgi alakasını okumak ara ara hayli güldürdü beni doğrusu :) her konudan Nazım Hikmete bağlanmak ve her konuda ideolojik görüşünü vurgulamak peki ne kadar gerekli?? Bence çok gereksiz ve sıkıcı ve 7 puan vermeme en büyük sebeptir efenim.. hele de uyduruk kaydırık şiir diye yazılmış dizelerin ünlü biri yazdı diye göklere çıkarılması inanın çok abes.. o dizeleri şu yazmış demeseler inanın çoğu insan bu ne saçmalamış der okuyunca.. Kendi kanımca düşünce ve ideolojisini ünlü biri üzerinden anlatmanın ve o isimle güçlendirmeye çalışıp varlığını ispat etmeye çalışmak bir nevi bağnazlık.. hiç düşüncesi olmayan birinin her lafında Atatürk de şöyle demiş, Nazım da böyle demiş diye sürekli o isimleri zikretmesinin bende bıraktığı etki maalesef bu.. kemikleşmiş bağnazlık.. varlığını göstermeye ve büyütmeye çalışma ve şahısları ilahlaştırma..

    Sunay bey bir yandan da gerçekten eğlenceli biri diye de düşündüm bazı bölümleri okurken gerçekten güldüm çünkü.. Hezarfen Ahmet Çelebi bölümü, şemsiye ve İstanbul simitçileri bölümü ve Nazım ın kedi muhabbeti kısımlarında.. extra bir bilgi ise kitabın sonunda kendi gezilerinden biriktirdiği oyuncakların sergilendiği bir de oyuncak müzesinin fotoğrafları da vardı.. ve Niyazi Gül dörtnala filminde Ata Demirer ile bi kitap imzalama sahnesi de vardı Sunay Bey’in çok güldüğüm, belki izleyenler hatırlar veteriner prof Niyazi Gül ‘HAYVANLA HAYVAN OLMAK' kitabına sıfır ilgi ile otururken Sunay Akın vızır vızır kitap imzalıyordu.. bir kitabı daha var elimde Sunay beyin Ay Çöreği ve Deniz Yıldızı diye onun yazım tarzı da bu ise sanırım okuyacağım son kitabı olur.. malumatfuruşluk , hoş sohbetlik falan da bir yere kadar değil mi ama :) fazlası bi müddet sonra gevezelik etkisi yapmıyor mu sizce de.. bence yapıyor..
    Başta dediğim gibi bu benim şahsi kanaatim olup okuyacak olanlara ve bu tarzı sevenlere keyifli okumalar diliyorum efendim.. kalın sağlıcakla..
  • "Bir Türk şehrinden bahsedip de Evliya Çelebi'yi hatırlamamak kabil değildir. Cetlerimizden iki kişi vatan haritasını benimsemişlerdir. Bunlardan birincisi Mimar Sinan'dır. XVI. asır Türkiye'sini onun eserlerinden bulmak daima mümkündür. İmparatorluğun bu dehadan payını almamış pek az büyük şehri vardır. O kadar ki Sinan denilince gözümün önünde son derece nisbetli yontulmuş bir mücevher dizisine benzeyen irili ufaklı binalar, tâ Macaristan içerisinden başlayarak Akdeniz'e ve Basra Körfezi'ne kadar iner. İkincisi başlı başına bir vatan aynası olan Evliya Çelebi'dir. Bu ayna bazen ufak ilâvelerle, fakat daima aslın büyük çizgilerine sadık kalarak, bütün XVII.asır Türkiye'sini verir."
    Ahmet Hamdi Tanpınar
    Sayfa 14 - Dergah Yayınları
  • Gördü ki bu dünya bir boş mekandır
    Su üstüne kurulmuş bir binadır
    Ahmet Şimşirgil
    Sayfa 201 - Timaş Yayınları
  • Ahmet hocamızın muazzam, hafif anlatımıyla okuduğum ve okumaya devam edeceğim Devletli Sultanlarımızın hayatlarını, fikirlerinizi ve seferlerini anlatan güzel bir kitap kitap Çelebi Mehmet’e kadar gelmekte devamı, diğer seride. Okumak için sabırsızlanıyorum şimdiden.
  • Hezarfen:yani hatun bazen haddinden fazla salaklaşıyorsun. Tarihe geçeceğim diyorum sana. Bütün ansiklopedilerde resmim olacak. Altına da altın harflerle Hezarfen Ahmet Çelebi diye yazacaklar.
    Karısı:bence sen kuleden aşağı kafa üstü düşeceksin ve mezar taşına da Hıyarfen Ahmet Çelebi yazacaklar. Ananın britanikasına da resmini yapıştıracaklar. Allahım benim kocam neden ihracatçı değil? Niçin kendisini helikopter zannediyor?