6/10
·235 syf.··
2026 15. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:46
İlk hikayenin ilk sayfaları hatta ilk cümleleriyle beraber kitabın tarzı ve şekli kafamda oturdu. Bu ilk hikayeleri sevmiş, onlarla kendimce bir bağ kurmuş olsam da sonraki hikayelerin neredeyse hiçbiri bana geçmedi. Bu tamamen kişisel bir kavram ama herhangi bir bağ, bir yakınlık hissedemedim ve sevemedim. Kimi hikaye güzeldi kimisi çok ucu açık veya bana göre anlamsız bitti. Kısaca kötü bir kelime oyunu yapmam gerekirse Memnun Kalmadım. Bu arada her ne kadar sokak jargonu bu olsa da kitabın içinde fazlasıyla argo ve küfür bulunuyor, bundan rahatsız olurum diye düşünen olursa önden bilgisi olsun.
Memnun KalırsınEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 2023591 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 247. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:16
Olay ağırlıklı ilerleyen romanda psikolojik tahliller, betimlemeler pek yer tutmasa da, karakterler gerçekçi bir şekilde kurgulanmıştır. Özellikle Zerrin karakterinin kullandığı argo kelimeler ve ifadeler yazarın bilgi birikimini ve dil kullanım gücünü ortaya koyar. Öte yandan kitabın “Birbirinden Doğan Kadınlar ve Romanlar” başlığını taşıyan, sonsöz niteliğindeki bölümde, birçok yazarın bilinmeyen eserlerini yayına hazırlamış olan Serdar Soydan bazı dikkatlerini okurla paylaşmaktadır. Tefrika yazan yazarların pek çok eser verdiğinin altını çizen Soydan, Suat Derviş’in benzer temalara odaklandığını belirtmiş ve Şoför Mustafa’nın nüvelerinin yazarın diğer karakterleri olan Sürücü Mustafa ile Kanlı Mustafa’da bulunduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Derviş’in karakter kurma gücüne de değinir: “Suat Derviş’in Nazlı’dan Melek’e, yani 1937’den ’64’e kadar kaleme aldığı romanlarda yer alan fakir, kendisini var etmeye çalışan kadınları da birbirlerinden doğmuş gibidir. Ana karakterlerin başlarından geçenler, attıkları adımlar, arzu ettikleri, bu uğurda göze aldıkları benzerdir. Belli ki kadının bazen daha iyi bir yaşam, bazen sevilmek, arzu edilmek uğrunda bir maceraya atılması ve bu yolda bir seks işçisi haline gelmesi Suat Derviş’in uzun bir süre ilgisini çekmiş, zihnini meşgul etmiştir. Ancak o, bu romanların hiçbirinde, Yeşilçam’ın çok sevdiği ‘kötü yola düşürülen kadın’ klişesine düşmemiş, karakterlerini birer nesne değil, özne olarak kurgulamayı bilmiştir.”
Hayata Dair
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021293 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 200. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:37
"Devrim,vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi." diye başlayıp ;"Bir ihtimal olduğunda, devrim ne kadar da güzel " diye biten bir kitap #tol.. Tol ,Kürtçe de intikam demekmiş kelime anlamı olarak. Başka bir ayrıntı da kitabın 3 bölümden oluşması ve Tol bunların kısaltması.. Adı intikam.Konusu da öyle.. Yusuf yetimhanede büyümüş ,sonrasında bir yayınevinde musahhih olarak çalışmaktadır. Terör faaliyetleri oldugu gerekçesiyle işten atılır, Kendini alkole verir .Bir tren yolculuğuna çıkar Diyarbakır a dogru ..Orda bir adama rastlar.Adam onunla konuşmaya başlar. Adama Şair adını verir .Çünkü adam onunla edebi sohbetler yapmaya başlar. Bu adam Yusuf'un görmediği babasının arkadaşıdır. 70lerde devrim yapmaya çalışan gruptan..Ona sürekli okuması icin hikayeler verir .Yusuf öğrenir ki bu hikayeleri babası yazmıştır.Canan,Şadi, İmam Hüseyin, Vedat,Ada,Esmer...Hikayelerde onlar anlatılmıştır. Yusuf un babası devrimden sonra kafayı sıyırıp Gabar Dağına çıkmıştır. Tren yolculugu sırasında da ülkede çeşitli yerler bomabalanıyor ve onun bu işlerde parmağı olduğundan şüpheleniyor. Öyle bir tren yolculugu ki aslında 70 ler den günümüze ülke panaromasını da çıkarıyor bir taraftan.. Kitapta çok karakter var bu biraz kafa karışıklığına neden oluyor .Bayağı dinlene dinlene okudum ben ,öyle akıp gitmiyor yani Bi de bayağı yeraltı edebiyatı diye tabir edilen bir tarzı var .Küfür, argo içeriyor. Ben bu konularda hassasım diyenleri rahatsız edebilir ..Ama her zaman söylerim biraz rahatsızlık iyidir ,dinç tutar insanı... Kitapla kalın dostlar... Tol Murat Uyurkulak
TolMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 20262,473 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:09
(Spoiler içerir) Benim için oldukça zorlayıcı bir okuma oldu. Aslında daha önce de okumaya çalışmış ama yarım bırakmıştım; bu sefer neden bıraktığımı çok net anladım. Kitabın dili yoğun şekilde argo, kaba ve rahatsız edici. Bunun yanında anlatılan olaylar da oldukça sert: şiddet, tecavüz, suç, masum insanlara yapılan korkunç kötülükler ve kanlı sahneler kitabı benim açımdan oldukça ağır hale getirdi. En zorlandığım noktalardan biri, anlatıcının Alex olmasına rağmen ona neredeyse hiç empati kuramamam oldu. Tüm hikâyeyi onun gözünden okuyoruz ama yaptıkları o kadar insanlık dışı ki başından itibaren ona karşı bir yakınlık hissedemedim. Hapishaneye girdikten sonra deney sürecinde bir noktada ona biraz acıdım; sonuçta bir kobay gibi kullanıldı ve işkenceler gördü. Ancak bu duygu bile çok kalıcı olmadı. Hapishaneden çıktıktan sonra zarar verdiği insanlarla ve eski çete arkadaşlarıyla tekrar karşılaşması bir nevi hesaplaşma gibiydi ama fazla tesadüfiydi. Son kısım ise beni en çok düşündüren yerlerden biriydi. Alex’in bir anda “büyüdüm, artık o günler geride kaldı” diyerek geçmişini neredeyse bir gençlik hatası gibi sunması bana pek inandırıcı gelmedi. Bütün kitap boyunca dürtülerine hakim olamayan, kötülüğü bilinçli şekilde seçen bir karakterin 18 yaşında bir anda olgunlaşıp evlilik düşünmeye başlaması bana fazla ani geldi. Kitabın vermek istediği mesajı anlıyorum: insanın özgür iradesi elinden alındığında gerçekten “iyi” sayılıp sayılamayacağı önemli bir soru. Ancak benim için bu güçlü fikir, rahatsız edici anlatım ve karakterle kuramadığım bağ yüzünden geri planda kaldı. Etkileyici ama okuması zor, bende hayranlıktan çok rahatsızlık bırakan bir kitaptı.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
..aranan kişi her zaman bulunmalı
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2008 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2008 00:00
Tüm zaman kapılarını açabilen ilk anahtar şimdi kimin ellerinde? Venedikten yeni dönen küçük gezginlerimiz, anahtarların eski sahiplerinin neden kasabadan birer birer ayrıldığını öğrenir. Anlaşamayan aşıkların yolları farklı zaman dilimlerinde nasıl kesişebilir ki? Peki anahtarları saklamak bulunan en doğru çözüm müydü? Kilmore Koyu'nun eski tren istasyonunda zaman yolculuğu yapmayı bekleyen bir lokomotif, son yolculuğunda ilk anahtarın sırrını da kayıplara karıştırdı. Gençlik bahçelerine giderken davetsiz misafirleride peşlerinde götürmek belki de en mantıklısıydı. Peki ilk anahtara önce kim ulaşacak? Küçük bir ipucu : Argo Villası'nın eski sahibinin kim olduğu artık bir gizem değil.
Edebiyat
Ulysses Moore 5P. D. Baccalario · Doğan Egmont Yayıncılık · 2008307 okunma
Baştan sona okuttu kendini bu sözlük
10/10
·416 syf.··
2018 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2018 00:00
Normalde sözlükler müracaat eserleridir, ihtiyaç duyulduğunda onlara bakar ve alacağımızı alırız. Baştan sona okuduğum bir eser oldu bu sözlük. Hulki Aktunç’un argo sözlüğü bir şaheser, alanında belki de en hacimli olanı. Argo tabirâtı tanıklarıyla izah etmiş. Okurken, ben de konuşurken sık sık kullansam diyeceğiniz pek çok argo tabir göreceksiniz. Bazı yerlerde de pis pis güleceksiniz.
Büyük Argo SözlüğüHulki Aktunç · Yapı Kredi Kültür Yayıncılık · 201468 okunma