Yaşamak ve ölmek
10/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Yine muhteşem yazarın hikayesini en güzel şekilde yorumlayan Tuğba Sarıünal'ı tebrik ederim. Kitap bende bir çok duygu verdi, sorgulamalar yaptım. Çok fazla notlar aldım ama sıcağı sıcağına hemen ufak kuple inceleme yapmak istedim.. İnsanın yaşam süresi boyunca, mutluluğu hep başka yerde araması, mutluymuş gibi gözükmesi,anı biriktirmek için bir şeyler yapması ve bunu da kayda geçirmek için telefon ile fotoğraf,video çekmesi aslında anın tadını çıkarmadığın ispatıdır. Anın tadını çıkarmıyoruz sadece mutluymuşuz resmini gösteriyoruz. Oysa o anı yaşamalıyız. İnsan yaşamdan keyif alabilmesi için ilk önce kendini tanımalı,keşfetmeli,sınırlarını bilmeli. Hayatı yaşadım demek için önce yaşam nedir, ben kimim sorularına cevap bulmalı. Ölmeye yakın pişmanlık olmaması için de hayatı öyle bir yaşamalı ki yaşamak için bir anlamı kalmamalı. İnsan her yeni güne eski kabuğundan biraz daha sıyrılarak uyanmalı. Yeni insanlar tanımayı, yeni yerler görmeyi ve yeni anılar biriktirmeyi ihmal etmemeli. Bu hayat senin, bedenin sana ait, biyolojik saatini en iyi sen bilmelisin ve içinde beliren hayalleri öldürmelerine izin vermemelisin.
Osho: Her Şeye Sahipsiniz Kendiniz Hariç!Özlem Küskü · Destek Yayınları · 20211,223 okunma
Nietzsche Ağladığında İnceleme
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
DİKKAT BU BİR SPOİLER UYARISIDIR !! Nietzsche Ağladığında Benim için çok uzun bir kitap ve bilgilendirici bir kitap oldu. Çok severek okudum. Sadece kitabın kurgu olduğunu keşke en sonunda değil de başında bilseydim. Ben de okuduğum süre boyunca, “Ne güzel yazar, bu adamların konuşmalarındaki nefes sayısını bile yazacak az kalsın.” diye düşünüyordum. Hikâye çok gerçekçi gibi duruyor. Tabii bunun temelde sebebi karakterlerin hepsinin gerçek olması ve yaşanan olayların, Nietzsche ve Dr. Breuer konuşması dışında, diğer konu ve düşüncelerin gerçek olması. Bu gerçek ve hayal karışımı konuşma terapisi sonrasında ortaya çıkan hikâye ve düşünceler çok yerinde ve gerçekçi. Hikâyemiz zaten Lou Andreas Salomé’nin, yani Nietzsche’nin eski manitası olur kendisi, Dr. Breuer’in (çok meşhur bir doktor) yanına gelip yardım istemesi ile başlıyor. Lou Andreas Salomé iddia ediyor ki Nietzsche hasta. Hem migrenden dolayı fiziksel hastalığı var hem de Ben ve Paul Rée’ye (Nietzsche’nin yakın arkadaşlarından) hem sinirli hem dargın. Onlara kötü mektuplar yazıyormuş ve Nietzsche’nin ablası onları dolduruyormuş. Bunun nedeni ise bu üç manyağın üçlü ilişki yaşamayı denemeleri. Her neyse, bir şekilde Nietzsche ikna olup doktorun yanına gelmeye karar verir. Onun yanına geldiğinde Dr. Breuer de biraz bu kadından etkileniyor ki kadının biraz kurallarının dışına çıkmasına ve ofisinde at koşturmasına izin veriyor. Kadının Google’dan fotoğrafına baktım. Yani o dönemin erkekleri harbiden yokluktaymış. Allah affetsin. Her neyse, Lou Andreas Salomé doktorun bu hastaya özen göstermesini istiyor ve aralarında geçen her şeyi anlatıyor. Yani daha Nietzsche gelmeden doktor hikâyesini biliyor. Sonra da bu kadın, Nietzsche’nin arkadaşlarını onun bu doktorun yanına gitmesini tavsiye etsinler diye ikna
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Reklam
7/10
·168 syf.··
2026 36. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 23:41
Bu kitapta bir yazardan, "Nasıl yazar olunur?" sorusunun cevaplarını arıyoruz. Öncelikle kitabın deneme veya söyleşi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. "Bu kitap, Hemingway'in, yazarın doğası ve yaşamındaki unsurlar üzerine düşünceleri ile yazarlara yazma sanatı, çalışma alışkanlıkları ve disiplin konularında verdiği özel, faydalı öğütleri içermektedir." (Giriş kısmından alıntı) Alt başlıklar olarak incelemek istiyorum. Buyurunuz Kitap İçeriği Kitap 13 başlıktan oluşuyor (önsöz ve giriş dahil değildir). Yazara öğütler, karakterler, başlıklar, yazarın nitelikleri gibi başlıklar mevcut. Her başlığın altına da Ernest Hemingway'in çeşitli kitapları ve bazı dostlarına gönderdiği mektupların bir kısmı var. Ki bu kısımlar başlığı açıklayan, asıl konuyu bize anlatan kesitlerdir. Örnek verecek olursam Yazarın Nitelikleri başlığının altında Death in the Afternoon'dan bir kesit var: "İyi bir yazar, mümkün olduğunca, neredeyse her şeyi bilmelidir. Doğal olarak bunu yapamayacaktır. Yeterince büyük bir yazar, bilgi birikimiyle doğmuş gibidir." Bu şekilde çeşitli yazınlar var. Bu açıdan kolay okunabilir bir eser olduğunu söyleyebiliriz. Yer yer tavsiyeler, yer yer kendi yazarlık yaşamından izler görüyoruz. Kitaba 7 puan vermemin sebebi de bazı yerlerde alakasız gördüğüm alıntıların olmasıydı. Başlık ile uyuşmayan birkaç paragraf. Onun dışında beğendiğim bir kitap. Öneriler Yazar bize "mutlaka okumanız gereken eserler" diye bir yazı da göstermiş. Kitapları buraya bırakıyorum: Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) Anna Karenina Madame Bovary Duygusal Eğitim Buddenbrooklar Dublinliler Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi Ulysses Tom Jones Joseph Andrews
Yazma ÜzerineErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2019760 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 23:05
Hakim et Tirmizi & Kalbin Anlamı "Dikkat ediniz! Kula kalbiyle iman etmek emredilmiştir. Kalp, Allah'tan sakınmanın, dinginlik duygusunun, Allah korkusuyla titremenin, Allah'a yönelmenin, yumuşamanın, itminanın, huşunun, arınmanın ve temizlenmenin yeridir." Tirmizi kalbi öyle bir perspektiften ele alıyor ki her satırda şaşırıyor, hayran oluyor ve kalbin manevi katmanları hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Bu bilmekte, bir noktada sadece bir et ve kan parçası olarak madden gözüken kalbin, manevi boyutunuda idrak etmemize vesile oluyor. "Bilmelisin ki kalp, insanın içinin ve derununun bütün derecelerini kendinde toplayan genel bir addır. İnsanın içinde, bir kısmı kalbin dışında, bir kısmı kalbin içinde bulunan birtakım yerler vardır." Tirmizi kalbin katmanlarını şu kavramlarla izah ediyor: kalp, göz, ev, harem, kandil ve ceviz. Bu kısmı benim izah etmem güç okuduğunuzda kavramanız bile zaman alabiliyor. "Kalp ve sadr: Görme ve körlük kalbin eylemidir" "Hz. Peygamber şöyle buyurur: Takva buradadır. Bunu derken eliyle kalbini göstermiştir" "Nice Allah'tan uzak kafir vardır ki kendisine iman etmek nasip edilir. Nice Allah'a yakın mümin vardır ki onu Rabbi başarısızlığa uğratır ve böylece bedbaht birisi olarak ölür!" Bu satırlar bana Ramazan içinde düşündüğüm bir hakikati yeniden tefekkür ettirdi. Bazen birini görüp işte onun imanı ve yaşantısı hakkında izlenimlerimle birlikte onu cehennemlik olarak tanımlayabiliyorum. Bu hadsizliğimi düşündüm ve dedim ki farzet öldün gittin Huzurdasın. Ve o cehennemlik olduğuna kanaat ettiğin kişi cennete doğru yol alıyor sen ise Allah muhafaza hesabını veremeyip cehenneme sürülüyorsun. Gözlerimden yaşlar süzüldü. Bir söz verdim kendime, bundan böyle sui zan değil tamamen hüsnü zan üzere olmaya gayret etmek için. Rabbim bu
Kalbin AnlamıHakim Tirmizi · Sufi Kitap · 2023236 okunma
Beyaz Diş özeti ve yorumum
10/10
·272 syf.·
2026 1. kitabı
9. Sınıftaki Gülsüm'ün düşünceleri ve hikaye özeti... Ben beyaz diş kitabını okuduğumda ilk çıkardığım sonuç sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.Bill ve Henry'nin köpekleri dişi kurdun cazibesine dayanamayıp peşinden gidiyorlar ve sonunda yem oluyorlar.Kimseye fazla güvenme herkes kendi için savaşıyor.Bill'in hatası ise büyük lokma ye büyük konuşma oluyor.Hayvanlar ateşten korkuyorlar.Bir gün Herhangi bir hayvanla karşılaşırsan eğer hayvanın saldırıya geçeceğini düşünüyorsan direkt ateş yak.Ateş sıcak olduğu için hayvan ateşin yanına yani senin yanına yaklaşamayacaktır.Genç kurt ve tek göz bana sevdiğin için sonunda ölüm olsa bile savaşmayı öğretti. Beyaz diş annesi uzaklara gidince onun kıymetini anlıyor. Neden bir insanı veya bir hayvanı kaybedince onun kıymetini anlarız bilmiyorum ki daha hayattayken senin yanındayken kıymetini bilmelisin.Scott ise kurt olsada beyaz dişi kurtarması beni çok etkiledi.Düşmanımız bile olsa onu ölmek üzere bile olsa onu kurtarmak elimizden geleni yapmalıyız.Scott'un ailesi ise bana önyargılı davranmamayı öğretti .Beyaz diş Scott'un ailesini hırsızdan kurtardı.Ben bu kitabı okumayanlara tavsiye ederim güzel ve bana çok şey katan bir kitap oldu.Kitabın yazarı olan Jack London'a bizi bu muhteşem kitabıyla aydınlattığı için teşekkür ediyorum.
Beyaz DişJack London · Puslu Yayıncılık · 202195,5bin okunma
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Puan vermedi
_Oysa bu, son derece aptalcaydı: Çünkü sen beni asla, neredeyse hiçbir zaman görmedin. Yazı masasının üstündeki mavi vazodan dört tane beyaz gül çıkardın(ah evet, onları çocukluğumdaki o tek hırsızlama bakıştan tanıyordum) ve bana verdin. Onları günlerce öptüm Yalnızca seninle konuşmak istiyorum. Sana ilk defa her şeyi söylemek istiyorum; bütün hayatımı bilmelisin,o hayat ki,hep senindi ve sen onu asla bilmedin. ************ Hepimizin az çok duyduğu bir kitaptır Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu. Hatta bir ara kitabı romantize edip, öpücük ve aşk sözcükleri ile süsleyen,sevgililerine hediye eden kişilerin eline geçtiğini de görmüşüzdür.(keşke görmeseydik) Öncelikle okumadıysanız bu incelemeyi geçebilirsiniz. Ama şayet okumadıysanız gidip hemen okuyabilirsiniz çünkü kitap kısacık. Kısacık ama sanki sayfalar boyu okumuş gibi hissediyorsunuz. Zweig'in bir yeteneği de bu. Kısa ama etkili hikayeler. Ben kitabı çok beğendim demek istiyorum. İçindeki aşkı mı beğendim demek bu asla değil. Ama kabul edelim ki okuması bile yürek burkuyor. Aşık olmaktan yavaş yavaş o kişiyi hayatının merkezine almaya evrilen bir takıntıyı okuduk. Karşılığında o kişi tanımıyor, hatırlamıyor, bilmiyor. Peki elimizde ne kalıyor o zaman? Kitapta özelikle aşırıya kaçan sözde "aşk" olarak yapılan eylemleri ve düşünceleri okumayı çok sevdim. Sırf o dokunduğu için izmariti saklaması ve dudakları değdiği için bunu kutsal sayması,onun dokunduğu kapı kolunu öpmesi, yazdığı kitaplar bir dua kitabı gibi ezberlemesi... Bay R.' nin tepkisini çok kısa buldum. Okunması,sindirilmesi kolay bir şey değildi o mektup. Kendi karakterinin analizinden, tanımadığı bir ailesi olduğuna kadar her şeyi okudu adam. Ama tek yaptığı arkasına yaslanmak aşkı düşünmek ve bir nevi bunu romantize
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
Reklam
Reklam