Okumak İsteyenlere Modern Klasikler ̇⋆✵⋆˚.⋆
İş Bankası Kültür Yayınlarının Modern Klasikler dizisi o kadar ilgimi çekiyor ve o kadar okumak istiyorum ki o kitapları 🦭 somut bir hedef şeklinde karşımızda durabilsin diye hepimiz için bu listeyi yapacağımm 🫶🏻 1. Sineklerin Tanrısı 2. Bilinmeyen Adanın Öyküsü (baskısı burada) 3. Otomatik Portakal 4. Casus 5. Korku Vadisi - Sherlock Holmes 6. Vahşetin Çağrısı 7. Aforizmalar 8. Kopyalanmış Adam (baskısı burada) 9. Dört Oyun 10. Beyaz Diş 11. Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz 12. Dörtlerin Yemini - Sherlock Holmes 13. A.B.D. 42. Enlem 14. Üç Büyük Usta 15. Kendileriyle Savaşanlar 16.
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
'Lüzumsuz kadın ' kitabından, kocaman bir kütüphane:)
Gençleeeeerrr yaklaşın şöyle, diyeceklerimi daha fazla tutamadim içimde :) Öyle bir kitap okudum ki, bittiğinde elimde tek bir kitap değil; okunmayı bekleyen onlarca kitap vardı. 📚☺️🤷 Lüzumsuz Kadın eserinde karşılaştığım yazarları, eserleri, şairleri, sanatçıları, film ve bir belgeseli not aldım. Sunmak için acaaaaaayip bir heyecan içerisindeyim, sürç-ü lisan edersem şimdiden affola :) Yazarlar ve Eserleri diye başlangıç yapmak istiyorum:) Buyruuuuuuun; ☆ Fernando Pessoa - Huzursuzluğun KitabıAlberto Moravia - Düzen AdamıDanilo Kiş - Ölüler AnsiklopedisiClaudio Magris - MikrokozmoslarErnest Hemingway - Çanlar Kimin İçin Çalıyor ve Paris Bir ŞenliktirSaul Bellow - HerzogEmil Michel Cioran -
İNSAN ve MUTLAK ÖLÇÜLER...
Georg Wilhelm Friedrich Hegel dahi zahiren doğru bir yerden yola çıkar. Bu sebeple Salih Mirzabeyoğlu Hegelci terminolojiyi ve problem sahasını kullanır, ama Hegelci neticeye bağlanmaz. Onun yaptığı iş, Hegel’in açtığı “ruh-tarih-diyalektik-hürriyet” sahasını İslâmî hikemiyat içinde hesaba çekmektir. Hegel’in tarihi “ruhun gerçekleşmesi” olarak ele alan tarih anlayışını “lâfızda aynen kabul edeceğiz” derken bile bunu zâhirî ve dâhilî şeriatın, “Mutlak Ölçüler” ile insan ruhu yahut küllî ruh arasındaki uygunluğu mânâsında anlamak gerektiğini söyler. [*] -REHA KANSU, “Mücerret İnsan”dan “Gaye İnsan”a, -İbda’da İnsanî Hakikat-III-, besincidevre.org/5devre, 17 Haziran 2026-
İnsana Bakış
1885'te bir Alman psikolog, ezberlemenin öğrendiklerinizi 48 saat içinde sildiğini kanıtladı. Çözümü aynı kitapta yayımladı. Dünyadaki neredeyse hiçbir okul bunu 140 yılda benimsemedi. Adı Hermann Ebbinghaus'tu. Laboratuvarı yoktu. Finansmanı yoktu. Meslektaşı yoktu. Berlin'de bir odada tek başına çalıştı ve her deneyi kendi üzerinde yaptı. Yıllarca binlerce anlamsız heceyi ezberledi — DAX ve BUP gibi uydurulmuş kombinasyonlar, hiçbir anlamı olmayan diziler — böylece önceden bilinenler sonuçları kirletemesin diye. Sonra hatırlamasını aralıklarla test etti. Yirmi dakika. Bir saat. Dokuz saat. Bir gün. Altı gün. Otuz bir gün. Buldukları, psikoloji tarihinin en çok yinelenen bulgularından biri haline geldi. Öğrettiklerinizin üçte ikisi, ona geri dönmezseniz 24 saat içinde kaybolur. Bir hafta içinde eğri sıfıra yakın düzleşir. Beyin, ziyaret etmediği şeyleri depolamaz. Kullanılmayan bilgileri, ihtiyaç duymadığı her şeyi attığı gibi atar. Onu siler. 1885'te bu eğriyi çizdi ve ona unutma eğrisi dedi. Sonra aynı verilerde başka bir şey buldu. Çalışma seanslarını birden fazla güne yayan öğrenciler, aynı toplam saati tek bir blokta harcayan öğrencilerden çok daha fazlasını akılda tuttu. Biraz daha fazla değil. Dramatik şekilde daha fazla. Beyin, materyali kalıcı bir şeye dönüştürmek için maruziyetler arasında zamana ihtiyaç duyuyordu. Buna aralıklı öğrenme etkisi dedi. Aynı bilgi. Aynı toplam saat. Saatleri ne zaman yayacağınıza bağlı olarak tamamen farklı sonuç. Bulgu 250'den fazla kez yinelenmiş. Psychological Bulletin'da 2006'daki bir meta-analiz, her yaş grubunda ve her konuda 254 çalışmayı kapsıyordu. Etki her seferinde tuttu. 1972'de Sebastian Leitner adlı bir Alman gazeteci, bunun etrafında fiziksel bir flashcard sistemi kurdu. 2006'da Anki adlı açık
Hayata Dair