• "Ama bizi başkalarının gözünde değişik kılan yeni durumlarda takındığımız tavır oluyor.Bakıyorsun mütevazı bir çiftçi birden başkan oluveriyor, o zaman, içinde bulunan gizli despotluk eğilimi bakıyorsun ortaya çıkmış."
  • Despotluk uzakta değildir.
  • Parti güçlendikçe acımasızlaşacak; muhalefet zayıfladıkça, despotluk güçlenecek.
  • Avrupa için başka, Afrika, Asya ya da İslam alemi için başka insan hakları yoktur. Yeryüzündeki hiçbir halk kölelik, despotluk, zorbalık, cahillik, karanlıkçılık için ya da kadınların köle olması için yaratılmamıştır. Bu temel gerçeklik ne zaman yadsınsa, insanlığa ihanet edilmiş olur, kendine ihanet edilmiş olur.
  • "Efendiler! (..) Meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.”
    Mustafa Kemal Atatürk
    (29 Ekim 1923 - Eskişehir Konuşmasından)
  • Bu kitabı içerik ve tahlil olarak iki ayrı paragraf olarak inceleyeceğim:

    "Fransız İhtilalinden ve I.Cihan Harbine kadar olan süredeki dünyada gelişen, devletlerin ve milletlerin birbirleriyle olan etkileşimlerini, kültürel ve siyasal mücadelelerini, insanların fikir akışlarını, ihtilallerin ve ortaya çıkan yeni gelişmelerin tahlillerini, diplomatik çıkarları, dönemin ortaya çıkan siyasi kavramları ve onlardan doğan fikri, felsefi, hukuki, kültürel akım ve hareketleri, milletlerin maruz kaldığı sosyal ve ekonomik baskıları, Osmanlı Devleti'ne yönelik parçalama-yıkma siyasetini, içeride ve dışarıda oluş(turul)an ve bunun sonucunda Osmanlı Devleti'nin bu baskıları ve tehditlere verdiği tepki ve mücadeleleri kitapta fazlasıyla kaynak ve belgelere dayanarak ortaya konmuş, gereksiz ayrıntılardan kaçınılmış olabildiğince öz ve temiz bir siyasi tarih araştırma kitabıdır. Merak için ve alan ile ilgili olanlar için kesinlikle! okunmasını tavsiye ederim."

    "Fransız ihtilalinden önce Avrupa'nın durumu ile başlıyor anlatmaya Fahir Hoca: Despotluk dönemi! Fransa, İngiltere, Prusya, Rusya ve Osmanlı. Osmanlı İmparatorluğunu ve bu imparatorluklardan ayrı kılan ise, tebasına eşit davranması ve özellikle gayri müslimlere bir takım ayrıcalıkların verilmesidir ve nispeten İngiltereyi de ayırabiliriz. Fransız ihtilalin ana sebeplerinden biri, sömürgecilik faaliyetlerinden dolayı çıkan bir takım savaşların ve faaliyetlerin devamı için gereksinim duyulan maddi kaynağın halktan zorla alınmaya başlamasıdır. Amerika kıtasında kolonilerin bağımsızlıklarının ilanı ve İngiltere de gelişen yönetim sistemleri ve bununla beraber halkların biraz daha özgürleşmeye başlaması da etkili olmuştur elbette. Ve bütün Avrupayı etkiyecek, döneminde sorun olarak gördükleri bu problemleri, ileride sömürge olarak fayda sağlayabilmek için halkların üzerinde propaganda aracına dönüştürmek için kullanılacaktır. Örnek mi? Yunanistan, Arnavutluk, Makedonya, Sırbistan ve daha niceleri. Mesela Belçika devletinin kuruluşu, dönemin dört büyük devleti sayesinde olmuştur. Savaştan -Napolyon savaşlarından- mağlup ayrılan Fransanın bir daha güçlenmesi önlemek amacıyla tarafsız bir bölge için, Avusturya, Almanya'ya saldırılarını önlemek amacıyla; İngiltere, Prusya, Rusya, Avusturyanın isteği doğrultusunda Fransa sınırı olarak kabul ettirilmiş, Lüksemburg'un bir parçası da katılarak kurulmuş bir devlettir. Ne acı! bir devletin, başka egemen güçlerce size verilmesi. Görünüşte bağımsız! güçlü! günümüzda Avrupa Siyasetinin yönetildiği yer..Brüksel.. Ve daha niceleri, bir biri ardına gizli ittifaklar, macarlara, polonyalılara uygulanan soykırımlar, güç dengesini korumak amaçlı kurulan sınırlar! devletler! göçe zorlanan milletler, din değiştirilenler..
    Neyse konumuza dönelim;

    Önemli bir olay ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa' dır ki, ilk defa ortaya çıkan ŞARK kavramı o zaman asi bir vali olan Mısır valisi yüzünden çıkmıştır. Ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk defa resmi olarak çaresizliği, acziyeti bütün devletler tarafından görülmüştür. Nitekim yıkılma tehlikesi dahi yaşamıştır. 1833 yılında Mısır' dan, Bursa' yada kadar Osmanlı Orduları bir bir yenip, İstanbul sınırına kadar dayanmış ise de, çok sağlam rus askeri ve donanması! ve ingilterenin! desteğiyle isyan bastırılmıştır. Bundan sonra başlayan müthiş çözülmelerle beraber I. Cihan harbine kadar çöküş meydana getiren bütün faktörler ki Jon Türk harekatı kendi içinde çıkan anlaşmazlıklar sonucu büyük bir felaketle sonuçlanmıştır.-O satırları okurken insanın bazen Napolyon olup, Antalya' ya ayak basarak, bütün İmparatorluğu tekrar kurup, ilmi, medeni olarak eski günlerine geri döndürme heyecanı gelse de, bu düşüncenin ne kadar uzak olduğu aklıma geldikçe içimi bir yehis kaplıyor-.

    Amerikanın kuruluşu, Uzak Doğu ülkeleri, Çin ve Japonyanın o dönem ki durumu hemen her ülke ayrı ayrı ele alınmış, her tarihi etkilen olaylar tahlileriye beraber sunulmuştur."

    Keyifli okumalar.