Elif Duman

Elif Duman
@elifduman
Kedileri, kitapları bir de Orhan Veli’yi çok sever.
Grafik Tasarımcı
Yüksek Lisans
Bursa
4 Ocak
14 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Evet, sahnenin dinleyen, kaybeden, isimsiz bir parçası olmaya duyduğum yıkıcı arzularım, hepsi ama hepsi; yol işçileri, denizciler ve askerlerle, meyhane müdavimleriyle haşır neşir olduğum, kız olduğum, daima taciz ve tecavüz tehlikesi altındaki bir dişi olduğum gerçeğiyle yerle bir oluyor. Erkeklere ve onların hayatlarına duyduğum ilgi, onları baştan çıkarma arzusu ya da cinsel birliktelik davetiyesi olarak yanlış yorumlanıyor. Fakat Tanrım, ben herkesle elimden geldiğince derinlemesine konuşmak istiyorum. Açık bir arazide uyuyabilmek, Batı’ya seyahat edebilmek, geceleri özgürce yürüyebilmek istiyorum…
Sayfa 58
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir kadın olarak doğmak benim korkunç trajedim. Ana rahmine düştüğüm andan itibaren bedenimde penis ve testisler yerine göğüsler ve yumurtalıklar tomurcuklandırmaya; tüm eylem, düşünce ve duygu çemberimin kaçınılmaz kadınlığımla kesin bir çizgi ile sınırlandırılmasına mahkûm edildim.
Sayfa 58
Ve aslında bütün bunlar bunun bir erkek dünyası olduğu gerçeğinden kaynaklanmıyor mu? Çünkü bir erkek önüne gelenle yatmayı seçse bile, önüne gelenle yatma fikrine bütün zarafetiyle hâlâ burun kıvırabilir. Kadının kendisine sadık olmasını, onu kendi arzularından kurtarmasını talep edebilir. Ama kadınların da arzuları vardır. Kadınlar neden duygu bekçisi, bebek bakıcısı, erkeğin ruhunun, bedeninin ve gururunun besleyicisi konumuna indirgenmeli ki?
Sayfa 58
Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel vi fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım.
Sayfa 35
Benden daha derin düşünebilenleri, daha iyi yazanları, daha iyi çizenleri, daha iyi kayak yapabilenleri, daha iyi görünenleri, daha iyi yaşayanları, daha iyi sevenleri kıskanıyorum. Masamda oturmuş, gökyüzünü çalkalalayıp mavi-beyaz bir köpüğe çeviren buz gibi rüzgârıyla, parlak, tertemiz ocak gününe bakıyorum. Hopkins Yurdu’nu ve salkım saçak kapkara ağaçları görebiliyorum; gri yolda bisiklet süren kızı görebiliyorum. Kurusunlar diye perde çubuğuna astığım naylon çorapların pırıltılı ipliklerine takılıp çaprazlama masaya vuran güneş ışığını görebiliyorum. Sırf görme sinirlerine sahip olduğum ve onların algıladıklarını kağıda dökebildiğim için bile değerli sayılırım sanırım. Ne aptallık!
Sayfa 30