Aybüke K., Sil Baştan'ı inceledi.
14 dk. · Kitabı okudu · 13 günde · 6/10 puan

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine başlamıştım. Olay örgüsü çok dikkatçekici yani şimdiye kadar olanlardan çok farklı bilim kurgunun dahil olduğu bir kitap diye düşünmüştüm ama yanılmışım kitabı büyük bir istekle okudum sonunu çok merak ederek lakin hayal kırıklığı ve hüsran ile sonuçlandı..hatta bir ara sonsuza kadar bu döngünün süreceğini düşünmüştüm
BELKİ DE SÜRECEKTİR BELKİ SON UYANDIĞINDA BAŞLADIĞI NOKTAYA GERİ DÖNECEKTİR.. yazarın ucunu açık bırakması bir sürü soru işaretine neden oluyor.

Fırat eviz, bir alıntı ekledi.
31 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çünkü bütün insanlar bir şeyler yapmış yapıyor ve yapacaktı.Hatta öldükten sonra bile.Bazıları cennete gidecek, bazıları doğaya karışacak , bazıları da yeniden doğacaktı.

Az, Hakan GündayAz, Hakan Günday

Üstad Kadir Mısıroğlu Hakkındaki Beyanatımdır.!
Bir kısım ilimden uzak kendilerine resmi tarihin cebren ve hile öğrettiği tarihten öteye gidemeyenler için üstadın sözleri elbette ağır gelecektir. Sözlerini inkar edemedikleri için şahsına ahlaksızca hücum etmektedirler. Bunun benzerini bu cehl-i mürekkeplerin ecdad diye kabul ettikleri şahıslar, padişaha karşı yapmıştır. Şöyle ki islamiyete direkt olarak dil uzatamadıkları için islamiyetin mümessili olan hilafetin sahibi padişaha ahlaksızca hücum etmişler. Onun şahsını karalayarak islamiyete halal getireceklerini düşünmüşlerdi. Garipsenecek bir durum söz konusu değildir. Çünkü bunların ecdad diye kabul ettikleri kişilerden aldıkları ders bunu gerektiriyor. Kardeşlerim müteessir olmayınız. Hakikat güneş gibidir üflemekle sönmez. Gündüz gibidir göz yummakla gece olmaz. Gözünü yuman kendine gece yapar. Bunlar istemese de Allah nurunu parlatacak bunların batıl davalarını yerle bir edecektir inşallah.

1995'de Fetullah Gülen'e dedikleri gün gibi ortada iken nasıl olur da üstadı delilikle itham edebilirsiniz. O gün söylediklerine yine pek çokları inanmamış yine delilik ile itham etmiştiniz. Ama görüyorsunuz ki tarih O'nu haklı çıkardı. Acaba zerre miktar aklınız olsa bu olayı kıyas edip Üstad'ın ferasetini ölçebilseniz şuan delilik ile itham ettiğiniz sözlerinin ilerde yine gün gibi ortaya çıkacağından şüphe duymazdınız. Lakin sizler batıl zihniyetin mahsulleri olduğunuz için kolay kolay hakikati göremezsiniz. Çünkü bir kısımlarınız "Onların kalpleri vardır onlarla kavramazlar, gözleri vardır, onlarla görmezler, kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta gidişçe daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır." şeklinde ki ilahi beyana mazhar olmuşsunuz.

Mevla sizlere hakikati görebilme, doğru düşmanın da bile olsa onu almaktan imtina etmeyecek bir hakikatperverlik nasip etsin. Cenab-ı Hakk'tan niyazımız odur ki davamızın kılıçlaşan kalemi Üstad Kadir Mısıroğlu'na sağlık sıhhat afiyet ihsan eylesin. Onun ve ona yardımcı olanlara mesailerinde bereket ihsan eylesin. Amin.. Amin.. Amin..

Melehat Akis, Tuzak'ı inceledi.
50 dk. · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabımız Linda adındaki esas kızımızın duygularıyla başlıyor. Linda 38 yaşında, ünlü bir yazar. Hatta romanları çok satanlar listesinde. Daha çok aşk üzerine yazan Linda, tam 11 yıl önce kız kardeşi Anna'nın ölü bedenini buluyor ve bu olaydan sonra hiçbir basın organlarıyla iletişime geçmiyor. Tabii ki evden de dışarıya tek bir adım atmıyor.

Bir gün kız kardeşinin katilini televizyonda görüyor ve en iyi yaptığı işle ona tuzak kuruyor. Bir cinayet romanı yazıyor ve bu katille bir röportaj ayarlıyor.

Kitap polisiye gibi gösterilse de daha çok psikolojik unsurlara yer vermişti. Ve �ı Linda'nın zihninde geçiyordu. Romanın içinde roman okudum diyebilirim. Muhteşemdi. Psikolojik betimlemelere bayıldım. Duygusallık çok yoğundu. Kimi zaman okurken gerildim. Linda'nın evine davet ettiği gazeteci ile geçirdiği o birkaç saatlik sürece ilişkin anlatım inanılmaz derecede okuyucuyu o ortama çekebilme başarısına sahipti. Melanie her karakteri güzel işlemişti. Kurgusu sürükleyici, olaylar akıcı ve dili çok iyiydi.

Toprak yıldız, Einstein Bir Dehanın Yaşamından Notlar'ı inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Her şeye rağmen Einstein başkalarının sormaktan çekindiği, uğraşmak istemediği ve hatta sıradan gördüğü her şeyi kendi dehasıyla sorguladı, keşifler yaptı, teoriler üretti ama hayatı bunlarla sınırlı değildi. O bilim insanlığının ötesinde bir kişiydi. İnsanlığa, barış dolu bir dünyaya ve bilime inanıyordu.

Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"İşte böyle sayın jüri üyeleri. Aslında,bende ruhtan da eser yokmuş insanlıktan da, hatta insan kalbini esirgeyen ahlak kurallarının birine bile sahip değilmişim."

Yabancı, Albert CamusYabancı, Albert Camus

Sam Savage
..yani insan yığınlarının arasında gezinemezsin; çünkü yığın yoktur aslında, düşünceler dipsiz bir çukurun içine düşer durur; deliğin içinden bir şey çıkarmayı başarsa bile, onun uzun zamandır orada durup durmadığını, orada olmasının sadece hayal ürünü olup olmadığını hatta onu, oradan çıkarmaya çalışırken icat edip etmediğini bilemezsin ki!

Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Ölüm cezasının çok önemli bir şey olduğunu,hatta bir bakıma onun, bir insanın ilgisini çekecek tek şey olduğunu nasıl olmuştu da anlamamıştım? Mümkün olup da bu hapishaneden çıkabilseydim,bütün idamları seyretmeye giderdim"

Yabancı, Albert CamusYabancı, Albert Camus
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ben öldükten sonra insanların beni unutacaklarını nasıl çok iyi anlıyorsam, bunu da kendim için öyle doğal buluyordum. Ölümümden sonra insanların artık benimle hiçbir alışverişi kalmıyordu. Hatta bunun düşünmenin bile acı olduğunu söyleyemezdim. Aslında, insanın eninde sonunda alışmayacağı hiçbir düşünce yoktur.

Yabancı, Albert CamusYabancı, Albert Camus

Kitaplar üstüste birikip duruyor okunacak listemde. Sıralanmış bir dünya iş. Sıralarını bile beklemiyorlar. Hep bir öne geçme kaygısı. Sıra terse çevriliyor. Her şey karmakarışık. Geceleri sürekli kavga çıkartıyorum. Bir hocam demişti ki "Devleti en çok nerde görürsünüz" Genel cevap ilk akla gelen"poliste" Devleti görmek istemiyorum. Hiçkimseyi görmek istemiyorum. Kaldırımlar çöplerle dolu. Kendi anarşinde boğulursun inşallah diye beddua verip duruyorum. Tehlikeli Oyunlar oynamaya pek cesaretim kalmamış. Çünkü bir gecekondu aramaya çıkamam ben elektriği suyu olan..Amat'a binip vebadan ölsem de olur.. Mavi ve Aşk diye bir şey uydurmuşlar. Bir magazin programında beynimi çürütürken siyah değil miydi ya o demiştim. Halit Ziya Uşaklıgil kahve içmeye davet etmişti Eylül akşamı Mehmet Raufla.. Tevfik Fikret'in de dedikodusunu yapmıştık. Murat Bardakçı'dan falan bahsedince söz Tanpınar'a geldi. Çok kişiyi söyledim. Adlarını bile duymamışlar. Halbuki onlar güzel okurlardı ve çok korkarlardı. Jurnallenmekten...Aklıma polisler geldi. Fildişi Kuleleri de geldi..Başka kuleler de geldi..Kulağımda bir ıslaklık hissettim. Sohbet devam ediyor tabi... Turgut Uyar'ın şiirlerini gösterdim..Bu hangi dilde dediler? Türkçe dedim. Kafaları karıştı. Halit Ziya biraz çözdü ama Tevfik bundan bir şey anlamaz deyip bir kahkaha kopardı. Biz de Tevfik'ten bir şey anlamıyorduk. Durum berabere miydi? Nedim sever miyim diye sordular? Pek sayılmaz dedim. Gülüştüler. Sinirim bozuldu. Madem gülebiliyordunuz neden yazdığınız romanlarla psikolojimi alt üst ettiniz? Siz de sosyal medyanın umutsuzluktan geçinen gençleri gibisiniz..hem ben hiç sevmiyorum..feni de fenlerin zenginliğini de.. Serveti Fünuncular sizi...Ödev verilen bütün romanlarınızı yarım bıraktım. Tek intikam alma şeklim buydu. Dalga mı geçiyorsunuz siz benimle Nedim bilmek zorunda değilim..Sanki siz Ataol Behramoğlu'nu tanıyorsunuz...Hem sen Halit Ziya...Sana bir dizi izlettirelim..Dizi de ne? Hmm rutin aralıklarla çıkar bir ekranda gösterilir.. Her neyse..Sen bak bakalım..Bunlar kim? Hiç tanıyamadım. Bak bu Bihter bu da Adnan...Aaa Nihal geliyor...Ama nasıl olur? Hiç benim zihnimdekilere benzemiyorlar..Boşver artık herkesin kafasında aynılar. Çaylar da bitmiş dolduralım mı..Ben ikinci bardak sevmiyorum ama...Kalkayım..Daha dünya edebiyatından bahsedecektik...Victor Hugo'dan konuşsaydık bari..İnşallah başka zamana.. Savaşın içinde ülke..Hangi zamandayız? Senin zamanında mı bizim zamanda mı? Bilmiyorum ama savaşın içinde ülke..Fazla edebiyat yapmaya ve de konuşmaya lüzum yok.. Yanlış yoldasın..Yolda değilim.. yoldan çıkalı çok oldu. Yorgunum ve geceleri kavga ediyorum. Niye beni siz davet ettiniz? Turgut Uyar davet etseydi daha çok anlaşırdık..Bizim gibi umutsuz gördüm seni.. Devlet baskısı ve kaçıp kurtulma isteği..Aşiyan'da sana da bir oda ayıralım. Bizimle kal..Savaş her yerde..Hem Behram mıdır buhran mıdır her neyse onu bilmesen olmaz mı..Olmaz..Çay için teşekkür ederim. Sık sık yapalım. Hatta Nedim'i de çağıralım. Olur tabi.. Saat geç olmuş acele etmem gerek..Siz de melankoliyi abartmayın. Ben beyin çürütmeye devam edeyim. Hmm demek bu mavi ve aşk yeni bir dizi demiştim bu sefer de..Halit Ziyayla ilgisi yok.. (Zapping'e devam)