Geri Bildirim
  • Anlık bir değişim istedi Demetrio. Koştu... Koştu... Koştu... Kafası yerdeydi.

    Değişmem lazım. Bir an evvel olmalı bu. Kafamın içinde bir balyoz var. Kemiğini kırıyor. Çıldırıyorum sanırım. Saatlerdir koşuyorum. Durmam gerek. Ama nerede? Kimin yanında? Durduğum an bitecek her şey. Durmak istemiyorum. Her yer aynı. Beyaz, sarı, mavi, kahverengi boyalı binalar. Kırmızı çatılar. Kuş bile yok üzerlerinde.

    Sibel vardı. Bir yerlerde unutulmuş bir aşk. Demetrio için çok özeldi. Kitaplara boğmuştu onu. Zihnine girmişti bütün kahramanlar. Her gece balkonda bu kahramanlarla içti rakısını. İçinde Balkan kokusu. Bir yerden To Dervisaki nağmelerini duydu. Karanlık hava. İçti. Çok içti. Tanıdık nağme ile ayıldı. Öyle sandı. Zihni aldattı onu. O an başladı koşmaya.

    Şu yeryüzünde, adı konmamış ve hiçbir canlıya mesken olmamış bir kara parçası var mıdır? Kalmadı. Biliyorum. Ufacık betonlar. İçinde insanlar. Bazısının elinde kitap, bazısının telefon. Çoğu çocuklu. Olmayanı da olsun istiyor. Amaç ilişki. Karşı cins ile kendi cinsi ile. İlişkiler cezbediyor insanları. Çoğu dertli. Hepsi dertli. Kimisinin babası ölmüş ya da yatalak. Babalar hiç düzgün kalmıyor. Her erkek baba olmak istiyor. Annelerin saçları ağarmış. Çocuklarını düşünüyor. Çocuğu olmayan çocuk yapmak istiyor. Zihinler, insanı yormayacak ama çoğu yoran düşüncelerle dolu. Kapı kilidi sağlam. Yatak sıcacık. Yanında bir de birisi varsa daha sıcak. Aynı yolda, aynı yere atılan adımlar. Aynı marketten alınan aynı şeyler. Şeyler... Hayatların göbeğinde. Düşünceler şeylerin arkasında. Görmek mümkün değil. Çabalamak lazım. Ama neye. Kime. Sisteme. Evet sisteme. Ne yaparsan yap sisteme. Ölmek. Sisteme. Yaşamak. Sisteme. Yaşayamamak... Yokum ben artık. Karanlık. Az ilerisi. Yokuşu indim mi tamamdır. Demetrio yok artık. Olmayacak. Kimse de umursamayacak. Ağlamak geliyor içimden. Ölmek. Ölmeyi istemek. Çok saçma. Her şey ama. Ölmemek. Daha saçma. Durmam gerek. Dursam her şey düzelecek. İstemiyorum. Durmak.

    Elinde yeşil, saydam bir poşet bulunan yaşlıca bir kadın gördü ilk. Çığlık bile atamadı. Güzel de bir geceydi. Ay yukarıda, galesizce izliyordu insanları. Ölmez kimse bu saatte diye düşünüyordu. Ölmemeli. Ama yok ölsün. Ölebilir. İnsanlar ölmeli. Yaşlıca kadının gözlerinin önünden geçti adam. Koşuyordu. Bile isteye attı kendini. Suratındaki ifade ay ışığı ile birleşmiş, kadının göz bebeklerinde çakılı kalmıştı. Attı kendini uçurumdan. Öldü. Ölüsü bulundu ertesi gün. Adamın cebinde kimlik yoktu. Onu arayan da olmadı. Uzunca süre kaldı burada. Yanı başımda. Böyle bir insanı arayan kimse olmalı diye düşündüm uzunca süre. Ölüsü bile güzel. Saygılı. İnanın bana, ölüler daha saygılı. Saçmalıyor muyum? Öyle dedin ama az önce. Duydum. Ölüler, yaşayanlardan daha saygılı. Konuşmuyor en azından. Tükürüğüm için özür dilerim. Yıkarsın suratını. Ben susunca.

    Öldüm. Aldılar beni. Soğuk bir kafese tıktılar. Bekledim uzunca süre. Allahtan ölmüşüm yoksa çok üşürdüm. Gelmedi kimse. Yanı başımda sürekli yazan bir adam var. Ne biçim bir adam bu? Hani kalksam ayağa, dicem ki, ne yazıyorsun? Aldılar beni. Derince bir kuyuya attılar. Üzerimi de toprakla kapadılar. Artık çok rahatım. Düşünmem için uzunca bir süre var. Keşke şu saçma beyaz bez parçasının yanına bir de kalem koysalardı. O zaman yazardım size ne düşündüğümü. Öldükten sonra anladım şeylerin gerekliliğini. Bir kalem, bir defter, bir kadeh rakı... Yaşarken anlamadım. Öldüm. Anladım. Yazarım arada size. Öldüm. Rahatım artık. İnsan ölmeli. O zaman rahatlıyor.
  • https://www.youtube.com/watch?v=3rzrbGcbBac

    Ben,
    İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
    Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    Ben yaşarken koptu tufan
    Ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
    Her şeyi gördüm içim rahat
    Gök yarıldı, çamura can verildi
    Linç edilmem için artık bütün deliller elde
    Kazandım nefretini fahişelerin
    Lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    Kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
    Kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
    Uçtum ama uçuşum
    Radarlarla izlendi
    Gayret ettim ve sövdüm
    Bu da geçti polis kayıtlarına.

    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    Ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    Kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    Laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    Ruhum sahte
    Evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    Sınıfları doğrudan geçip
    Gerçekleri gören gençlerin gözünde.

    Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
    Kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
    Sanki ne anlıyorum?
    Ola ki
    Şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum
    Çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
    Devlet sırrıyla birlikte insanın
    Sinematografik bir hayatı olabilir
    O kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    Yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
    Ve sonunda estetik bir
    İdam belki!
    Evet, evet ruhu olmak
    Bütün bunları sağlayamaz insana.
    Doğruysa bu yargı
    Bu sonuç
    Bu çıkarsama
    Neden peki her şeyi bulandırıyor
    Ertelenen bir konferans
    Geç kalkan bir otobüs?
    Milli şefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört İncil'den Yuhanna'yı
    Tercih edişim niye?
    Ben oysa
    Herkes gibi
    Herkesin ortasında
    Burada, bu istasyonda, bu siyah
    Paltolu casusun eşliğinde
    En okunaklı çehremle bekliyorum
    Oyundan çıkmıyorum
    Korkuyorum sıram geçer
    Biletim yanar diye
    Önümde bir yığın açalya
    Bir sürü çarkıfelek
    Gergin çenekli cesetleriyle
    Önümde binlerce çiçek
    Korkuyorum sıra sende
    Sen de başla ve bitir diyecek.
    Yo, hayır
    Yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
    Söyleyin
    Aynada iskeletini
    Görmeye kadar varan kaç
    Kaç kişi var şunun şurasında?

    Gelin
    Bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    Bana terkettiğiniz düşünceleri verin
    O vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
    Ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
    Onları verin, yakınmalarınızı
    Artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
    Ben aştım onları dediğiniz ne varsa
    Bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
    Boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
    İçinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
    Verin bana
    Verin taammüden işlediğiniz suçları da.
    Bedelinde biliyorum size çek
    Yazmam yakışık almaz
    Bunca kaybolmuş talan
    Parayla ölçülür mü ya?

    Bakın ben, bir çok tuhaf
    Marifetimin yanısıra
    İlginç ödeme yolları bulabilen biriyim
    Üstüme yoktur ödeme hususunda
    Sözün gelişi
    Üyesi olduğunuz dernek toplantısında
    Bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında!
    Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
    Kazanana vertigolar, nostaljiler
    Karasevdalar çıkar.

    Yapılsın adil pazarlık
    Kapılsın yapılacaksa
    işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
    Sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
    Ne yapsam
    Döl saçan her rüzgarın
    Vebası bende kalacak
    Varsın bende biriksin
    Durgun suyun sayhası
    Yumuşatmayı bilen ateş
    Öğüt sahibi toprak
    Nasıl olsa geri verecek
    Benim kılıcımı.
  • Ben İsmet Özel. şair, kırk yaşında.
    Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaşarken koptu tufan...
  • Ben yaşarken oldu her şey
  • Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar...
  • Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar

    Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
    Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaşarken koptu tufan 
    ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
    her şeyi gördüm içim rahat
    gök yarıldı, çamura can verildi
    linç edilmem için artık bütün deliller elde
    kazandım nefretini fahişelerin
    lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
    kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
    uçtum ama uçuşum
    radarlarla izlendi
    gayret ettim ve sövdüm 
    bu da geçti polis kayıtlarına.

    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

    Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
    kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
    sanki ne anlıyorum?
    Ola ki
    şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum 
    çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
    devlet sırrıyla birlikte insanın
    sinematografik bir hayatı olabilir
    o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
    ve sonunda estetik bir 
    idam belki!
    Evet, evet ruhu olmak
    bütün bunları sağlayamaz insana.
    Doğruysa bu yargı 
    bu sonuç
    bu çıkarsama
    neden peki her şeyi bulandırıyor 
    ertelenen bir konferans
    geç kalkan bir otobüs?
    Milli şefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört İncil'den Yuhanna'yı
    tercih edişim niye?
    Ben oysa
    herkes gibi
    herkesin ortasında
    burada, bu istasyonda, bu siyah
    paltolu casusun eşliğinde
    en okunaklı çehremle bekliyorum
    oyundan çıkmıyorum
    korkuyorum sıram geçer
    biletim yanar diye
    önümde bir yığın açalya
    bir sürü çarkıfelek
    gergin çenekli cesetleriyle
    önümde binlerce çiçek
    korkuyorum sıra sende
    sen de başla ve bitir diyecek.
    Yo, hayır
    yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
    söyleyin 
    aynada iskeletini
    görmeye kadar varan kaç
    kaç kişi var şunun şurasında?

    Gelin
    bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    bana terkettiğiniz düşünceleri verin
    o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
    ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
    onları verin, yakınmalarınızı
    artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
    ben aştım onları dediğiniz ne varsa
    bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
    boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
    içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
    verin bana 
    verin taammüden işlediğiniz suçları da.
    Bedelinde biliyorum size çek 
    yazmam yakışık almaz
    bunca kaybolmuş talan
    parayla ölçülür mü ya?

    Bakın ben, bir çok tuhaf
    marifetimin yanısıra
    ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
    üstüme yoktur ödeme hususunda
    sözün gelişi
    üyesi olduğunuz dernek toplantısında
    bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında!
    Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
    kazanana vertigolar, nostaljiler
    karasevdalar çıkar.
    Yapılsın adil pazarlık 
    yapılsın yapılacaksa
    işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
    sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
    Ne yapsam
    döl saçan her rüzgarın
    vebası bende kalacak
    varsın bende biriksin
    durgun suyun sayhası
    yumuşatmayı bilen ateş
    öğüt sahibi toprak
    nasıl olsa geri verecek
    benim kılıcımı.

    (1984)

    |İsmet Özel

    >>https://youtu.be/3rzrbGcbBac
  • Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
    Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaşarken koptu tufan 
    ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
    her şeyi gördüm içim rahat
    gök yarıldı, çamura can verildi
    linç edilmem için artık bütün deliller elde
    kazandım nefretini fahişelerin
    lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
    kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
    uçtum ama uçuşum
    radarlarla izlendi
    gayret ettim ve sövdüm 
    bu da geçti polis kayıtlarına.

    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

    Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
    kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
    sanki ne anlıyorum?
    Ola ki
    şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum 
    çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
    devlet sırrıyla birlikte insanın
    sinematografik bir hayatı olabilir
    o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
    ve sonunda estetik bir 
    idam belki!
    Evet, evet ruhu olmak
    bütün bunları sağlayamaz insana.
    Doğruysa bu yargı 
    bu sonuç
    bu çıkarsama
    neden peki her şeyi bulandırıyor 
    ertelenen bir konferans
    geç kalkan bir otobüs?
    Milli şefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört İncil'den Yuhanna'yı
    tercih edişim niye?
    Ben oysa
    herkes gibi
    herkesin ortasında
    burada, bu istasyonda, bu siyah
    paltolu casusun eşliğinde
    en okunaklı çehremle bekliyorum
    oyundan çıkmıyorum
    korkuyorum sıram geçer
    biletim yanar diye
    önümde bir yığın açalya
    bir sürü çarkıfelek
    gergin çenekli cesetleriyle
    önümde binlerce çiçek
    korkuyorum sıra sende
    sen de başla ve bitir diyecek.
    Yo, hayır
    yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
    söyleyin 
    aynada iskeletini
    görmeye kadar varan kaç
    kaç kişi var şunun şurasında?

    Gelin
    bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    bana terkettiğiniz düşünceleri verin
    o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
    ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
    onları verin, yakınmalarınızı
    artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
    ben aştım onları dediğiniz ne varsa
    bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
    boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
    içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
    verin bana 
    verin taammüden işlediğiniz suçları da.
    Bedelinde biliyorum size çek 
    yazmam yakışık almaz
    bunca kaybolmuş talan
    parayla ölçülür mü ya?

    Bakın ben, bir çok tuhaf
    marifetimin yanısıra
    ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
    üstüme yoktur ödeme hususunda
    sözün gelişi
    üyesi olduğunuz dernek toplantısında
    bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında!
    Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
    kazanana vertigolar, nostaljiler
    karasevdalar çıkar.
    Yapılsın adil pazarlık 
    yapılsın yapılacaksa
    işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
    sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
    Ne yapsam
    döl saçan her rüzgarın
    vebası bende kalacak
    varsın bende biriksin
    durgun suyun sayhası
    yumuşatmayı bilen ateş
    öğüt sahibi toprak
    nasıl olsa geri verecek
    benim kılıcımı.