Dünya üç büyük güce bölünmüş vaziyettedir. Okyanusya, Avrasya ve Doğuasya olan bu devletler farklı adlarla olsa da hemen hemen aynı politikayı benimsemişlerdir. Okyanusya'da İNGSOS (İngiliz Sosyalizmi), Avrasya'da Neo-Bolşevizm (Yeni Bolşevizm) ve Doğuasya'da Ölüme-Tapmak (bir çeşit Çin Sosyalizmi) hüküm sürmektedir.
Kitabımız Okyanusya'da yaşayan Winston Smith ve daha sonrasında sevgilisi Julia'nın başından geçenleri anlatmaktadır. Öncelikle dönemin Okyanusya devletini tanımamız lazım. Toplum büyük bir hiyerarşi içindedir. Bu piramitin tepesinde Büyük Birader yer almaktadır. Her yerde boy boy afişleri, posterleri, ses kayıtları, nutukları, resimleri ve sloganları olan; halkın bir nevi taptığı, Yarı-Tanrı liderdir bu. Ardından İç Parti üyeleri gelir. Bunlar Parti'nin önemli kanadıdır. Siyaset bunların elindedir. Oligark demek mümkündür. Devlet bunların altında şekillenir. Dış Parti üyeleriyse bunlardan sonra gelen bölümdür. Angarya ya da pek zeka gerektimeyen basit siyasi ve iktisadi işlerle bunlar uğraşır. Proteler dediğimiz grup ise nüfusun çoğunluğu olan işçilerdir. Vasıfsız, kendi halinde insanlar...
Devlet, her alanda kamulaştırılmış bir sisteme sahip. Parti, her şeyin başında. Mutlak ve noksansız bir güce sahip. Tüm medya ve basın organları elinde. Her yerde karşı konulamaz bir propaganda mevcut. Afişler, posterler, sloganlar, resimler, programlar, marşlar, geçit törenleri ve daha nicesinin yegane gayesi Parti'nin güç gösterisi ve halkanın gözünü korkutmaktır. Tele-ekran adı verilen ve kapatılması mümkün olmayan cihazlar sizi her an duymakta ve görmektedir. Düşünce Polisi her anınızı izlemekte ve muhaliflik çağrışımı sezdiği an sizi alıkoymaktaktadır. Türlü işkenceler, zulümler, idamlar vs. halkın gözüne sokukmaktadır. Oysaki görünenden çok daha fazlası