Çevirmen:
Burhan Arpad

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·404 syf.··
2024 11. kitabı
Stefan Zweig’in Acımak adlı romanı, merhamet ve acıma duygusunun karmaşıklığını derinlemesine ele alan bir eserdir. Kitap, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun son dönemlerinde geçen bir hikâyeyi anlatır. Zweig, acıma duygusunun sadece olumlu bir erdem olmadığını, aynı zamanda kontrolsüz bir şekilde yönlendirilirse nasıl zarar verebileceğini de inceler. Eğer insan psikolojisi, ahlaki ikilemler ve insan ilişkilerinin karmaşıklığı ilginizi çekiyorsa, Acımak kitabı kesinlikle önerilir.
AcımakStefan Zweig · Görsel Yayınlar · 19927,5bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2019 130. kitabı
Teğmen olan Hofmiller, yeni tayin yerine gittiğinde köyün ileri gelenlerinden Kekesfalvaların evine davet edilir. Evin kızı Edith ile tanışır ama yaptığı gâf onun hayatını değiştirecektir. Çünkü Edith felçlidir, Hofmiller de aşırı merhametlidir. Zaten başına ne geldiyse merhametinden gelecektir. Türk dizisinde ki "Lânet olsun içimdeki insan sevgisine" repliği Hofmiller'e cuk diye oturuyor.  Acıma duygusu ve merhametinden dolayı aldığı kararların sonucu ne olacaktı? Peki verdiği karar doğru muydu? Mevzu Zweig olunca tabi ki her karakterin içsel yolculuğuna bire bir şahit oluyor ve psikolojik tahlillerini en ince detayına kadar yapıyorsunuz. Tabi ki bu kitapta da sosyolojik yapı irdeleniyor.
AcımakStefan Zweig · Görsel Yayınlar · 19927,5bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 00:00
Yapılan hataların, yaşanılan olayların ve duyguların dramatize edilmesini rahatsız edici bulurum. Ana karakterimiz bunu bana bir kez daha göstermiş oldu. Aslında süreci bu kadar ağlaya sızlaya geçirirken sonu da buna benzer bekliyordum ama araya savaş (birinci Dünya savaşı) girince demek her şey değişti. Kitap boyunca sergileyemediği soğukkanlılığı her şey bittiğinde buza dönmüş biri gibi tek cümleye sığdırdı. Bu arada onu suçlamıyorum, herkes kendi yaptığından sorumludur. Bir başkasının senin yüzünden bunları yaptım demesi bir şey ifade etmiyor benim için. Yaptıklarıyla yüzleşebilseydi, daha ilk anında kaçmasaydı yine de değişmezdi son belki ama en azından kendini suçlayacak bu kadar olay birikmezdi diye düşünüyorum.
AcımakStefan Zweig · Görsel Yayınlar · 19927,5bin okunma
Burjuva kız oyuncak istiyor lavuk ise hayatsız
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2025 102. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 00:15
Bir tane adam var ve savaş sonucu bir nişan kazanmış ve bunu nasıl kazandığını anlatıyor. Savaştan önce bir baloya davet ediliyor orada bir kızı dansa kaldırıyor ama kız engelli. Neyse sonra kız buna aşık oluyor engelli ama zengin yani. Her istediğini yapmış babası falan. Adam kankası gibi davranıyor normal olarak ama aşık değil. Kız ise aşık ama çocuk bilmiyor neyse kız bunu itiraf ediyor. Diyor beni sevmezsen kendimi atarım intihar ederim falan takla da at aw. Çocuk seni zorla mı sevsin napsın. Bir de özgürlüğüne düşkün biri olunca korkuyor çocuk zaten ikizler burcu galiba çok kolay manipüle oluyor. Doktor manipüle ediyor, kızın babası ediyor, çocuğun kankaları ediyor. Sonra nişanlanıyor adam sarhoş neyse bu duyuluyor kentte kızın babası falan pek sevilen biri değil o yüzden dedikodu oluyor. Çocuk intihar etmeye kalkışıyor ama durduruluyor üstü tarafından. Başka bir yere gidiyor ama haber vermiyor arıyor falan mektup yolluyor ama gitmiyor. Kız sadece adamın gittiğini biliyor ve tabiki yanlış anlıyor sonra kendini atıyor. Bir sümüklü için değer mi 17 yaşında yazık aw. Sırf zengin olsak ben etmezdim yaa ne blm. Adamda merhamet var ama yani bir yerde benim duygularımın önemi yoksa ve herkes beni kullanmaya çalışıyorsa bam bam bam konuşurdum umrumda olmaz. Aşık değilsem niye öyleymiş gibi yapayım ki iki tarafada yazık
1000Kitap
AcımakStefan Zweig · Görsel Yayınlar · 19927,5bin okunma
Acımak gibi bir duygu nelere yol açabilir?
Puan vermedi·404 syf.··
2025 11. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 22:31
Stefan okurlarının hep ince okumaya alıştığı hikayelerinden sonra uzun bir romanını okumak benim için büyük bir keyifti. Daha çok karakter tahlili, psikolojik incelemeler, merhamet ve vicdan kavramlarının insanın içinde oluşturduğu karmaşa, ikilem içinde kalmak gibi konular işlenmiş. Sizi içine çekiveren hikayesi ile Zweig yine müthiş bir eser ortaya koymuş. Ayrıca Zweig'a hep kısa ve basit şeyler yazıyor gibi eleştiri yapanlara da güzel bir cevap niteliğinde. Tabi baskısını bulmak ve okumak biraz zor olabilir. Keşke bu kitabı daha çok bilinseydi...
AcımakStefan Zweig · Görsel Yayınlar · 19927,5bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 3. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 22:23
Eğer karşınızdakine sevdiğiniz yada sevmediğiniz sırf kalbi kırılmasın diye “hayır” , “yapmam” diyemiyorsanız mutlaka bu kitabı okuyun derim . Örnek bir eser olmuş bu konuda . Eski ben i gördüm eser de açıkçası, biraz kendimi okudum sanki.. Keşke bunu yıllar önce okusaydım da hayatta tecrübe ettiğim şeyi bu eserde yıllar önce öngörseydim..
1000Kitap
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20147,5bin okunma
Puan vermedi·451 syf.··
2023 55. kitabı
Sabırsız Yürek Teğmen Hofmiller bir gün bir malikanenin davetine katılır. Orada genç bir kızı dansa kaldırmak ister. Ama gelgörelim kol değneklerini masanın altından göremediği genç kız, engellidir. Sonra Delikanlı, yaptığı mahçubiyeti içine yer edinir ve elinde çiçeklerle af dilemek için malikanenin yolunu tutar. Önceleri Edith bu duruma bir anlam veremez. Ama gittikçe teğmene alışmaya başlar. Condor, Edith'in doktoru.. Sık sık malikaneye Edith'i muayeneye geliyordur. Orada doktorla samimiyetini ilerleten teğmen, doktordan Edith'in durumunu öğrenmeye çalışır. Edith hiçbir zaman yürüyemeyecek mi? der. Condor maalesef durum çok kötü.. Delikanlıyı acıma duygusu sarmıştır bir kere.. Edith'e yardım edecektir. Hatta bunun için yeni bir tedavi bulundu diye de elinde olmadan onu ve ailesini umutlandıracaktır. Gerçi delikanlı umutlandırmakla kalsa yine iyi.. Kendini Edith'in duygularını istemediği halde, ona karşılık verirken bulacaktır. Arkadaşları "hayırlı olsun, Kekesfalva'nın sakat kızı ile nişanlanmışsın" der onunla alay eder. Oysa teğmen durumu inkar eder. Ve bu yüzden onursuzluk ettiğini düşünüp intihar etmeyi düşünür. Neyse ki vedalaşmayı düşündüğü albayı, onu karargahın adına leke gelmesin diye, başka bir şehre tayin eder, konu kapanır. Nitekim arkasında gözü yaşlı engelli kızı bıraktığını bilen teğmen rahatsızlık duyar. Ve tren istasyonunda Edith'e telgraf çeker. Ama aksilik bu ya.. O sıralarda ülke, Avusturya Macaristan velihattının süikasti ile çalkalanmaktadır. Bu yüzden telgraf ulaşmaz. Edith terkedildiğini düşünerek intihar eder. Babası ise kızının acısına daha fazla dayanamaz. Olayları duyan teğmen.. Vicdan azabı çeker, velihat prensin öldürülmesiyle başlayan 1. Dünya Savaşı'na gönüllü olarak katılır. ### Son söz Bu kurguda sabırsızlanan biran önce
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20067,5bin okunma
Acımak
9/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 08:24
1881 Viyana doğumlu Stefan Zweig, oldukça varlıklı bir ailenin çocuğudur. Yaşadığı Habsburg İmparatorluğu, çağının en renkli ve çok kültürlü dönemlerinden biridir. Çünkü bu imparatorlukta Yahudiler, Hırvatlar, Macarlar, Slovaklar ve Balkan halkları gibi birçok ulustan insanlar bir arada yaşar. Bu çok kültürlü yapı; din, dil ve kimlik zenginliği; ayrıca Zweig’in çok yönlü aile ortamı, onun dünya görüşünü ve yazarlığını derinden etkilemiştir. Bu nedenle Zweig’in düşünce dünyası, milliyetçi duyguların çok ötesine taşarak evrensel bir insancıllığa dönüşmüştür. O yalnızca Avusturyalı bir yazar değildir; tüm insanlığı kucaklayan bir dile ve bakış açısına sahiptir. Onun için milletten önce “insan olmak” gelir. Eserlerinde insan onuru, vicdanı ve kişiliği her şeyin önündedir. Milliyetçi değildir, ırkçı hiç değildir. “Biz ve onlar” dilini kullanmaz; o yalnızca insanı anlamaya, çözmeye ve insana dair her duygunun özünü yakalamaya çalışır. Acımak romanı da bu insancıl anlayışın en güçlü örneklerinden biridir. Romanın konusu birçok okuru kolayca ağlatacak kadar hüzünlüdür; ancak Zweig, kötürüm bir genç kızın dramını asla melodrama düşmeden, duygu sömürüsüne kaçmadan anlatır. Okur roman boyunca hem kendini hem de karakterleri sorgular; Zweig adeta insan olmanın resmini çizer. Romanın kadın kahramanı Edith, yürüyemeyen genç bir kızdır. Annesi ölmüştür; babasıyla birlikte bir villada yaşar. Zengin ve konforlu bir hayatları olsa da Edith’in dünyası sınırlıdır. En yakınında ona arkadaşlık eden kuzeni vardır. Edith, onunla sıkıntılarını ve hayallerini paylaşır. Aynı bölgede görev yapan Teğmen Anton Hofmiller, gösterişli fakat yüzeysel bir subaydır. Edithlerin davetine katıldığında romanın kader anı yaşanır. Teğmen, dikkatsizliği yüzünden Edith’i dansa davet eder; ancak Edith
İnceleme
AcımakStefan Zweig · Altın Kitaplar Yayınları · 19737,5bin okunma
9/10
·464 syf.··
2026 162. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 22:09
~Sabırsız Yürek Acımakla sevmek arasındaki çizgi ne kadar ince? Bu kitabı okurken çokça kendime sorduğum soru tam olarak buydu :) Ana karakter Toni’nin yaşadığı o vicdan muhasebesi beni aşırı gerdi. Bazen “yok artık bunu da yapmazsın” dedim, bazen de “aslında ben de olsam aynı hataya düşerdim” diye aklımdan geçirdim. Özellikle sırf birini kırmamak için yapılan şeylerin nasıl daha büyük bir yıkıma dönüştüğünü görmek gerçekten baya çarpıcıydı. Kitap boyunca içimde sürekli bir huzursuzluk vardı. Hani böyle bir şeylerin yanlış gittiğini bilirsiniz ama durduramazsınız ya… tam olarak o his. Zaten adı gibi: sabırsızlık, acele kararlar, duyguların net olmaması… hepsi üst üste geliyor. En çok da şu fikre takıldım: Birine gerçekten yardım etmek mi istiyoruz, yoksa sadece kendimizi iyi hissetmek için mi “yardım ediyoruz”? Genel olarak eseri ele almak gerekirse insanı biraz rahatsız ediyor ama iyi anlamda. Sonunda Edith ve Toni’nin birebirlerini seven bir çift olmasını isterdim ama Stefan Zweig onları bir daha hiç birleşmeyecek şekilde ayırdı. Bu bir tık üzücü olsa da okumak isteyenlere çokça tavsiye ederim, şimdiden keyifli okumalar dilerim. Stefan Zweig
Duygu ve Düşünce
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20147,5bin okunma
Kaderin yaraladığı kişi sonsuza kadar hassas davranır
9/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2024 79. kitabı
·
Stefan Zweig’in Sabırsız Yürek tek uzun romanıdır. Genç bir süvari subayı olan Anton Hofmiller’in anlatımıyla açılır. Hofmiller, garnizona yakın kasabada katıldığı bir davette konağın kızı Edith Kekesfalva ile tanıştırılır. Dans teklif etmesi üzerine genç kızı utandırdığını zanneder; ancak kısa süre sonra Edith’in felçli olduğunu öğrenir. Büyük bir suçluluk duygusuna kapılır. Bu olaydan sonra Hofmiller, Edith’in babası Bay Kekesfalva ve aile dostu olan doktor Dr. Condor ile yakınlaşır. Edith, Hofmiller’in ilgisine giderek duygusal olarak bağlanır; genç subay ise ona acıdığı için ziyaretlerine devam eder. Ancak Edith’in giderek artan beklentileri, Hofmiller’i bir vicdan çıkmazına sürükler. Aile, onun davranışlarını “evlilik vaadi” olarak yorumlamaya başlar. Acıma duygusuyla verilen sahte umutların ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteren trajik bir sona ulaşır. Psikoljik baskı ve çaresizlik çok güzel işlenmiştir.
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20167,5bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.