Amok Koşucusu

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
Amok Koşucusu Kitap Eleştirisi Bu yılı çok sevdiğim bir yazarla bitirmek istedim. Çoğu insanın okuduğu ve etkisinden çıkamadığı bu eseri merakla ve heyecanla okumaya başladım. Avusturya’lı oyun, roman, biyografi yazarı Stefan Zweıg’ın 1922’de yazdığı en önemli eserleri arasında yer alan uzun öyküdür. Zweıg’ın insan ruhunu berrak, lekesiz anlattığı bu hikaye 1912 yılının Mart ayında Napoli limanında bir gemide geçiyor. Öncelikle kitabı anlayabilmemiz için Amok Koşucusu ne demek ona bir göz atalım. Bir malay, herhangi sıradan, iyi huylu bir insan, içkisini içiyor … öylece oturuyor, ifadesiz, duyarsız, donuk bir halde… benim de odamda oturduğum gibi … ve ansızın ayağa fırlıyor, hançeri kapıyor ve sokağa koşuyor … dosdoğru koşuyor … nereye olduğunu bilmeden … yoluna ne çıkarsa, insan veya hayvan, kriz halinde yerle bir ediyor ve bu kana susamışlık onu sadece daha da hararetlendiriyor … koşan kişinin dudaklarında köpük birikiyor, deli gibi ağlıyor … ama o koşuyor, koşuyor, koşuyor, sağa bakmıyor, sola bakmıyor, sadece acı acı bağırarak koşuyor, kanlı kriz haliyle bu korkunç düzlükte koşuyor … köylerdeki insanlar, hiçbir gücün bir Amok koşucusunu durduramayacağını bilirler, bunun üzerine geldiği zaman önceden uyararak bağırırlar: Amok! Amok! Diye ve her şey kaçar… (50) Kitaptaki en belirgin çatışma kişilik çatışmasıdır. Üç karakterimiz vardır bunların isimleri belirtilmez. Doktor, kadın, yabancı. Kitap yabancının gece vakti geminin burnunda otururken, doktorla karşılaşması bunun üzerine doktorun dayanamayıp başından geçenleri yabancıya anlatmasıyla başlar. Avrupalı doktorun yedi yıl boyunca Hindistan’da görev yaparken içine düştüğü yalnızlığı ruhunun boşluğunu yabancıya şöyle dile getirir. Bu kahrolası yalnızlığın içinde utanmayı unuttum, insanın ruhunu kemiren, iliğini
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Pay Yayınları · 2020134,8bin okunma
Hayat ve İnsan
9/10
·96 syf.··
2023 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 13:30
Sayfaları çevirdikçe daha çok merak uyandırıyor heyecanla okudum . İnsanın her hücrene işleyen inatçı hırs. Hangimiz bu hırs uğruna asla yapmayacağım dediğimiz şeyleri yapmadık ki.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Pay Yayınları · 2020134,8bin okunma
8/10
·96 syf.·
2022 28. kitabı
Stefan Zweig in muhteşem kaleminden bir eser. İkinci kez okumama rağmen sanki ilk kez okuyormuş hissine kapıldım. Bir doktor ve hastasının sırrını tutmaya söz verdiği için yapmak zorunda kaldıkları... Stefan zweig için söyleyebileceğim kısa ve etkili...
Amok KoşucusuStefan Zweig · Pay Yayınları · 2020134,8bin okunma
Vicdani rahatlama
Puan vermedi·96 syf.··
2023 1. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 00:30
Amok Koşucusuİnsan vicdanını rahatlatmak için yeryüzünde kendini cezalandırmak istemektir. Lakin unutulmasın ki kendi çıkarları göz önünde tutularak adımlar atılır. Sonuçta kendi yaptığımız hatalardan dolayı vicdanımız rahatsızlık duyar. Yani insanoğlu tamamen Kendi çıkarları doğrultusunda hareket eder. Bu kitapta bunun bir eseri ve örneğidir.
Düşünce
Amok KoşucusuStefan Zweig · Pay Yayınları · 2020134,8bin okunma
8/10
·64 syf.··
2017 160. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2017 10:48
“Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum… Neden bu kadar çok Zweig kitabı okumaya başladım, bilmiyorum...” Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi... Peki Amok koşucusu nedir? Hemen cevaplayayım, bir tür çıldırma durumudur. Bu tabir, bugün dünyanın her yerinde benzer cinnet olaylarında faili tanımlamak için kullanılır. Kökeni bir çeşit intihar saldırısı geleneğine dayanır. Amok koşucusu sonuna kadar savaşır sonunda savaştığı şey uğruna ölür. Hem ülkemizde, hem de dünyanın pek çok yerinde, bir dizi insanı öldürüp ardından kendisini öldüren insanların haberlerini sürekli duyuyoruz/okuyoruz. İşte bunların hepsi birer amok koşucusu. Bu durumun aktörlerinden, şayet hayatta kalanlar varsa, ifadeleri de genelde şöyledir; “Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum…” İşte amok koşucusu da böyledir. Bir çıldırma haliyle harekete geçer. Kendisinin gücü kalmayacak ve artık düşüp ölecek hale gelene kadar karşısına çıkan her şeyi yok etme eğilimindedir. Esasen yazarımız Stefan Zweig da bir amok koşucusudur. Yaşamına intihar ederek son verdiğini düşünürsek, kısmen de olsa yazarın da bir amok koşucusu olduğunu söyleyebiliriz.
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
8/10
·60 syf.··
2023 50. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 14:30
İlk okumaya başladığımda ne okuduğumu anladım desem yalan olur derken bir anda olayların içerisinde buldum kendimi. Kitap nedenini bilmediğimiz bir kaza ile başlıyor, kahramanımız olayları anlatmaya başlıyor. İnsanların birbiri ile muhabbetinden, gülüşmelerinden, mutluluklarından rahatsız olan kahramanımız huzuru gündüzleri uyuyarak, geceleri ise ayakta kalarak bulmaya çalışıyor. Bir gece huzuru tek başına bulduğunu sandığı bir zamanda yanan piponun çıkardığı ışık bulunduğu ortamda yalnız olmadığını öğrenmesine vesile oluyor. Kitabın kapağındaki Amok Koşucusu ismi; Malezyalı iyi yürekli sıradan birinin içkisini içip, duygusal olarak umursamaz ve monoton bir moda girdikten sonra bıçağını kaparak, hızla at gözlüğü takmış gibi hedefe kilitlenip dosdoğru koşmasından bahsediyor. Kahramanımız yalnızlığını başka biriyle paylaştığı gecelerde artık hikâyesini Amok Koşucusuna benzeterek anlatmaya başlıyor. Başarılı bir doktor olan kahramanımızın kibir ve egosuna yenilerek nasıl bu duruma düştüğünün hikâyesini anlatıyor. Kahramanımızın hikâyesinde kibri, nefreti, duygusallığı, aşkı ve sonunda yaşamış olduğu pişmanlığa tanıklık ediyoruz. Yaptıklarını takdir etmeyenler olabilir ama sonunda sözüne sadık biri olduğunu göstermiş olması kahraman üzerindeki olumsuz havayı dağıttı diyebilirim. İnce bir kitap, başlarda biraz sıkıcı gelse de ilerleyen sayfalarda hikayenin akışına kapılıp gidiyorsunuz. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Harika
10/10
·64 syf.··
2025 24. kitabı
Çok söze gerek yok. Mutlaka okunması gereken bir kitap.. ben çok beğendim. Zweig farkını ortaya koymuş. Amok Koşucusu, bireyin yalnızlaştıkça kendi iç sesine hapsolduğunu ve bu iç sesin kontrolsüz hâle geldiğinde yıkıcı bir güce dönüşebileceğini anlatır. Zweig’in dili sade fakat son derece yoğundur. Bu yönüyle eser, kısa olmasına rağmen uzun süre etkisini sürdüren, düşündürücü ve sarsıcı bir edebi metindir.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Belki de insan her şeyi içine atmaktan yoruluyor zamanla!
Puan vermedi·96 syf.··
2024 71. kitabı
Ah Stefan Zweig sen gene neler yazdın, bizi nerelere sürükledin. Film izler gibi canlandı gözümün önünde yazdıkların. Ne demek amok; hastalık cinnet hali. Amok hastalığına yakalanan kişi kendini kaybediyor. Bizler de bazen kendimizi kaybetmek istemez miyiz bilinmezlerin içinde. Aslında çoğumuz yaşadığımız birçok şeyi unutup bir amok koşucusuyuzdur belki de hayatta. Bir kasabada doktor olan adam karşısına çıkan bir kadının peşine takılır ve her şeyini geride bırakır. Doktorun tek amacı kadının son isteğini yerine getirmek... Ey aşk sen ne yaramaz çocuksun, kime nerede, ne zaman, ne yaptıracağım belli olmuyor. Kısa etkileyici güzel bir kitaptı ve en güzel öğretisi verilmiş olan bir sözün ne pahasına olursa olsun tutulması gerektiği. Hepimizin verilmiş olan sözlerimizi tutabilme cesaretini gösterebilmesi dileğiyle... Keyifli okumalar
Amok KoşucusuStefan Zweig · Venedik Yayınları · 2019134,8bin okunma
7/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Öykü adını, Malezya'da bir tür cinnet halini tarif etmek için kullanılan "amok" tabirinden alır. Basit ama akıcı bir kurguya sahiptir. Bir doktorun, mesleki hayatını bir tutkuya ve bir kadının sırrını saklamaya feda edişini çok güzel anlatmıştır. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Puan vermedi
Stefan Zweig’in yazdığı çarpıcı bir kısa öyküdür. Kitap, yalnızlık, tutku ve psikolojik gerilim temalarını işler. Okuması da oldukça kolay ve hızlıydı. Bir saatte okunabilecek bir öykü. İnsanı sıkmayan ve devam etmesini sağlayan bir anlatımı var. Öykü, Hindistan’da yaşayan bir doktorun başından geçen olayları konu alır. Doktor, bir kadının yardıma ihtiyacı olduğu bir gece onunla tanışır. Kadın, toplumdan dışlanmaktan korktuğu için doktorun yardımlarını gizlice ister. Ancak doktor, kadına olan tutkusuna yenik düşer ve onu para karşılığında tedavi etmeyi reddeder. Kadın onun teklifini reddedip uzaklaştıktan sonra doktor pişmanlık içinde ona yardım etmek için her şeyi göze alır. Fakat kadını bulmak, aşırı ve delice bir takıntıya dönüşür; bu ruh hali Malayların “amok koşusu” diye adlandırdığı, ölümüne bir çılgınlık hâlini alır. Doktor, kadının peşine düşerken, kendi içsel yıkımına doğru hızla ilerler. Öykü, bu koşu sırasında doktorun içsel çatışmalarını ve psikolojik durumunu derinlemesine ele alır. Zweig, eserde karakterin insanlık dışı bir dürtüyle nasıl hareket ettiğini çarpıcı bir dille anlatır, okuyucuya insan ruhunun karmaşıklığını sunar. Keyifli okumalar..
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.