Beyaz Kale

Orhan Pamuk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kral çıplak devam!
Başı iyi başlamış olsa da sonrası maalesef akmadı, hem sıradan dili hem yavaş ilerleyen kurgusu oldukça vasat. Komik olmaya çalışmış ama olamamış. Aynı konunun çok daha başarılı versiyonu için bakınız: Kitab-ül Hiyel İhsan Oktay Anar
1000k
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
9/10
·199 syf.··
2021 151. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2021 00:01
İncelemeye kitabın giriş cümlesini yazan Faruk Darvınoğlu'ndan söz ederek başlamak istiyorum. Zira beni bu kitabı Orhan Pamuk mu yoksa kendisi mi yazdı diye tereddüte düşüren bu ismi araştırdığımda kendisinin Orhan Pamuk'un Sessiz Ev kitabının karakteri olduğunu öğrendiğimde bunu bilmediğim için utandım. Fiziksel olarak birbirlerine çok benzeyen İtalyan bir köle ve Müslüman bir Hoca üzerine kurulan ana tema 17. yüzyılda geçiyor ve Osmanlı'yı ele alıyor. Savaş yıllarından, veba hastalığından, astronomiye ve bir çok alana merak salarak gelişmeye çalışmaktan da bahsediliyor. Ülkesine kaçmak için cesaret gösteremeyen kölenin, Müslüman olmadan Osmanlı'da nasıl yaşadığını da gözler önüne seren bu kitabın son bölümünde Hoca ile yollarının nasıl ayrıldığı anlatılıyor. Orhan Pamuk'un kendi kitabına yaptığı incelemesinde ise ana temayı özdeşlik üzerine kurmakta çok zorlanmadığını itiraf ediyor ve konu olarak benzer bir çok kitaptan yararlandığını da açıklıyor. Faruk'a da değinmeden geçmiyor elbette :) Son olarak kitabının Doğu-Batı sentezi düşüncesi içinde okunmasını da istemiyor. Keyifli bi 200 sayfaydı benim için. Burdan Sessiz Ev'e Faruk'u tanımaya gidiyorum :) Herkese keyifli okumalar..
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
7/10
·199 syf.··
2020 48. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 15:26
Yazardan okuduğum 2.kitaptı. Başlangıç olarak öneren arkadaşlarımın tavsiyesiyle okudum, doğru bir tercih oldu. Osmanlı'ya esir düşmüş bir İtalyan'ın ağzından kaleme alınmış bir nuvel. Olay örgüsü; kitap yazılırken, doğaçlama şekilde dönem kitaplarının sentezi gibi. Yazar sonsözünde de bu şekilde yazdığını, 16 yıl sonra kitaba tekrar dönüp bir son verebildiğinden bahsediyor. Doğu-batı tartışmasına hiç girmek istemiyorum, ben bu kitabı, vay Osmanlıyı nasıl ayak altına almış, vay ne cahil cühela ecdadımız varmış şeklinde yorumlamayacağım. Yazara karşı hiçbir önyargım da yok. Eleştireceğim nokta şu; kitap, sanki kötü bir çeviriden okuyormuşsunuz hissi veriyor. Kalemini pek sevemedim açıkcası. Ben İhsan Oktay Anar'ın ballı lokma betimlemelerine, Türkçeyi harikulade tertibine alışık olduğum için de olabilir. Kıyas yapmıyorum, ama kullanılan kelimeler dönemden izler taşıyabilirdi. Dostoyevskinin Ötekisinden, Doktor Jekyll ve Bay Hide'a kadar çoğu kitaptan izler görebilirsiniz. Karmaşanın sentezi gibi. İstanbul'daki Veba günleri karantinasını çok enteresan anlatmış yazar. Korona günleri ile benzerliği elbette var, merak edenler okuyabilir. Arşivlerdeki elyazmalarından yararlandığını söylüyor. Vesselam, Orhan Pamuk'u yabancıların neden daha el üstünde tuttuklarını anlıyorum. Bu durum bende bir önyargı oluşturup yazara mesafe koymama neden değil. Okumaya devam.. Diğer kitaplarından daha ümitliyim.
Edebiyat
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
Puan vermedi·199 syf.··
2019 17. kitabı
Bir yazarın ilhamını nasıl aldığını hep merak etmişimdir. Bu sebeple kitabın en çok ilgimi çeken kısmı yazarın kitabın sonuna eklediği beyaz kale üzerine bölümü oldu. Kahramanları için kimlerden ilham aldığını hangi olaylardan esinlendiğini yazmış. Bu beni biraz olsun aydınlatan bir bölüm oldu. Kitaba gelecek olursam; zamanında esir düşmüş bir ıtalyan ve onu köle olarak sahiplenmiş adamın (hocanin) hikayesi. Yapılan yorumları incelediğimde insanlar genelde doğu batı çatışması yazmış. Bana nedense daha çok karakter çatışması ve insan psikolojisi üzerine yazılmış bir kitap gibi geldi. Evet içerisinde doğu batı çatışması da içeriyor ama o kadar yoğun değil. Birlikte yaşayan iki insanın düşünceleri, karanlık tarafları , istekleri , hedefleri birbirine fiziken çok benzeseler de birbirinden bir o kadar farklı olabileceğini göstermiş. Akıcı ve kolay okunan bir kitaptı. Bir miktar kafa karışıklığı yaşamış olsam da sevdim okunulası bir kitap.
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
7/10
·199 syf.··
2021 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 14:30
Beyaz Kale,Orhan Pamuk'un okuduğum altıncı kitabı. Yazarın diğer kitaplarında da olduğu gibi bu kitapta da beni rahatsız eden yerler bulup bir iki ay( Nisan ayında başlamıştım) elime almadım. Ama karakterler kitabı yarım bırakmama izin vermedi tekrardan başladım ve bitti. Orhan Pamuk yine doğu-batı konusunu ele alıyor ve İtalyan bir köle ile Osmanlı Hocasının hayata ve bilime bakış acılarını irdeleyip "Ben Neden Benim?" sorusuna cevap arıyor.
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
7/10
·199 syf.··
2020 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 11:53
Selamlar. En sevdiğim yazar olan Orhan Pamuk'un okuduğum 8. eseri. Yazarlık döneminin başlıca eserlerinden biri. Orhan Pamuk'un dilini bilen birisinin çok beklentiyi yüksek tutmadan ama iyi bir anlatım dili olduğunu bileyerek okuyabileceği bir kitap. Herkes Orhan Pamuk okumalı. İyi okumalar.
Edebiyat
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
Tarihi mi ?
Puan vermedi·199 syf.··
2026 9. kitabı
Kitabın Osmanlı döneminde ve Osmanlının yaptığı bazı olayların içinde geçmesi dışında hiçbir tarihi tarafı olmamakla birlikte, kahramanın bir köle mi yoksa bilim insanı mı olduğu anlaşılamaya müsait olmayan sahnelerle dolu olması anlatımı karmaşık ve kapalı hale getirmiş. Peki ne anlatıyor bence koca bir hiç.
2026 Okuma Raporları
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
6/10
·199 syf.··
2024 7. kitabı
Kırmızı saçlı kadından sonra bu kitap çok ince olmasina rağmen bitmek bilmedi. İçerisinde sürekli sohbet havası ruhsal olaylar ve durumlardan bahsediliyor gibiydi. Polisiye ve aksiyon vb olaylara alışık biriyseniz çokça sarmaya bilir. Eser kendi içinde değerli olabilir ancak, ne aşk ne tarih ne de olay örgüsü yok gibiydi.
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
6/10
·199 syf.··
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 22:17
Sonuna kadar hep ümitle beklediğim beklediğim beklediğim bir romandı..Orhan Pamuk okuyucusu değilim sanırım yine de azimle diğer kitaplarını da okuyacağım zannediyorum.Cevdetbey ve Oğulları, Karakitapa göre daha kolay bir okuma oldu.
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma
Puan vermedi·199 syf.··
2023 15. kitabı
Çok hacimli bir kitap olmasa da astronomiden astrolojiye, matematikten mühendisliğe, hayvanlar âleminden rüya tabirlerine, bir çok konuyu barındıran yoğun bir romandır Beyaz Kale. Tarihsel malzemeyle örülmüş bir dokuya ve zaman dilimine sahip olan roman, bunu daha ilk sayfada Tarihçi Faruk’un (Sessiz Ev’in kahramanlarından) Beyaz Kale- elyazması için yazdığı ön sözde okuyucuya sunar. Üst kurmaca tekniği ile hikâye içinde hikâye yaratan yazar el yazmasını tesadüf eseri bulup, üslup kaygısı taşımadan çevirdiğini söyleyen (bu yönüyle pek özgün olmayan) bir giriş bölümü ekleyerek başlangıçta okur ile yazar arasına bir sahicilik perdesi çekmeye çalışan romancıların izlediği yolu takip eder. Bu yolla Orhan Pamuk ana hikâyenin yaratıcısı değil, aktarıcısının yaratıcısı konumuna geçer. Taa ki romanın sonunda niyetini açıklayana dek okuyucu ile romancı arasında gerçek olmadığını bildikleri bir anlaşma imzalanmış olur böylece. (Saf ve Düşünceli Romancı kitabında Orhan Pamuk bunu çok güzel anlatmıştı.) Türk korsanlarınca esir alınan bir Venediklinin bir Osmanlı hocasıyla tanışması, birbirlerinden bir şeyler öğrenmeye çalışmaları, nihayetinde bu etkileşim sonucu birbirlerinin yerine geçip “yeni hayat”larına devam etmelerinin anlatıldığı bir romandır. Beyaz Kale, sadece tarihsel dokuyla yetinmeyen, birtakım sorunları da ortaya koyan bir romandır. Orhan Pamuk’un kendisi de bu noktaya özellikle vurgu yapar: “Evet bu kitap tarihten söz ediyor, ama bir tarihsel dönemi anlatmak için değil, bir hikayeyi anlatmak için. Aklımda var olan bir hikayeyi bir tarihsel zamana oturttum.”der. Romanda aktarılan olayları Venedikli kölenin anlatımı ve bakış açısının ışığında takip ediyoruz. Anlatıcının (Venedikli köle) nasıl esir düştüğünü, Hoca’yla ne vesileyle tanıştığını, sultanın düğünü için havai
Beyaz KaleOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201211,3bin okunma

Yazar Hakkında

Orhan PamukYazar · 33 kitap
Ferit Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul), Türk yazar. Birçok başka edebiyat ödülünün yanı sıra 2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç yaşta alan iki kişiden biri olmuştur. Kitapları altmış dile çevrildi, yüzü aşkın ülkede yayımlandı ve 11 milyon baskı yaptı. 2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilen Pamuk, Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk'tür. Yaşam öyküsü Orhan Pamuk yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "Karanlık ve Işık" ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Bu romanı ancak 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımlandı. 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü. Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi de 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale ile 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve yurtdışında tanınmaya başlandı. Orhan Pamuk, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar romanı Amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe Orhan Pamuk'un Türkiye dışındaki ünü artmaya devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı. Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. Orhan Pamuk ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihli sayısının "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı kapak yazısında tanıtılan 100 kişiden biri oldu. 2007 Mayıs'ında yapılan 60. Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yapmıştır. Nobel Ödülü Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarihe geçmiştir. Akademi'nin 12 Ekim 2006 günü saat 14:00 civarında yayımladığı, “ 2006 Nobel Edebiyat Ödülü 'Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan' Orhan Pamuk'a verilmiştir. ” şeklindeki basın bildirisiyle Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verildiği resmen açıklandı. Pamuk 7 Aralık 2006'da, İsveç Akademisi'nde Babamın Bavulu başlığı altında hazırladığı Nobel konuşmasını Türkçe yaptı, Türkçe bilmeyen izleyiciler ellerindeki çeviri metinden konuşmayı takip etti, birçok televizyon kanalı konuşmasını canlı yayınladı. Orhan Pamuk ödülünü 10 Aralık 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde İsveç kralı XVI. Carl Gustaf'ın elinden aldı. Romancılığı Orhan Pamuk'un romancılığı postmodern roman kategorisinde değerlendirilmektedir. Eleştirmen Yıldız Ecevit Orhan Pamuk'u Okumak adlı kitabında onun avangard romancılığını değerlendirmektedir. Özellikle Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı'dan yola çıkarak bize kendisini ve olayların gelişimini anlatır. Aynı şekilde edebiyat tarihçisi Jale Parla da Don Kişot'tan Günümüze Roman adlı kapsamlı yapıtında, Benim Adım Kırmızı'dan hareketle Orhan Pamuk'un eserlerini karşılaştırmalı edebiyat bağlamında irdeler. Parla'ya göre Pamuk, Türk romanının aldığı önemli dönemeçlerin sahibi olan bir yazardır. Doğu-batı sorunsalıyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardan birisidir Pamuk, bu sorunsalı kültürel ve felsefi içerimleriyle edebiyatına taşımış, özellikle Kara Kitap'ta bu tema bağlamında önemli, çok katmanlı bir edebi metin örneği sergilemiştir. Eleştiriler Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülünü kazanması değişik tepkilerle karşılaştı. Ödülün Pamuk'a Türkiye tarihi ile ilgili demeçleri dolayısıyla verildiği iddiasında bulunuldu. Orhan Pamuk Nobel ödülünü almadan on ay önce 19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı. Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metninde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir. Basında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Orhan Pamuk'u kutlamadığına dikkat çekildi. Ödüle yabancı basından olumsuz eleştiriler de gelmiş, ödülün siyasi sebeplerden dolayı verildiği belirtilmiştir. Orhan Pamuk'un eserlerinde Atatürk hakkında kullandığı üslup ve yazıları da kimi eleştirilere uğradı. Bir kısım edebiyatçı Orhan Pamuk'un eserlerindeki bazı bölümlerin diğer yazarlara ait başka eserlerden fazlasıyla esinlendiğini savunmakta, özellikle bazı romanlarındaki belli kısımların diğer kitaplardan neredeyse tamamen alıntı olduğunu öne sürmektedir. Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Bardakçı 26 Mayıs 2002 tarihinde belgeleri ile yazarı sahtecilik ve intihal ile suçlamıştır. Murat Bardakçı'ya göre Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, hikâyesi ve anlatım şekli ile Amerikalı yazar Norman Mailer'in Ancient Evenings adlı romanının bir kopyasıdır. Ayrıca suçlamalara göre Orhan Pamuk'un Beyaz Kale adlı romanı Mehmet Fuat Carım'ın Kanuni Devrinde İstanbul isimli eserinden birebir pasajlar içermektedir. Orhan Pamuk günümüze dek bu konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Orhan Pamuk'un Sri Lanka'da düzenlenecek olan Edebiyat Festivaline katılması Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (Reporters sans frontières) tarafından eleştirildi. Örgüt Orhan Pamuk'u ve festivale katılmak isteyen diğer edebiyatçıları Sri Lanka'daki baskıları meşru hale getirmekle suçladı. Orhan Pamuk davası Yazar Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulununca hakkında TCK'nın 301. maddesinden ‘Türklüğe hakaret’ davası açıldı. 16 Aralık 2005'de ilk duruşması yapılan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 Şubat 2006 tarihine ertelendi. Şişli Asliye Ceza Mahkemesi, bu tür davalar için Adalet Bakanlığı'nın yazılı izninin gerektiğini belirterek izin verilip verilmediğinin sorulması için bakanlığa yazı yazılmasına karar verdi ve duruşmayı da 7 Şubat'a erteledi. Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepkiler geldi. Dava günü Şişli Adliyesi önündeki Pamuk ve yabancı yetkililere yönelik protesto gösterileri, Türkiye ve dünya basınında önemli yer tuttu. AB - Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, "hükümet, parlamentoya değişiklik yasası getirebilir. Yapılacak şey budur. Türkiye'nin imajına büyük bir zarar vermiştir. Avrupa'da kötü bir imaj doğmuştur. Ünlü bir yazar hakkında dava açarsanız, dışarıda milliyetçiler bu yazarı dövmek için arabasına saldırırsa, burada ciddi bir sorun vardır" dedi. AP Türkiye Raportörü Camiel Eurlings de, hükümetin yazar Orhan Pamuk davasını düşürmesi gerektiğini belirterek, hükümet reform taahhüdüne sadık kalmalı şeklinde konuştu. Türkiye ile AB arasında ciddi gerilime neden olan Orhan Pamuk’un hakkındaki dava 22 Ocak 2006 tarihinde düştü. Adalet Bakanlığı, Şişli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, Yeni Ceza Yasası gereği izin yetkisi olmadığını hatırlatarak, Pamuk'un yargılanması için Adalet Bakanlığı’nın izin verdiğine ilişkin belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Ödülleri 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazar arasında paylaşıldı) 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev (Fransızca çevirisi nedeniyle) 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz 1995 Prix France Culture (Fransa) Kara Kitap 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı 2002 Premio Grinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 International Impac-Dublin Literary Award (İrlanda) 2005 Prix Médicis Etranger (Fransa) Kar 2005 Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış Ödülü (Almanya) 2005 Richarda Huch Ödülü (Almanya) 2006 Le Prix Méditerranée étranger Ödülü (Fransa) Kar 2006 Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç) 2006 Washington University'nin Seçkin Hümanist Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri)[24] 2006 Commandeur de l'ordre des arts et des lettres (Fransa) 2008 Ovid Ödülü (Romanya) 2010 Norman Mailer Yaşam Boyu Başarı Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri) 2012 Sonning Ödülü Fahri Doktoraları 2006 Tiflis Üniversitesi 2007 Berlin Serbest Üniversitesi 2007 Boğaziçi Üniversitesi 2007 Georgetown Üniversitesi 2007 Tilburg Üniversitesi 2007 Madrid Üniversitesi 2008 Floransa Üniversitesi 2008 Beyrut Amerikan Üniversitesi 2009 Rouen Üniversitesi 2010 Tiran Üniversitesi 2010 Yale Üniversitesi 2011 Sofya Üniversitesi Onur üyelikleri 2005 American Academy of Arts and Letters Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri) 2008 Social Sciences of Chinese Academy Onur Üyesi (Çin) 2008 American Academy of Arts and Sciences Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri)