Binboğalar Efsanesi

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2019 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2019 22:16
Yaşar Kemal ustanın bölge kültürünü aktarmadaki becerisi okuyucuya keyf veriyor. Yaşar Kemal Avrupalı, Amerikalı veya Rus olsaydı, hemen hemen bütün eserleri Nobel alırdı diye düşünüyorum. Okuyun, okutun.
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2019 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2019 00:34
Yaşar Kemal, Binboğalar efsanesi.. Aslında benim yaşar Kemal için söyleyecek çok bir şeyim kalmadı, daha önce okuduğum kitaplarında yeterince anlattım sanırım duygularımı. O yüzden genel olarak
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
304 sayfalık yürekten yakılan bir ağıt..
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 20:56
Her şeyini yitirmiş ama onurunu yitirmemiş Karaçullu Obası.. Bu kitap yaşamak kavgasını anlatır, topraksız, malsız, parasız yaşamanın mücadelesidir. Toprakları, paraları yoktur ama kilimleri, ağıtları, türküleri vardır. Onlar sadece insandır, insanı aşağılamayan, ağaca, çiçeğe saygı duyan insanlardır. Önceden toprağa yerleşmemek için savaşan göçebe Yörük Obası bu seferde yerleşecek tek bir toprak parçası bile bulamazlar. Her şeylerini yitirirler, canlarını, hayvanlarını, yiyeceklerini, altınlarını onlara kalan tek şey ve en değerli şey onularıdır. Ağalar, bezirganlar, büyük adamlar güce ve paraya taparlar çünkü.. Bu kitabı okuduktan sonra mutlaka bu türküyü dinleyin, o zaman çok daha anlamlı olacaktır. youtu.be/Ffa2CONoW5Q
Edebiyat
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
9/10
·304 syf.··
2021 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 20:09
Binboğalar Efsanesi, Çukurova’da konaklamak için ekilmemiş toprak bulamayan yörüklerin hikayesi. Hiçbir zaman umut etmekten vazgeçmeyişleri, oradan oraya bir toprak parçası bulmak için savruluşları... Ellerinde ne kadar ne kadar değeri olan eşya varsa verirler kışlak bulabilmek için. Hızır ile İlyas’ın buluştuğu anı kim görürse ne dilerse olur. Kışlak isterlerse kışlak bulunur ama herkesin derdi başkadır. Yaşar Kemal’in etkileyici betimlemeleriyle kitabı okurken yörüklerden biriymişim gibi hissettim. Haydar Usta oldum, kılıca umut bağladım. Ceren oldum, Halil’i bekledim. Kerem oldum, şahinimi uçurdum. Her şeyden önce yörüklerden biri oldum ve umudumu yitirmedim, direndim. Yaşar Kemal anlattıkça her şeyi hissettim, yaşadım. Çok etkileyici bir kitaptı severek okudum.
Roman
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 55. kitabı
Bahsi geçen Yörük obası, yaylak ile kışlak uğruna bir oraya, bir buraya savrulurken, onları hor görüp elinde, avuçlarında ne varsa göz dikerler.- canlarına bile- ama ben en çok, uğradıkları her köyün, her ağanın ve her beye karşı baş kaldırmayıp, eğildikçe eğilmelerine çok yandım... Okudukça kahroldum. Romanı okurken çok sevdiğim bir yazar olan;
Selahattin Demirtaş
Selahattin Demirtaş
'nın şu sözleri geldi aklıma: "Teslim olmayın, sınırı yok. Onurunuzu, haysiyetinizi, paranızı, malınızı, mülkünüzü, her şeyinizi alırlar. Yine de affetmezler. Biat etmenin sınırı yoktur. Köleliğin sınırı yoktur! Yapmayın bunu..." hep bir başkaldırı ümidiyle geçtim kitabın diğer sayfasına, ama son sayfaya kadar bu bekleyişim hüsranla bitti...
Edebiyat
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 80. kitabı
yasar kemal'in sözleriyle "bu bir yörük obasinin gercekci romanidir. obanin yok olusunun hikayesi, belki de agitidir. bu tükenen yörük obasi, koca osmanliyi, selcukluyu, daha nice devletleri kurmustu." cumhuriyet döneminde cikartilan iskan kanunuyla beraber cukurovayi kislak, aladagi da yaylak belleyen türkmen yörügünün yerlesik hayata zorlanmasi fakat yerlesecek bir karis dahi toprak parcasi bulamamalarinin dramidir anlatilan. yasar kemal okura yumusak bir roman sunmuyor, sert bir öykü anlatiyor, ama cok güclü ve inanilmaz güzellikte.
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 21:53
Osmanlıya önceleri hayat veren yörüklerin Adana ve Çukurova yöresinde çektikleri sıkıntıları, değişen dünya düzeni ve kapitalizme ayak uyduramamalarını, konar-göçerken yaşadıkları binbir sıkıntıyı, Osmanlı devleti tarafından nasıl zulme uğradıklarını iç parçalayıcı bir şekilde keskin duygu aktarımlarıyla anlatmış usta yazar Yaşar Kemal. Olay örgüsünü anlatırken yörüklerin nasıl kültürlerine bağlı, nasıl misafirperver olduklarına da sıkça değinmiş. Oldukça etkileyici iz bırakan bir roman.
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19906,7bin okunma
Puan vermedi·283 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 14:17
Çaresizlik ne zaman başlar? Umudun tükendiği yerde mi yoksa hem umudu görüp umutsuzluğun pençesine düşüldüğü zaman mı? Her şeyi yaptırır insana çaresizlik. Özellikle bu çaresizlik kolektif bir özellikte ise vay o toplumun haline. Çaresizlik derdine düşünce insan en ufak düşünceden umut bekler, başkasına muhtaç olup boyunda eğer, mahcup da olur, belki cinayette işler. Aşk hırslar; çıkarlar, aşağılanmalar. Bunların hepsi bir yerde toplanınca ortaya nasıl bir çaresizlik çıkıyor ya da sadece çaresizlik mi doğuyor? Hayır çaresizlik onca yaşanan şeyin sadece temelini oluşturuyor böyle durumlarda. İşte okurken size bunları düşündürecek belki cevaplandıracak bu kitabında Yaşar Kemal.
Edebiyat
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Tarihi bir yok oluş hikayesi "Azala azala tükendik!"
9/10
·283 syf.··
2024 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2024 00:51
"Geride kalmanın hüznü yamanmış yaman." Melih Cevdet'in bir şiiri ile başlıyor eser. Bir cümle ile özetleyecek olsam yine bu dizeyi seçerdim. Geride kalmak, geride bırakılmak, yok
Edebiyat
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 22:27
Birdenbire değil, binlerce yıldan bu yana azala azala, ufalana, küçüle, her toprakta bir parçamızı bırakarak tükendik. Bir aydınlık su gibi bu toprağın üstünden aktık... Benim kitaplarımı okuyanlar katil olmasınlar savaş düşmanı olsunlar, insanın insanı sömürmesine karşı çıksınlar, kimse kimseyi aşağılamasın asimile edemesin diyor büyük usta Yaşar Kemal. Ayrılık, acı, hüzün ve efsane aşkların anlatıldığı Binboğalar Efsanesi. Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt.... Muhteşem bir eser. Keyifli okumalar, kitapla kalın. Bir insan yalnız doğar, bir insan yalnız ölür...
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.