Buddenbrook Ailesi

Thomas Mann
Çevirmen:
Burhan Arpad
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Spoiler içerir!!!
8/10
·735 syf.··
2021 1. kitabı
·
243 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2021 23:47
Soylu bir ailenin çöküşünü anlatan roman. Aile bireyleri içerisinde ennn çok etkilendiğim küçük Hanno oldu. Hem sağlıksal sorunları hem de çok hassas kalbi, düşünceleri olan çocuk. Ve o küçücük kırılgan bedeninin üzerine yüklenmiş onun için çok ağır sorumluluklar, beklentiler.. Hanno'nun hissettiği içinde sıkışıp kaldığı çaresizlik.. Onu yargılamadan yaklaşan, onu anlayan tek kişi dostu Kai. En son Kai, Hanno'nun omzuna kolunu koyup '' Umutsuzlaşma! İstemiyorsan piyano da çalma!'' dediği kısımda kalbimi bıraktım ah. :')
Buddenbrook AilesiThomas Mann · Can Yayınları · 19841,917 okunma
Puan vermedi·735 syf.··
2021 5. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2021 21:42
Bir ailenin kaç nesli anlatıldı kitapta sayamadım. Bu kült kitaba baktığımda evliliklerin ve ölümlerin sardığını söyleyebilirim. Alman edebiyatında sağlam bir yeri var ve bu sebeple ilgimi çekmişti. Ancak okurken sürekli evet şimdi bir şey olacak hadi diye diye bitti. Ama olmadı. Dönemin Almanyası ile ilgili zihninizde şekiller oluşuyor. Tıpkı almanlar gibi bir karaktere sahip. Soğuk ve düzenli. Soylu ve işçi sınıfı ayrımını, soylu bir ailenin soyadının ne denli önemli olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bir aşk hikayesi olacak diye bekledim ama o kadar duygusuzluk yüklü idi ki bir süre sonra ‘Buddenbrook’ soyadı varken ne aşkı . Bu nasıl bir hadsizlik dedim kendime. aslımda buna duygusuzluk mu denir tam olarak bilemiyorum. Köklü bir aile ve bu ailenin önemli bir görevi var günlük tutulması. Kim ne zaman evlendi ne iş yaptı ne zaman öldü tek tek yazılıyor. Kız çocuklarının evlenirken babalarının, kızlarının kocalarına verdiği drahomalar çok ilginçti mesela. Hayatımın başka bir döneminde okusaydım çok daha farklı düşünebilirdim belki de. Bilemiyorum.. Yine de iyi ki okumuşum.
Edebiyat
Buddenbrook AilesiThomas Mann · Can Yayınları · 19841,917 okunma
Puan vermedi·735 syf.··
2023 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 13:40
1800’lü yılların başında Almanya’da ticaretle uğraşan burjuva bir Ailenin Üç kuşağa yayılmış yaşamını ve çöküşünü , Çok güzel bir anlatımla konu alan Çok güzel bir Hikaye , güzel bir Kitap . Kitap hikayesi konusuyla bir tarafa , Dili, akıcılığı çoğu zaman bir rus romanını, yazarını mı okuyorum diye düşündürecek kadar sade güzel bir anlatıma sahip . Hikayenin üç kuşağa yayılmasından kaynaklı dolayısıyla oldukça kalın bir kitap , ama hikayenin kalitesi gerçekliğe fazlasıyla yakınlığı, size kitabın büyüklüğünü unutturacaktır diye düşünüyorum . ️ Her Roj bîst rûpel xwendin ️ Her gün YİRMİ SAYFA Kitap ( P ; 8 , Sy ; 831 )
Buddenbrook AilesiThomas Mann · Can Yayınları · 19841,917 okunma
9/10
·735 syf.··
2021 8. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 22:20
Uzun bir okumaydı üç kuşağın hayatına konuk olup aileden biri gibi oluyorsunuz okurken. Bitmesine üzüldüm. Spoiler içerir! Sonunda Hanno'nun akıbetini bu şekilde beklemiyordum. Bir ailenin giderek çöküşünün anlatıldığı belliydi ama Hanno'nun bir şekilde sanatçı olarak devam edeceğini sanıyordum. Hatta kitabın sonuna doğru okul sıralarında yaşadıklarının uzun uzun anlatılması ailenin onunla devam edeceği hissini uyandırdı bende. Güzel bir hikayeydi ama sürekli yitip gidenler var. Okumanızı öneririm.
Buddenbrook AilesiThomas Mann · Can Yayınları · 19841,917 okunma
Puan vermedi·735 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 19:46
Hayat çok acımasızdı; iş hayatı bütün sertliği ve acımasızlığıyla gerçek yaşamın bir parçasıydı. Saygın bir ailenin çöküşünü anlatıyor kitap... Başarıları ile saygınlık kazanan ailede  kuşaklar değiştikçe değer yargıları, yaşam biçimleri de değişir... Her karakter farklı olduğu için büyükler öldükçe aralarındaki aile bağları da azalır ve kaçınılmaz son gerçekleşir... Başarısız evlilikler,  doğumlar, ölümler, başarılar, üstünlük duygusu, hilelerin yer aldığı aile hikayesi gerçekten etkileyici... Her aile karakteri birbirinden güzel... Yazar duygu analizlerini, ortam tasvirleri harika aktarıyor okuyucuya... Kitap bitince bile etkisinden kurtulamıyorsunuz...
Buddenbrook AilesiThomas Mann · Can Yayınları · 19841,917 okunma
9/10
·2017 syf.··
2018 21. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2018 22:03
Kitabın kapağını kapattım taş oturdu şurama... Muhteşem. Alt başlığı 'bir ailenin çöküşü' olmasına rağmen, çöküş kelimesinin bu kadar derin, incelikli, insanın kanına nüfuz eden bir anlamı olduğunu düşünmezdim. 'Her medeniyet çöküş sebeplerini kendi içinde taşır.' diyen Cemil Meriç biliyor, sadece medeniyetler değil, aileler, bireyler de bu fikirden nemalanıyor. Buddenbrooklar gibi, çoğu insanın ulaşmaya çalıştığı hedef yaşamda 'pürüzsüzlük'. Pürüzsüz bir cilt, pürüzsüz bir ses, pürüzsüz yüzeyler, pürüzsüz düşünceler, pürüzsüz bir hayat. Duyularımıza hitap eden bu sözcüğü istediğiniz kavramın başına koyun, sonra bir düşünün vaat ettiği güzellikleri. Bizim burjuva ailemizin geleceği için istenen de bu. Pürüzsüz bir aile görüntüsü. Ve denge. Bu arada burjuva kelimesinin Marksist sistemdeki sınıfsal kullanımının yanında bir yaşam biçimi olduğunu ve Bozkırkurtları hariç hepimizin bilinçli veya bilinçsizce aynı doğrultuda hareket eden varlıklar olduğumuzu akıldan çıkarmamak gerekiyor. Hatta kitabın arka kapağındaki 'burjuvazinin kaybolan değerleri için bir ağıt' ifadesi de burjuvazi hakkında Mann'ın tek görüşlü olmadığı şeklinde yorumlanıyor. Nobel ödüllü Thomas Mann'ın 26 yaşında yazdığı bu kitap, düşüncelerle, felsefeyle yoğrulmuş zor okunan eserlerden değil; bilakis akıcı, sürükleyici, karakterler yaşayıp, evlenip, ölüp gidiyor 3-4 kuşaklık bir roman. Bu tarz romanlarda ve filmlerde de bence en büyük zorluk olan başrolün yer değiştirmesi o kadar ustaca ki, adaptasyonda hiç sıkıntı olmuyor. Arka planda Prusya - Avusturya Savaşı ile düzen değişiyor, fikirler değişiyor ama tabii ki aile aynı aile. Ve son olarak ben iyi bir tesadüf olarak Schopenhaur'un 2 kitabını okumuştum bu kitapla birlikte. Ceylan Akın 'in yaptığı 'Irvin Yalom'un "Bugünü Yaşama
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,917 okunma
7/10
·832 syf.·
Beğendi
·
2024 44. kitabı
Herkese merhaba, Thomas Mann’ın Buddenbroklar isimli eserinden bahsetmek istiyorum. Kitap bir nevi yazarın otobiyografisidir. Çünkü yazar da varlıklı bir ailede doğup büyümüş sonrasında güçsüzlüğü yüzünden çöküş yaşamıştır. Güzel bir kitap özellikle beş yüz sayfası oldukça akıcı son üç yüz sayfa biraz elinizde sürünebilir. Evet güzel bir kitap, ama ciddi bir emek isteyen kitap, yaşamın olağan akışı doğum, ölüm, evlenme, boşanma gibi dünyevi ilişkileri barındırıyor. Sosyolojik açıdan incelenirse dönemin almanya ve avrupası hakkında çok isabetli tespitler yapılabilir kanaatindeyim. Beğendiğim bir alıntı ile son vermeden önce bu eşsiz eseri mutlaka okumanızı tavsiye ederim. —"Biz, bütün insanların özgür ve eşit haklara sahip olmasından, kimsenin bir başkasına köle olmamasından ve insanların yalnızca yasalar önünde eğilmesinden yanayız!.. artık ayrıcalıklı ve her istediği şeyi yapan insanlar olmasın istiyoruz!.. herkes, devletin yasaları önünde eşit haklara sahip olsun istiyoruz. Tanrı ile kulları arasına girilmesini istemediğimiz gibi, birey ve devlet ilişkileri de aracısız yürüsün istiyoruz!"
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,917 okunma
Bir Ailenin Çöküşü
9/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2022 18:49
830 sayfa ve 40 yıl süren yolculuğa çıktığım bir kitabın daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Yazarın önce Büyülü Dağ kitabını okumuş ve çok sıkıldığım için kitaplığımda 3 yıldır bu kitabını bekletmenin pişmanlığı içerisindeyim. O kadar sade, akıcı ve dokunaklı bir hikaye okudum ki en az Sefiller, Martin Eden ya da Monte Kristo Kontu kitapları gibi bitmesini hiç istemediğim kitaplar arasında yerini aldı. Thomas Mann bu kitabı 1901 yılında henüz ‘’25’’ yaşında iken yazıp yayınlamış. 25 yaşında böyle olağanüstü bir eser yazmak nasıl bir yetenektir, nasıl bir edebi birikim patlamasıdır, şaştım kaldım doğrusu. En son İsmet Özel’in henüz 22 yaşında kaleme aldığı Kan Kalesi şiirinden beri kimseye bu kadar şaşırmamıştım. Bir de Nobel Edebiyat ödülleri yazarların idealist bakış açısı ile yazdıkları kitaplara verilirken Thomas Mann’ın yazmış olduğu sadece bu ‘ilk’ romanına 1929 yılında ödülü vermeyi uygun görüyorlar ki bu da kitabın ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesidir bence. Kitap tüccar bir ailenin tam dört kuşak boyunca inişli çıkışlı hayat hikayelerini anlatıyor. Bir nevi otobiyografik bir eser diyebiliriz çünkü Mann hikayeyi kendi ailesinden ilham alarak kurgulamış. Acaba hikayede ki Thomas Buddenbrook karakteri kendisimiydi bunu sürekli sordum kendime. Çünkü onlarca karakter girip çıksa da hikayeye benim en etkilendiğim kişi Thomas oldu, bunun nedenini açıklayacağım birazdan. Yazarımız Thomas Mann sizi Buddenbrooklar’ın altın kulplu geniş kapısından içeriye sokarak aileye sizi tanıştırıyor ve ortadan kayboluyor. Buddenbrook ailesi o akşam güzel bir ziyafet veriyor ve tüm aile beraber yemek yiyecekler. Her yerden bir isim bir lakap sesleri yükseliyor derken tüm sesler birbirine karışıyor bir anda, siz de haliyle hiç kimseyi tanımadığınız ve bir anda
Roman
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,917 okunma
8/10
·832 syf.·
2025 24. kitabı
Buddenbrooklar- Bir ailenin çöküşü Öncelikle romanın isminde yediğim spoiler can sıkıcıydı, ben bütün bir roman nasıl çökecekler, kimin başına nasıl bir kötülük gelecek diye okudum. Ben belki umutlanacaktım okurken, “bu aile üyesine de güzel bir şey olur belki, bu sefer yüzü gülecek” diyecektim, niye umudumu aldınız benden. Buradan Can yayınlarını kınım kınım kınıyorum. Gelelim romanımıza, Thomas Mann’ın 25 yaşında yazıp Nobel aldığı bu roman, bir burjuva ailesinin 4 kuşak boyunca yavaş yavaş çöküşünü anlatıyor. Bu çöküş ekonomik sebeplerden ziyade psikolojik sebeplerdir aslında. İçinde doğdukları burjuvazi sınıfında, her birey üstlerine biçilmiş bir rolle doğar. Yapmaları gereken iş, ilgi alanları, evlenecekleri insanların sınıfları, söylemeleri gerekenler, düşünmesi gerekenler bile bellidir. Bir rolü oynamaya gelmişlerdir bu dünyaya. Benlikleri ile üstlerine biçilmiş rol arasında sıkışıp kalırlar. Karakterlerin fiziki görünümleri, tavırları ayrıntılı olarak işlenmişti. Söylenen odur ki, romandaki karakterler gerçek hayattan alınmıştır, roman yayınlandıktan sonra o kişiler, yazarı; kendilerini soğuk, sevgisiz, düşmanca, küçük düşürülmüş olarak gösterdiğini söyleyip suçlamışlardır. Aslında romanda ağır ve tek yönlü bir burjuva eleştirisi yoktur. Objektif biçimde ele almıştır yazar karakterleri. Burjuva sınıfına yüklenen ikiyüzlülük benliği ve kendisine biçilen rol arasında kalan sınıfın, benliğini bir maske takarak örtmeye çalışmasının sonucudur, eğer bunu yapamazsa bulunduğu topluma ayak uyduramaz, dışlanır yüz karası olur çünkü. Sayfalar ilerledikçe maskesi düşen karakterlerin buhranlarına da tanık oluyorsunuz. Bu anlamda oldukça güzel bir kitaptı, akıcıydı. Lakin 830 sayfa yerine 430 sayfada bunları anlatabilir miydi? Bence evet. Halil İbrahim bereketi vardı
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,917 okunma
10/10
·832 syf.·
2025 1728. kitabı
Thomas Mann’ın bu devasa eseri öyle bir oturuşta okunup geçilecek bir roman değil; resmen bir ailenin çöküşünü iliklerine kadar hissettiğin bir "yokuş aşağı gidiş" hikayesi. Ticaretle, parayla, itibarla kurulan o koca imparatorluğun, nesiller geçtikçe nasıl çatır çatır döküldüğünü izlemek hem hüzünlü hem de çok gerçekçiydi … Thomas Mann burada "Zirvedeyken her şey güzel de, düşüş başladığında durduramazsın" mesajını öyle bir işliyor ki, ailenin her bir ferdiyle birlikte sen de o lüks evlerin içinde daralmaya başlayacaksın. Hikaye aslında sadece bir ailenin dramı değil, koca bir devrin kapanışının fotoğrafı gibiydi. Özellikle ailenin son kuşaklarındaki o "hayat yorgunluğu" ve melankoli, "Nereden nereye?" dedirtiyor bize. Yaş mevzusuna gelecek olursak; bence en az bir 17-18 yaşını devirmiş olmak lazım ki o aile içindeki entrikalar, ekonomik batışın yarattığı o psikolojik baskı tam otursun.
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,917 okunma

Yazar Hakkında

Thomas MannYazar · 33 kitap
Paul Thomas Mann, (6 Haziran 1875, Lübeck; 12 Ağustos 1955, Zürih) 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir. Özellikle romanları ile tanınmakla beraber, edebiyat alanında verdiği eserler yanı sıra, toplumsal eleştirileri ile de öne çıkmıştır. 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış, 1933'te Nazilerin iktidara gelişinin ardından önce İsviçre'ye ardından ise ABD'ye göç etmiştir. 1944'te ABD vatandaşlığı almakla beraber, 1952'de yeniden İsviçre'ye dönmüş ve hayatının sonuna kadar burada kalmıştır. Mann, Johann Wolfgang von Goethe'nin yapıtlarını kendi yapıtında bir tüzük ve konu bulmada örnek olarak kullandı. Avrupa ve Alman ruhuna dair analiz ve eleştiriler yaparken, eski Alman hikayeleri ve Kitab-ı Mukaddes'te geçen kıssalardan, Goethe'nin, Nietzsche'nin ve Schopenhauer'in düşüncelerinden faydalanmıştır. Kendi ailesini örnek alarak oluşturduğu ilk romanı Buddenbrook Ailesi'nde örnek olacak biçimde anlatıldığı gibi, yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşması oluşturmaktadır. Mann, özellikle Alman edebiyatında önemli bir yer edinmiş olan Bildungsroman türünde yetkin eserler vermiştir. Alman yazar Heinrich Mann'ın kardeşidir. Thomas Mann'ın altı çocuğundan üçü, Erika Mann, Klaus Mann ve Golo Mann da yazar olmuşlardır.