Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Cadılık yahut Varlık-Yokluk Meselesi
9/10
·192 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2023 01:17
Cadı, Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan okuduğum en keyifli romanlardan biri oldu. Bu eser, ‘’Garaib Faturası Külliyatı’’nın 2. romanı olarak geçiyor. Külliyatın ilk romanı ise Gulyabani. İki romanda da doğaüstü varlıklar konu ediliyor. Bu konu üzerinden halkın batıl inançları anlatılırken aynı zamanda Hüseyin Rahmi, kendine has üslubu ve mizahıyla halkın bu batıl inançlarını eleştiriyor. Bunu Gulyabani ve hatta Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç adlı romanlarında da görüyoruz. Toplumun geneli tarafından inanılan, insanlara korku veren ve açıklaması mantığa da bir türlü oturtulamayan olaylar üzerinden kahramanların düştüğü yer yer gülünç yer yer acıklı durumları okuyoruz. Hüseyin Rahmi bu batıl inançları konu ederken sadece olay örgüsü üzerinden ilerlemiyor. Yukarıda bahsi geçen diğer romanlarında olduğu gibi Cadı’da da konu edilen inanışların temelini ele alıyor. Konunun felsefi ve sosyolojik boyutlarını da anlatıyor. Ölen bir insanın hortlayarak dönmesi, beden öldükten sonra ruhun yaşaması ve birtakım ritüellerle ruhun çağırılması gibi konuların akla ve bilime uygun olup olmadığı yönünde kahramanlarını tartıştırması önemli. Bunu yaparken yine kadın-erkek ilişkileri, evlilikte bireylerin sorumlulukları, aile hayatı gibi konulara da değinen Hüseyin Rahmi, batıl inançlar konusu üzerinden farklı sorunlara da romanda yer veriyor. Bu romanda, kocası ölen Fikriye Hanım’ın yine kendisine benzer bir kader yaşayarak karısının ölümü sebebiyle iki çocuğuyla birlikte yalnız kalan Naşit Nefi Efendi ile evlendirilmek istenmesi anlatılır. Fikriye Hanım’ı evlendirip başından savmak isteyen de yengesidir. Yalnız ufak bir sorun vardır, Naşit Nefi Efendi’nin ölen karısı Binnaz Hanım hortlamıştır. Naşit Nefi Efendi kiminle evlense kıskanır ve hem efendiye hem de yeni eşlerine musallat olur.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Aman Rahmi bey amca sakın sende hortlamayasın :))
Puan vermedi·182 syf.·
2025 246. kitabı
Cadı Rahmi Bey amca, bu kitabıyla gerçekten gönlümü fethetmeyi başardı. Sayfaları çevirdikçe merakım daha da arttı ve kendimi sürekli okumaya devam ederken buldum. Düşündüren, güldüren; bazen mantıklı, bazen mantık dışı cümlelerle bezeli bir eser. Eşini kaybettikten sonra bir türlü evli kalmayı beceremeyen Naşit Nefi Efendi’nin trajikomik hikâyesi, hem ilginç hem de yer yer hüzünlü. Doğrusunu söylemek gerekirse, onun bu yalan dünyada bir kadına hasret yaşlanması beni pek de üzmedi. Açıkçası ben de hayata gözlerimi yumsam, eşimin dünyevi hayatına musallat olurdum sanırım—tıpkı Ruhsar gibi… Bir de şu gerçek var ki; insanlar inanmak istediklerine inanıp hayatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. İnandıkları şeylerin aslında gerçek dışı olduğu kanıtlansa bile, onlar yine de kendi doğrularına tutunmayı sürdürüyorlar. Ama değişmeyen bir gerçek var: Dünya fani, ölüm sahi. Hepinize keyifli okumalar :)
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Cadı - Hüseyin Rahmi Gürpınar
8/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2025 116. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 23:57
Kocasının ölümüyle dul kalan Fikriye Hanım’ı evlendirmek isteyen çöpçatan kadınlar, ona Naşit Nefi Efendi adında yaşlı ama varlıklı bir adam bulurlar. Ancak bu adam her ne kadar zengin olsa da, tam sekiz evlilik yapmıştır. Çünkü ilk eşi Binnaz Hanım’ın ölümünden sonra, onun ruhunun evin içinde dolaştığını gören diğer yedi eşi, korkudan kısa sürede ondan boşanmıştır. Evleneceği adamın bu gizemli geçmişini araştırmak isteyen Fikriye, Naşit Efendi’nin eski eşlerinden biri olan Şükriye Hanım’la görüşmeye karar verir. Şükriye Hanım tüm bildiklerini anlattıkça olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır. Binnaz Hanım’ın çocuklarına sürekli yiyecek getiren bir cadıdan, evin içinde görüldüğü iddia edilen gizemli varlıklara kadar birçok olağanüstü olay anlatılır. Hizmetçiler de evde cadı gördüklerini söyler, mezar taşına yazılmış esrarengiz notlar da cabasıdır. Tüm bu yaşananlardan sonra, Binnaz Hanım’ın gerçekten hortladığına neredeyse herkes inanmaya başlar. Romanın sonunda bu “cadı” meselesinin ardındaki sis perdesi aralanır. Ancak daha fazla spoiler vermemek adına, Binnaz Hanım’ın gerçekten hortlayıp hortlamadığının gizemini, merak eden okurlara bırakmak istiyorum. Hüseyin Rahmi Gürpınar, bu romanında da toplumun cehaletinden kaynaklanan batıl inançlara, hortlaklara, cinlere ve perilere olan inancı her zamanki gibi başarılı bir şekilde hicvediyor. Cadı, sadece bir korku romanı değil aynı zamanda 1900’lü yılların başındaki toplum yapısını ve sosyolojik olayları anlamak açısından da değerli bir eser. Roman boyunca metafizik korkularımızla yüzleşirken, günün sonunda aklın ve sorgulamanın galip gelmesi, esere kamu spotu niteliği kazandırmış. Yazarın şimdiye kadar okuduğum dört eserinde de benzer şekilde batıl inançlar
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
6/10
·182 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 13:04
Kitap gulyabaniye göre daha başarılı korku ögeleri daha yerindeydi. Gulyabani daha mizahla harmanlanmış bir şekilde yazılmış. Ama şunu farkettim ki Hüseyin Rahmi Gürpınar kadın düşmanı. Kitabının çoğu yerinde kadınları küçümsemesi sıkca gözüme çarptı. Özellikle son mektuptaki son cümlede " merhametinize hak kazanmalarındaki en büyük mazeretleri 'kadın' olmalarıdır." cümlesiyle bunu açıkca belli etmiş bulunmakta fikrimce. Ayrıca olur olmadık yerde akıllı olarak tasvir ettiği insanların ağzından kendi fikirlerine çok fazla yer vermiş ve kitabın okunmasını da zorlaştırmıştır. İki kitabını okumuş olmak kişiyi tanımlamak için az olabilir fakat fazlaca kibirli ve kendini beğenmiş bir yazar olduğunu düşünüyorum.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Cadı
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
Herkese Merhaba <3 Bugün Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Cadı’sıyla geldim. Kitaptan uyarlama film taze taze çıkmışken dedim oku Damla daha fazla bekletme! Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse; Fikriye eşini kaybettikten sonra kızıyla birlikte dayısının evine sığınır. Yengesi ilk fırsatta münasip bir efendi bulup Fikriye’yi evden gönderme peşindedir. Bir süre sonra Naşit Nefi Efendi adında karısı ölmüş, iki çocuklu bir bey Fikriye’ye talip olur. Fakat Naşit Nefi Efendi ile ilgili bir takım söylentiler vardır. Ölen eşi Binnaz cadı olmuş ve kocasının evlendiği hanımları geceleri boğazlarmış. Naşit beyin önceki eşlerinden birinin cadı tarafından boğazlanarak öldürüldüğü de söylentiler arasındadır. Yenge bu söylentileri olabildiğince Fikriye’den saklamaya çalışır ki başından bir an önce gitsin fakat yaşlı bir akraba Fikriye’nin durumuna çok üzülür ve olup bitenleri ilk ağızdan dinlesin diye onu alıp Naşit Efendi’den boşanan Şükriye’ye götürür. Şükriye Hanım Naşit Efendi ile evlendiği günden beri yaşadığı her şeyi bir kitapta toplamıştır ve bu kitabı onlara okur. Kitap genel olarak Şükriye’nin o yalıda yaşadığı olayları Fikriye’ye anlatmasından oluşuyor. Filmde ise bu durumu değiştirip yalıya gelin gideni Fikriye yapmışlar. Şükriye’nin yaşadığı olayları Fikriye mi yaşayacak bunu nasıl işlediler tam olarak bilemiyorum tabi! Kitabı genel olarak beğendim. Bazı yerlerde ürperdim, bazı yerlerde güldüm, bazı yerlerde feminist atakları geçirdim. Yazar, dönemin toplum yapısını, insanların cehaletini ve batıl inançlarını, kadın erkek eşitsizliğini mizahi bir dil ve felsefeyle harmanlayarak okuyucusuna sunmuş. OKUYUN OKUTUN Kitapla Kalın Sevgiler <3
Edebiyat
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
9/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 20:47
"CADI" KİTAP YORUMU Herkese selamlar! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Bugün sizlere çok güzel bir kitabın incelemesiyle geldim. Vakit kaybetmeden konusunu anlatarak başlıyorum. Kocasını daha yeni kaybetmiş olan Fikriye'yi yengesi başka bir adamla evlendirmek ister ve bunun için Kılavuz Kadın bulur. Kılavuz Kadın Fikriye'nin çoluk çocuk sahibi olduğunu ve biraz yaşlı olduğunu, bu yüzden Fikriye için tek talibin ölmüş karısının cadı olduğuna inanılan Naşit Nefi Efendi olacağını söyler. Bunun üzerine Fikriye tam evlendirilecekken bir kadın kapılarını çalar ve onlara Naşit Nefi hakkındaki iddiaların gerçek olduğunu söyler. Kadın, Fikriye ile yengesini Naşit Nefi ile daha önceden bir evlilik yapmış ve sonrasında ayrılmış olan Şükriye'nin yanına götürür. Kadının ricası üzerine Şükriye başından geçenleri anlatmaya başlar. Sizce Aziz Ruh gerçek midir? Bir kitabın daha sonuna geldim ve bu kitaba bayıldım! Kitap akıcıydı, içsel ve mekân betimlemeleri çok güzeldi. Sanki Şükriye benmişim gibi hissettim yani o karakter-okur bütünleşmesini yaşadım bu kitapta. Sayfaları "Acaba ne olacak?" merakıyla çevirip durdum ve bir baktım kitap bitmiş. Eğer fantastik, korku(çok fazla olmasa da), gizem okumayı seviyorsanız bu kitap tam size göre. Kitaba puanım 10 üzerinden 9. (Kitap her şeyiyle çok güzeldi. Sadece bir kısımda yaşanan sohbetlerden biraz sıkıldım bu yüzden 1 puan kırdım.) Kitapta korku ögeleri bulunmakta. Eğer bu tarz durumlardan etkilenmeyecekseniz kitap 13 yaş ve üzeri için uygundur. Bol okumalı ve Cadı Binnaz'sız günler!
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Cadı // Hüseyin Rahmi Gürpınar
7/10
·182 syf.··
2025 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 12:35
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın anlatımı ve olay örgüsü, dili eski Türkçe olmasına rağmen çok başarılı bulduğumu söylemeliyim. Polisiyeyi andıran konusu sizi Cadı kitabının sonuna kadar sarıp sarmalıyor ve merak duygusunu hep canlı tutuyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar Cadı kitabında cadı hikayesi anlatıldıktan sonra döneminin dergilerinden kesitlere de yer verilmiş. Toplum için sanat ya da sanat için sanat gruplaşmasında tartışmalar yer almıştır. Fikrîye kocasını yeni kaybetmiş, tek çocuğu ile birlikte dayısının yanında yaşamaya başlamış bir kadındır. Yengesi onunla aynı evde yaşamaktan aşırı rahatsız olmaktadır ve onu bir an önce evlendirmeye çalışmaktadır. Fikriye kocasının ölümünden sonra evlenmeyi ne kadar reddetse de yengesi kafasına koymuştur. Kılavuz kadınla görüşerek talip arar ve Necip Nefi Efendi adında 40 yaşlarında bir bey bulurlar. Necip Nefi Efendi ilk karısını yıllar önce kaybetmiştir. Üzerine ise birçok evlilik yapmıştır. Üstelik yaşı geçkin iki tane Çocuğu vardır. Yengesi onun seçme şansı olmadığını, ne derlerse ona razı gelmeleri gerektiğini söyler. Fikriye hiç ses çıkaramaz. Bu kararın ardından eve sürekli kadınlar gelmeye başlar ve bir odaya kapanıp gizli gizli konuşurlar. Fikriye ne olduğunu çok merak eder. Konunun kendiyle alakalı olduğunu bilmektedir. Bir gün annesinin yakın dostu birinin gelmesi ile olaylar açığa kavuşur. Nine yengesinin engellemelerine rağmen gerçeği Fikriye’ye anlatır. Necip Nefi Efendi ilk karısının ölümünün ardından hortladığını ve cadı olduğunu Necip Nefi Efendinin nikah yaptığı tüm kadınları öldürmeye çalıştığını söyler. Yenge bunlara inanmaz ve bu yüzden de Fikriye’ye söylemediğini belirtir. Fikriye için de bu durum inanması inanılası değildir. Ancak nine Necip Nefi Efendinin boşandığı eşlerinden biri ile konuşmaya davet eder.
Roman
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
7/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
Kitabın felsefe ve siyasi eleştiri kısımları çok alakasız bir şekilde araya giriyor,komik ama halkı bilinçlendirmek istediği anlaşılmış. Sevdim ama kadınları çok fazla aşağılıyor, ona göre kadınlar doğuştan erkeklere göre daha avantajsız doğmuşlar. Zekaları bakımından daha gerideler. Çok korkaklar vs. Aslında başkahraman kadınlar dışında ilgilenecek başka bir şey bulsaydı bu kadar felaket başına gelmeyecekti bile. evettt kitap güzel ama Hüseyin rahmi bizi son sayfaya kadar çatlattı ne olduğunu açıklamamak için ve bu tahmin edebileceğimiz bir olay örgüsü değil ; hikayenin sonunda daha önce hiç görmediğimiz karakterler çıkıp olayları üstlerine alıyorlar yani kitaptaki olay cinayet veya gizem çözümlemek değil; Hüseyin Rahmi ne kadar batıl inançlarla açıklamak istesek de her şeyin bir açıklaması olduğunu bize göstermek istiyor.Bilimsel açıdan açıklamaya çalışıyor. Batıl inançlara karşı çıkması güzel ama kadınları aşağılaması rahatsız etti. Bu kadar Avrupai bir kafanın kadınları hala o eski kafada sınırlandırması hiç “bilimsel” değil.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Cadı yüzünden kısa yazdım :)
Puan vermedi·182 syf.·
2025 26. kitabı
Cadı'da konu bol; Batıl inançlar, toplumsal yozlaşma, din istismarı, batılılaşma eleştirisi, kadın ve toplum. Kitaptan bu kadar beklentim yoktu açıkçası. Hüseyin Rahmi Gürpınar, 1912 yılında yazdığı eserini hem toplumsal meseleler açısından hem de bilim, din ve batıl inançlar arasındaki gerilim açısından ustalıkla işlemiş. Özellikle bilim ve metafizik çatışması yaşanan bölümdeki diyaloglarda, ruhların varlığı, bilimin sınırları ve metafizik alem hakkındaki tartışmalara dikkat çekiyor. Gürpınar, bu diyalog aracılığıyla "Gerçek ilerleme, hem bilime saygı duymak hem de insanın metafizik ihtiyaçlarını küçümsememektir" şeklinde dengeli bir mesaj vermek istemiş, bunu yaparken de batıl inançların gücünü mizahi bir dille dibine kadar eleştirmekten de geri durmamış. Modernleşmeye çalışan ama cehaletten de kurtulamayan bir toplum eleştirisi romanıdır bu. İyi kitaplar okumanız dileğiyle...
Alıntı
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
8/10
·182 syf.··
2025 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 23:51
Yazarın “Garâ’ib Faturası Külliyatı” başlığı altında yayımladığı “ Cadı ” romanı toplumu bilinçlendirme isteğinin bir ürünü. Spiritizma ve medyumluk üzerine geniş tartışmaların yer aldığı kitap kocasının ölümü üzerine dul kalıp, küçük kızı ile birlikte dayısının yanına yerleşen Fikriye karakterinin, yengesi Emine Hanım tarafından yeniden evlenmeye ikna edilmesi ile başlıyor. Kitabın başlarında kadınların ve erkeklerin evliliğe bakış açıları detaylı bir şekilde işlenmiş. Hüseyin Rahmi Gürpınar , kitap boyunca hayaletleri, hortlakları ve türlü efsaneleri, ölümden sonra ne olduğunu, bilimin buna nasıl baktığını uzun uzun irdeliyor. Romanın akışını hayli bozan, sayfalarca süren ama aslında yazarın kitabı yazma amacını tekrar gözler önüne seren bölümler mevcut. Bazıları oldukça ürkütücü olan bölümleri yazarken dahi kitabın geneline hakim olan trajikomik atmosferi koruyor. Bu mizahi tavrı kitaptaki korku hissinin çok fazla yükselmesine izin vermese de, cehaletin gülünçlüğünü de inanılmaz hissettiriyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar ile daha yeni tanıştığım için çok üzüldüm henüz tanımamış olanların da tanımasını dilerim.
Alıntı
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...