·
Okunma
·
Beğeni
·
26125
Gösterim
Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
455
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sabah Gazetesi Yayınları/Cem Yayınevi
İspanya iç savaşının anlatıldığı roman, 1940'larda yazılmıştır. Böyle olmasına karşın, hâlâ birçok ülkede çevirisi yayımlanmakta, hâlâ en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Bu ilginin nedeni, bir serüven romanı oluşunda ya da Hemingway'in o kendine özgü anlatış biçiminde aranabilir. Ancak şöyle bir saptama da yapılabilir: Çanlar Kimin İçin Çalıyor'da Hemingway, ülkü birliği etmiş insanların inançlı kavgası yanında, romantizmi de etkileyici bir öğe olarak kullanmıştır. En güç koşullarda, ölümle yüz yüzeyken bile sevgi, umut, korku bütün canlılığıyla yaşanır romanda. Ortak amaç doğrultusunda, bir toplumsal kavga için, ayrı ulustan bilinçli insanların öyküsüdür Çanlar Kimin İçin Çalıyor.
496 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitabı ve yazarı çoğu kitapta okuyup da içimde merak uyandıran ve nihayetinde okuyabildiğim kitap...

Amerikalı Robert Jordan. Cumhuriyetçi, patlayıcı konusunda uzman ve bu işi daha önce yapmış bir gerilla olan Jordan İspanya'da faşistlere karşı yapılan iç savaşta köprüyü havaya uçurmak için görevlendiriliyor. Cumhuriyetçi bir grupla işbirliği yaparak bu eyleme hazırlanmakta, saklandıkları mağarada her türlü zorluğa, korkuya göğüs germeye çalışarak. Kimsenin kimseye tam olarak güvenemediği bir ortamda, ölümden, adam öldürmekten korkan ama yine de hedefleri uğruna hiçbir şeyden vazgeçmeyen insanlar... En zor koşullar altında bile olsa inançları doğrultusunda doğru bildiğini yerine getirmek için verilmiş savaş...

Tüm olumsuz düşüncelere, imkansızlıklara rağmen, birlik beraberlik var, umut var (#50611216), korku var (#50699976), aşk var... (#50797177 )
Güzel geleceği, hem ülke için, hem sevdiği insan için düşlemek ve bunun gerektirdiği herşeyi göze almak var.
Hem savaşa, hem faşizme (#50625314 )
yine yeniden lanet edeceğiniz, yeri gelince de hem Jordan'ın hem diğer kahramanların birbirleriyle ve kendileriyle olan diyaloglarında gülebileceğiniz, hak verebileceğiniz, kendinizi sorgulayacağınız cümleler var.

Kimi zaman; "bu dünyada öyle şeyler oluyor ki; Tanrı'nın neden izin verdiğini merak ediyorum..." dersin ve kimi zaman isyan edersin...
"Artık Tanrın yok mu?"
"Yok arkadaşım. Kesinlikle yok. Eğer Tanrı olsaydı, benim şu gözlerimle gördüklerimin olmasına hiçbir zaman izin vermezdi. Bırak, onların olsun Tanrı."
"Tanrı'nın varlığını savunuyor onlar."
"Açıkçası dine inanarak yetiştirildiğim için O'nu özlüyorum
(#50500745 )

Hepimizin umudu, hepimizin savaşı, hepimizin isyanı aynı...

Savaş; ne amaçla yapılırsa yapılsın yıkımdır. Maddi ve manevi.

"Hayır. Bir kızlara ayıracak zamanım yok"
(#50454487 )
desen de...
Aşk; düşünmediğiniz her yerde (#50635127), her yaşta, her zaman, karşınıza çıkabilir. İnanmak istemeseniz, kendinizi sorgulasanız da... (#50635140 )

Bazı yerlerinde sıkılabilir, "gereksiz" uzatmalardan dolayı.

Her şeyin güzel ve mutlu bitmesini isteyen olarak, sonunu beğenmedim. Spoiler mi o :)

Filmini de en kısa zaman izlemek umuduyla Çanlar artık başkaları için hızlı hızlı çalsın...


Sondan bir önceki olarak;
#50843084
#50695806

Ve son olarak
Her zaman

Viva la República

* Yaşasın Cumhuriyet.
#50800534
496 syf.
·22 günde·Beğendi·6/10
İspanya ile ilgili merakım lisedeki Amerikalı İngilizce hocam ile başladı. İlk defa Francisco Franco'nun adını orada duydum. Sonrasında üniversitede aldığım sanat tarihinde hocamızın derste incelediği Goya'nın 3 Mayıs Katliamı (https://www.google.com.tr/...ust=1472745344556912) ve Picasso'nun Guernica (https://www.google.com.tr/...ust=1472745377024461) resimleri ile daha da arttı.

Hemingway, bu kitabında İspanya İç Savaşı bunalımından geçen gerillaların savaş yılları sırasındaki hayatlarını ve bakış açılarını ustalıkla anlatmış. Hatta bu kitap sayesinde öğrendiğim bazı tarihi gerçekler de beni derinden etkiledi. İçinde hem tarih hem de psikoloji bulunduran detaylı anlatılmış dikkat çekici bir roman. Kendisi İspanya'da 18 yılda öğrendiklerini bu kitaba aktarmış. Hatta bunun izlerini arada geçen İspanyolca cümlelerden de görebiliyorsunuz.
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (1.313 Oy)1.614 beğeni5.665 okunma4.744 alıntı55.582 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (1.587 Oy)1.600 beğeni6.513 okunma3.480 alıntı39.789 gösterim
  • Diriliş
    8.6/10 (1.157 Oy)1.264 beğeni4.242 okunma1.984 alıntı33.125 gösterim
  • Ölü Canlar
    7.9/10 (1.311 Oy)1.354 beğeni5.882 okunma2.477 alıntı34.386 gösterim
  • Kar
    7.9/10 (1.000 Oy)1.006 beğeni4.032 okunma1.195 alıntı20.909 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.363 Oy)1.628 beğeni5.416 okunma6.920 alıntı57.785 gösterim
  • Gazap Üzümleri
    9.0/10 (2.163 Oy)2.519 beğeni7.050 okunma4.280 alıntı73.477 gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (1.533 Oy)1.416 beğeni6.278 okunma1.396 alıntı33.897 gösterim
  • Ana
    8.7/10 (2.177 Oy)2.343 beğeni8.712 okunma6.311 alıntı46.185 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.7/10 (1.660 Oy)1.798 beğeni6.262 okunma3.132 alıntı108.694 gösterim
496 syf.
·7/10
Bir kitabı okumadan önce ilk olarak yazarın biyografisini okumayı tercih ederim.Bu bende artık alışkanlık haline gelmiştir.”Çanlar Kimin için çalıyor” Pulitzer ödülü almıştır. Hemıngway, ölmeden bir süre önce anksiyete ve depresyondan dolayı elektroşok tedavisi görmeye başlamış. Fakat 1961 yılında kendisini bir av tüfeği ile vurarak intihar etmiş. Hemıngway'in ölümünün yakın dostu Fidel Castro, Havana'da adına bir anıt yaptırarak aralarındaki muazzam dostluğu simgeleştirmiştir.
hayatından kısa bir bilgi vermek istedim.

Hemingway'in okuduğum ilk kitabı.İspanya iç savaşını konu alan bir roman.Cumhuriyetçi Gerillaların,faşistlere karşı olan savaşını anlatıyor. Bu kitabı çok çevremden duyuyordum ve Edebiyat hocamın tavsiyesiyle okumak istedim.

Kitapta yazarın gerçekçi bir anlatımı vardı bu da zaten diyaloglara çokça yer vermesinden anlaşılıyor.Okurken gözümde canlandı ve sanki bende onların yanındaymışım gibi bir tepeden onları izliyormuşum gibi hissettim.Fakat Robert jordan ve arkadaşları ile olan diyaloglar çok fazla ve gereksizdi.Yazar konuşmalarda detaya inmiş fakat ben sıkıldım. Arkadaşları ile olan konuşmaları biraz daha kısa olsaydı daha güzel olurdu.Kitap bazen o kadar akıcı ki dış dünyayla ilişkimdeki kablo sanki kopmuş gibiydi.Bazen de çok sıkıcıydı.(özellikle kitabın ortalarında).Son sayfalar iyiydi ortalara nazaran.(çünkü son sayfalarda yazar diyaloglara fazla yer vermemiş). Kitabın başlarında savaşla olan diyaloglar azdı.Kitap sadece “Savaş” konusunu ele almamış,çıkarımlarda bulunduğum o kadar cümle vardı ki( Zaten sizlerle de paylaştım)Dostluk,arkadaşlık,aşk,ölüm kokusu,özgürlük...

Bir inanç uğruna bir şeyleri başarmak için arkadaşların birbirini katletmesi ve savaşırken bile öldürmekten zevk almadıklarını(Cumhuriyetçi gerillaları kastediyorum) sadece bunu zorunlu ve görev olduklarını,yazar çarpıyor suratımıza.İnsanları öldürürken ,bu faşist bile olsa bunun yanlış bir şey olduğunu kimsenin birbirinin hayatını çalmaya hakkı olmadığını da bize yineliyor.Kitapta beğendiğim şey şu idi;Savaşırken bile sevmenin,sevilmenin unutulmadığı bir aşka şahit oluyorsunuz.Robert Jordan'ın aşkı için söylediği sözler kısmını beğendim ve etkileyiciydi.

Ölüm kokusuna gelirsek bununla ilgili kitapta tasvirler var onları okumak keyifliydi.Robert Jordan'ın sevgilisi Maria'nın yaşadığı şeyler o kadar kötüydü ki üzüldüm.İnsanlar neden bu kadar acımasız? İçlerinden şu kadarcıkta mı merhamet duygusu yok.Bu dünyaya sığmayı bir türlü beceremedik.İlla birilerini öldüreceğiz,canını yakacağız yoksa tatmin olamıyoruz.İnsanları öldürerek,canlarını yakarak zevk alan insanları anlamıyorum,anlayamayacağım da.

Kitabı hem beğendim hem beğenmedim.Tavsiye etsem mi etmesem mi bilmiyorum size kalmış artık :)

Ayrıca Bilgi Yayınevine teşekkürler çevirisi gayet iyiydi.
496 syf.
·Puan vermedi
Lise yıllarımda okuduğumda beni derinden etkileyen bir kitaptı. Konusuna gelince; Güzel bir aşkın ayrıca renk kattığı, İspanya iç savaşının çarpıcı bir şekilde anlatıldığı güzel bir kitap.
496 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Ernest Hemingway, son dönemlerde ismini sık sık duyduğum yazarın ikinci kitabı da bitti, ve bir kaç kelam edeyim dedim kitap hakkında.

Yazarımız hayatı boyunca bir çok savaşta muhabirlik, gazetecilik ve asker olarak görev aldığı için savaş hakkında yazılabilecek her şeye hakim olduğunu hissettiriyor bu eserinde bence. Pariste savaşta bulunduğu sırada ağır yaralanan yazarımız, bir arkadaşına yazdığı mektupta hislerini şu şekilde belirtmiş:

"Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu".

Gerçekten onun için artık ölüm yoktu, çünkü bir çok ölüme şahit olmuştu ve bir çok acıya. Genel olarak eserlerinde de kasvetli bir havası olması buna bağlı sanırım. Neyse gelelim kitaba;

"Çanlar kimin için çalıyor" İspanya'daki iç savaş yıllarını anlatan bir eser. Yazarın İspanya'ya karşı ayrı bir sevgi beslediğini okumuştum zaten bu eserinde de çok net anlaşılıyor.
Cumhuriyetçilerin faşistlere karşı verdiği mücadeleyi anlatan kitabın genel havası biraz ağır ve hüzünlü.
Ana karakterimiz Robert Jordan'ın aldığı görev sonucu gittiği bölgede yaşadığı olayları anlatsa da kitabın genel olarak bütün savaşların gerçeğini özetleyen bir anlatımı var.
Acı, keder, tecavüzler, açlık,yurtlarından kovulma acısı, din;
hayaller, umutlar, özgür bir dünya, herkesin eşit olduğu bir yaşam çabası ve ölümler.
Tabi bütün bunların arasında yeşeren bir aşkı da unutmamak gerek.
Anlatım konusunda gelince kitabın anlatımı sade ama akıcı mı emin değilim.
Bazı bölümlerde kendimi kaybettiğimi farklı bir dünyada olduğumu düşünsem de bazı bölümler fazlasıyla yorucuydu.
Konuşmalar, diyaloglar karmaşık geldi bazı yerlerde ama bunun elimdeki yayının çevirisi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Çok fazla İspanyolca cümle olması sürekli çevirisini bulmak zorunda olmak beni cidden yordu ama onun dışında okumaktan zevk aldım.
Savaşanlar ve savaşanlar yüzünden acı çeken, kaybeden, hayatları mahvolan ve ölen insanlar.
Özgürlük için eşitlik için mücadele eden ya da ettiğini söyleyen insanların nasıl kontrolden çıktığını anlatan kısmı sanırım en anlamlı bölümlerinden biriydi. Yazarın genel olarak mutlu sonlara inanmadığını duymuştum ve duyduğum bu söze uygun bir sonla kitaba veda ettim.
Okumak isteyen herkesin seveceğine inanıyorum ve şimdiden keyifli okumalar diliyorum...
Kitapla kalın:) :)
496 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
İspanya iç savaşını anlatan kitapta çok güzel bir aşka da şahit oluyorsunuz. Çok sık duygu geçişleri yaşatan kitabın sizi hiç sıkmayacağını düşünüyorum. Gerçekten harikaydı.
496 syf.
·Beğendi·8/10
Hemingway İspanya iç savaşını konu aldığı bu romanında güzel bir kurgu yapmış. Savaş anılarına tatlı bir aşk hikayesi de eşlik ediyor. Ancak savaş anıları gerçekten içler acısı. Yitip giden malların,canların, ailelerin yanında; sevginin, aşkın, umutların da yok olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
496 syf.
·Puan vermedi
İspanya iç savaşını konu eden en baş yapıtlardan bir tanesi. Her ne kadar tarihsel bir olayı, savaşı anlatıyor gözüksede dönemin insanlarının psikolojik bunalımlarınıda çok etraflıca ele alan bir eser. Sadece tarihi bir roman olarak ele alınması büyük bir hata olur.
Kitap iç savaşda cumhuriyet savunucuların dağlarda gruplar halinde faşistlere karşı yaptıkları savunma-taaruz mücadelelerini anlatıyor.İçinde olmazsa olmaz aşk, ihanet, bencillik, insanın kendi benliği ile olan çekişmesi.....
Kitap savaşlar da kadınların için ölümün her gün olduğunu tekrar gösteriyor...
Tekrardan tarihi bir roman olarak düşünülmemeli ve kesinlikle okunulması gereken bir kitap. İyi okumalar:)
496 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Kitabın adı, şair John Donne’ın bir katedralde başrahip olduğu dönemdeki vaazlarından birinden alıntıdır. Vaazların metinleri sonradan yayınlanmıştır.
“Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor.” John Donne
Kitapta faşist ve cumhuriyetçi iki grup var ama halk tabakasının bu ayrımdan çok da anladığı yok, çoğu asker ya da savaşa katılan kişi sadece emirleri uyguluyor, ne uğruna savaştıklarını gerçekten anlayamamış bir sürü insan var. İşte buraları okurken insan savaşın iğrençliğine bir kez daha şahit oluyor.
635 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
1936-39 yılları arasında Faşistler ve Cumhuriyetçiler arasında yaşanan İspanyol İç Savaşını savaş muhabiri olarak gözlemleme fırsatı bulan Ernest Hemingway, 1940 yılında savaş karşıtları için şaheser olarak nitelenen bu eseri kaleme almıştır.

Aşkın ve direnişin öyküsüdür Çanlar Kimin İçin Çalıyor. İnsanların benliklerine işleyen acı, ölüm, tutsaklık, korku, umutsuzluk gibi kavramlar bunların paradoksu olan aşk, koruma, mücadele, bir ülkü etrafında birleşme ve direniş gibi kavramlarla harmanlanarak Hemingway’in ustalığını gözler önüne seriliyor.
Kitapta ispanyolca kelimeler alt kısımda çevirisi ile birlikte verilmiş. Ayrıca ispanyolcayı iyi konuşamayan birinin diyaloğu bile öyle güzel yansıtılmış ki bunu hemen fark edebiliyorsunuz. Kitabın bölümler halinde hazırlanmış olması akıcılığını artırıyor. Ama öyle iki günde okurum diye düşünmeyin, gerçekten zaman ayırıp, hatta internetten araştırmalarla pekiştirdiğinizde iyi ki okudum, gerçek bir klasik diyebileceğiniz bir kitap.
Ben okurken dönem için yazılan “Ay Carmelo” şarkısını da dinledim. Kitapla daha çok bütünleşmenize yardım ediyor.
496 syf.
·Puan vermedi
Kitapta İspanya iç şavaşı anlatılmaktadır. Eski bir kitaptır ama böyle olmasına karşın hala çok fazla satışı olan çok tutulan bir kitap olma özelliğini yitirmemiştir hemingway zaten kendine özgü anlatımı o güzelim sürükleyiciliğiyle sizi alıp götürüyor .
Savaştaki o insanların o inançlı kavgalarının yanında romantizmde çok güzel kullanılmış. Bize sevginin en zor en kötü hatta ölümle yüzyüzeyken bile ne kadar güzel bir duygu olduğunu çok güzel anlatıyor. Ama kitapta kim uzun kimi zaman gereksiz bulacağınız tasvirler biraz akıcılığını kaybetmesine sebep olsa roman farklı insanların aynı yoldaki mücadelelerini içine romantizmide harmanlayıp bize güzel bir anlatım sunmaktadır
Kara cahillerle, kendini beğenmiş dalgacılar arasında sıkışıp kaldık. Ama bunların ilkini eğiteceğiz, ikincileri de ortadan kaldıracağız.
Hiç kimse tek başına bir ada değildir. Herkes kıtanın bir parçası, bütünün bir bölümüdür. Deniz, sahildeki toprak kesiğini götürürse bununla bütün Avrupa biraz daha küçülecektir... Her insanın ölümü beni küçültür, çünkü insanlığın tamamıyla bağım var. Bu nedenle çanın kimin için çaldığını öğrenmeye çalışma,
çünkü o senin için çalıyor..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
455
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sabah Gazetesi Yayınları/Cem Yayınevi
İspanya iç savaşının anlatıldığı roman, 1940'larda yazılmıştır. Böyle olmasına karşın, hâlâ birçok ülkede çevirisi yayımlanmakta, hâlâ en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Bu ilginin nedeni, bir serüven romanı oluşunda ya da Hemingway'in o kendine özgü anlatış biçiminde aranabilir. Ancak şöyle bir saptama da yapılabilir: Çanlar Kimin İçin Çalıyor'da Hemingway, ülkü birliği etmiş insanların inançlı kavgası yanında, romantizmi de etkileyici bir öğe olarak kullanmıştır. En güç koşullarda, ölümle yüz yüzeyken bile sevgi, umut, korku bütün canlılığıyla yaşanır romanda. Ortak amaç doğrultusunda, bir toplumsal kavga için, ayrı ulustan bilinçli insanların öyküsüdür Çanlar Kimin İçin Çalıyor.

Kitabı okuyanlar 3.801 okur

  • Burak Aygün
  • Özdal Aydemir
  • Psik. Dan.
  • Pamuk

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (2)
9
%0.1 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları