Anlatılar 1

Ceza Kolonisinde

Franz Kafka
Çevirmen:
Tevfik Turan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·204 syf.·
2017 33. kitabı
" Bir insanı yargılamadan önce gökte üç ay eskiyinceye dek onun makosenleriyle yürü. " der, bir Kızıldereli atasözü. Okuduğum bir eser de, Profesör öğrencilerine sınav sorusu olarak bir karıncanın çevresindeki hayvanları nasıl ayırabileceğini düşünmelerini ister. Öğrenciler karınca gibi düşünür ve hayvanlar alemini iki sınıfa indirger. Sonuç: 1- Aslan, kaplan, yılan gibi karıncaya dokunmayan hayvanlar şefkatli ve iyi huylu. 2- Tavuk, ördek, kaz gibi karıncaya zarar veren hayvanlar kötü ve yırtıcı. Bana göre de, karıncayı karıncanın açısından anlayabilmek; Kafka'yı Kafka açısından anlayabilmektir, empatik anlayış. Franz Kafka'yı anlayabilmek adına, onun gibi düşünmek ve olayları onun bakış açısıyla irdelemek gerek! Genellikle okurlar Kafka'nın eserlerini karamsar ve boğucu olarak yaftalar. Peki, hiç sorduk mu! Neden, Kafka'nın eserleri karamsarlık içermekte! Etkin olduğu dönemde eserlerine yansıttığı gibi gerçekten karamsar bir ruh halinde miydi, yoksa bilinenin aksine farklı bir ruh halindeydi de, sadece eserlerinde mi, karamsar bir tavır sergiledi. Tahayyül edin ki, yaşadığınız toplum tarafından kabul görmüyor ve dışlanmaktasınız. Bu soruna bir de ailevi sorunlar eklenince, ruhunuzda derin çatlaklar oluşmaz mı? Her ne kadar sarsılmaz derin bir inanca sahip olsanız da... Kafka' yı ilk defa " Dönüşüm" adlı eserle tanımış ve yazım dilinden çok etkilenmiştim. Devamında " Baba'ya Mektup " adlı eserini okurken yazdıkları karşısında dehşete kapılmış olsam da, ben olsaydım nasıl davranırdım demekten de kendimi alamamıştım. " Milena'ya Mektuplar " adlı eserle, artık Kafka'nın müptelası olmuştum bile! O mektuplar ki, tek taraflı olsa da Kafka'yı yansıtmakta. Ceza Kolonisinde, Alıntılar 1 isimli eserde tamamen farklı bir Kafka var, okurun karşısında. Kitaplarda yer alan
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
Başarmak
8/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Kitabın "Ceza Kolonisinde" bölümünde komutanın idealine olan bağlılığı, özellikle bu ideali şeref ve namusu gibi görmesi, idealine ulaşamayacağını idrak ettiğinde, yenilgiyi kabul etmektense ölmeyi tercih etmesi gerçekten çok sarsıcıydı. İnanılmaz etkilendim..
İnsan ve Duygular
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
1/10
·224 syf.··
2019 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2019 22:57
Vasat... Bu sefer olmamış Franz Kafka :( ... İçindekilerin %98 vasat , %1’i orta , %1’i güzeldi. Kitabı okumanızı pek tavsiye etmiyorum. Kafka’nın Dönüşüm ve Dava adlı kitapları çok güzeldi ama Ceza Kolonisi’nde ne yazık ki güzel olmamış...
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2022 30. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2022 00:08
Hikaye, tropik bir adadaki ceza kolonisini ziyaret eden bir "Gezgin" etrafında döner. Gezgin, burada gerçekleşecek bir infazı izlemeye davet edilir. Suçlanan kişi, kendisine neyle suçlandığını sorma veya kendini savunma hakkı verilmeden idama mahkûm edilmiştir. Kolonideki ilke şudur: "Suç şüphe götürmez.
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2023 21. kitabı
Kitap 3 tane hikayeden oluşuyor. 1. Hikâye kafada canlanıyor ve insan diyorki bu canilik neden? İnsan canı bu kadar değersiz mi?. 2. Hikâye bı tüccarla bir köy öğretmenin arasında geçen tartışmayı anlatıyor. 3. Genç bı oğlanın gemide dayısla karşılaşma sırasında yaşananları anlatıyor.
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
1/10
·224 syf.··
2018 59. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2018 01:56
Kafka'nın sağlığında yayımlanan öykülerinden oluşuyor. Yazar kısa metinlerinin dışındaki yapıtlarını yayımlamaktan kaçınmış, hatta ölümünden kısa bir süre önce yakın dostu Max Brod'dan yazdığı her şeyi yakmasını istemişti. Ancak Brod onun engin dehasının farkındaydı. Kafka'nın vasiyetini yerine getirmedi ve ölümünden sonra toplu yapıtlarını yayımlayarak günümüze ulaşmasını sağladı. Kafka'nın öyküleri kaynağı belirlenemeyen bir kaygı ve utancın hâkim olduğu, atılan her adımın engellerle karşılaştığı bir evrende geçer. Özgürlük, suç, sorumluluk gibi meseleler; bireyi baskı altında tutmaya çalışan iktidar mekanizmaları ve bireyin otorite karşısındaki direnişi onun zihnini hep meşgul etmiştir. Kafka bütün bu evrensel meselelerin yanında mizahın ve hicvin de eksik olmadığı gizemli öykülerinde, kurmacayı edebi geleneğin bütün biçim ve uzlaşımlarından özgürleştirmiş, adeta tersyüz etmiştir. Yazarın insanlık durumu, sanat, sanatçı ve bizzat hayat üzerine derin düşünceleri, her okuyuşta yeni anlamlara bürünen çok katmanlı öykülere dönüşmüştür. (Tanıtım Bülteninden)
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
8/10
Bence birçok kesimin bu kitaba zor demesinin sebebi, bazen kimin konuştuğu bellisiz olmasıdır. Ama kitabın son sayfasına doğru yol alınınca anlıyor insan. Suç daima şüphesizdir. Başka mahkemeler bu ilkeye uyamaz, çünkü birden çok başları vardır ve üzerlerinde de daha yüksek mahkemeler bulunur. Ceza Kolonisinde, Franz Kafka
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2022 182. kitabı
Bu adamın ezilmiş, itilmiş, kakılmış hissi veren kitaplarını okuyunca aklıma Avrupa Yakası'ndaki Gülenay abi geliyor. Kitapları okuyunca kendimi Gülenay abiye sarılıp ağlayan Volkan Sütçüoğlu gibi hissediyorum.
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2026 5. kitabı
Ceza Kolonisi, Kafka’nın adalet kavramını acımasız bir sistem eleştirisine dönüştürdüğü sarsıcı bir metindir. Suçun ne olduğunu bilmeyen bireyin, bunu bedeni üzerinden öğrenmeye zorlanması insanın akıldan ve vicdandan koparılıp bir düzene teslim edilişini simgeler. Kafka, bu öyküde cezayı değil cezanın sorgulanmadan uygulanmasını eleştirir. Asıl korkutucu olan, işkence değil; ona inananlar ve sessiz kalanlardır.
Duygu ve Düşünce
Ceza KolonisindeFranz Kafka · Can Yayınları · 201511bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 3. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 20:58
Kafka bu kısa öyküsünde adalet, otorite ve insan vicdanı gibi konulara alışılmadık bir yerden yaklaşıyor. Adaletin insanlıktan ne kadar uzaklaşabileceğini, otoritenin nasıl saplantıya dönüşebileceğini ve insanın kendi vicdanıyla yüzleşmesini etkileyici bir biçimde ortaya koyuyor. Uzak bir ceza sömürgesinde geçen olaylar, insanı rahatsız eden ama düşündüren bir sistem üzerinden anlatılıyor. Kitabın sayfa sayısı az ama bıraktığı etki büyük. Kafka’nın kendine özgü karanlık havasını burada da fazlasıyla hissediyorsunuz. Okurken sorgulatan, bitince de zihninizde dönüp duran bir kitap arıyorsanız, bu öykü tam size göre.
Edebiyat
Ceza SömürgesiFranz Kafka · İthaki Yayınları · 202511bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.