Cinsellik

Sigmund Freud
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·112 syf.·
2021 59. kitabı
Bu kitabı eleştirecek düzeyde bir bilgi birikimine sahip değilim. Analiz etmeye gelince şöyle böyle okuyup anladığım kadarıyla bir iki kelam edebilirim. Bu eser bir bilim ders kitabı ve Araştırma ve analiz kitabı. Belli başlı psikoloji bilgisine ve literatürüne sahip olmasam da anladığım kadarıyla yazar, cinselliğin etkilerinin doğuştan mı yoksa sonradan mi edinilen bir düzen olduğunu anlatmaya çalışmış. Her zamanki gibi psikolojide çocukluğa inme deyimiyle özdeşleşmiş olan bu eser de yazarın belli başlı çalışmalarından çıkardığı sonuçlar dile getirilmiş. Kanıtı da kendisi. Yaptığı çalışmalar. Cinsellik deyince toplumumuzda farklı bir algı oluşmuş olsa da aslında bu konuda ne kadar cahil olduğumuzu bu kitabı okuyarak anlayabiliyoruz. Zira öyle şaşırtıcı bilgiler var ki hadi canım diyebileceğimiz. Ki ben de çoğu kez öyle dedim. Adaptasyon sorunu yaşanabilecek bir kitap. Romanlara ve akıcılığa alışan birinin bu kitabı okurken sıkışacağı malum. Fakat bilgi de en az diğerleri kadar önemli.
CinsellikSigmund Freud · Ezr Yayınları · 20205,6bin okunma
Ülkedeki durum...
Puan vermedi·112 syf.··
2023 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 18:43
Psikianaliz uygulamaları kitabından sonra bu kitabı okumam baya isabetli olmuş. Oraya atıf kitapta var. Ve şunu fark ediyor insan bizler incelenmesi gereken çocukluklar yaşarken yanımızdan akıp giden büyük bir cahillik ve günahlamalar var. Bir yandan da Freud'un Süperego diye tanımladığı kavram bizim davranışlarımızda ahlaklı olma kaygısı güden kavramını sevdiklerimiz öldürüyor birer birer... Çünkü insan sevince gerçekten her şey de doğru nedir diyor veya ince davranıyor bu cinsellikte dahil ama arzulama ile sevgiyi kaçıran toplum içinde sevgi=sex hatta sex=penateresyon algısı olan toplum içinde ızdırap bizlere kaçınılmazdır..
Cinsellik
CinsellikSigmund Freud · Ezr Yayınları · 20205,6bin okunma
Dinlerin Cinsellikte Rolü
9/10
·112 syf.··
2024 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2024 18:43
Dinler, cinsellik üzerinde belirleyici bir etkendir. Freud, dini normların cinsel dürtüler üzerindeki baskısını ve toplumsal düzenin bu baskıları nasıl şekillendirdiğini tartışır. Özellikle büyük dinler, cinselliği belirli sınırlar içinde tanımlar ve bireylerin cinsel kimliklerini, isteklerini ve yönelimlerini sıkı kurallarla şekillendirir. Bu dinî kurallar, bireylerin cinsel davranışlarını yönlendirir, hatta bazı durumlarda baskılar ve suçluluk duyguları yaratır. Freud’a göre, dinlerin cinsellik üzerindeki etkisi, bireylerin cinsel kimliklerini ve arzularını toplumsal normlarla uyumlu hale getirme çabasına dayanır. Dinin cinsellik üzerine koyduğu yasaklar, bireylerin içsel çatışmalarını daha da derinleştirebilir. Örneğin, Hristiyanlık’ta evlilik dışı cinsellik, günah olarak kabul edilir; bu tür normlar, bireylerin cinsel dürtülerini bastırmasına veya suçluluk duygusu yaşamasına neden olabilir. Benzer şekilde, İslam’da da cinsellik, belirli kurallar çerçevesinde kabul edilir ve özellikle kadınların cinsellikleri sıkı sosyal kurallara tabidir. Din, cinselliği düzenlerken aynı zamanda psikolojik etkiler yaratır ve bireylerin cinsel kimlikleri üzerinde uzun süreli etkiler bırakır.
Edebiyat
CinsellikSigmund Freud · Ezr Yayınları · 20205,6bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 77. kitabı
Halen kitabı hazmetmeye çalışıyorum ama sıcağı sıcağına bir inceleme yapmak doğru olur diye düşünüyorum. Hazmedemeişim sanırım geleneksel bilgilerden kaynaklanıyor. Bunlar arasında benim yanlışlarım; 1) "cinsellik ile çocuk" aynı cümlede yer alamaz. 2) "İnversiyon" (dönüklük veya eşcinsellik) viladi (doğuştan) gelen bir özelliktir. 3) "ensest şevk" bir hastalıktır. 4) "pedofili" (sübyancılık) her zaman için bir hastalıktır. 5) "Hayvana" yahut herhangi uçuk bir materyale (örn: damacana) yönelik duyulan arzu Kesinlikle hastalıktır. Bunlar şu an aklıma gelen ve birçok ortamda hararetle savunduğum doğrularım (aslında yanlışlarımmış) ki eminim bu konularda çoğunuz benimle aynı fikirdesinizdir. En başından söyleyeyim; yazarın bunları normalleştirmek ya da gerekliliğini savunmak gibi bir niyeti yok. İlk hazzın incelenmesinde bebeğin emme faaliyetini yani oral dönemini şöyle tanımlıyor; "çocuğun dudaklarının erojen bölge rolü oynadığını ve sıcak süt akışının neden olduğu uyarmanın haz doğurduğunu söyleyeceğiz." Dikkat edin ağız erojen bölge olarak ifade ediliyor. Yani bu dönemde haz organı ağızdır ve doğal olan emme işlemini gerçekleştirmesini sağlayarak haz alması sağlanmazsa ilk libido (bastırılmış haz ) ortaya çıkmış oluyor. Libidoların bastırılması ise bizi ikinci yanlışı düzeltmeye götürüyor. Bazı İnversiyonlar viladi olsa da libidoların bastırılması da çoğunlukla cinsel tercihi yönlendiriyor. İnversiyon içerisinde ensest ile ilgili yanlışımız da var. Aslında çocuk ebeveyne karşı cinsel arzu duyar ama bunlar iğrenme, utanma, toplum baskısı, kültür gibi dış etkenler ile yönlendirildiğinden bastırılır ve bilinç altına itilir. Çocuk ile karşı cins ebeveyn arasındaki ilişkiler birey psikolojisinde çok etkili oluyor. Örneğin kadının cinsel arzusu karşılanmaz ve kadın bu
Eğitim
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20175,6bin okunma
Puan vermedi·135 syf.··
2023 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2023 22:04
Kitap cinsel yönelimler ve sapkınlıklar gibi konulara değiniyor. Çocuğun gelişiminde ve karakterinde cinselliğin yeri, kendini tanıma, cinsel tercihlerin bununla birlikte nasıl evrildiğini inceliyor. Katıldığım noktalar oldu. Ayrıca evebeynlerin, özellikle annelerin üzerinde durması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Yazım hataları ve anlam bozukluğu vardı okuyacak arkadaşlara farklı yayınlardan okumasını öneriyorum. Ağır bir kitaptı benim için. Cinsellikte bazı durumları anlayabilmek için okunabilir.
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olympia Yayınları · 20185,6bin okunma
Korkmuyorum, Susmuyorum, Öğreniyorum!
9/10
·152 syf.··
2021 66. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 23:46
YouTube kitap kanalımda Freud'un hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/63ikZqbdnAA Bu kitabı okumaya başladığımdan beri 100den fazla kişi beni takipten çıktı. Demek ki bir şeyleri görmekten ve duymaktan hala korkuyoruz. Ama neden korkuyoruz? Kendi cinsel kökenlerimizi öğrenmekten mi? Artık Berlin Duvarı gibi olmuş tabularımızı bir bir devirmekten mi? Neden korkuyoruz?! Çocukluğumuzdan beri cinsellik konusu ne zaman geçerse geçsin bize hep "Şş, çok ayıp sus bakiyim" denilerek ayıplanıp susmak öğretildi. Cinsel eğitim verilip özel bölgelerimiz öğretileceği yerde bastırılıp içimize kapanmak öğretildi. Bu konuyla ilgili bir şey merak edip ailemize sorduğumuzda bize hiç cevap vermeyen duvarlara bakmak öğretildi... Bütün bunlar arasında kendi kendimizi nasıl eğitebilirdik? "Hadi göster amcalara bamyanı" dendi, cinsellik bir güç gösterisi olarak kodlandı. Lisedeki biyoloji derslerinde üreme sistemi anlatılırken herkes dersi kaynattı, cinsellik bir şaka malzemesi sanıldı. Üniversitede milli olup olmadığın üzerinden arkadaş ortamlarında yoklama alındı, cinsellik bir istatistiğe dönüştü. Bu muydu lan sizin anladığınız cinsellik? Bakın Freud bu kitabında hepinize ne diyor: "Çocuk, cinsel araştırmalarında her zaman yalnızdır; bu onun için dünyaya yönelmek amacıyla attığı bir ilk adımdır ve o zamana kadar tam bir güven beslemiş olduğu çevresindeki insanlara karşı kendisini yabancı hissedecektir." [s.96] Hangimiz yalnız ve yabancı hissetmedik ki kendimizi? Hangimiz ezilip büzülmedik ki bu konuda cahil bırakılışlarımızla? Hangimiz elimizdeki farkındalık balyozuyla o tabu tuğlalarından oluşan duvarları kırmak istemedik? Yaradılışımızı ve Adem ile Havva'yı hatırlasak yeterdi aslında. Maslow'un
Psikoloji
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20175,6bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 22:12
freud'un düşünceleri her ne kadar eski de olsa yazılan döneme göre düşünmek gerekir kitapları da. tabii ki her zaman bildiğimiz bir gerçek geçiyor 36. sayfasında. "...öpüş adı ile bilinen ağız mukozasının birbirine değmesi,birçok uygar ulus arasında yüksek bir cinsel değer kazanmıştır. oysa bedenin bu bölümü cinsel aygıta ait değildir; bu bölüm sindirim aygıtının girişini oluşturur." aygıt neyse artık, solunum aygıtı falan da var vücudumuzda bilmek lazım freud un aşırı düşünceleri olsa da ben bu kitabı sevdim. güzel düşünceler oluşturdu bende. ama kitabın adı cinsellik üzerine mi yoksa cinsiyet üzerine mi bilmiyorum. sürekli farklı bi adla karşıma çıkıyor.
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20175,6bin okunma
8/10
·133 syf.··
2023 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2023 15:52
Sigmund FreudSigmund Freud un cinsiyetlerin ve cinsel dürtü gibi araştırmalarinin aslında ne kadar yetersiz kaldığını gösterdiği Cinsiyet ÜzerineCinsiyet Üzerine bu kitabında okurken vay be bu ondan dolayısıyla oluyormuş dedirtiyor.
Cinsiyet ÜzerineSigmund Freud · Yeni Matbaa · 19625,6bin okunma
Spoiler şeysinden içermiyor..
8/10
·98 syf.·
2021 31. kitabı
Sigmund' Cuğumun okuduğum ilk kitabı. Kitabı 93 günde bittirmemin sebebi sınavdan sonra devam etmeyi düşünüyordum ama sonra vazgeçtim (vazgeçmem biraz zaman almış). Her neyse sevgili okur. Kitab gâyet güzeldi dili çok ağır değil eğer cinsellik, cinsiyet üzerine bilgi edinmek için okumak istiyorsanız ilk bu kitaptan başlamayın derim :-D .. • Sigmund' Cuğum bir çok saptamanın anne sütünü emmekten başladığı kanısında haklı tarafları var elbette ki ama bir çoğu 'yoğ artığ' dedirtti açıkçası. • LGBT bireyleri için birazcık sert davranmış diyebilirim çocukluktan gelen histerik düşüncelerin sonradan (tedavi edilebilir) bir hastalık olarak düşünüyor diyebiliriz açıkçası. • Cinsellik sırasında sadistçe davranından tut kendinisini kocasına (partnerine) karşı hep yetersiz gören hanımefendilere kadar her şeyden bahsetmiş. (Dipnot: Bu aralar denk geldiğim bir şey var. Sevgili okur cinsellik ayıp bir şey değil, kendiniz için korkulu bir şey olarak görmeyin hep okuyun hep araştırın.) Bilgiye Hepp Aç Olun ^.< Renkliiii, Keyifliii Okumalar Dileriiiimmm ♡..
Cinsiyet
Cinsiyet ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20125,6bin okunma
Okuyun/Okutun
10/10
·152 syf.··
2023 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2023 23:47
Mutlaka okunması gereken ve algılarımızı yerle bir eden bir başyapıt. Okurken çok zorlandığım bir kitap oldu. Öyle ki iki kere yarım bıraktım. Ancak üçüncüde nihayet bitirdim. Kitabın edebi bir tarafı olmadığı aşikar. Terminoloji farklılığı nedeniyle dili biraz ağır gelebilir. Ancak toplumun cinsellik hakkındaki temelsiz hurafelerinin tamamını bertaraf ediyor. Kitabın son paragrafı çok kıymetli: "Cinsel yaşamın bozuklukları üzerindeki araştırmaların, temeli oluşturan biyolojik süreç karşısında bilgilerimizin yetersizliğini göstermektedir. Demek ki cinselliğin normal ve patolojik karakterlerini yeterince açıklama yeteneğinde bir kuram kuramıyoruz." Keyifli okumalar.
Psikoloji
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20175,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sigmund FreudYazar · 139 kitap
Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856'da, Freiberg in Mähren, Moravya, Avusturya İmparatorluğu'nda (günümüzde Příbor, Çekya) doğdu. 23 Eylül 1939'da, Londra, Birleşik Krallık'da öldü. Psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı bir nörologtur. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur. Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana'ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı. Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Başarılı bir öğrenciydi. Başlangıçta istemediği halde Goethe'nın yapıtlarından etkilenerek tıp okumaya karar verdi. Üniversite yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaştı, okuldaki arkadaş çevresinden dışlandı. 1876 yılında fizyolojist Brücke'nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1881'de tıp öğrenimini bitirdi. 1883'te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert'in yönetiminde psikiyatri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı. 1884'de kokain üzerine bir inceleme yapmakla görevlendirildi. 1884'te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezinledi. (Yaşamım ve Psikanaliz adlı yapıtında kokainin anestezik niteliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkaları tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürer.) Aldığı bir bursla 1885'te Paris'e gitti, Salpêtriê Hastanesi'nde, Jean Martin Charcot'nun yanında staja başladı. Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemledi. Charcot'dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz 'de Charcot'ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot'nun konferanslarını Almancaya çevirdi ve 1886'da yayımladı. 1886'da Paris'ten ayrılarak Berlin'e gitti. Burada çocuk nöropatolojisiyle ilgilendi. Viyana'ya dönerek özel hekimliğe başladı. 1886 ekim ayında 4 yıldır nişanlı olduğu Martha Bernays ile evlendi. Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuranlar üzerinde dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı. 1887'de Dr. Bernheim'in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını çevirdi. Elizabet von R. adındaki bir kadın hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti. 1892 - 1895 yılları arasında Charcot'nun Salı Günü Dersleri adlı kitabının çevirisini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı. Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş karşılanmadı. Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır. 1896 yılında babasının ölümü üzerine derin bir bunalıma girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Yine aynı yıl Breuer'le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırdı. Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açtı. Bu dönemde W. Fliess'le yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde önemli etkiler yarattı. (Bu yazışmaları Freud'un ölümünden sonra eşi ve kızı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Freud psikanalize özel hayatını karıştırmak istemediğinden, kişisel kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu ölümünden önce yakmıştır.) Hayatının 10 yıl süren bu döneminde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından yalnız kaldı. Kendini hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı. Bu sürecin sonucu olarak 1897'de Oedipus Kompleksi, 1900'de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı. 1908'te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud'un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902'den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud'un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904'de E. Bleuer'le yazışmaya başladı. 1907'de Bleuer'in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih'te Freud Derneği'ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi'ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD'ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı. 1923'de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938'de Naziler'in Viyana'ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya'yı terk etmek zorunda kalarak Londra'ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti. Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud'a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones'un 1953'te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud'un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı. Eserleri - Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens (Günlük Yaşa­mın Psikopatolojisi) - Die Traumdeutung (Düşlerin Yorumu) - Über Psychoanaly­se (Psikanaliz Üzerine Beş Ders) - Totem und Tabu (Totem ve Tabu) - Zur Einführung des Narzissmus (Narsisizmin İncelenmesine Giriş) - Unbehagen in der Kultur (Uygarlı­ğın Huzursuzluğu) - Jenseits des Lustprinzips Das Ich und das Es (Haz İlkesinin Ötesinde Ben ve İd) - Der Mann Moses und die monotheistische Religion (Musa ve Tektanrıcılık) - Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905 - Der Witz und seine Beziehung zum Unbewussten, Nükte ve Bilinçdışı'yla İlişkisi, 1905 - Psikanalizin Tarihçesi, 1914 - Psikanalize Giriş Dersleri, 1917 - Yaşamım ve Psikanaliz, 1925 - Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926 - Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927 - Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930 - Psikanaliz ve Uygulama, - Psikanaliz Üzerine, - Olgu öyküleri - Histeri ile Mücadele