Maksim Gorki' nin "Çocukluğum" otobiyografik romanı.. enfesti.
Aleksey' in çocukluk hikayesi. Ne ağır travmalar var eserde, başta bunu belirtmek istiyorum. Hata yapmanın bedeli, dayak. Hiçbir şey yapmasanız da, yapmışsınızdır. Zaten kimse de dinlemiyor sizi. Bir şekilde o evin içinde dayakla tanışıyorsunuz. Anne, anne gibi değil. Burdan başlıyor zaten hatalar zinciri. Dede ve nene de bu boşluğu ne kadar doldurabilir, hiç.. şimdi şöyle bakınca, ne kadar tanıdık, bir o kadar da içler acısı, bir benmerkezcilik var her kadında, katlananamama, yorulmak istememe, hayatı yaşama, bunun sonucunda da sevgisiz çocuklar var bol bol etrafta. Asık suratlı çocuklar işte, kahkaha atanına az rastlanır.
Sevgi, verilmediği zaman, o açlığın doldurulması imkansız. Asıl okul o yüzden evde başlıyor. Anne ve babanın ilk görevi bu, sevgiyi anlatmak değil göstermek.. almak, her şeyini eksik etmemek de değil, güzel bir nasihat, hoşça vakit geçirmek, ezbere değil veya olması gerektiği için de değil, içten gelerek.
Özellikle genç yaşta kadınların sevgi açlığını, doyurmaya çalışmaları sıkıntılı, onların adına. Hiçbir erkek sorumluluk almaz çünkü. Genç yaşta kadınların, bu sevgi açlığını bol keseden sunmalarının bedelini, yine kendileri öderler. Kadın doğurur, kadın bakar, bir yanlışın bedelini, en fazla kadın öder. Sevginin ne olduğunu bilmeyen bir kadın, ne verebilir ki çocuğuna? Sevilmiyor, sevilmemiş, şiddet görmüş, durduramamış akıntının yönünü. Anne zaten olamamış, çocuk da, kadın da..
Suçlu kim bu durumda! Evet Aleksey'in kendi cocukluk travmaları var ve anlatmış ya diğerleri, onların travmaları nasıldı ki, onlarınkisini de dinlemek en azından okumak isterdim, öylesi daha adilce olurdu, yargılarken! Şimdilik sadece Aleksey için üzüleyim..
Keyifliydi tavsiye ederim.