Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·%45 (137/304 syf.)·
Kitap hakkında çok güzel yorumlar var. Gayet edebi bir üslupla yazılmış ama kanmayın :) Kafka iyidir ama Dava çıldırtır. 137 sayfa okudum ve adamın hangi suçla itham edildiğine dair bir şey yok ve kimse suçun ne olduğunu neredeyse sorgulamıyor. Bu şartlar altında ben devam edemem. Devam edebilene başarılar ...
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
7/10
·352 syf.·
2023 214. kitabı
Aslında kitabın konusu çok ağır diyebilirim. Genel olarak kafka'nın kitapları hep ağırdır zaten. Sizi maceranın sonunda bir sonuca götürmekten öte düşünmeye sevk eder. Okuma kolaylığı ve dilin akıcılığı orta seviyede diyebilirim. Kişiyi sadece kitapta anlatılan olayların kasvetli yanı sıkıyor. Ve çoğu zaman kitabı bir köşeye bırakmanıza neden oluyor. Karakter aslında fena değildi. Beni pek etkilemediler. Kendimle hiçbir karakteri özleştiremedim. Lakin ana karakterin can alıcı konuşmarının olduğu kısımlar, sistem eleştirileri cidden dişe dokunurdu. Bana bu kitap bir şeyler öğretmek ya da eğitmekten çok düşünmeye sevk etti diyebilirim. Meraklıları için olunabilir bir kitap. Keyifli okumalar. :)
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2019 101. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2019 20:12
Okudum bitti. Kitaba geçen hafta başladım.. Kafka kalemiyle tanıştığım eser . Aslında yazarın kalemini beğendim. Ama doğru zamanda okumadım. Bir türlü elime alıp okuyamadım. Neyse gelelim kitabın konusuna. Bir sabah K. Uyanıyor ve tutuklandığı öğreniyor. Tutuklanıyor ama hapse gitmiyor. E bu nasıl tutuklanma.. İlk başta umursamaz davranıyor ama daha sonra her gün davayı düşünüyor. Çaresizlik, mutsuzluk içinde olan k. Artık dayanamıyordu. Dava nasıl sonuçlanacaktı.. Neden tutuklandığını bile bilmiyordu.
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2020 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 00:34
Tamamlanmamış bölümleriyle birlikte yazarın ölümünden iki yıl sonra, yakın arkadaşı Max Brod’un katkılarıyla, 1925′de yayımlanmıştır. Bu romanın da da farkettiğim kadarıyla başlangıcı biraz bana Dönüşüm adlı kitabını anımsattı. Yani dönüşümde Samsa bir sabah uyanıyor ve kendini örümcek olarak görüyor, birden hayatı değişiyordu. Dava adlı kitabında ise Josef'in yine bir sabah uyandığında karşılaştıkları, ve suçsuz yere tutuklanması. Bundan sonra Josef'in de hayatı aniden bir değişim rüzgarına kapılıp gidiyor. Dönüşüm adlı romanından sonra bu romanınıda beğendim. Hoş ve güzeldi.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
10/10
·304 syf.··
2020 147. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2020 02:13
Yıllardır kitaplığımda duran daha erken okumalıymışım dediğim bir roman. Dönemin adalet sistemini eleştirmesinin yanı sıra her insanın kendi içinde bir yargılaması olduğunu da anlatmış bizlere. Adalet sistemine eleştiriler ise bugün hala geçerli ne yazık ki... “Adaletin hareket etmemesi gerekiyor, aksi halde terazi sallanır ve doğru ölçemez.”
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
Hukuk Sistemimiz ve Kafka
7/10
·352 syf.·
2019 23. kitabı
Josef K. iftiraya uğramış olmalıydı çünkü hiçbir şey yapmadığı halde bir sabah tutuklandı." Bu cümleyle başlıyor Kafka'nın en önemli kitaplarından biri olan "Dava". Cümle o kadar
Hukuk
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Franz bu kitapta insanların haksız yargılanmasını, ve insanların haklıyken bile nasıl kendini haklı çıkarmak için uğraştığını anlatıyor. Bilirsiniz ki Kafka'nın kalemi zordur.
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
3/10
·352 syf.··
2020 35. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2020 22:36
Dönüşüm ve Milena'ya Mektuplardan sonra yazar beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Paragraflar çok uzun insan okudukça sıkılıyor. Hiçbir zaman bir kitabın bittiğine bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum. Üzgünüm şimdiye kadar okuduğum en sıkıci kitaptı.
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
Kafkanin adalete bakis acisi benimkiyle ayni.Olay sanki turkiyede geciyormus gibi suruklendim.Iste biz insanlar ne yaptigimizi bilmeden de olsa birgun mutlaka yargilanacagiz,ne yaptigimizi bilsek de bilmesek de cezamizi alacagiz.
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma
9/10
·352 syf.··
2020 9. kitabı
Kafka'nın yaşam öyküsünden derin izler taşıyan bu kitap, etkili bir hukuk sistemi elestirisidir. Hikaye boyunca ortada bir dava var fakat bu davanın ne olduğunu ne sanık ne de avukat bilmektedir. Mahkeme salonlarının kokuşmuşluğundan avukatların değersizliğine kadar her ayrıntıyı işlemiştir Franz K. romanında. Toplumsal statü olarak da iyi bir yerde olan Joseph K.' nın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesine bakıldığında ise joseph K. Franz K. olabilir mi diye sormadan edemiyor insan...
DavaFranz Kafka · Dokuz Yayınları · 202163,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.