Oğuz Türklerinden gelen bu destansı hikayelerin ilk defa 14. Yüzyılda yazıya geçirildiği biliniyor.
Okuduğum baskı da 12 adet hikaye bulunuyor.
1. Hikâye: Dirse Han Oğlu Boğaç Han
Bu hikaye evladı bulunmadığı için yerilen Dirse Han ve Hatunu arasında geçiyor. Hatun kocasına evlatlarının nasıl olabileceği ile ilgili güzel bir öğütte bulunuyor ve sonra bir oğulları oluyor. Devamı kitapta :) Oldukça etkileyici olan bu hikayenin sonunda ise unutulmaz bir hikmet dörtlüğü yer alıyor:
Onlar da bu dünyaya geldi geçti,
Kervan gibi kondu, göçtü,
Onları da ecel aldı, yer gizledi,
Fani dünya kime kaldı?
Sayfa 20
2. Hikâye: Salur Kazanın Evinin Yağmalandığı Boyu
Salur Kazanın evi, kendisi yok iken, kafirlerce baskına uğrar. Hatunu, kızı, oğulu, hayvanatı alınıp götürülür. Fakat sonra neler olur... Devamı kitapta :)
Hikâyenin sonunda (sayfa 46) yine şu muhteşem hikmet sözleri:
Hani dediğim erenler?
Dünya benim deyenler?
Ecel aldı, yer gizledi,
Fani dünya kime kaldı?
Gelimli, gidimli dünya,
Sonucu ölümlü dünya.