Diriliş

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·447 syf.··
2018 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2018 00:00
Tolstoy’un en büyük eserlerinden biri olan Diriliş romanı yazarın buhran yaşadığı , inanç sistemini sorguladığı sırada ele aldığı eserdir . Bir insanın yeniden doğmasını ve hayata tertemiz bir sayfadan başlamasını ele alan , bir yandan vicdan azabı çeken kahramanın hayatı anlatırlarken diğer yandan da dönemin toplum hayatını , adalet sistemini ve kilise sistemini eleştiren bir romandır . Özellikle Tolstoy’un kilise hakkında yaptığı eleştiriler onun aforoz edilmesine yol açmıştır . Severek okuyacağınız bu eserle tanışmanız dileğiyle:)
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · Ema Kitap · 201721,5bin okunma
7/10
·637 syf.··
2019 156. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2019 08:10
kitap kurgu olarak gercekten bir klasik insani sikmayan bir anlatim konu surukleyici tolstoy un okudugum 5 inci kitabi aci cile ask veya pismanlik uzere af dilenme guzel bir kitapti
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Ema Kitap · 201721,5bin okunma
8/10
·553 syf.··
2024 89. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 17:40
Katyuşa maslova ve Nehludov üzerine kurulu hikayede Nehludov baş karakter. Katyuşa’yı infaal eden Nehludov bir kez daha yolları kesişir ve hikayede başlar. Üçüncü göz tekniği ile aktarılmış bu hikayede açık nokta bırakılmamış okuyucunun kafasında her şey oturmuştur. Lev TolstoyLev Tolstoy eserlerin başında bir cümle yazar ve o tüm eseri anlatandır her zaman. Bu eserde: O zaman Pyotr yanına sokuldu, şöyle dedi: Rabbim! Bana kötülük eden kardeşimi kaç kez bağışlayacağım? Yedi kez mi? İsa yanıt verdi: Yedi kez değil, yedi tane yetmiş kez bağışlayacaksın. Matta, XVIII, 21-22 . İncilden bu alıntıyı yaparak başlar. Karakterde bu başlangıcın izlerini sonuna kadar izlerini görüyoruz. Nehludov: ruhsal kişiliği, yaşayan kişiliği arasında devamlı gelgitleri olan, sıkışıp kalmış kendince doğruyu bulmaya çalışan bir karakter. Onun gelgitleri sizlerde de sorgulamalar yaptırtıyor. İyilik ve kötülük arasında kalıp hangi taraf nasıl ağır basar? Kötülük kararı hep kendi için iyi olan mıdır? *bir kere kötülük yapıp tüm yaşamı maf ettikten sonra iyilik yapmaya çalışmak! İyilik midir? İnsanların o dönemde dahil ilk düşündükleri şey kendi çıkarları. Yapılan tekliflere dahil kendi yararına olduğuna bakmaksızın kesin bir çıkarı var düşüncesi ile yaklaşması…. Gençken idealist olanların yaşamlarını realist olarak yaşaması… Toprağında hava gibi su gibi insanın hakkı olduğu düşüncesi… Çevresindeki eşine dostuna yabancılaşması..çevresinin sığ düşünceleri… Günün Rusya’sının adaletsizlikleri… İnsanların birbirlerini cezalandıra bilme hakları… vb. Birçok konuyu dönemin Rusya’sında okurken esasında hala çağımızda olan sorunları bizlerde yaşıyor ve yabancılaşıyoruz. Lev TolstoyLev Tolstoy eserin sonunda yine incilden ayetler ile İncil sorgulaması, tanrı sorgulaması neye nasıl baktığını, neye neden inanıp, inanmadığı ince
DirilişLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201921,5bin okunma
Diriliş - L. N. TOLSTOY (Bazı kitaplar ertelemeye gelmez, okumadan ölmeyin!)
10/10
·637 syf.··
2022 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2022 23:45
Okumadan önce korkutmuştu hacmi! Kalın gelmişti gözüme! Ah o lanet olası ön yargılar! "Sen bu kadar çok şeyi, bu kadar az sayfaya sığdırabilmeyi nasıl başardın Lev TolstoyLev Tolstoy!" Evet doğru duydunuz! En son bu duyguyu Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski'nin Karamazov KardeşlerKaramazov Kardeşler kitabında hissetmiştim. Öylesine dolu dolu, katmanlı bir eser ki, bunu ancak Tolstoy gibi bir usta yazabilirdi. Büyük yazarlar en donanımlı eserlerini ölmeye yakın veriyorlar olsa gerek! DirilişDiriliş Neresinden başlasam bilemedim! Elimden geldiğince spoiler vermeden devam edeceğim! Bir dirilişin, Bir uyanışın, Bir yeniden var oluşun romanı! Başkahraman Prens Nehlüdov merkezinde gelişiyor olaylar. Daha gençliğinde kendini keşfetme, ruhsal dünyasını zenginleştirme sürecindeyken toplumla tanışıyor kahramanımız! Ve toplum onun özünü kendi hamuruyla yoğurup kendisi olmaktan çıkarıyor! Sonrasında bir kızın hayatını alt üst edecek bir hata yapıyor ve yıllar sonra bu hatayı düzeltmek adına çırpınmaya, diriliş öyküsüne başlıyor. Sibirya'ya giden bir mahkûm kafilesi... Birçoğu suçsuz. Öyle bir adalet sistemi var ki 15-16 yaşındaki çocuklar bile idam ediliyor. İnsanların kaderi birkaç kişinin ağzında... Dayaklar, işkenceler, rüşvet. Dönemin Rusya'sında kokuşmuş olan ne varsa olanca cesurluğuyla gün yüzüne çıkarmış Tolstoy. "Ee, anlatın bakalım, toplumun temellerinin altını oydunuz mu? Suçluları aklayıp suçsuzları mahkûm ettiniz mi?" (s. 129) Kadın olmak neden her dönemde bu kadar zor! Kadınsan bir de güzelsen seni güzellikler beklemesi gerekirken yaşamadığın acı kalmıyor! Ne çocukluğunda rahat veriyorlar, ne gençliğinde, ne çalışma hayatında ne de hapishanede! "İnsanın içindeki vahşi hayvanın hayvani yönü iğrenç." (s. 433) Bunun hayvanlıkla da bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Eminim hayvanlar birbirlerine karşı bu kadar art niyetli olmazlar! Muhteşem
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
Vicdan Azabı
10/10
·637 syf.··
2023 55. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 21:47
#189729771 İnsan Neyle yaşar kitabı incelememde Lev TolstoyLev Tolstoy dan detaylı olarak bahsetmiştim. Tekrara düşmemek için linkini bıraktım, oradan kısaca okuyabilirsiniz. DirilişDiriliş romanını Tolstoy 1899 yılında yazmıştır ve bu büyük kalemin ne yazık ki son kitabıdır. Evet biliyorum sizde diyorsunuzdur keşke daha çok yazsaydı, diye. Ama yine de edebiyat dünyasına birçok önemli kalem gibi az değil, çok eser bırakanlardandır Tolstoy. Kitap 19.yy Rusya sındaki alt ve üst sınıf sorununu ve insan yapımı yasaların adaletsizliğinin ve kurumsallaşmış kilisenin ikiyüzlülüğünün bir açıklaması olarak tasarlanmıştır. Bu kitabı politik, felsefik bir kurgu roman olarak değerlendirebiliriz. Bu kitabın Tolstoy un hayatı açısından bir diğer önemi de şudur ; Diriliş'in yayınlanması, Tolstoy'un 1901'de Kutsal Sinod tarafından Rus Ortodoks Kilisesi'nden aforoz edilmesine yol açmıştır. Kitaptaki kızımızın hikayesi üzülerek söylüyorum ki gerçek arkadaşlar. Tolstoy un bir dostu olan Koni bu hikayeyi Tolstoy a anlatmıştır. Bir üst sınıftan oğlan 16 yaşındaki bir öksüz kızı gerçek hikayede de hamile bırakıp, ondan kaçmıştır. Yine kitaptaki gibi o kızımızda geçimini sağlayabilmek için fahişelik yapmaya başlamıştır. Sonra genelevde hırsızlık yapan kızımızın yargı sürecine jüri olarak katılan baştan çıkaran bu üst sınıf oğlanımız vicdana gelip, kızımızla sonrasında evlenmiştir. Kitabı yazmasını hızlandırma nedeni ise kendisi gibi pasifist olan arkadaşı Dukhobortsy'in göçüne yardım etmektir. Tolstoy'un Dukhobortsy'e 34.200 rublelik yaptığı yardım , Kanada'daki Dukhobortsy'nin torunları tarafından Tolstoy Malikanesine birçok teşekkür mesajının gelmesini sağlamıştır. Karakterlerden biri olan Toporov, o zamanlar Kutsal Sinod'un Başsavcısı olan Konstantin Pobedonostsev'in bariz bir karikatürüdür. Katyuşa yani
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
Gücün haklı çıktığı yerde, adalet bekleme!..
9/10
·637 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 11:20
Bir prensin ahlaki uyanışını, ruhunun dirilişini, toplumsal eşitsizliğin farkına varışının hikâyesi... Baş karakterimiz Prens Nehlüdov tatil için gittiği halalarının yanında kalırken, evin hizmetçisi Maslova'ya aşık olur ve onunla bir gece geçirir. Ama onun geçirdiği bir gece hem Maslova'nın tüm hayatına, hem de Nehlüdov'un yıllar sonra onunla tekrar karşılaşmasıyla vicdan azabı çekmesine yol açar. Bu olaydan sonra Maslova çok zorluklar çeker, çalıştığı evden kovulur ve kötü yola düşüp fahişe olur... Bir gün Maslova bir olaydan dolayı yargılanmak üzere mahkemeye çıkar ve mahkeme de jüri olan Nehlüdov ile karşı karşıya gelir. Ve o günden sonra Nehlüdov için vicdan azabı, acıma ve suçluluk duygusu ön plana çıkar, gelgitli düşünceleri peşini bırakmaz ve kendine yeni bir yol çizmeye karar verir. Tek isteği Maslova'nın suçsuzluğunu ispatlamak ve ona olan acıma duygusundan dolayı, onu bundan sonraki yaşamında yalnız bırakmayıp onunla evlenmektir. Nehlüdov bu amaç doğrultusunda hareket ederken gördüğü durumlar onu dönemin Rusya'sının yozlaşmış adaletsizlikleriyle, eşitsizlikleriyle, güçlünün hep güçlü ve haklı olduğu, paranın olduğu yerde adaletin olduğunu, paran yoksa suçsuz da olsan suçlu olduğunu, hâkim ve savcıların bile kendi çıkarları doğrultusunda hareket edip yargı dağıttığı bir toplumla karşıya karşıya gelir. Kısacası paran varsa adaleti satın alabilirsin! diyor Tolstoy ve ekliyor insanların oluşturduğu bir kurumun kusursuz olması beklenemez. (Sayfa,457) Ee böyle bir kurumdan adalet de beklenemez. Her ne kadar Tolstoy yüz küsur yıl önceki Rusya'nın kokuşmuş, çürümüş hukuk ve ekonomik sistemine isyan edip, eleştirel bakış açısıyla bakıp yerden yere vuruyor olsa da günümüzde de hâlâ benzeri durumları yaşıyor oluşumuz acınası bir durum. **Ee anlatın bakalım
İnceleme
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
Fahişeden Azizeye: Katyuşa'nın Dirilişi
10/10
·637 syf.··
2024 132. kitabı
19. yüzyıl Rusya'sının karanlık atmosferine adım atıyoruz. Bir yanda toplumun en alt tabakasında hayatta kalma mücadelesi veren Katyuşa, diğer yanda vicdan azabıyla boğuşan aristokrat Dmitri. Bu iki karakterin kesişen kaderleri, Tolstoy'un "Diriliş" romanında etkileyici bir hikayeye dönüşüyor. Katyuşa, yoksulluk ve çaresizlik girdabında fahişelik yapmak zorunda kalan genç bir kadındır. Masumiyetini yitirse de, ruhunu kaybetmemiştir. Nehludov ise geçmişte işlediği bir hata yüzünden vicdan azabı çeken ve manevi arayışlara giren bir aristokrattır. Bu arayışlar onu Katyuşa ile tanıştırır ve Nehludov, Maslova'nın masumiyetine inanarak onu kurtarmak için mücadele etmeye karar verir. Roman boyunca Tolstoy, Nehludov ve Katyuşa'nın karakterlerini derinlemesine inceliyor. Nehludov'un vicdan azabı ve manevi arayışları, onu toplumdaki ayrıcalıklı konumundan sıyrılmaya ve gerçeklerle yüzleşmeye zorlar. Katyuşa ise, zor koşullara rağmen direncini ve umudunu kaybetmeyen güçlü bir kadın karakter olarak tasvir edilir. "Diriliş" sadece bir aşk hikayesi olmanın ötesinde, 19. yüzyıl Rusya'sının sosyo-politik yapısını da eleştirel bir bakış açısıyla ele alıyor. Tolstoy, romanda yoksulluk, sınıf ayrımcılığı, adaletsiz yargılama sistemi ve kilisedeki ikiyüzlülük gibi birçok önemli konuya değiniyor. Eser, bu konulara dair çarpıcı tasvirlerle okuru düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Tolstoy, usta bir dil kullanımıyla okuru romanın atmosferine çekmeyi başarıyor. Zengin tasvirler ve betimlemeler, 19. yüzyıl Rusya'sının atmosferini ve karakterlerin duygusal dünyalarını canlı bir şekilde yansıtıyor. Özellikle Katyuşa'nın yaşadığı zorluklar ve çaresizlik, okurun yürek burkan bir şekilde hissedebileceği kadar etkili bir şekilde anlatılıyor. eğlendirmekten öte, ona ahlaki sorgulamalar ve
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
Puan vermedi·482 syf.··
2025 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2025 09:24
Diriliş,,, Klasik Rus Edebiyatı buram buram nefes alıyor eserde. Realist, sorgulayan , ne yapabilirimin muhakemesini yapan bununla beraber şapkayı önüne koyup düşündüren , özeleştiriyle yaşamı anlamlı kılan yanlarını çoğu satırda hissettiriyor. Akıcı , sürükleyici, okunması keyifli bir eser. Lev TolstoyLev Tolstoy
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Funda Yayıncılık · 200421,5bin okunma
Her düşüşten sonra bir diriliş mümkündür.
Puan vermedi·592 syf.··
2025 71. kitabı
Tolstoy’un “Diriliş” romanı, sadece bir aşk hikâyesi ya da bir toplumsal eleştiri değil; insanın vicdanla yüzleşmesinin, hatalarıyla hesaplaşmasının ve içsel dönüşümünün derinliklerine inen bir eserdir. Romanın merkezinde Prens Nehlüdov’un işlediği bir hatanın yıllar sonra karşısına çıkışı ve bu durumun onda uyandırdığı vicdan azabı yer alır. Tolstoy, bu kişisel serüveni anlatırken bir yandan da 19. yüzyıl Rusya’sının adalet sistemini, kilisenin yozlaşmasını ve sınıfsal eşitsizlikleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Diriliş, Tolstoy’un yalnızca bireysel değil toplumsal bir uyanışı anlattığı eserlerindendir. Yazarın kalemiyle, insanın kendi içinde yeniden doğabileceği, değişimin imkânsız olmadığı duygusu güçlü bir şekilde hissedilir. Okurken kimi zaman ağırlaşan anlatımı, uzun betimlemeleri ve sert eleştirileriyle sabır isteyen bir kitap olsa da, sonunda bıraktığı etki güçlüdür. Tolstoy, bireyin küçük bir hatasının bile bütün bir hayatı nasıl değiştirebileceğini gösterirken, aynı zamanda insana umut da verir. Her düşüşten sonra bir diriliş mümkündür.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
Ruhun Dirilişi: Vicdan, Adalet, Merhamet
Puan vermedi·592 syf.··
2021 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2021 22:41
Diriliş, Tolstoy’un yetmişinde kaleme aldığı ve ölümünden önce yayınladığı son büyük romanı. Hesaplaşmaları içinde en çetin ve sert olanı aynı zamanda. Romanı 1899’da yayınlanmaya başlasa da O, 1889’un aralık ayında “Koni’nin romanı” diyerek ilk satırlarını yazmaya başlamış. Koni’nin romanı diyor çünkü romanın kurgusunun esinlendiği olayı, arkadaşı Koni, 1887’nin Haziran’ında ona meslek hayatının en tuhaf hikayesi olarak anlatmıştı. Tabi bu olayı birebir alıp anlatmamış Tolstoy, ancak hikâyenin ana omurgası bu olayda saklı. Tolstoy’un bu öyküden bu kadar etkilenmiş olmasında muhtemelen vicdanının da payı vardır. Çünkü o da gençliğinde halasının evindeki bir hizmetçiyi ayartarak genç kızın hayatını değiştirmişti. Anlatılan trajik öyküyle birlikte vicdanı onu bir hesaplaşmaya çağırmış olmalı. Kurguda ayrıca Tolstoy’un inancıyla hesaplaştığını da söyleyebiliriz. Tolstoy, bir ara (2-3 yıl kadar) dini vecibelerini yerine getiren bir Ortodoks profili çizse de sonrasında bir şeylerin yanlış olduğu, gerçek Hristiyanlığın ve İsa Peygamber öğretisinin kilisedeki gibi olmadığına yönelik itirazlarda bulunmaya başlıyor. Zamanla bu itirazların tonu ve şiddeti de artıyor. Kimi zaman idare edilse, görmezden gelinse de kimi zaman bu tutumu eleştirilse de ona yönelik bu konuda net bir adım atılmıyor. Ancak Tolstoy bu fikirlerini Diriliş’te de açımlayıp kilise ayinlerinin bazı sembolik ritüellerini de alaya alarak anlatınca hem kitabı hem de kendisi aforoz edilmiş. Tolstoy’un çok etkilendiği arkadaşı Koni’nin anlattığı olaya bakarsanız, olayın ana karakteri hayatı mahvolan Rosalie Oni’dir. Ancak ben merkezli bir yazar olan Tolstoy, diğer romanlarında olduğu gibi yine kendisini bu romanında da bir karakterle var ettiği için biz romanı, Tolstoy’un romandaki yansıması Nehludov’un
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.