Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Levent Bakaç
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.·
2020 3. kitabı
Tahayyül ve tahammül sınırlarının çok ötesinde...sizi empati kurmaya zorluyor ama kurduğun empatinin içinde debelenip duruyorsun. O sebeple vicdan devreye girecek kendinize hiç olmadığınız kadar dürüst olmak zorunda kalacaksınız.
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
Puan vermedi
Kitap Kafka'ya yakışır bir iç bunalticilikta. Okurken bir yandan gerçek dışı bir hikaye okuyor hissine kapılıyor bir yandan da gerçekliğin ağırlığı altında eziliyorsunuz. 'Gregor samsa bir sabah bunaltıcı düşlerinden uyandığında kendini hamam böceğine dönüşmüş olarak buldu' cümlesi fantastik bir giriş cümlesi gibi görünüyor ama olayın akışı içerisinde 'dönüşüm' ün ne kadar iç yakan bir şey olduğuyla yuzlesiyorsunuz. Çok acı bir kitap benim için. Kafkayi bu kadar sevmeme neden olan da bu acı tarzı aslında. Ne bir katliam var kitapta ne bir aşk acısı ama hepsinin acisini hafif bırakacak bir tahribat yaratıyor ruhta, insanı kendisiyle ve diğerleriyle yuzlestiriyor. Beni mahveden ve aynı zamanda çok etkileyen bir kitap..
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2019 11. kitabı
Başlarda biraz sıkılsamda 1. Bölüme geldiğimde keyiflikle okumaya devam ettim. 3. Bölümden sonra sonsöz diye bir bölüm geliyor ki tam baş ağrılık bölüm. Kitap felsefe kitabı olduğundan çoğu yerde düşünmeniz ve sorgulamanız gerkiyor. Sonsöz bölümünde bazı olayları açıklıyor. Gregor Samsa adında bir kişilik uykusundan uyandığında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buluyor kendisini. Ailesininde geçim sıkıntısı olduğundan Gregor çalışıp ailesini geçindirmeye çalışıyordu fakat böceğe dönüşünce ne işe gidebildi nede para kazanabildi. Ailesi durumu öğrenince bir Gregor'u bir odaya kapatıyırlar... Şimdi birazda düşünelim. Gregor neden uyandığında dev bir böceğe dönüşüyor sizce?
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
7/10
·125 syf.··
2017 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2017 17:15
Üzücü bir sonu vardı. Toplum tarafından işe yaramaz ilan edilen her insanın hazin sonunu oldukça çarpıcı bir şekilde ele almış. İnsanın kendinden bir şeyler bulmaması mümkün değil.
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 38. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 00:57
Dönüşüm'de Kafka'nın böcek metaforuyla vurguladığı şey; çalışan insanın, çalışmayı bıraktığında yani bir fayda sağlamadığında ailede, çevrede ve toplumda işe yaramaz bir şeye, hatta bir böcek kadar önemsiz ve onların görüşüyle çirkin bir varlığa dönüşmesidir aslında bir bakıma. Toplumun belli bir kalıba uymayanı uyumsuz bulmasının, daha doğrusu ters bir evrilmeyle böcekleştirmesinin hikâyesi. Daha da önemle dikkat edilmesi gereken şey ise, ortada tek bir dönüşümün değil birden fazlasının olması aslında. Zira hikâyede her ne kadar Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesi daha çok öne çıkıyorsa da, Gregor'un işe birkaç saat gecikmesini çok fazla büyüten müdürünün tutumunda da dönüşümün izlerini görmek mümkün. Akabinde ise asıl büyük değişimi ailesinde gözlemliyoruz Gregor'un vesilesiyle. Ailenin yükünü taşıyan bireyden, aileye muhtaç bireye dönüşmenin ailedeki dönüşümüdür yani asıl Dönüşüm. Hem toplumsal, hem bireysel, hem de psikolojik açıdan mesajlar içeren dopdolu bir eser Dönüşüm. Ve farklı yorumlara oldukça açık. Keyifli okumalar...
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2017 60. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2017 15:02
Bir sabah uyandığında bir böceğe dönüştüğünü fark eden Samsa tipinde, başkalaşan toplumsal ve bireysel bilinç düzeyine karşı çıkış anlatılır.Samsa böcekleşerek çevresindeki gerçek anlayışı görecektir.Aile çevresinden başlatılan sömürü çarkının içinde yok olmaya mahkumdur Samsa.Babasının borçları yüzünden ömrünün en güzel yıllarını bir şirketin gezici sorumlusu olarak tüketmek zorundadır.Patron-işçi ilişkilerini burjuva çerçevesinde değerlendiren Kafka, 1915 yılında yazdığı “Dönüşüm”de Sosyalizmin doğuşunun haklılığını, insanı hiçe sayan değer yargılarını ortaya koyarak değerlendiriyor. Eleştirme hakkından yoksun, yalnızca yerine getiren bir birey olmaya isyandır Samsa.Bunu hayatıyla ödese de bir gerçeği görerek ölmenin huzuru içindedir:Hekes, kendi menfaatinin kurbanı bilir insanı.Ailesi bile.Çocukların faydasına olarak istenen davranışlar, aslında ebeveynin rahatı uğrunadır.
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2017 17:20
Günden güne fark ediyorum ki, hala okumadığım o kadar çok temel yapıt var ki utanıp sıkılmamam elde değil. Şuan cevaplarken mahcup olacağım soruların başında, ünlü bir yazarın kitabını okuyup okumadığımın sorulması olurdu. Aslında ölene kadar da bitirebileceğimi sanmıyorum ama hiç değilse önemli yazarların birer kitabını okumaya çalışıyorum. Bu utanç duygusu da farkında olmasam da okumam için itici bir güç oluşturuyor. Çağdaş dünya klasiklerinin arasında yer bulan Kafka'nın "Dönüşüm" adlı eseri de okunması gereken yapıtların başında geliyor. Aslında iyi bir Kafkaokur dergisi takipçisi olmama rağmen Kafka okumamam da ayrı bir tembellik konusu ama onun üstünde durmak istemiyorum. Ayrıntı Yayınları'nın basımını okuduğumda kitabın başlangıç ve bitişinde eleştiri niteliğinde uzunca yazılar vardı. Kitabın kendisi yaklaşık 100 sayfadan oluşuyor. Bir sabah böceğe dönüşmüş olarak yatağında uyanan Gregor'un hikayesini okuyoruz. Gerçekten sıkılmadan akıcı bir şekilde okuyabildiğiniz romanın kalitesinde, çevirmenin de büyük payı olduğuna inanıyorum. Tüm hikaye yalnızca bir odada geçiyor. Muhtemelen bu bir film olsaydı çokça takdir toplayacağına eminim. Daha 20. yüzyılın başında modern iş yaşamını, kapitalist toplum düzenini sorgulatmayı amaçlayan Franz Kafka, yüzyıllara hitap edebilecek bir romanı edebiyat dünyasına kazandırmayı başarabilmiş.
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2019 34. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2019 18:17
İlk okumaya başladığımda kitap çok ağır ve karışık gelmişti o yüzden bırakıp biraz kitabı araştırıp tekrar okudum ve kendimi şuan Gregor gibi hissediyorum.. Kitap da olanlar gerçek dışı bir şekilde anlatılmış ama ben okuduktan sonra sanki anlatılanlar gerçekmiş gibi hissettim. Bundan sonra bu kitabı elime aldıkça "ben bir böceğim,değersizim!"hissine kapılacağım.
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 32. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2021 15:52
Bur kitabin belki de en guzel yanı yazar in kendi eseri hakkında yaptığı ççözümlemdir Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay.”
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
Kafka’nın birkaç defa okuduğum tek kitabıdır. Her okuyuşumda daha farklı yorumladım kitabı. Sebebini kitabın anlattığı durumu yorumlamanın tamamen kendi içimize bırakılması olarak görüyorum. Çok başarılı!
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Ayrıntı Yayınları · 2015267,6bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.