ÇEVİRENİN NOTU
Cibran'ın bu kitabının İngilizce başlığı, "The Wanderer, His Sayings and His Parables" . "Parable" sözcüğünü Türkçe'ye, hele TDK Türkçesi'ne çevirmek bir hayli zor. Yine eski ve çoğunlukça unutulmuş
bir terimi, "mesel" i yeğlemek durumunda kaldım. Ancak sanırım bu terim de kısa bir açıklama gerektiriyor. "Mesel" Habeş (mesel, messale), Arami (maşla) ve İbrani (masal) kökenlerinden Arapça'ya aktarılma, dilimize de Arapça'dan geçmiş bir terimdir. Mecaz ve teşbih yoluyla yapılan ve genellikte
pratik ya da ahlaki bir ders vermeye yöneten kıyaslamaları ifade eder.
Özellikle hayvan ve insan arasında yapılan teşbihler, "meseller" faslında önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, mesel, bundan ibaret değildir, kuşkusuz. Cansız nesneler, düşsel yaratıklar, tanrılar ya da insanlar arasındaki ilişkileri de sıkça konu alırlar.
Gerek Arap, gerekse Türk yazınında mesel'in en yaygın kullanılışı, "darb-ı meseller" yani atasözleri şeklindedir. Darb-ı meseller genellikle bilinen ya da unutulmuş eski, alegorik bir öykü velveya masala(Daha doğru bir deyişle "mesel"e) gönderme yapan, özlü sözlerdir.
Mesellerin biçimlenişinde iki esas akım gözlenmekledir: Grek ve Doğu. Hangisinin önce oluştuğu tartışmalı, ancak karşılıklı etkileşim
içinde geliştikleri, kesindir. Ne ki, aralarında, az ileride değineceğim içinde yeşerdikleri toplumsal formasyonların özgünlüğünü yansıtan farklılıklar vardır. Grek çizgisi "Fable" şeklinde gelişirken,
Doğu'daki gelişimin "Parable"a daha yakınlık gösterdiği söylenebilir.
Grek kaynaklarında Ilesiodos'un İşler ve Günler'inde ve dahasonraları Archilochus ve Solon'un yapıtlarındaki izler, Aseop'da klasik şeklini alır ve La Fontaine fable'lerine değin uzanır.
Doğu'da ise meseller Hint ve Sanskrit kaynaklarına dek iner. İlk Jataka'lar (Buddha'nın doğumlar