Kitaba baayılldımmmm. Zweig aşığı olarak bu kitaba da aşık oldum. Bir küçük çocuğun gece yarısı uyandırılarak hiç bir şeyden haberi olmadığı bir yolcuğuluğa çıkması. O anda başına gelen talihsizliğin sonucunu ve neden gittiğini anlamaması. Ama bunu o yolculuğa çıktığı kişilerin yaşına geldiğinde kendisinin seçilmiş olduğuna inanması. Bu kitap gerçekten harika. Kesinlikle okumalısınız ve okutmalısınız. Daha fazla spoiler vermeyeceğim siz okuyun.
Stefan Zweig yine her kitabında olduğu gibi sıkmadan, akıcı bir şekilde anlatmış Yedi Kollu Şamdan'ı (Menora). Diğer kitaplarından çok farklı bir içeriği var bu kitabın.Dini-tarihi konular üzerinden kendi hayal gücüyle kaleme almış. Açıkçası diğer kitaplarından geride kalmasına şaşırdım Gömülü Şamdan'ın.
Tavsiye ederim :)
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 201917,9bin okunma
"Maalesef bu dünyada adaletin haklıdan yana değil, güçlüden yana olduğunu zamanı gelince anlayacaksın "
Her Zweig okuduğumda büyüleniyorum. Eşsiz dilini anlatmaya kalemim yetmez. İşte yine o büyülü kitaplarından biri...
Biraz konusundan bahsetmek gerekirse Yahudilerin kutsal gördükleri yedi kollu şamdanın, 7 yaşında ki Benjamin ile iç içe geçmiş hikayesini anlatılıyor. Şamdanın adı Menora. Süleyman'ın tapınağının yağmalanması sonucu Menora çalınır. Kudüs'ten Babil'e oradan Roma'ya taşınır. Çalanların onu seçmelerinde ki sebep kutsallığından değil saf altın oluşundandır. İnançları gereği Yahudiler Menora'nın peşinden oradan oraya göç ederler. Roma'dan Vandallar tarafından yine çalınması, Yahudileri tekrar ayaklandırır. 11 tane yaşlı adam ve 7 yaşında bir çocukla Şamdanın peşine düşerler.
İnsanların inançları uğruna neler yaptıklarını ve yapabileceklerini okuyacaksınız. Hayatta kalma amaçlarına dönüştüğüne şahit olacaksınız.
Yazar Nazi döneminde yaşadığı sıkıntıların etkisiyle olacak ki Yahudilerin toplum içinde dışlanmalarını, kaçak göçek bir hayat sürdüklerini, çektikleri sıkıntıları biz okurları sıkmadan eserin içine serpiştirmiş.
İyi okumalar...
Bu kitaba başlarken öncellikle böyle bir hikayeyi anlatacağını düşünmemiştim açıkcası. Stefan Zweig'ın yazmış olduğu diğer kitaplardan çok farklı bir eser.
-Bu kitap Yahudilere ve onların tarihler boyunca neler yaşadığına bir de onların gözünden bakmamı sağladı.
Kitap Yahudilerin yüzyıllar boyunca sürgün ve göçebe bir hayatı nasıl ezilerek dışlanarak yaşadığını, onlar için kutsal olan Menoraya(şamdan) ulaşmaya çalışırken yaşadıkları zorlu yolculukları anlatıyor.
Bana tarihsel açıdan birçok şey öğreten güzel bir kitap oldu. Bence okunur..
Edebiyatla kalın...
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 201917,9bin okunma
️sonunda️
Stefan Zweig'ın Gömülü Şamdan kitabını sürekli erteleyip ve yarım bırakıp duruyordum. Konusu ilgimi çekmiyordu ve diğer kitaplarından bieaz farklıydı. yine de iyiydi.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 201917,9bin okunma
Stefan Zweig'in diğer kitapları gibi güzel ve okunmaya değer bi kitap
Daha 7 yaşındayken omuzlarına çok ağır bir yük yüklenen Benjamin'in bu görevi tamamlayıp tamamlayamayacağı ve insanların beklentilerinin çok büyük olması Benjamin için artık kaldıramayacağı bir yük gibi olacağa benziyor.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 201917,9bin okunma
Uykusuz ve çaresiz Romalılar, Vandallarin gelişini beklemeye başladı, tıpkı havaya kalkmış baltanin inmesini bekleyen bir idam mahkumu gibi. Nöbetçiler her zamanki gibi akşam olunca şehrin kapılarını kapattı.
Stefan Zweig tarafından tarihte yahudiler adına önemli bir yer tutan Yedi Kollu Şamdan’ın hikayesini — kendi kurgusu dahilinde — dinlemek benim için ilginç bir tecrübe oldu. İzlenimim dahilinde kendisi de bir yahudi kökenli olan Stefan Zweig’ın dünya tarihinde yahudilerin çektiklerini anlatmaya ve belli kesimleri eleştirmeye odaklandığı bir kitap Gömülü Şamdan.
“Romalı Yahudilerin yürekleri yine de sıkıntı içindeydi ve korku dolu önseziyle bir araya toplanmışlardı. Çünkü kuşaklardan beri öğrenmişlerdi ki, yaşadıkları kentin ve ülkenin başına felaket gelmesi demek, sonunda onlar için de mutlak felaket demekti.
Stefan Zweig gözünden Yahudilerin tarihteki yerleri bu sözlerden ibaret. Tabii bu cümlelerin oluşması açısından kendisinin Nazi döneminde çektiği sıkıntılar ve bu sıkıntıların devamında intihara sürüklenen yaşam hikayesi oldukça önemli. Kitabın ilk kısımlarında yahudiler sürekli sıkıntı çeken suçsuz günahsız bir ırk olarak tanımlanıyor. Kitabın 1936 yılında yayımlandığını göz önünde bulundurursak, anlatılanların gerçekten çokta uzak olmadığını daha rahat görür ve günümüz yaşananlarından bağımsız, objektif olarak düşünebiliriz. Kitabın sonlarına doğru ise artık bir öz eleştiri ve kendini sorgulama baş gösteriyor. Tamam yahudiler tarih boyunca sıkıntı çekti ama bunun sebebi ne olabilir ya da gerçekten bir sebebi var mı şeklinde bir sorgu yer alıyor.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202217,9bin okunma
Acaba Stefan Zweig şuan yaşasaydı ve o dünyalara sığdıramadığı masum, çaresiz, korkmuş yahudilerin (soydaşlarının), Filistinli çocuklara ve kadınlara yaptığı vahşetleri ve soykırımları görseydi, bu kitabı yazabilecek gücü bulabilir miydi kendinde???
Kitap boyunca hep bu soruyu sordum.
Eğer gerçekten kendi dediği gibi savaş karşıtıysa, Adolf Hitler’den çok kendi kanından insanlardan nefret ederdi diye düşünüyorum.
Sayfa 9’da dediği gibi;
Romalı Yahudiler bu karanlıkve tehlikeli talan günlerinde her akşam gece yarılarına kadar dua ettiler.Daima kaba kuvvetin galip geldiği adaletsiz ve gaddar bir dünyada adil kişi (yahudiler), bulunduğu yerden kopup Tanrı’ya yönelmekten başka ne yapabilirdi ki? Bu yıllardır böyleydi.
Filistin halkının duadan başka silahı varmı? 1000 yıl önce Yahudiler’e yapılanlar. Şimdi Yahudiler tarafından bütün dünya halklarına yapılıyor.
Lanet olsun sizlere ve sizinle bu yolda yürüyenlere!
Ama bu kitabın en TRAJİKOMİK cümlesi şuydu;
Sevgili yazarımız Yahudiler hakkında sayfa 87’de şöyle bir cümle kurmuş:
“Bu sınanmış halk huzur bulup bir yurda kavuşsa kim bilir nasıl gelişip, neler yapacaktır!”
Yaradan bu lanetli ama çalışkan kavime bu hakkı tanıdı. Maalesef 1949’da kurulan İsrail’in ve siyonist yahudilerin neler yaptığını bizler görüyoruz Zweig.
Soydaşların, o huzur ve barış arayan halkın bütün dünyayı kan gölüne çevirdi. Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor kitabındaki Nuh’un barışı temsil eden güvercinini senin kanından insanlar öldürdü.
Objektif olarak kitaba yaklaşacak olursak, Yahudilik tarihini, ritüellerini ve yaşam biçimini (kadını değersizleştirme yahudilerde çok ağır bir şekilde uygulanır. Yahudilik’te kadının tek amacı soyun devamını sağlamasıdır) görmek açısından güzel bir kitap. Ve en değerlileri 7 kollu şamdanın (Menorah)
İlk defa bir Zweig kitabını beğenmedim. Anlatımı her zaman ki gibi güzeldi ancak konusu beni içine çekemedi ve sıkılmamı engelleyemedi malesef. Yahudilerin kutsal simgesi Menora'yı konu edinmiş. Hiç bir çaba göstermeyen yahudiler sadece Tanrının çabasını bekliyorlar. Harika psikolojik tahliller yapan Zweig bu kitabında şahıslardan çok, olaylar üzerinde durmuş. Kitap kesinlikle okunmayacak bir kitap değil ancak Zwig'i ilk defa okuyacak birine bu kitabı değilde ne bileyim Korku, Olağanüstü bir gece kitaplarını öneririm. İyi okumalar...
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Olympia Yayınları · 200317,9bin okunma
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.