Kitap yahudileri ve masum ve mazlum göstermiş bir yahudi olsaydım bu kitapla gurur duyardım. Müslüman olduğum için kitabı okuduğum müddetçe içimden bi ses bana sadece şu cümleyi fısıldadı'' İsrail diye bi yer yoktur. İŞGAL EDİLMİŞ FİLİSTİN VARDIR. " kitaptaki gibi değil malesef hayatlar
10/10 kitap. Zweig in en iyi kitabı olduğunu düşünüyorum. Gerçek karakterlerinde bolca kullanıldığı, Yahudi inancının tutkulu yönleri ile detaylı anlatıldığı harika bir hikaye.
Benjamin öldüğünde sanki bir yakınımı kaybetmişim gibi hissettim. Storytel'den dinledim ve seslendirme muhteşemdi, Zweig sevenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Gömülü Şamdan -110 sayfa
Stefan Zweig
Yahudilerin kutsal emanet saydığı Menora isimli kutsal şamdanın tarih içinde bitmek bilmeyen yolculuğunu okuyoruz birlikte.
Roma ve Bizans İmparatorluğu Dönemleri'nde işgallerle ve Vandalların yağmalamalarıyla elden ele yer değiştiren şamdanın kıymet bilmeyen ellere geçtikçe Yahudilerin üzerinde oluşan üzüntü ve ona kavuşma çabaları.Bu kitap hikaye odaklı olduğu için Zweig'in diğer kitaplarından farklı, adeta bir adanmışlık öyküsü.
Bilindiği gibi Zweig'in diğer kitaplarında güçlü karakterler vardır.Gömülü Şamdan'ın baş karakteri olan Benjamin de güçlü, inançlı ve inatçı bir kişilik olarak ifade edilir.Şamdan yağmalandığında henüz küçük bir çocuk olan Benjaminin 80 küsur yaşına dek yaşadıkları,belli bir görevi olduğuna inandırılması ve bu inancı son nefesine kadar muhafaza edip,saygı duyulan 11 ihtiyarın emrini yerine getirme çabasını takdir ediyoruz.
Benjaminin kimi zaman acizlik,korku,ölme ,isteği kimi zaman ise kahramanlık,coşku ve harekete geçme isteği sonrasında başına gelenler,sonsuz sabrı ve inancı.Benjamin'in ruhunda açılan yaraların tasviri Zweig'in psikolojik analizlerde ve insan ruhunun derinliklerine inebilme kabiliyetini görmemizi sağlıyor.
Hikayede devlet yönetimi,demografik yapı,din,aksiyon,denizaşırı seyahatler,savaş,yağma,
umut, mutsuzluk, trajedi hepsi var.Ve esrarengiz son...
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201917,9bin okunma
Kitabı okuyunca, "hedeflerime ne kadar inanıyorum ve ne kadar bağlıyım?" diye düşündüm. "Bir yaşam boyunca gerçekten bu hedeflere bağlı kalacak mıyım? yoksa gelip geçici mi? En ufak zorlukta pes mi etmeli, yoksa çıkmaz olan bu yolda zorluklar mı klavuzumuz?" Bunları sorgulatan bir eser. Özellikle bu tüketim çağında okunulası bir eser. "Neden?" derseniz, o kadar çabuk sıkılıyoruz ki her şeyden, insan inandığı değerlerini bile yarın unutur hale geldi. Okursanız yazdıklarım daha anlamlı hale gelecektir.
Yazarın anlatımı kalemini çok beğendim.
[Menora ya da Menorah, Kudüs Tapınağı'nda ve Çadır Tapınak'ta zeytinyağı ile yakılan Yedi Kollu Şamdan,Yahudilerin en eski sembollerinden biridir. Ve bu tanrısal sembolleri olan şamdanın peşinde dolaşıyorlar . Tavsiye ederim Kitapla kalın.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201917,9bin okunma
Her satıra yaşamından izler bırakmış Stefan Zweig.
Hitlerin etkisi yazar üzerinde satırlara dökülmüş.
Benim en çok dikkatimi çeken şey Stefan Zweig'in kendi sorgulamaya çekindiği şeyleri kitapta bir çocuğun ağzıyla sorgulaması oldu.
Yahudilerin neden bu kadar zulüm gördüğünü, madem tanrı kendileriyle o zaman neden yüzlerce yıldır bu zulmün devam etmekte olduğunu sitemkar bir dille sorgulamıştır.
Akıcı bir dili olan bu hikayeyi okurken çok zevk alacaksınız.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201917,9bin okunma
Gömülü Şamdan
⠀
⠀
Zweig bu eserinde Yahudilerin kutsal saydığı emaneti olan yedi kollu şamdanın hikayesini ve kaçırılışını kaleme alıyor.
⠀
⠀
Şamdanı (ismi Monera) son gören 7 yaşındaki Benjamin adlı bir çocuk. Şahitliğini gelecek kuşaklara aktarması üzerine kurulu bir eser.
⠀
⠀
Güzel bir kitaptı ilk başlarda ağır geldi. Fakat hemen küçük bir araştırma yaptım Yahudilerin şamdanı hakkında eser çok kolay ilerledi bu şekilde. ⠀
⠀
" gel inanalım! Çünkü ancak inanmaktan vazgeçmeyerek dünyanın üstesinden gelebiliriz"
⠀
⠀
⠀
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201917,9bin okunma
Hiçbir kitap hakkında sıkıcı yorumunu yapmayı doğru bulmuyorum. Çünkü bu emeğe bariz şekilde saygısızlık olur. En doğrusunu söylemem gerekirse kitaba bağlanamadım. Bu kitabın suçu değil. Var olan bu kitaptan, kendime göre pek bir şey bulamadım. Çünkü biz okurlar kendi düşünce ve duygularımızın süzgecinden geçiririz okuduklarımızı. Bize hitap edeni alır ve kullanırız.
Kitap genel anlamda kutsal olana duyulan bağlılığı ve onu mudafa etmenin ehemmiyeti üzerinde duruyor. Yıllardır süregelen, çeşitli sıkıntılar çeken, adeta yaşam savaşı veren Yahudi toplumu; Menora'nın çalınmasıyla birlikte tekrar mücadeleye başlar. Bu mücadelede bilgeliğiyle oldukça dikkatimi çeken Haham Elizer ve küçük Benjaminin diyalogları çok hoşunuza gidecek. Usta çırak işini anımsadığım bu kitapta, Benjaminin gözünden olaylara bakmaya çalışacaksınız. Çünkü kitap sonunda vereceği kararı çokça eleştireceksiniz.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201917,9bin okunma
Gömülü Şamdan. Süleyman'ın tapınağından çıkan, Yahudilerin kutsal emaneti yedi kollu şamdanın 455 yılında Roma'yı yağmalayan Vandalların eline geçmesi, kentin Yahudi cemaatinde şok etkisi yaratır. ... Ancak Zweig Gömülü Şamdan'da söylenceye bir gün yeniden kavuşma umudu barındıran bir final atfeder.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201917,9bin okunma
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.