Война и мир - Том I-II

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Okumadan ölmeyin, demeyeceğim "OKUMADAN YAŞAMAYIN!"
10/10
·1823 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 15:37
Ne için yaşıyorsunuz? Hayatın anlamını bulabildiniz mi yoksa bu "arayış" içinde oradan oraya savrulup gidiyor musunuz? 21. yüzyıl insanı için en doğru kelime belki de: Arayış. Arıyoruz; mutluluğu, huzuru, varlık nedenimizi, varoluşsal sancılar çekmemiz bundan! Oradan oraya koşmamız, sosyal mecralarda mutluluk aramamız, kitaplarla, gezilerle doymaya çalışmamız... Yine de hep bir şeyler eksik değil mi? Bütün mutluluklar anlık, bütün gülüşler yarım, bütün hikayeler eksik! "... ben de her şeyi yeni baştan yaşamaktan başka bir şey istemezdim!" Yeniden başlamak mı? Henüz yaşadığın hayatın dahi amacını bulamamışken, çıktığın yolu yürüyememişken mi? Hem ne diyordu Gazap Üzümleri'nde, "Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız." Okumadan ölmeyin demiştim Anna Karenina için ve Diriliş için: "Bazı kitaplar ertelemeye gelmez." Bu kitap için bir cümle kuracak olsaydım "Okumadan yaşamayın!" derdim. Onlarca psikoloji kitabı okudum, hayatın anlamını arayışla ilgili daha iyi bir yoldaş bulamadım. Tolstoy bulabildi mi peki o anlamı? O arayışın kendisiydi, ömrünün sonunda her şeyi bırakıp gittiği bir tren istasyonunda, Attila İlhan'ın "Bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum," cümlesini getirdi aklıma. Gidebildi mi? Tahmin ettiğinizden çok daha uzaklara... O kadar çok hazırlık yaptım ki bu kitap için! Daha kargo sürecinde başladı aksilikler, yanlış adrese gitti kitabım. Aradım Amazon'u, "Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz," dedim. "Bilmiyoruz," dediler. Dedim, "bazen ben de bilmiyorum kim olduğumu, kitabımı gönderin benim." İnternetten araştırmalar yaptım, kahraman sayısı o kadar fazlaydı ki bir soy ağacı, karakter listesi çıkardım. Oysa esere başlayınca hiçbirine gerek kalmadı, ardı ardına bağlanıp gitti sayfalar. Karakterleri karıştırmak şöyle
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201726bin okunma
Puan vermedi·1808 syf.·
2024 28. kitabı
“Okuduğunuz da zihniniz size teşekkürü Hayata bakışınızı değiştirerek verecektir.” Edebiyatın en değerli kilometre taşlarından olan Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) sadece bir roman değil, bir romandan çok fazlası, Savaş ve Barışı neden okumalıyız? Bu derece Hacimli bir kitap için vakit ayırmaya değer mi? Bu soru Savaş ve Barış’ı okuyacak olanlar için ortak soru işareti barındırıyor. Öncelikle bu iki soruya biraz ışık tutarak eseri okuyacak arkadaşlara bir nebze de olsa içini rahatlatacak bir gözlem sunmak isterim. Neden okumalıyız. Girizgâh olarak kullandığım cümleye dair değinmek istiyorum. Lev Tolstoy’un edebiyatta bir kilometre taşı olan ve en iyi romanlardan birisi belki de birincisi olan “Ruslar farklı yaşar” diyerek yazdığı bu eserinin en farkı yönü esin kaynağı direkt tarihi olayların izinde zihninde kurguladığı roman dünyasının içinde verdiği mesajlar ve olaylar itibariyle bir benzerinin daha bulunmaması. Tarihe tuttuğu ışığın benzersiz hüzmeleri var. Tarihi okumaları sevmeyenlere bile hitap edebilecek bir taktik kullanarak yazıyor. Yazarlığıyla Tarihi küçük ama detaylı anlar etrafında donatıyor. Her okuyucu bilir ki bazı kitaplar okunmak içindir bazıları yaşamak içindir. Bittiği andan itibaren Mütemadiyen içinizde yaşayacak ve zihninizin kıvrımlarında dolaşacak bir eser olması. En mühimi ve benim okuma nedenim Tolstoy’un dünyasının zihnimin derinliklerindeki yolculuğa kelimeleriyle, cümleleriyle kavramların muhtevasını bambaşka bir açıyla sunması itibariyle okunması gereken bir BAŞYAPIT. Okuduğunuz da zihniniz size teşekkürü Hayata bakışınızı değiştirerek verecektir. Eğer Rusya’nın batı dünyasıyla alıp veremediği meselesi anlamak istiyorsanız bu meselenin özütlerinden olan Napolyon savaşlarının anlatıldığı Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) ‘ı okumalısınız Ayırdığımız vakte değer mi? Eser hacmi itibariyle bu
Düşünce
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202126bin okunma
10/10
·1808 syf.·
2021 68. kitabı
Tolstoy ile bir çoğumuz, okul yıllarından öğretmenlerimizin ödev verdiği ‘İnsan Ne ile Yaşar’ kitabı sayesinde tanımışızdır. Ondan beri de kendime yakın hissettiğim, sevdiğim yazarlardandır. Birkaç kitabını okuduktan sonra, sevgili Öznur’un sayesinde Savaş ve Barış’a topyekün cesaret etmiş olduk. Kitabın konusu; adından da belli olduğu üzere, Rusya ile Fransa arasında geçen bir savaşı ele alıyor. Savaşın, toplumları / iktidarları; sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak nasıl etkilediğini görüyoruz. 1800 sayfa kitabı bu kadar basit özetleyemeyiz.Benim de böyle bir niyetim yok zaten.O yüzden, genel bir bakış açısıyla incelemek istedim. Tolstoy, Kırım gazisidir. Bu kitabı yazarken kendi tecrübelerinden ve yerli / yabancı arşivlerden faydalanmıştır. Ayrıca Savaş ve Barış kitabı 1865 - 1867 yılları arasında, Rusya’nın ‘Rus Haberci’ gazetesinde, dizi hâlinde ‘On yıl 1805’ adıyla yayınlanmıştır. Yazar, Bizim iki cilt okuduğumuz bu kitabı, İki yıl gibi kısa bir sürede yazabilirken, yine kendi kitabı olan Hacı Murat (1896-1904) için ise sekiz yıl beklemiştır. İki yıla, her yönden bilgilendirmeye sahip, düşündürücü bir kitabı sığdırmak, gerçekten muazzam bir olay. Kitabın dili betimlemelerle süslü, konteslerin elbisesindeki detaylardan tutun, yüz ifadelerindeki en ince ayrıntıyı rahatlıkla gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Kendi açımdan bu durumun, beni yavaşlattığını ve yer yer yorduğunu söyleyebilirim.Bu kadar ayrıntılı bir kitabın, neden dizisini yok diye düşünürken; BBC tarafından ‘War and Peace’ adında dizisinin yapıldığını öğrendim.Dizi için; bazıları kitaptan uzaklaştığını söylerken, bazıları da başarılı bulduğunu belirtmiş. Bir diğer nokta; metinlerde bir sürü Fransızca cümle kullanılması. Sayfalarca dipnot okuyorsunuz. Dönemin ruhunu, hissetmemiz açısından bu şekilde
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426bin okunma
Kader, İyilik ve Aile
Puan vermedi
Kitap gerçek bir savaşın içerisine yerleştirilmiş hem gerçek hem de kurgu karakterle bezenmiş bir kitap. Savaş, Rus-Fransız Savaşı. 1805-1812 yıllarındaki savaşı anlatıyor. Ama kitap 1820 yıllarına kadar bizi getiriyor. Dünyanın en büyük komutanlarından Napolyon un dönemini anlatıyor. Napolyon u Tolstoy un sevmediğini kitabı okuyan herkes anlamıştır. 1863 te yazmaya başlayan yazarımız kitabı sadece 6 yılda bitirebilmiş. Yani böyle devasa 1850 sayfalık bir eser sadece 6 senede oluşmuş. Kitapta bilinen 550 tane karakter var. Yüzde 3 ü Fransızcadır. Romanı yazmak için yaklaşık 60 kaynağı okuduğu düşünülmektedir. Ama sivrilen tabii ki ve beni çok etkileyen karakterler oldu. Onlardan birazdan bahsedeceğim. Karakterler ile ilgili olarak tespit ettiğim bir nokta var. Hepsi kitabın içerisinde değişim sağlıyor. Kötü biri gibi gördüğün hamile eşine kötü davranan Prens Andrei yi, ilerleyen sayfalarda babası tarafından sürekli ezildiği için ve vatansever duruşundan dolayı seviyor oluyorsunuz. Yada tam tersi Kontes Natasha yı kitabın başında seviyorken, Andrei yi terk ettiğinden ve güçlü bir kişi duruşu gösteremediğinden dolayı sevmiyor ve kızıyor oluyorsunuz. Bu çok gerçekçi bir anlatım katmış kitaba. Bayıldım. Anatole mesela berbat bir karakterdi. Ama savaşta bacağını kaybettiğinde bir parça onu bile sevmeye başlıyorsunuz. Babasından dolayı böyle bir adam oldu, çıktı. Belki bir şansı daha hakediyor haa diyorsunuz. Bu geçiş kitabı kusursuz bir gerçeklikte ilerletti. Öne çıkan karakterler; Prens Andrei , Kont Nikolai, Kont Pierre , Kontes Natasha ve Prenses Marya. Allah sizi bildiği gibi yapsın, artık ben yorum bulamıyorum denilecek karakterlerde Helen ve Anatole idi. Helen ismi acaba Truva savaşında rahat durmayan ve ortalığın karışmasına vesile olan Helen e bir gönderme miydi
Bidünyakitapgrubu
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426bin okunma
Savaş ve Barış’la olan savaşım
10/10
·1808 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 21:58
Dikkat! Bu bir inceleme değildir… Kitap üzerine okuma serüvenimdir. Yaklaşık 2000 (1808) sayfalık bir kitabı 1,5 ayda bitirmek benim için adeta bir mucize. Zamanımın çoğu okulda geçiyor. Bilen bilir, okulda okuma saatleri dışında kitabı elinize almaya pek fırsat bulamazsınız. Teneffüste devam edeyim dersiniz, öğretmen arkadaşınız gelir, “Kitap mı okuyorsun? Hadi seni bekliyoruz” diyince akan sular durur ve kitabın kapağı kapatılarak öğretmenler odasının yolu tutulur. Anlayacağınız arkadaş sohbeti, fotokopiler derken okul saati biter. Derste de zaten okuyamazsın. Kitabın en heyecanlı yerine gelmişsindir, son ders ‘hadi çocuklar okuma saati yapalım’ diyerek kitaba biraz daha devam edersiniz. Tabii bu arada ‘yaşasın’ sesleri ile ‘yine mi?’ sesleri birbirine karışır. ‘Yine mi’ diyeni duyan kim… Ders biter eve gelirsin ve gün akşam olmuştur. Aç duracak değilsin ya, karın doyurma aşamasında sesli dinlemeye çalışırsın. Tabii o sırada kafanın içinde kırk tilki dolaşır. Seslendireni duyan kim? Yemekten sonra, o dinlediğin yerleri tekrar okumaya başlarsın, o zaman anlarsın ki, aslında hiç dinlememişsin. Bu arada kitabı okumak için tv bile açmazsın. Günlük rutinini tamamlamak için 1k ziyareti sırasında müzik açarsın sadece (bu süreçte en çok Yol’a Düş’ü dinledim) 1k’ya bakıp çıkayım dersin ama girince çıkmak ne mümkün. Alıntı dışında, kim ne söylemiş acaba diye yorum okumaktan bir türlü bırakamazsın. Sonra bir bakmışsın uyku saatin gelmiş. Şöyle bir baktım da, bu tempoda ben yine iyi okumuşum. Biraz da kitaptan bahsedeyim diyeceğim de, 25,6 bin okuması olan kitabı kim bilmez? O yüzden hiç bahsetmeye gerek yok. Hafızama kazınan karakterlerden biraz bahsetsem benim için yeterli. Prens Andrey’i çok sevdim, Piyer’in salaklıklarına çok kızdım, Nataşa’nın, Elen’in dişiliklerine
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202126bin okunma
Risk Alarak Yazıyorum
5/10
·1750 syf.··
2017 26. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2017 21:58
“Savaş ve Barış” klasik kitaplar denilince akla gelen ilk kitaplardan biri… Yıllar geçse bile listelerin en üstünde kendine yer bulabilen bir eser… Kitabı tatil günlerimde okumak için almıştım. Çünkü kitabı aldığınız gibi kolay okunmayacak bir eser olduğunu anlıyorsunuz. 900’er sayfadan iki cilt halinde toplam 1800 sayfalık bir kitap. 15 tatilin sonlarına doğru kitabı elime alabildim. Okumaya başladım. Okur okumaz kendimi kitaptaki karakterlerin içinde kaybolmuş halde buldum. Karakterler benim dünyama girmeye başlayınca, ben onların dünyasında kayboldum. Hemen kitaba ara verdim. Bu kitap kesinlikle azar azar okunmalıydı. Öyle de yaptım, hızımı düşürdüm. Bu şekilde 10 günde bitireceğim dediğim kitabı, 25 günlük bir sürede bitirdim. Okuma yavaş devam edecektim fakat karakter sorununa bir çözüm bulmam gerekiyordu. Hemen interneti açıp araştırmaya yapmaya başladım. Bende oluşan kafa karışıklığının normal olduğunu gördüm. Çünkü 10-15 ana karakter etrafında şekillenen kitap yaklaşık 600 karakter barındırıyordu. Araştırmama devam ederken beni rahatlatan bir uygulama gördüm. Kitaptaki karakterlerin tanıtılmasında filminde oynayan kişilerin fotoğraflarına yer verilmişti bir sitede. Bende teker teker fotoğrafları kaydedip, yazıcıdan çıkardım. Daha sonra bunların altlarına isimlerini yazıp duvara yapıştırdım. Kitabı okudukça şemayı çıkarmaya başladım. Artık karakterleri tanımış ve aralarındaki bağlantıyı çözmüştüm. Fakat kitaptaki karakterlerin bu kadar fazla olması ve her karakter için iki–üç isim kullanılması okurken baya yorucu oluyordu. Kitabı okurken sadece beni yoran karakter çokluğu değil. Aynı zamanda yazı puntolarının küçük ve kitabın çok ağır olmasıydı. Belli bir süreden sonra elim ağrımaya başlıyordu. Bunlarla beraber kitabı okumaya başladım. Kitap maalesef hem beni
1000Kitap
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202126bin okunma
8/10
·1823 syf.··
2023 175. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2023 12:12
En sevdiğim bir filmi 0.5x veya 0.75x hızda izleyince nasıl hissediyorsam Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) da aynı duyguyu hissettim. İletişim ve gösrel teknolojinin bu kadar ileri gittiği bir çağda, hayatın her aşamasında hıza maruz kalıp, bazen tek bir görselin bile beyinde yüzlerce dürtü oluşturup sayısız algoritmalarla insanın kafasının içinde sinapslar havai fişek gösterisi yapıyorsa, uzun uzun betimlemeler beyni yorar diye düşünüyorum. Eserin yazıldığı dönemde Tv, internet olmadığı için bir eseri ne kadar canlı betimlerse yazarın ustalığı o denli güçlü olurdu. Olayı kelimelerle okuyucunun beyninde tablolaştırmak en büyük ustalıktı. (Shakespeare'i ölümsüz yapan da bunu en üst seviyede temsil etmesidir.) Uzun lafın kısası 2 cilt şekilinde okuyacaklara sözüm yok. Tavsiyen ne diye soracak olursanız. 1800 küsürlük kitap okuyacağınıza 500 600 sayfalık baskılarını bulup okuyun derim. Ben şahsen diğer klasikleri kısaltılmış ( en az 400 sayfa tabi) şeklinde okumayı düşünüyorum. Kitabı beğendim herkesin okumasını ayrıca tavsiye ederim, ama dediğim şekilde:))
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201726bin okunma
Bir Romandan çok daha fazlası…
10/10
·1808 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 15:57
Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu romana tam olarak üç kere başlayıp pes ettim. 1800 sayfalık zorlayıcı bir klasik bunu inkar edemem fakat kitabın içinde biraz ilerleyip karakterleri sindirdikten sonra o zorluk ortadan kalkıyor. Savaş ve Barış bir romandan çok daha fazlası bir başyapıt desem abartmış olmam herhalde. Çok fazla karakter (on beş ana karakter, yan karakterler ve askerlerle beraber 400’ü aşkın isim) ve aile var. Ben okurken her ailenin soy ağacını yazıp birbirleri ile akrabalık bağlarını not alarak işimi bir hayli kolaylaştırdım. Gelelim kitabın içeriğine; Roman yaklaşık yirmi yıllık bir süreyi kapsayan Fransız-Rus savaşlarını anlatirmaktadır. Kitapta iki tarihi kişilik Napolyon ve Çar Aleksandr ele alınmıştır. Napolyon’un Avusturalya’nın işgalinden sonra gözünü Rusyaya dikmesi ve bunun üzerine Çarlık Rusya ve Fransa arasında yaşanan savaş yıllarında Rusya’daki sosyal hayat, üst düzey aileler Bolkonsky ve Rostov ailelerinin üzerinden işlenmiştir. Yazar bu iki aile üyelerinin hikâyelerini, Fransız Rus savaşı eşliğinde tüm Rusya’nın portresini çizmek için kullanmıştır. Hikayede ikili ilişkiler oldukça karmaşık özellikle Nataşa’nın kim ile aşk yaşadığına ben bir ara ciddi anlamda yetişemediğimi belirtmeden geçemeyeceğim. Kitabın başlarında karakterler üzerinden giden onların kişisel ilişkilerinden, duygu ve düşüncelerinden bahseden yazar ilerleyen kısımlarda ulusal tepkilere geçmiştir. Binlerce ölümle sonuçlanan kanlı zaferlerdeki komuta zincirinden, o liderlerin karar ve düşüncelerinden, savaş psikolojisinden, savaşa karar vermenin bir liderden mi yoksa bir ulusun talep ve isteklerinden mi ortaya çıktığından bahsederek ağır savaş ortamının bütün yüzlerini bize göstermiştir. Zafer veya yenilgi zeki bir lider ile mi elde edilir? Yoksa asker sayısının
Dünya Klasikleri
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426bin okunma
10/10
·1808 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
Sadece bir tarih anlatısı ya da bir aşk hikâyesi değil; insan ruhunun savaş alanlarını, içsel barışlarımızı ve kayboluşlarımızı aynı büyük resim içinde gösteren dev bir psikolojik panorama gibi. Romanı okurken şunu hissettim: İnsan, savaşın ortasında bile en çok kendi içiyle mücadele ediyor. Dışarıda ordular çarpışırken içeride duygular, hayaller, kırılmalar ve iyileşmeler savaşıyor. Tolstoy, Pierre, Andrey ve Natasha üzerinden bize çok tanıdık bir şey anlatıyor: İnsanın sürekli “kimim, ne istiyorum, neye değerim?” diye sorması. Bu yüzden karakterlerin her biri, hayatın farklı dönemlerinde içimizde açıktan açığa konuşan bir ses gibi.
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202126bin okunma
Hayat durmuyordu ve yaşamak gerekiyordu!
Puan vermedi·1808 syf.··
2024 11. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 21:51
Okumak için sürekli ertelemiş olsam da nihayet 1808 sayfa dev yapıtla tanıştım. 19 günlük serüvenim sürecinde bazen ne zaman bitecek dediğim , bazen de hiç bitmesin istediğim zamanlar oldu. Özellikle alt Metin açıklamaları beni okurken baya yordu diyebilirim. Kitap başta 1800'lü yılların fransa'sı ile Rusya arasında savaşı anlatsa da aslında toplum psikolojisini konu alması yönüyle birlikte hem tarih hem de sosyoloji kitabı olarak da düşünülebilir. 2. ciltte savaşın vermiş olduğu etkilerini ruhumuzun her zerresinde hissediyoruz. Savaş hangi toplumlarda yaşanmış olursa olsun her toplumdan götürdükleri kadar getirdikleri de olmuyor değil. Tolstoy 19 gün boyunca bana farklı dünyaların kapılarını açmış, değerli öğretiler sunarak farklı topraklarda nefes almama sebep oldu. İnsan kitabı okurken kendisini de sorgulamıyor değil. Böylesine değerli bir eser üzerine yazacak daha çok şey var ama bunu benim kelimelere dökecek cümlelerin maalesef yetersiz "hissedilenleri sözlerle ifade etmek mümkün değilse konuşmaya(yazmaya) ne gerek var" diyerekten korkmadan bu değerli yapıtı elinize alın ve 1800'lü yılların dünyasında bir gezinti yapın. Keyifli okumalar
Bidünyakitapgrubu
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202126bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.