Biz insanoğlu yanıltıcı isimler verdiğimiz bir takım nitelikler ile kendimizi etiketledik Aşk ,Nefret ,Hayırseverlik, Merhamet ,Hırs , Cimrilik ,İyilikseverlik gibi... Yani isimlere yanıltıcı anlamlar yüklüyoruz. Bunların hepsi kendini tatmin etme, kendini memnun etme biçimleridir, ancak isimler onları o kadar gizler ki dikkatimizi gerçeklerden uzaklaştırırlar.
Kitabın tüm özeti bu alıntı bence.
Diyalog şeklinde ilerleyen bu kitabın karakterlerinden olan genç adamla, "İnsan bir çok mekanizmadan oluşan bir makinedir." diyen yaşlı adam ile, insan denen varlığı bir masaya yatırıp, tüm insani ve ahlaki yapısını en ufak ayrıntısına kadar didik didik didikledik ; böldük ,dağıttık desem abartmış olmam sanırım.
Twaın insan hareketlerinin ,davranışlarının altında yatan bir çok şeyi , aslında hep kendisi için yaptığı ,hiç kimsenin kendini bir başkası için feda etmediği gerçeğini okurun yüzüne çarpıyor. Kişilerin eylemlerinin altında yatan esas nedenin , içimizdeki efendiyi rahatlatmak adına olduğunu söyleyen Twain, insanın ne olduğunu yaratılışına, kalıtımlarına, yaşam alanına ve ilişkilerinin ona yüklediği etkilerede bağlıyor.
Zihnin sadece bir makine olduğunu ve üzerinde hiç bir etkimiz olmadığını , yapısının yasası gereği her şeyi dış etkenlerin sağladığını okuyunca benim devrelerde yanmaya başladı.Ben bir makineysem bu normal dimi
Kitabın en can alıcı konularından biri de (Vicdan)dı. Twain ,"Vicdan insanın içindeki bağımsız hükümdar ,insanın efendisi olan mutlak hükümdardır. Her türlü vicdan vardır, çünkü her türden insan vardır ."diyerek bir kez daha anlatımı ile büyülüyor. Ve fedakârlık...Neye göre peki ? Kendine göre yine di mi ? Yalnız Twain bu kelimenin sözlükte bulunmasını dahi doğru bulmuyor. Haklıda bence. Çünkü kimse sizden fedakârlık yapmanızı