İtiraflarım

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Mustafa Demir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·106 syf.··
2019 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2019 19:52
Varlığını sorgulayan ve bana da sorgulatan, cevaba yaklaşmama ve daha derin düşünmeme sebep olan kitap. Aslında birçok kez aklımdan geçmiş olanları mükemmel şekilde kağıda dökmüş yazar. Okurken pekçok farklı ruh haline girdim. Farklı açılardan bakmamı ve görmemi sağladı. Tekrar okuduğumda eminim ki çok daha farklı şeyler düşünüp çok daha farklı şeyler görürüm.
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
İtiraflarım
Puan vermedi·104 syf.··
2019 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2019 22:13
Tolstoy'un bu kitabı oldukça etkileyici, okurken kendimizi sorgulamaktan alamayacağımız türde bir eser. Kitap Tolstoy 'un İtiraflarım başlığı altında yaşamının birçok kısmı boyunca ele aldığı en önemli konu ve soru "Ben ne için varım?", "Hayatın anlamı nedir?". Kitabı okurken yazarın kendi hayatını sorgulamasının yanı sıra bizim de hayatımızı sorgulamamıza sebep olacak. Tolstoy ilk olarak ele aldığı problemi ölüm kavramıyla açıklamaya çalışır, madem bir ölüm var, hayat ıstıraplarla dolu o halde bu hayata bir son verecek ölüm neden güzel olmasın. Bu dünyanın sıkıntılarından kurtulma yolu olan intihar düşüncesini defalarca düşünen yazar bunu bi türlü uygulayamaz. Hayatın anlamı konusunda cevaplar bulmaya çalışan Tolstoy kendince şu cevapları verir : Hayatın anlamı hiçbir şeydir. Yalnızca var olmak için bu dünyadayız. Hayattan uzaklaştığını ölçüde gerçeğe yaklaşıyorsak ölüm bize gelirken niçin sevinmeyelim. Her şey boş yanılma yok bunda, ölüm hayattan daha iyi. Sorularının cevabını bilimde bulmaya çalışan yazar bir çözüm bulamayınca cevabı etrafındaki insanlarda bulmaya çalışır. Tolstoy göre akla dayalı bilgi biricik ve bunu meydana getiren akıl o zaman hayatın yaratıcısıdır. Fakat bir yanlışlık olduğunu her daim düşüncesinin bir köşesinde duyumsar. Sonra yazar insanın ancak soruyu başka türlü sorarsa cevap alabileceğini düşünür. Tolstoy'un sorguladığı bir diğer kavram 'inanç' kavramıdır. İnanç kavramına yöneldiğinde bu kavramın kendisine yaşama imkanı, sevinci verdiğinin farkına varıyor. Aslında sorunun düşüncesinin yanılmasında değil her türlü zevke doyum sağlayan hayatının olduğunun farkına varıyor. Bu sorgulamalar neticesinde bütün insanlığın inandığı bir Tanrının varolduğu, her insanın yaşamını anlamlandırmak için bir yaratıcıya ihtiyaç duyduğu sonucuna varır.
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
8/10
·104 syf.··
2020 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2020 20:26
Merhaba sevgili kitapseverler okuduğum her yeni bir kitap benim için yeni bir bakış, yeni insan, yeni bir dünya demektir. Tolstoy'un bu kitabı aslında en değerli eseridir çünkü yazarın bizzat kendi ruh dünyasını anlatıyor. Yazar, yaşadığı devrin çalkantılı döneminde çalkantılı bir hayatın içinde anlam arayışı içine giriyor. Her şeyi sorguluyor, hayatı, bilimi, inancı... Kitap sayfa olarak çok az olmasına rağmen çok derin felsefik, sosyal, teolojik değerlendirmelerin olduğu içinde yazarın arayışının sürekli sorgulandığı ve kendisine çıkış yolu aradığı üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken çok güzel bir kitap... Yazara göre, teorik ve teknik bilimlerin insanın anlam arayışında yeterli çözüm sunmadığı bunun aksine inancın bu çözümü sunduğu ancak Hristiyan mezhep anlayışları ve din otoritelerinin uygulamalarının dinin özüne uygun olmadığı, dini en iyi cahil halk kesiminin yaşadığı ancak onların uygulamalarında da yanlış örfi uygulamaların olduğunu söyler. Kitabi eleştirel gözle okuduğumuzda aynı sorunların ve aynı bakış açılarının bizim içinde geçerli olduğunu görürüz. Kitabı iyi bir çevirisinden okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2019 30. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2019 10:29
Kitap Tolstoy'un vaftiz edildiği dönemden başlıyor. Daha o dönemlerde içinde beliren şüpheyi anlatıyor Tolstoy. Bir arayış içine giriyor. Yazı yazmaya koyuluyor. Ama bunu kendi deyimiyle takdir edilmek ve para kazanmak için yapıyor. Bunun anlamsız olduğunu da erkenden fark ediyor Ancak para kazandığı edebiyatı bırakmak istemiyor. Kendine sorular soruyor. Ben neden yaşıyorum?, Tanrı var mı?, Bu dünyadaki görevim ne? Gibi birçok bu soruları kendi içinde değerlendirirken Hz Süleyman Schopenhauer ve Buda'nın öne sürdüğü fikirleri sürekli gözden geçiriyor. Sonra bilimin sorularına cevap veremeyişinden yakınıyor. Bilimin sadece maddenin köküne inip insanın maneviyatına dair hiçbir şey söyleyememesine kızıyor. Bu yüzden de vazgeçiyor bilimden. Din adamlarını, dine inanan insanları ve farklı mezhepleri incelemeye koyuluyor. Çok iyi insanlara rastlıyor. Ve bağlanıyor dine. Ancak bu bağlanma sorularının cevap bulmasında yeterli olmuyor. Bağlandığı dindeki her şeyin hakikat olmadığını yanlışların da var olduğunu görüyor. Kısacası bu kitabı okurken Tolstoy ile birlikte bir arayışa giriyor, bazen katılıyor fikirlerine bazen katılmıyorsunuz. Bir yandan kitabı bitirmeye çalışıp arayışın sonuçlanmasını görmek istiyorsunuz, bir yandan da kitap biteceği için üzülüyorsunuz.Bu kitapta Tolstoy'u, Tolstoy yapan arayışları Tolstoy'un kendi dilinden okurken onunla birlikte sorulara cevap arıyorsunuz. Tavsiye edilir.
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
Suç bende,ben aptalım!
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2019 07:06
Tolstoy'un aile yaşantısını,dine olan ilgisi ve düşünceleri,hakikati arama çalışmasını birde kendi ağzından duyun isterim. Klasik bir otobiyografiden farkı tamamen felsefik bir kitap oluşudur.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
İtiraflarım
6/10
·104 syf.··
2019 119. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2019 21:09
Kitap çok kısa olmasına rağmen türlü nedenlerden 2-3 oturumda okudum, belki de bu yüzden kitabın içine çok giremedim ve yine bu yüzden beklentimi karşılamamış olabilir.(Hadi Tolstoy haklı olsun :) Anladığım kadarıyla Tolstoy da çeşitli inanç sorgularından , inançsızlığın kıyısından,nihilistlikten geçtikten sonra özellikle Hristiyanlık içindeki din-ciler yüzünden orada da - kendini dine değil de - dini kendine uydurmaya çalışan zümrelerin aldatıcı ( bizdeki gibi diye düşündüm okurken) ; menfaati olmayan Rus halkının inandıklarını ise gerçek din olarak gördüğünü anlatıyor. Sonuç olarak inançsız yaşanmayacağı görüşüne ermesi finaldir.
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
10/10
·104 syf.··
2019 11. kitabı
Çok sevdiğim yazarın kendi hayatını anlatıp kendisiyle yüzleşmesini ve geçmişten bugüne kadar olan değişimini anlatan bir kitap. Okunmasını tavsiye ederim.
İtiraflarımLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 201829,2bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 20:26
Sevgili Okurlar, Bugün size Lev TolstoyLev Tolstoy ’un İtiraflarımİtiraflarım kitabından söz edeceğim. Tolstoy, hem gençliğini hem öğreticilik yıllarını hem de hayatının bütün kırılma noktalarını dürüstçe önümüze koyuyor. Onun en büyük inancı mükemmelliğe ve kusursuzluğa olan inancıydı. Entelektüel olgunluğa ulaşmayı denedi, iradesini tamamlamaya, ahlaki olgunluğa erişmeye çalıştı. Ama bu arayış zamanla yerini daha farklı arzulara bıraktı: daha güçlü, daha önemli, daha meşhur, daha zengin olma isteğine… Ve bütün bunları saklamadı, dürüstçe itiraf etti. “Bir zampara ve sahtekârdım” dedi. Sonra çevresine yabancılaşarak, hem çevresindeki insanlardan hem de kendisinden tiksindiğini açık yüreklilikle dile getirdi. Tolstoy gerçeği keşfetmek istiyordu. Ama hangi gerçeği? Ve sonunda vardığı nokta şuydu: hayatın hiçbir anlamı yoktu. Peki, siz hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın ruhunda yatan, hayatı mümkün kılan o en temel soruyu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonu ne olacak? Hayatımın tamamının sonunda ne olacak? Tolstoy bu soruları sordu. Biz de onunla birlikte sorduk. Ve onunla birlikte cevaplar aramaya başladık. Bu soruları sorarken, Süleyman’dan Sokrates’e, Schopenhauer’den kutsal kitaplara, bilimden felsefeye kadar pek çok kapıyı araladı. Onunla birlikte biz de bu dünyalara girdik. Ama şunu da gördük: Bilginin alanlarında yaptığı gezintiler onu mutsuzluktan kurtarmadığı gibi, daha da derin bir umutsuzluğa sürükledi. Hayatın anlamını bulmaya çalışırken, çoğu zaman yeni soruların, yeni çıkmazların içine düştü. Ve bütün bunları da dürüstçe önümüze koydu. Sorular çoğaldı:Tanrı var mı? Ben neden varım? Ben neden yaşıyorum? Bugün yaptıklarımın sonu ne olacak? İnsanlığın henüz bilmediği yönleri neler? Bir insan, kendisi gibi ne olduğunu bilmeyen insanlardan oluşan bir topluluğun
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
İki hayatın eşiği
Puan vermedi·104 syf.·
2025 78. kitabı
Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır, Ve sonunda topla kendini der. Lev TolstoyLev Tolstoy Lev TolstoyLev Tolstoy yaşamını, söylemiyle “iki hayat” evresinden oluşan bir insan olarak tanımlıyor. Hayatının ilk döneminde şöhret, zenginlik, dünyevi zevkler ön planda, bu dönemde Tolstoy, aristokrat kökeninin sağladığı imkanlarla lüks bir yaşam sürüyor. Bu zaman diliminde edebi dehasını da ortaya koyuyor. “ Savaş ve BarışSavaş ve Barış ” ile “ Anna KareninaAnna Karenina ” gibi dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarını bu zaman diliminde kaleme alıyor. Eserlerinde bireysel tutkular, Rus toplumsal yapısını ve tarihsel olayları iç içe geçiriyor. Aristokrasiyi, savaşın yıkıcılığını birey-toplum ilişkilerini eserlerin merkezinde derinlemesine çözümlemeleriyle yer veriyor. Ellili yaşlarında Tolstoy’un iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlıyor. Varlık ve ün içinde geçen yaşamı yazarı ruhsal bir krize sürüklüyor. Hayatının anlamını, insanın gayesini ve ölüm karşısındaki insanın konumunu sorgulamaya yöneliyor. Sorgulamalar sadece felsefi değil, aynı zamanda dini ve ahlaki bir uyanışa doğru zihinsel ve duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Tolstoy, bu dönüşümü İtiraflarım dediği ( İtirafİtiraf ) otobiyografik eserinde tüm samimiyeti ve açıklığıyla anlatıyor. Bu eser, onun hayatındaki iki evreyi birbirinden ayıran bir dönüm noktası, adeta bir eşik görevi görüyor. Tolstoy, kitabında içindeki yaşamı hissetme boşluğunu dolduracak manevi anlamın arayışına yöneliyor. Tolstoy’un yaşadığı ikinci hayat edebi üretimine de yansıyor. ikinci döneminde daha yalın, maneviyata yönelen ve ahlaki soruları konu edinen eserler yazıyor. İkinci döneminde İnsan Neyle Yaşar?İnsan Neyle Yaşar? , DirilişDiriliş gibi eserlerinde Tanrı’ya yönelen, sadeliği ve hizmeti esas alan bir ahlak anlayışı ön
Düşünce
İtirafLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,2bin okunma
Tolstoy: Hayatı sorgulayan adam...
8/10
·94 syf.··
2024 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2024 01:17
Tolstoy’un “İtiraflarım” adlı kitabı öz yaşam öyküsünden yola çıkarak kendi yaşam hikayesini anlattığı etkileyici bir otobiyografik eserdir. İç dünyasını en gerçekçi bir şekilde derinlemesine irdelediği eserinde hayatı sorgulayarak, yaşamı ve ölümü yargılayarak hakikate ulaşma çabasını anlatıyor. Daha da detaya inerek hayata nasıl başladığını, dünyayı algılamayı, öğrenmeyi, düşünmeyi ve sorgulamayı en içten duygularıyla dile getiriyor. Hayatın anlamı nedir, Neden yaşıyoruz, Ben neden varım, İnanç gerçek midir, Tanrı var mıdır? gibi sorular üzerinde düşünürken kendi hayatı üzerinden de sorgulamaya ve cevaplar bulmaya çalışıyor. Belki de hepimiz zamanla yaşadığımız bu tür düşünme ve sorgulama sürecinden geçtik, geçiyoruz ya da geçeceğiz. Tolstoy bu sorulara yanıt ararken bilim, felsefe, mantık ve din alanlarını kullanıyor. Süleyman, Schopenhauer, Kant, Sokrates vb önemli isimlere yer vererek alıntılar yapmış ve sorgulamasını bu düşünürlerden esinlenerek kendi fikirleri doğrultusunda açıklamaya çalışmış. Tolstoy yaşamda var olabilmek, hayatın daha anlamlı hale gelmesi için dört farklı kaçış yolu olduğunu düşünmüş: Kurtuluşun ilk yolu cehalettir. İkinci kaçış, hazcılıktır. Üçüncüsü, güç ve enerjidir. Dördüncüsü, zayıflıktır. İlk yol; hayatın kötü ve anlamsız olduğunu anlamakta başarısız olmaktır. Bunun farkına varamamaktır. İkinci yol; hayatın anlamsızlığının farkında olmak buna rağmen yaşamı haz olarak görmek, dünya nimetlerinin tadını çıkarmaktır. Üçüncü yol; hayatın kötü, anlamsız olduğunu anlamak ve onu yok etmektir. Bir nevi güç ve enerji yoluyla kaçıştır. Dördüncü ve son olan yol; öncesinden bir sonuca varılamayacağı bilindiği halde kötü ve anlamsız hayata devam etmektir. Ölümün hayattan daha iyi olduğunu düşünürler ama yinede hayatlarına bir son verecek kadar
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,2bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.