Kassandra Damgası

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.523
Gösterim
Adı:
Kassandra Damgası
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055994044
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitapları
Baskılar:
Kassandra Damgası
Kassandra Damgası
Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansımış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile ‘tipik insan’ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikâyelerinde milletinin temel mülkü olan millî hafızaya ait efsane, destan, masal, hikâye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikâyeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır. "Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın millî hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu millî olanın ötesine doğru genişletmek ve ‘evrensel’ olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar ‘tipik insan’ ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."
256 syf.
·2 günde
Cengiz Aytmatov'un diğer eserlerinden çok farklı, bilim kurgu içerikli bir roman. Aytmatov romanları genelde toplumsal gerçekçi olur, savaş, aşk, hayat temalı olur, yer mekan malum hepsinde güzel tasvirlerle Kırgızistan bozkırlarında, Issık gölünde, Tanrı dağlarında geçer hikaye. Fakat bu farklı bir roman gerçekten hem konu hem tür hem mekan anlamında. Başlarında sıkıldım baya bu Aytmatov okurken ilk kez oldu ama daha sonradan roman heyecanlandı ve kendisini okutur hale geldi.
Bir uzay istasyonunda yaşayan Rus astronot Andrei Filofey'in dünyayı etkilecek bir buluşundan sonra gerçekleşen olaylar ve kendisine (keşfine) dünya üzerinde sadece bir fütürolog olan Robert Bork'in inanması ve insanlara karşı mücadelesi anlatılıyor. Aytmatov, kitapta dünyanın her geçen gün kötüye gittiğini fakat buna insanların inanmadığı/inandıramadığını bu gidişle giderse dünyanın yaşanmaz hale geleceği savını ileri sürüyor.
"Gerçek şu ki yeryüzünde biz insanlar dışında bir kötülük kaynağı yok. Ama her bir insan kötülüğün kaynağını kendisi, kendi ailesi, nesli, milleti, devleti ve biraz daha ileri gidersek ırkı, dini, ideolojisi dışında, yani bir başkasında arıyor. Ve hayat kötülüklerle sürüp gidiyor."
288 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Açıkçası Cengiz Aytmatov'dan Cemile 'yi okuduktan sonra çok büyük bir beklentiye girmeden okumaya başladığım Kassandra Damgası, beni güzel bir şaşkınlığa uğrattı.
Konu, kişiler ve mekan itibariyle sıradışı bir hikaye Cengiz Aytmatov'un muhteşem kelimelerinden dökülünce kitabı okumuyor resmen hissediyorsunuz. Birazcık bilim kurgu, birazcık felsefe yakın tarihimizin siyasi olaylarıyla bütünleşince çok farklı bir tat bırakıyor. Cümle cümle düşünülmesi gereken etkileyici ve sürükleyici bir kitap.
Bazen öyle kısımlarla karşılaşıyoruz ki bize hissettirdiklerine binaen yazarın neler hissettiğini düşününce büyüsü daha da artıyor.
"Yıldızların arasına atladı ve sonsuzlukla yüz yüze geldi. Burada yukarı ve aşağı, yön, ufuk ve sınır yoktu." Beni en çok etkileyen ve alıp götüren cümlelerden...
Sonuç itibariyle mutlaka okunmalı :)
288 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Kitabının okunma sayısını ve okuyanların incelemelerini dikkate alınca pek beğenilmediğini gördüm fakat ben kesinlikle aksini düşünüyorum.Yunan mitolojisinde Kassandra,Apollon'un aşkını reddeder ve Apollon tarafından lanetlenir.Kehanetlerine kimse inanmaz.Kitapta Robert Bork ve Filofey Kassandra'nın kaderini paylaşır.Kitabın sonlarına doğru bahsedilen x kişileri ise bence bu günün teröristleri olan kimliksiz ölmeye ve öldürülmeye planlanmış kişilerdir.
288 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Dünyaya gelmeniz bir tercih meselesi olsaydı, neyi seçerdiniz?

Evet bu bir Aytmatov kitabı, fakat bu sefer Alma Ata, Isık Göl, ya da ne bileyim, efsaneler, türküler yok; onun yerine Amerikan bir bilim adamı, TV, mitingler var. Ha, bide bir garip uzay rahibi.

Kassandra Damgası, embriyonun dış dünyada neler olduğunu hissetmesi ve onu görmek istememesi durumunda annenin alnında çıkan benek.

Bu dünyayı yeni bireylerin gelmek istemeyeceği kadar kirlettik mi gerçekten? Bi bakalım,

Sen-ben kavgasına boyun eğdik, biz olamadık,
İhtiraslarımızın peşine düştük ve onların esiri olduk,
Bizle benzer düşünmeyeni düşman ilan ettik,
Fanatizmin kurbanı olduk,
Bilim ve teknikte ilerledik, vicdanda geriledik,
Savaşlar yaptık. Çocukları annesiz, anneleri çocuksuz bıraktık,
Kan döktük,
Çok kan döktük.

O halde bu dünyaya gelmek istemeyen Kassandra Embriyolarına “Sen hayırdır?” deme hakkımız var mı?

Onlara buraya gelmek istemeleri için pek az sebep verdik sonuçta.
Fakat kapı açık, ya da kapıyı açabiliriz.

--
Kitapta geçen Rusya'daki karşılıklı protestolar arasında kalan iki gencin hikayesinin çarpıcı olduğunu belirtmeliyim.
--
Aslında kitap bana kalırsa Aytmatov seviyesinin çok altında. Hatta - çeviriden mi bilmiyorum- anlatım bakımından Aytmatov okuduğumu hissetmedim bile diyebilirim. Daha çok mesaja odaklanılmıştı ve o bildik büyülü Aytmatov anlatımı yoktu.

Fakat bahsettiği konular bakımından kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

İyi okumalar : )
288 syf.
Kassandra Damgası, Aytmatov'un eski Sovyetler ve Kırgızistan dışına çıktığı ilk romanıdır. ABD'li bir fütürolog olan Robert Bork ile bir Rus astronot olan Andrei Filofey'in karşılıklı hikayeleri vardır romanda. Dünyanın kötüye gidişini, çevre sorunlarını, insanlığın temel meselelerini, savaş ve açlığı kendine dert edinen büyük usta, Yunan mitolojisindeki Kassandra Lanetini sembolize ederek bir modern zaman romanı çıkartmıştır.
288 syf.
·Beğendi
Kassandra Damgası distopik kurgusuyla farklı bir Aytmatov klasiği. Bir Aytmatov tutkunu olarak defalarca okuduğum eser ne yazık ki Aytmatov'un diğer eserleri gibi tanınamadı. Bunda çevirisinin diğer Aytmatov romanları kadar başarılı olmamasının etkisi de var. Ama her şeye rağmen Aytmatov'un insana, tabiata, eşyaya olan incelikli bakışını görmek için mutlaka okunmalı.
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bilimkurgu severler bu az tanınan kitabı kesinlikle okumalı.Dünyada yaşanan sorunların kaynağı ne ? Bu damga neyi ifade ediyor ? Kurgusu harika.Ben merakla ve heyecanla okudum.Bireylerin problemi Aytmatov'un da problemi her daim.
288 syf.
·3 günde
İyi ki Cengiz Aytmatov okumaya "Beyaz Gemi, Dişi Kurdun Rüyaları" ile başlamışım...

Bu kitap ile başlamış olaydım eminim Cengiz Aytmatov 'a karşı acayip bi önyargım olacaktı...

Son bi haftadır Cengizlere ( Aytmatov ile Dağcı) ait okuduğum eserler beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı....

Ne yalan son 40 sayfayı okumadım. Ama er ya da geç mutlaka okuyacağım. 240 sayfa okumuşum, son 40 sayfayı okumuş olsamda bu kitapla ilgili düşüncelerimin değişeceğine inanmıyorum....
288 syf.
·Puan vermedi
Uzaydan dünyayı ikiye bölen bir bilim adamı. Ana karakterimiz herkesin seveceği, düşünceleriyle farklı bir şahıs. Uzaydan gelen bir teori ile dünyanın ayağa kalkmasını, toplumların büyük tepkisini görüyoruz. Yazarımız Aytmatov, ana karakterimizin başına gelenler ile büyük bir risk almış durumda. Okuduğunuz zaman kitabı elinizden atacak kadar sinirleniyorsunuz ve ilk hedefiniz yazar oluyor ama sabredin. Akıcı, zevkli bir eser. Aytmatov eserleri arasında en değer verdiğim eserdir. Mutlaka okumanızı öneririm.
288 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Çok sonraları Aytmatov'un böyle bir kitabı olduğunu öğrendim. Hemen aldım okudum. Yazarın yöntemlerinden çok farklı bir kurgusu var. Öncelikle yazarın kendi insanını ve kültürünü anlattığı kitaplara benzemiyor. Biraz mitolojik ama en çok bilim kurgu içeriyor.

Özellikle bilim kurgu severlere tavsiye ederim.
288 syf.
·6 günde·4/10
Pek beğenemediğim türü bilim kurgu ve siyaset içerikli olan bir kitaptı diyebilirim. Romanı bitireli altı gün oldu ve ben romanın ayrıntılı bir şekilde olaylarını anlatamayacağımı fark ettiğim anda bir üzüntü duydum. Çünkü Kassandra Damgası bana hediye edilen bir romandı. Fakat ne yazık ki bende bir kalıcı etki oluşturmadı...
288 syf.
·Puan vermedi
Kassandra, Apollon’un aşkını reddedince onun tarafından cezalandırıldı. Bundan sonra hiç kimse onun kehanetlerine inanmayacaktı. (Eski Yunan mitolojisinden)

Henüz dünyaya emlemiş olan veya bu gün aydınlığında işlenen kötülükleri görmeyen kişi, yaşayan ve gören kişiden daha bahtiyardır. (Eklesiast)
Uzun zamandır bu kitabın keşfedilmesini bekliyorum. Cengiz Aytmatov bu eserini bir roman gibi değil de bir tiyatro eseri gibi yazmış. Diğer kitapları kadar popüler olmasa da Kassandra Damgası, Aytmatov’un (benim açımdan) en dikkat çekici eseri. Baştan sonra bir tiyatro sahnesindeymiş gibi izlenen bir kitap. Keşfedilmesinden kastım da tiyatro eseri haline getirilmesi. Gerçi bir kitabın tiyatro eseri olup olamayacağından pek anlamam, tiyatroya da hayatımda bir-iki sefer gitmişimdir ama hissettiğim o ki bu kitaptan güzel bir tiyatro eseri olur ve sırf izleyebilmek için seyahat ederim.

Hadise herhangi bir zamanda, günümüzde, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra geçiyor. Ötüken Yayınlarının bastığı kitap ilk baskısını 1997 yılında yapmış. 250 sayfa. Önsözünde kitabın Aytmatov’un son kitabı olduğu söyleniyor. Dolayısı ile zamanı 90’ların başı olarak alabiliriz. Doksanların başında bir zamanda bir Amerikan gazetesine uzaydan bir mektup gelir. Mektup eski bir Sovyet uzay istasyonunda yaşayan ve dünyaya dönmeyi reddeden bir bilim adamı tarafından gönderilmiştir. Kendisini uzay rahibi Filefoy olarak adlandıran bu bilim adamı yaptığı bir keşfi tüm insanlıkla paylaşmak istemektedir. Uzaydan dünyaya gönderdiği bazı ışınlar sayesinde bir şey keşfetmiştir. Dünyanın hızlı çirkinleşmesi ve yaşanılası bir yer olmaktan çıkması yüzünden artık çocuklar doğmak istememektedir. Bunu da annelerinin alnına bir iz bırakarak göstermektedirler. Eğer ki hamiler bir kadın anlında belirtildiği gibi bir iz taşıyorsa bu bebeğin dünyaya gelmek istemediği anlamına gelmektedir ve Filefoy bu ize Kassandra Damgası adı vermektedir. İnsanlığın artık vahşice çevreye zarar vermeyi bırakması, savaşların sona ermesi gerekmektedir. Çocuklar böyle bir dünyaya, savaşların, cinayetlerin, acıların olduğu bir dünyaya gelmek istememektedir. Filefoy’un yolladığı mektup dünya çapında büyük yankılar uyandırır. Bütün dünya isyan eder bu buluşa. Kitabın ilerleyen yerlerinde anketlerle dünya halklarına sorulur ve yüzde seksen Filefoy’un uzay istasyonunun havaya uçurulmasının gerektiğini savunur insanlar. Bu bir açıdan da teorinin ispatıdır. İnsanların gözleri dönmüştür ve doğacak olan çocuklar acılar içinde yaşamaya mahkûm olacaklardır. Bu buluşa bu kadar fazla tepki verilmesi de Kassandra Embriyonlarının ne kadar haklı olduğunun göstergesidir.

Tüm bunlar olurken meşhur bir fütürolog olan Robert Bork Atlantik üzerinde bir uçakta balinaları izlemektedir. Balinalar da dünyanın kötü gidişine isyan eder bir haldedirler. Toplu halde intihar edip insanları, dünyayı ne kadar hor kullandıkları konusunda ikaz ederler. Robert Bork Amerika’ya döner ve Filefoy’un mektubundan haberdar olur. Konu dikkat çekicidir ve kendisi de aynı şekilde katılmaktadır Filefoy’un dediklerine. İnsanların doğacak olan çocuklarının mesajlarını iyi anlamaları ve kendilerine bir çekidüzen vermeleri gerekmektedir. Fakat Bork’da bu büyük infialden nasibini alacaktır.
Bu olay örgüsünün arasında yazar kahramanlar vasıtasıyla yazar yeryüzündeki kötülükleri eleştirir ve değişik felsefi çıkarımlarda bulunur:

“Eğer yeryüzündeki her bir insan dünyadaki tüm dinlere eşit olarak inanma hürriyetine sahip olabilseydi, her bir insan -eğer Tanrı’ya inanıyorsa- hiçbir kısıtlama getirilmeden aynı derecede ve aynı statü ile tüm dinlere ait olsaydı; tüm dinleri reddeden özel bir tarikatın veya ayrı bir grubun değil de dünya dinlerinin asamblesinin bir üyesi olsaydı ve herkes tarafından kayıtsız şartsız kabul edilseydi; aynı zamanda hem Hıristiyan hem Müslüman hem Musevi hem Budist… olsaydı o zaman acaba ferdin hayatı hangi yönde değişirdi?” diyor yazar bir yerde. Tanrı her inanan için aynı Tanrı olduğuna göre insanların inanış şekillerindeki ayrılıklar neden bu kadar kan dökülmesine sebep oluyor demek istiyor. Haçlı seferlerinden günümüzdeki din temelli ayrımlardan kaynaklanan katliamlara kadar, bugüne kadar din adına dökülen bütün kanlar için gözyaşı döküyor. Aslında tüm dinlerin kaynağı insan sevgisiyken neden kan dökülsün ki?

Filefoy’un teorisine isyan eden insanlara bakıyor. Aslında dünyadaki tüm kötülüklerin kaynağı insanken insanlar bunu asla kabul etmiyorlar. Hataları yüzlerine vurulduğu için galeyana geliyorlar. “Yeryüzünde biz insanlar dışında kötülük kaynağı yoktur. Ama her insan kötülüğü kendisi, kendi ailesi, nesli, milleti, devleti, ırkı, ideolojisi dışında, yani bir başkasında görüyor”. “Zaaflarımız ve kaprislerimiz yüzünden gerçekleri görmek istemiyoruz”.

Siyasileri de unutmuyor yazar. Siyasetçilerin de gerçekleri bilseler dahi menfaatleri uğruna, oy uğruna bunları görmezden geldiklerini gözler önüne seriyor.

Daha sonra bilim adamlarının dünyanın bu hale gelmesine nasıl sebep olduklarını anlatıyor. “Bilim duyarsızca keşiflerin dahiyaneliği ile amellerin caniyaneliği arasında cambazlık yapıyor”. Atom bombasını keşfeden bilim adamı keşfinin sonucunu düşüneceğine keşfin büyüsüne kaptırıyor kendini. Bilim adamları insanlığın kendi sonunu hazırlamasını hızlandırıyor. Hâlbuki yazara göre bilimin amacı hakikati anlamak olmalı. Hakikat her şeyden değerli olmalı. Yaradılışın amacı devamlı mükemmelleşen idrakimizle dünyayı kavramakken, bilim de bu kavrama işlevinin yanında olmalı, hakikati anlamak için gereken cesaret ve gerçekçiliği sağlamalı.

Bu çerçevede felsefesini çizen yazar neticede okuyucuyu vicdanı ile baş başa bırakıyor. Hiçbir dış etkenin kirletmediği, esir almadığı, hür bir vicdan istiyor ama bunları düşünebilmek için.
Gerçek şu ki yeryüzünde biz insanlar dışında bir kötülük kaynağı yok. Ama her bir insan kötülüğün kaynağını kendisi, kendi ailesi, nesli, milleti, devleti ve biraz daha ileri gidersek ırkı, dini, ideolojisi dışında, yani bir başkasında arıyor. Ve hayat kötülüklerle sürüp gidiyor.
Cengiz Aytmatov
Sayfa 133 - Nora Kitap 1. Baskı 2017
İlk defa eve, kalbine dışarıdan gelmiş, gözle görülmeyen, belirsiz ve yine de mevcut olan olağandışı bir yükle dönüyordu.
Şimdiki insan öyle bir varlık ki herhangi bir şey olduğunda ilk önce kendini değil sistemi suçluyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kassandra Damgası
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055994044
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitapları
Baskılar:
Kassandra Damgası
Kassandra Damgası
Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansımış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile ‘tipik insan’ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikâyelerinde milletinin temel mülkü olan millî hafızaya ait efsane, destan, masal, hikâye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikâyeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır. "Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın millî hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu millî olanın ötesine doğru genişletmek ve ‘evrensel’ olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar ‘tipik insan’ ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."

Kitabı okuyanlar 132 okur

  • Tansu23 ALPTEKİN

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.6 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0