Kelile u Dimne

·
Okunma
·
Beğeni
·
23,6bin
Gösterim
Adı:
Kelile u Dimne
Yazar:
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055402136
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nubihar Yayınları
301 syf.
.........Dikkat spoiler içermemektedir ..........
Çok merak ettiğim bir kitaptı ama bu kitap şöyle bir kitap
Size bu kitabı anlatabilmem için öncelikle sizin Çakal, kurt ve aslanın hikayesini bilmeniz gerekir. Peki nedir çakal, kurt ve aslanın hikayesi;
Çakal bir gün yolda gidiyormuş. Yürürken kurdu görmüş. Kurt çakala demiş ki bizim durumumuzu sana kedi köpek ve horozun hikayesi ile anlatabilirim.
- Kedi, köpek ve horozun hikayesi nedir ki?
- şöyledir bir gün kedi köpek ve horoz yürüyorlarmış horoz demiş ki aslında bizim durumumuz şöyle;
- Bizim durumumuz nasıldır?
- Bizim durumumuz aynı fare peynir ve ahçının hikayesine benzer.
-Bu peynir, fare ve ahçı hikayesi nedir ki? Anlat bize.
-Şöyledir peynir ahçı ve farenin hikayesi bir gün fare peyniri almış gidiyormuş ahçı görmüş fareyi
fare aşçıya demiş ki bu durumu sana şöyle özetleyebilirim.
-nasıl özetleye bilirsin?
-Aslan, Hint bülbülü ve kralın durumu ile özetleyebilirim.
-Aslan Hint bülbülü ve kralın durumu nedir ki?
-Şöyledir ki; aslan bir gün Hint bülbülü ile konuşuyormuş Hint bülbülü demiş ki aslan bizim durumumuz aslında falan falan falan........

Anlayacağınız fabl içinde fabl fabl içinde fabl fabl içinde fabllarla dolu bir kitap.
Anlatılan fabllar bazen konuyla o kadar alakasız ki ne demek istedi diye ilk konuşmacıya , kitabın önceki sayfalarına bakmak gerekiyor.

Şule yayınlarından aldığım bu kitap toplam 301 sayfa fakat ilk 103 sayfası kitabın önsözü niteliğinde.
103 sayfadan sonra bana göre 14 ama kitabın içeriğine göre 15 tane bâbtan (bölüm,kısım belki mesal) oluşuyor.
Bu bölümlerin en uzunu, en iç içesi, en bayığı Kelile ve Dimne.
Diğer 13 tanesi kısa kısa fabl ve hikayelerden oluşuyor.
Neredeyse hepsi de Krallık ve Krallık yönetimi ile alakalı. Beydebâ adında bilgenin ülkenin yönetimini beğenmediği için Hint kralı Debşelim'e verdiği öğütler ile alakalı.
Ayrıca kitapta kadınları sürekli bir aşağılama söz konusu.
Kitaptan aradığım huzuru bulamadım belki çeviri ile alakalıdır. Ben orijinal metninden çeviri olmasını isterdim fakat bu sanırım Arapça metinden çeviri.
Arapça olduğunu nereden çıkardım. Normal de birkaç araştırmada Beydebâ nın Çinli olabileceği yönünde kaynaklar var fakat burada sürekli namaz ve oruçtan bahsedilmekte.
Çok merak ederek aldığım bir kitaptı. İnternet alışverişi olduğu için kitapları sayfasını çeviremeden, içindeki metinleri okuyamadan almak zorunda kaldım. Ah pandemi kitapçıya bile gidemez olduk.
Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
254 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kelîle ve Dimne, Kitap Dünyam ile #doğuyukeşfet maratonumuzun mayıs kitabıydı... Doğuya yolculuğumuzdaki bu durağımızda masallar diyarına gittik yine... Hitopadeşa'da okuduğunuz masalların benzeriydi çoğu... Kökeni Pançatantra kitabına dayanınca, bu masalların ortak olması da gayet normal...
.
Kelîle ve Dimne'de hükümdar yapılan Debşelîm'in zulmetmeye başlaması üzerine, Beydeba'nın ona anlattığı iç içe masalları okuyoruz... Bu masallar ülke yönetimi ve düzgün davranışlar üzerine... Öğüt veriyor yani... Kral Debşelîm soruyor Beydebâ hayvanlar üzerinden soruya dair masalı anlatıyor...
.
Adını iki çakalın adından alan kitabın önsöz kısmı daha güzeldi bana göre. Bu masalların yolculuğu anlatılmış... Çok heyecanlıydı...
.
Masalların dünyasına girmek isterseniz aklınızda olsun ...
317 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Kelile ve Dimne; tahminen iki bin yıl önce Hintli bilge Beydeba tarafından Debşelam Şah'a armağan olarak yazılmış hikmetli öykülerin yer aldığı eserdir.
Beydeba'nın bu eseri bin yıllara meydan okuyarak günümüze kadar ulaşmış, hemen herkesin önemli dersler çıkarabileceği hikmetli öykülerin yer aldığı ve kralların, filozofların, bilgelerin, yöneticilerin, düşünürlerin ve yazarların başucu kitabı olmuştur.
Beydeba eserini yazmadan önce hikmetli bilgileri nasıl aktaracağını düşünmüş ve en uygun yöntemin fabl olduğunu ve hayvanlar aracılığıyla aktarmak olduğunda karar kılmıştır. O'na göre, eğer insanlar kullanılırsa kimileri bunu üstüne alınmayacak ve bunun üzerine düşünmeyecektir. Oysa hayvanların başından geçenler herkesi ilgilendirebileceğinden daha uygun olacaktır diye düşünmüştür.
Kelile ve Dimne; insan, tabiat, adalet, yönetim, zaman, kibir, iyilik, kötülük, bilim, sanat ve daha nice konuda eşsiz bilgiler sunması ve ayrıca sade ve anlaşılır bir dil kullanması bakımından kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
279 syf.
·1/10 puan
Milli eğitimin 100 temel eseri olması açısından meslektaşlarımın inceleme amaçlı okuyabilecekleri bir kitap aksi durumda olabildiğince basit.Daha çok ilköğretim kademesinde bulunan öğrencilerimize hitap edebilir.Hikaye içerisinde hikayeler anlatılmış,konudan konuya çok sık geçişler yapılmış bu da zaman zaman kopmalara sebebiyet verebiliyor.Eser her ne kadar fabl türünde olsa da 2.şahış kişi ile 3.şahıs kişilerin karıştığı durumlar olmuş muhtemelen çeviriden kaynaklı.
Keyifli okumalar diliyorum.
159 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Kelile ve Dimne iki çakaldır. 3 yüzyılda keşmir'de yazıldı zannedilmektedir. Hint Filozofu debşelem Hint hükümdarı için uyarlamıştır. Doğu klasiklerinden en meşhur olanların dandır. Hayvanlar konuşturmuş bir çığır açmıştır herkese Tavsiye edilebilir
216 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Yedisinden yetmişine,kadınından erkeğine,amirinden memuruna,öğretmeninden öğrencisine ve daha da ötesine herkesin mutlaka okuması,anlaması ve hayatındada uygulaması gerekenlerin anlatıldığı bir kitap...
Bir solukta okuyabileceğiniz " Kelile ve Dimne " yi tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
384 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Fabl tarzında olan bu eser iki çakalın adı olan kelile ve dimnedir. Kelile dürüstlüğün doğruluğun simgesi dimne ise hilekarlığın simgesidir.

M.Ö.1. Yüzyılda yaşadığı rivayet edilen Beydebanın Sanskritçe yazdığı bu eser döneminde gördüğü ilgiyi sonraki yıllarda görmüş pek çok padişahlara ışık tutmuş yol göstermiş. Ders alınacak nitelikde bir eser.
254 syf.
·6 günde·6/10 puan
Aslına bakarsanız “Hitopadeşa” ile başladığımız ve “Binbir Gece Masalları” ile zirveyi yaşadığımız “mistik Doğu anlatıları” okumalarının sonrasında “Kelile ve Dimne” durağı kendi adıma biraz sönük geçti.

Belki de benzer kaynaklardan beslenen diğer okumalarımızın bu kitaba vurduğu bir kettir bu.

Beydeba’nınki de dahil olmak üzere birçok emsal kitabın Hint masal anlatma geleneğinden yani “Pançatantra”dan etkilenmesi bu benzerlikleri açıklıyor.
Bu eski metinlerde geçen iki çakaldan uyarlanan “Kelile ve Dimne” yine benzer bir amaca hizmet ediyor: İyi yönet, adil davran, insan ol!

Klasik masal mantığı geçmişten günümüze hiç değişmemiş ve iyi ile kötü karşı karşıya getirilerek son tahlilde iyi galip gelmiş ve kötünün başına olmayacak işler getirilmiştir.

Özellikle çocuk eğitimi için kullanıldığından böyle bir mantık, dönemi içerisinde tutarlı gibi görünse de masallarda modern davranış bilimlerine ters düşen birçok kıssa olduğu da bir gerçek.

Kelile ve Dimne isimli iki çakal “iyiliği ve kötülüğü” temsil eden iki karakter olarak karşımıza çıkıyor eserde.

Eserin kendi adıma en önemli yanı tarihsel bir belge özelliği taşıması ve Mevlânâ’ya kadar uzanan bir sembolik anlatı geleneğinin en önemli eserlerinden biri olmasıdır.


Açıkçası aynı kaynaktan beslenen “Hitopadeşa”da çerçeve anlatı daha etkin kullanılmış ve içerik olarak daha zengin bir zincir sunulmuştu.

Binbir Gece Masalları’nda yer alan birkaç kıssanın burada da yer alması minik bir heyecan yaşattı diyebilirim.

Son olarak kitabın arka kapağında “Pançatantra” için “dört anlatı” denilmiş. Burada bir hata olmuş sanırım.
Penç, Kürtçe ve Farsçada da “5” anlamına gelir.

Okumamıza katılan, tüm arkadaşlara teşekkürler.

#doğuyukeşfet devam ediyor.
254 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10 puan
#doğuyukeşfet maratonu sayesinde yolumun kesiştiği fabllardan oluşan bir kitaptı. Okuma maratonunda bulunmasaydı alıp okuyabileceğim bir kitap muhtemelen olmazdı.

Kelile ve Dimne popülaritesi sebebiyle kitap raflarında yerini koruyor. Kitap, masallar üzerinden ahlaki ve siyasi mesajlar vererek klasikleşen iyilerin ödüllendirildiği, kötülerinse cezalandırıldığı bir sonla karşılıyor bizi. Ben severek okudum, bir çok kıytırık dünya klasiklerine nazaran okunabilecek bir kitap. İçerisinde altını çizerek ilerleyebileceğiniz düşünce ve fikirler bulunmakta. Allah inancının hakim olması müsebbibiyle eleştirilerin daha acımasız geldiğini diğer incelemelere bakarak gördüm.

Haksızlığı dini inanç üzerinden yaparak iyi okur olamazsınız. Fikir sahibi olmaktan ziyade inanç eleştirmeni olmaya doğru evrilme görmek şaşırtmıyor beni :)

İnanca karşı nezaketsizliği kenara bırakarak okuyun, olur mu?
286 syf.
·26 günde·Puan vermedi
Siyasetname niteliğinde fabl.

Kitapta iktidar sahiplerine açık açık öğüt verilmiş olsa da kapalı bir şekilde bireysel öğütler de yer almakta.
Kitapta yer alan hükümdarın yolculuğu aslında varoluşsal bir yolculuk. Bu yolculuğu hikayelerdeki hayvanlarda da görüyoruz. Bu nedenle 14-15 yaşlarımda okumak isterim kitabı. Benim için ağrı geçtikten sonra alınan ağrı kesici gibi oldu.

Dünyaya baktığımız pencereyi değiştirdiğimizde yeni penceremize alışmamız biraz zaman alıyor. Kitap, o yeni pencereye alışmamıza yardımcı oluyor. Bu nedenle kitabı yalnızca masal gibi okumayın.

Kitaba eleştirim:
Bir hikayeden diğerine soluklanmadan geçtim. Hikayenin içinde hikaye vardı ve hikayeler birbirine bağlıydı. Bu nedenle kitabı elinize alınca bölüm bitene kadar okumak zorunda kalıyorsunuz. Oysa ben parça parça okumak isterdim. Bir hikaye bitince kitabı bırakabilmek ve bazen bir hikayeyi ayaküstü okuyabilmek isterdim.

Ayrıca kitapta düşünmemize pek de fırsat verilmemişti. Her hikayenin sonunda hikayeden çıkarmamız gereken ders açıklanmıştı. Bu bence okuyucuya fazla müdahale etmek. Hikayelerden çıkarılması gereken ders okuyucuya bırakılmalıydı. Böylece hikayelerin sonunda tek mesajın dayatılması yerine her okuyanın tecrübesine, bilgisine, dünyayı algılayışına göre çeşit çeşit mesajlar ortaya çıkardı.

Kitaptan aldığım dersler:
Bilginin peşinden koş.
Sorgulamadan inanma.
Her şeyin bir vakti vardır ve her şey vakti geldiğinde olur.
Hayatta hem iyi insanlarla hem de kötü insanlarla karşılaşacaksın. Kimin iyi kimin kötü olduğunu ayıramayabilirsin ama sen hep iyi ol.
254 syf.
Kitap Dünyam ile #doğuyukeşfet diyerek çıktığımız yolculukta, Hitopadeşa ve Binbir Gece Masalları Cilt 1/1 'dan sonra okuduğumuz Kelile ve Dimne'yle birlikte öyküye doymuş olduk.

Kelile ve Dimne.
Takribi iki bin yıl önce Beydebâ tarafından kaleme alınmış bu eserde, Beydebâ'nın, Hint hükümdarı Debşelim'e öyküler aracılığıyla verdiği öğütlere şahit oluyoruz.
Bu öyküler, Hitopadeşa'da da olduğu gibi 'iç içe geçirilmiş' olarak sunulmuş bizlere. Hitopadeşa'nın çevirmeni Korhan Kayhan, 'bilgisayardaki açılır pencereler' benzetmesi yapar bu durum için. Fabl içinde fabl, onun da içinde fabl! ​

Velhasıl;
eğitim, politika, ahlâk, felsefe gibi birçok alanda öğütler, dersler alacağımız, keyifli, daima tebessümle okunacak bir eser var karşımızda. Arka kapakta da okuduk: 'Debşelim tarafından bilge Beydebâ'ya yazdırılan bu kitap aslında bir ahlak ve siyaset kitabıdır.'

Buyurunuz!
256 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kral Debşelim: -Ey Beydeba! Bu hikayeyi de dinledim, hadi şimdi şundan da bahset bana, hadi devam et! :)

Kelile ve Dimne; Beydeba tarafından hükümdar Debşelim’e yazılmış öğütleyici, uyarıcı anekdotların yer aldığı bir eser ki kralların, hükümdarların bilgelere yazdırdıkları bir çok örnek görüyoruz bu şekilde. Eserin ana hikayesi olduğu gibi bu hikâyeyi destekleyici alt hikayeleri de var; bu hikayeler bile kendi içerisinde yeni hikayeler çıkarır karşımıza. Tıpkı Hitopadeşa’da olduğu gibi hayvanların ağzından; “İşte şu gerçeği görmek ve anlamak istersen şu hikayeyi duy da dinle… ve yine buradaki maksadı bilmek istersen şu hikayeyi de bir dinle de gör” şeklinde masal içinde masal olarak ilerlemektedir.
Kelile ile Dimne’de ana karakterler; Kral aslan, dürüstlüğü simgeleyen "Kelile" ile hilekârlığın simgesi olan "Dimne" adlı iki çakaldır. Bu karakterler üzerinden adaletin, iyi davranışın, dostluğun hatta daha doğrusu dostunu ve yanındakileri iyi seçmenin önemini görüyoruz. Tabii ilerleyen diğer hikayelerde başka karakterler de mevcut.

Bir de buradaki bazı hikayeler bana üstad Bediüzzaman ın risalelerindeki bazı hikayeleri anımsattı. Örneğin 67. Sayfadaki kuyudaki adam hikayesi ile şu 8. Söz’de geçen kıssa ne kadar da benzer:
“İşte bu adam, dereden tepeden aşıp gitgide tâ hâlî bir sahraya girdi. Birden müthiş bir sadâ işitti. Baktı ki dehşetli bir arslan, meşelikten çıkıp ona hücum ediyor. O da kaçtı. Tâ altmış arşın derinliğinde susuz bir kuyuya rast geldi. Korkusundan kendini içine attı. Yarısına kadar düşüp elleri bir ağaca rast geldi, yapıştı. Kuyunun duvarında göğermiş olan o ağacın iki kökü var. İki fare, biri beyaz biri siyah, o iki köke musallat olup kesiyorlar. Yukarıya baktı, gördü ki arslan, nöbetçi gibi kuyunun başında bekliyor. Aşağıya baktı, gördü ki dehşetli bir ejderha, içindedir. Başını kaldırmış, otuz arşın yukarıdaki ayağına takarrub etmiş. Ağzı kuyu ağzı gibi geniştir. Kuyunun duvarına baktı, gördü ki ısırıcı muzır haşerat, etrafını sarmışlar. Ağacın başına baktı, gördü ki bir incir ağacıdır. Fakat harika olarak muhtelif çok ağaçların meyveleri, cevizden nara kadar başında yemişleri var.
İşte şu adam, sû-i fehminden, akılsızlığından anlamıyor ki bu âdi bir iş değildir. Bu işler tesadüfî olamaz. Bu acib işler içinde garib esrar var. Ve pek büyük bir işleyici var olduğunu intikal etmedi. Şimdi bunun kalbi ve ruh ve aklı, şu elîm vaziyetten gizli feryad u figan ettikleri halde; nefs-i emmaresi, güya bir şey yokmuş gibi tecahül edip ruh ve kalbin ağlamasından kulağını kapayıp kendi kendini aldatarak bir bahçede bulunuyor gibi o ağacın meyvelerini yemeye başladı. Halbuki o meyvelerin bir kısmı zehirli ve muzır idi.
Dal: hayat
Siyah ve Beyaz fareler: gece ile gündüz
Ejderha: kabir
Meyveler-bal: nefsimizi simgeler.

Daha önce bu tarz okuduğum kitapları pek beğenememiştim (Hitopadeşa gibi) ama Kelile ve Dimne’yi çok severek okudum. Belki de bizim kültürümüze daha yakın olduğundandır.

#kitapdunyam
#doguyukesfet
...dünya adamı üç şey peşinde koşar; bol rızık, insanlar arasında iyi bir mevki ve âhiret hazırlığı. Bu üç şey de dört şeyle elde edilir: Güzel yoldan servet kazanmak, kazandığını iyi muhafaza etmek, sonra onu iyi kullanıp artırmak ve sonra da onu iyi yolda harcayarak hem dünyayı hem de âhireti kazanmak. Kim ki bu hususlara riayet etmezse serveti uçup gider ve yoksul düşer.
"Dünyada yapılacak en büyük iyilik korku içinde yaşayan bir kimseyi emniyete kavuşturmak, boşu boşuna akıtılacak kana engel olmaktır."
“Denilmiştir ki, hükümdar lütufta bulunmak hususunda asmaya benzer. Ağaçların en kıymetli olanına değil, ona yakın olanına sarılır.”
- Peki, padişahlara düşen nedir öyleyse hocam ?
+ Görev vereceği adamlarının kabiliyetini göz önüne almak. Devlet işleri arzu ve heves doyurmakla olmaz.
"Ben ne yapacağım şimdi ? İçimi kemiren, uykularımı kaçıran, bana dünyayı zindan eden bu duygudan nasıl kaçacağım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kelile u Dimne
Yazar:
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055402136
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nubihar Yayınları

Kitabı okuyanlar 4.004 okur

  • Mustafa Koklu
  • Cihan baş
  • Bilal btkn

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları