Knulp, insanın bazen bir yere değil de yalnızca kendi yalnızlığına ait olduğunu anlatan bir hikaye gibi. yetenekli, zarif ve insanın içini ısıtan sevecen biri olmasına rağmen hiçbir yere tam olarak tutunamayan bir karakter.
Hesse mükemmel yazmış en vurucu yeri Knulp'un tanrı ile konuştuğu bölümdü benim için. yalnız, dağınık ve kaybolmuş bir insanın bile yaşamının boşa gitmediğini hissettiriyor. o yüzden bu bölüm insanı hüzünlendirirken aynı anda rahatlatıyor da.
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20162,669 okunma
Düzenli bir hayat mı daha sahici yoksa özgür ama geçici bir varoluş mu?
Kitabın sonunda Knulp’a üzülmekten çok kendime dönüp bakardım. Benim seçtiğim düzen gerçekten bana mı ait yoksa korkudan mı seçilmiş? Knulp’un kaybettiği şeyler kadar, bizim kaybettiklerimiz de görünür olurdu.En güzel dersi çıkarmış olurduk.
“Konmak mı göçmek mi?” sorusu üzerine yazılmış bir öykü. Edebi açıdan pek istediğim keyifi alamasam da hatırlattığı mesele itibariyle zihin ve duygu dünyamda bir yer buldu. Knulp’a Yeni Türküden Dönmek’i armağan etmek istiyorum.
***
Dönmek, mümkün mü artık
Dönmek, onca yollardan sonra
Yeniden yollara düşmek
Neresi sıla bize, neresi gurbet?
Yollar bize memleket
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20162,669 okunma
Knulp, Hesse’nin göçebe bir adamın öykülerini anlattığı kitabı. Öykü olarak yazardan okuduğum ilk kitabı.
İçerisinde 3 öykü bulunuyor ve hepsi ünlü göçebe Knulp’a ait. Yine Doğu kültür esintileri kitapta okuyoruz. Tek hoşuma gitmeyen, anlatımdaki zaman karışıklığı oldu. Bir türlü öykülerin hangi zamanda ya da hangi zaman sıralamasında yazıldığını anlayamadım.
Yine de verdiği insanı mesajlar güzeldi.
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20162,669 okunma
Knulp, çok ufak yaşta sevdiği kız tarafından gördüğü olumsuz davranışlar neticesinde, artık insanlara karşı güvenmemeyi öğrenir. Birden fazla sevgilisi olsa da evlenmez. Genç yaşlarda başına gelen saf aşkın, onda bıraktığı ‘değersizlik’ duygusunun tesirinden kurtulamaz. Gençliği kızlarla dans ederek ve eğlenerek geçse de ihtiyarlığı hazin olur. Okurken kendi hayat hikâyemden bir şeyler hissettiğim bir kitap oldu, umarım sonum benzemez diye bitirdim. Tavsiye ederim..
Knulp gözlerini yeniden açtığı zaman güneş çıkmıştı ve öyle parlıyordu ki, gözkapaklarını hemen indirmek zorunda kaldı. Yağan karların elinin üstünde ağırlaştığını duyumsuyor, silkelemek istiyordu; ama uyumak isteği, içindeki bütün öteki isteklerden daha ağır bastı.
Tüm yaşamı yollarda geçen ve yine yollarda sona eren bir göçebenin hikayesi Knulp. Canının çektiği yere "konan", ama çok duramayıp yine "uçan" bir özgür ruhun kısacık destanı.
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20222,669 okunma
Edebiyatı seviyorum, çok başka seviyorum. Bazen onlarca cümleyle anlatmaya çalıştığımız şeyleri tek kelimeye kadar indirgiyor. Bazen acaba 'Dünya'da başka var mı böyle olan, düşünen'
Knulp senden nefret ediyorum ama bana çok benziyorsun.
Bilinçli olarak hareketsiz.
Knulp hiçbir yere varmak istemiyor, hiçbir şey olmak istemiyor. Onun hayatının yollarda geçmesi gerek, bir yere ya da kişiye bağlanamaz. Ve onda şeytan tüyü var.
Öncelikle bu aralar daha da özlemini duyduğum "amaçsızca yürümek" eylemi sebebiyle Knulp'ı çok kıskandım. Çoğumuza göre belki de imrenilecek bir hayat sürerken "Öyle mi olmalı, böyle mi" dedirttiyor.
Değişik ve naif bir karakter. Yolda (evet en uygun yer yol) karşılaşsak şöyle naif, temiz giyimli, şık bir beyefendi ile hafifçe selam verip geçecekmişiz gibi. Ya da onun dostlarıyla olan samimi ve sıcak muhabbetine hayranlıkla baksak...
Knulp'ın yarı buruk, yarı tatlı bu öyküsüne siz de şahit olun
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20222,669 okunma
Hesse benim en sevdiğim yazarlardan biri olabilir . Doğu mistisizmini işlemesi beni büyülüyor . Knulp’u da çok sevdim. Göçebe yaşayan Knulp’un yolculuğunu , keyfini, ikilemlerini okuyacaksınız .
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20222,669 okunma
1877'de Almanya'nın Calw Kasabası'nda doğdu. 1962 yılında İsviçre'nin Montagnola Kasabası'nda yaşamını yitirdi. İlk şiirini yirmi beş yaşında yazdı. Ardından Peter Camenzind, Çarklar Arasında, Gertrud, Rosshalde, Demian ve diğer romanları geldi. Birinci Dünya Savaşı'nda Alman militarizmini protesto etmek için İsviçre'ye yerleşti. İkinci Dünya Savaşı'nda hem Naziler, hem de antifaşistler tarafından sert şekilde eleştirildi. Bu eleştiriler, ayrıca sorunlu aile yaşamı ve savaş esirlerine yardım konusundaki yoğun çalışmasının sonucu ağır bir bunalım geçirdi. Jung'un öğrencisi Lang ona psikanaliz tedavisi uyguladı. Lang ile dostluğu ruhbilime ve Jung'a duyduğu ilgiyi körükleyerek şiirsel iç dünyasını zenginleştirdi. İnsancıllığı, barışseverliği ve insan yaşamını irdeleyen felsefesi, Bozkırkurdu, Narziss ve Goldmund ve Siddhartha adlı romanlarında özellikle belirgindir. Boncuk Oyunu adlı romanından sonra 1946'da Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Doğu edebiyatına ve mistisizmine düşkünlüğü, ayrıca bireysel bunalımlara çözümü Doğu felsefesinde arayışı, 1960 yıllarında canlanan Budizm ve Zen Budizm akımlarının da yardımıyla özellikle Amerikan hippi gençliği arasında en çok okunan yazarlar arasına girmesini sağladı. Eserlerinin büyük bölümü Türkçe'ye çevrildi.