Adı:
Küçük Kadınlar
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786254480843
Orijinal adı:
Little Women
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
“Mutsuz hissettiğiniz zaman, size verilenleri sayın ve şükredin çünkü dünyada her zaman daha azına sahip olanlar vardır,” dedi anneleri. Kızlar hikâyeyi sevdiler ve hepsi yakınmaktan vazgeçmekte, mutluluğu sahip oldukları küçük nimetlerde bulmakta, annelerinin sözlerini kalplerine yakın tutmakta fikir birliğine vardılar.

Babaları uzakta olan dört genç kız Meg, Jo, Beth ve Amy anneleriyle birlikte yaşamaktadır. Ailenin ayakta durması için çaba sarf eden annelerine destek olan kızların birbirlerine oynadıkları oyunları, mutluluklarını, üzüntülerini okurken aile olmanın önemini daha iyi kavrayacaksınız...
328 syf.
·3 günde·Puan vermedi
''Küçük Kadınlar '' dört kız kardeşin hikâyesini anlatıyor ve içinde bulunduğumuz koşullar nasıl olursa olsun, hayatın bize sunduğu türlü güzellikler olduğunu anımsamamızı sağlıyor. Bay March ülkesi için savaşa gitmiştir. Ardında eşini ve dört kızını bırakmıştır. Meg evin en büyük kızıdır. On altı yaşında ve zengin ailelerinin çocukları için mürebbiyelik yapıyor , Jo tam bir kitap kurdudur ve hikâyeler yazıyor.Beth'nin tutkusu piyano çalmaktır. Amy ise gösteriş meraklısı ve resme karşı bir tutkusu vardır. Komşuları Laurence ailesi , zengin bir iş adamı fakat yaşlıdır. Torunu ile beraber yaşar.
Kızlar kendi dünyalarında mutlulukla hayatlarını sürdürürken, komşu evin torunu Laurie dost olurlar . Günler geçerken Beth evlerine gittiği bir ailenin bebeğinden Kızıl hastalığı kapar. Annelerinin yokluğunda küçük kardeşlerinin hastalığı ile boğuşan kardeşler için çok zor bir dönemdir. Bay March'ın dönmesiyle ve Beth'in iyileşmesi aynı günlere rastlıyor.
295 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Konusu Amerikan iç savaşı sırasında geçen , topluma ve özellikle de çocuklara, hayat hakkında iyilik dolu güzel mesajlar veren sıcacık bir kitap.

Kitap, babalarının savaşa gitmesiyle güçlükler içerisinde kalan, dört kız kardeş ve annelerinden oluşan bir ailenin yaşama mücadelesini anlatıyor. Karşılaşılan sosyal olaylar karşısında insanların davranışlarıyla ilgili doğru hareketleri göstererek, adeta okuyucuya toplumsal dersler veriyor.

Aslında bir çocuk kitabı gibi görünsede, verdiği mesajlar yönünden büyüklerin de okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
328 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Her yaştan okuru büyüleyen bir kitap. Aile hayatını idealleştirmesinin ve her çağda geçerliliğini koruyan kitaplardan. Erkek çocuğu gibi davranan yazar adayı Jo, narin kırılgan Beth, şımarık ve romantik Amy, güzel kıyafetlerin ve zenginliğin özlemini duyan Meg, kardeşler, kişilik olarak birbirlerinden farklı olsalar da ortak amaçları iyi birer insan olmaktır.
192 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Çocukken defalarca okuyup çok etkilendiğim ve şimdi eski anılarım canlansın diye tekrar okuduğum harika bir çocuk klasiği kitabı....
Sanırım biz de hep kız kardeş olduğunuz için beni çok etkilemişti.
321 syf.
·5 günde·8/10 puan
Küçük Kadınlar dört kız kardeşim hikayesini anlatan sıcak bir aile ve dayanışma hikayesi. Kızların babası bay March ülkesi için savaşa gitmiş ve kızlarda anneleriyle birlikte New England'da ayakta kalma mücadelesine yolculuk ediyoruz.
Kitabı severek okudum. Okuma serüvenimde çoğunlukla film tadında geçtiğini söyleyebilirim. Her biri birbirinden farklı karaktere sahip dört kız kardeşin; hayalleri, yorgunlukları, mücadeleleri, hataları, eğlenceleri, iyi bir birey olma çabaları okumak hem çok keyifliydi hem de tanıdık hisler uyandırıcıydı. Kitap bakıldığında çok sıradan, günlük bir hikaye olarak gözüksede okudukça aslında öyle olmadığını okuyucuya hissettiriyor. Bunu da ele aldığı hepimizin bildiği- temalar ile sağlıyor. Aile hayatını idealleştirmesi, sevgiyi, dayanışmayı, ölümü, savaşı, barışı ele alarak bunu gündelik yaşamın içinde okuyucuya sunması, kitaba ayrı hava katmakla birlikte daha okura geçen, içten,samimi bir eser olmuş.
Bu birbirinden güzel ve farklı kişiliklere sahip dört genç kızın yoksullukla mücadelesi, insanlarla olan ilişkileri, bocalayışlarını; bunun yanı sıra nihai amaçlarının iyi bir birey olmak istediklerini okuyoruz. Yazar bu çabalarını gereksiz bir mükemmellik ve masalsı bir yolculukla değil, gündelik hayatın inişli-çıkışlı durumlarıyla gerçeklikten kopmayarak sunması çok güzeldi. Özellikle kızlar üzerinden, insanın kendi idealleri ile ailesi ve topluma karşı sorumluluğu arasında kalma durumunu gayet başarılı yansıttığını düşünüyorum.
Benim kitapta sadece sevmedigim iki durum oldu. Bazı yerlerde hikayenin durağanlaştığını düşünüyorum ve bu okuma hızımı yavaşlattı; diğer bir durum ise yer yer biraz fazla Pollyanna iyimserliği hissettirmesi beni biraz rahatsız etti. Ama onun dışında keyif olarak okuduğum bir kitap oldu ve her ne olursa olsun sunduğu güzel iyimser düşünceler, bahsettiği o güzel mücadele, her şeye rağmen birlik ve beraberliğe vurgu yaparak aile olmanın önemini ve güzelliğini bir kere daha hatırlatmasıyla güzel bir eserdi.
159 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Amerikan İç Savaşı döneminde savaş sebebiyle zenginlikten yoksulluğa düşen bir ailenin hayatından kesitler buluyoruz kitapta.Babaları savaşa gittikten sonra anneleri Bayan March ve yardımcıları Hannahla zorlu bir yaşam mücadelesi veren 4 kızkardeşin sıcacık öyküsü.Meg, Jo,Bety ve Ammy adlı birbirinden farklı karakterde 4 güzel kız ve onlara her zaman her konuda yol gösteren, destek olan harika bir anne.Kitabı okurken adeta gözünüzde canlandırıp çocukluğunuza gidiyorsunuz.İyiliğin, merhametin insanlara her zaman geri döndüğüne, sevginin hastalıktaki iyileştirici gücüne şahit oluyorsunuz. Kitap buram buram nostalji kokuyor.Ailenin yaşadığı tüm zorluklara rağmen evdeki huzuru, mutluluğu paranın her şey demek olmadığının en bariz mesajını veriyor bize.
Az da olsa yazardan bahsetmek istiyorum.Kitap 1867'de yazarın hayatından yola çıkılarak yazılmış.Loisa My Alcoot'da bir abla ve iki kızkardeşe sahip.Küçük yaşta babasının kendisine aşıladığı kitap sevgisiyle genç yaşta yazar olmuş.Hayatı boyunca geçim sıkıntısı çekmiş ve birçok işte çalışmış. Öğretmenlik,hemşirelik, dadılık, hizmetçilik gibi.Sağlık alanında görev yaptığı sırada civa zehirlenmesiyle sağlığı kötüleşmiş.Yazar 55 yaşında babasından iki gün sonra vefat etmiş.Yazar hiç evlenmemiş kızkardeşinin çocuğunu evlat edinmiş. Ayrıca o yıllarda ailece köleliğin kaldırılmasına dair mücadele vermişler.Aile evlerinde köle dahi saklamış.
328 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10 puan
Başından sonuna kadar bir film gibi aklımda canlanan bu kitap, diyalogları ve karakter gelişimleriyle beni resmen büyüledi. Kızların büyüdüğünü, daha çok olgunlaştıklarını hissettim desem yeridir. Canımı birazcık sıkan Jo ve Laurie’nin mutlu mesut bir çift olarak sonlanmaması oldu, arkadaşlıktan biraz daha fazlasını hayal etmiştim. Ama bu hayalime rağmen, ikisinin kitaptaki ilişkisini okuması da, akılda canlandırması da oldukça keyifliydi.
328 syf.
Amerikanın iç savaşı sırasında geçen , topluma ve özellikle de çocuklara, hayat hakkında iyilik dolu güzel mesajlar veren icimi isitan sıcacık bir kitap.

Kitap, babalarının savaşa gitmesiyle zorluklar içerisinde kalan, dört kız kardeş ve annelerinden oluşan bir ailenin yaşama mücadelesini anlatıyor. Karşılaşılan sosyal olaylar karşısında insanların davranışlarıyla ilgili doğru hareketleri göstererek, adeta okuyucuya toplumsal dersler veriyor.

Her ne kadar bir çocuk kitabı gibi görünsede, verdiği mesajlar yönünden büyüklerin de okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
328 syf.
·4 günde·9/10 puan
"Mutsuz eşler ya da koca peşinde koşup yakışıksız hareketler yapan kadınlar olmaktansa, mutlu ve bekâr hanımlar olmak yeğdir (sf.135)"

Lousia May Alcott, dört kız kardeşin, annelerinin ve Hanna adındaki çalışanlarının yaşadığı eve okuyucuları konuk ediyor.

Jo, Meg, Beth, Amy... Hepsi birbirinden özel hepsi birbirinden farklı dört kız kardeş.

Meg, aralarında en büyük olanları ve bu kız kesinlikle ev hanımı olmak için yaratılmış. Kendi evinin hanımı olmayı istiyor ve olgun, titiz tavırlarıyla bunu da bizlere yansıtıyor. Kıyafetlerine ayrıca özen vermesi ve bu konuda kız kardeşlerini özellikle de Jo'u (çünkü Jo bu konularda aşırı derecede umursamaz) uyardığı sahneleri çok sevdim. İlk kez Jo ile davete gidecekleri zamanki kısım şüphesiz kitaptaki en sevdiğim kısımlardan biri oldu.

Jo, bu karakter çoğu zaman işte bu ben dediğim karakter oldu. Kız kardeşler arasında en çok onu sevdim ve en çok onu okumaktan zevk aldım. Romantizm, aşk gibi duygulara karşı tavırları hoşuma gitse de Laurie'e karşı hep bir şeyler hissetmesini bekleyip durdum. Neyse, Jon mükemmel bir kitap kurdu ve yazar. Kendi yazdığı tiyatro metinlerini kardeşleriyle hayata geçiriyor aynı zamanda hikâyeler kaleme alıyor. Sadece Jo'nun olduğu bir kitabı defalarca okurdum. Nedense bu karakteri okurken zaman zaman aklıma Eyre geldi. Ah benim güçlü kadınım!

Beth, müzisyenimiz. Harika piyano çalan çok utangaç, naif bir kız. Ev işlerini yapmayı ve çevresindeki insanlara yardım etmeyi çok seviyor.

Amy, en küçükleri ve evin ressamı. Başlarda bazı tavırlarını çok itici bulsam da önyargılı olmamaya çalıştım ve zamanla bu küçük haşarı kıza da ısındım.

Laurie, zengin yan komşunun torunu. Jo ile aynı yaşlarda olan bu oğlan çocuğu size kendini sevdirmeyi çok iyi başarıyor. Zamanla da kızlar sayesinde daha iyi ve sevecen biri haline geliyor.

Kitap da uzun uzun anlatılacak bir şey yok aslında. Sıcak bir ev ortamı ve dört kardeşin daha iyi bir insan olmak için verdiği çabaları okuyoruz. Yer yer gerçekten çok iyi anektodlar vardı.

Kitabı okuduktan sonra filmini de izlemeye karar verdim. En kısa zamanda filmini izleyip kitabıyla karşılaştıracağım. Çoğumuzun da bildiği üzere kitapları, film ya da diziye aktardıklarında bazen ortaya hiç de hoş şeyler çıkmıyor. İzleyip kararımızı verelim en iyisi...

Okunacaklar listenize ekleyebileceğiniz güzel, sıcak bir kitaptı.
321 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Küçük Kadınlar; dilinin akıcılığı, karakterleri ve onların bulunduğu sıcak ortamın hissettirdikleriyle kendini çabucak okutturan bir eser. Sona erdiğinde ise bende bir eksiklik hissi uyandırdı, sonradan öğrendim ki bunun nedeni Louisa May Alcott’un “İyi Hanımlar” diye bu kitabın devam niteliğinde bir kitabının daha olması. Belki bir gün onu da okumayı düşünürüm.
Amerikan İç Savaşı’nda görev yapan babalarının yokluğunda kendilerince yaşayıp giden dört kızı ve annelerini anlatan kitap, bana kendimi o kardeşlerden biriymişim gibi hissettirdi yaşadıkları anlatılırken. Evin iki büyük kızının işten ve bir diğerinin ise okuldan kalan zamanıyla yaptıkları tiyatro eğlenceleri, yazı kulübü etkinlikleri aralarına yeni bir üye katılmasıyla daha renkli bir hâl alıyor. Sevecen annelerinin yol göstermesiyle kusurlarını düzeltmeye çalışıyor, bir süre sonra yine hataya düşüyor ve başlarına gelen bir olayla hatalarını fark edip yeniden deniyorlar ki bunu okumak çok hoştu. Hayatın özü bu döngüde sanırım.
Jo ve Laurie’nin dostluğu okuyucuyu hoşnut edecek türden. Beni etkileyen başka bir durum ise Mr. Laurence’ın küçük Beth’le kurduğu bağ idi, yaşlı adamın onu kaybettiği torununa benzetmesi dokunaklı ama Beth’e davranışı da bir o kadar güzeldi. Lükse ve rahatlığa düşkün olan Meg’in seçimi ise şaşırtıcıydı, beni sevindirdi. Bu detayların hepsi iyi bir bütün oluşturdu.Keyifli okumalar dilerim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Kadınlar
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786254480843
Orijinal adı:
Little Women
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
“Mutsuz hissettiğiniz zaman, size verilenleri sayın ve şükredin çünkü dünyada her zaman daha azına sahip olanlar vardır,” dedi anneleri. Kızlar hikâyeyi sevdiler ve hepsi yakınmaktan vazgeçmekte, mutluluğu sahip oldukları küçük nimetlerde bulmakta, annelerinin sözlerini kalplerine yakın tutmakta fikir birliğine vardılar.

Babaları uzakta olan dört genç kız Meg, Jo, Beth ve Amy anneleriyle birlikte yaşamaktadır. Ailenin ayakta durması için çaba sarf eden annelerine destek olan kızların birbirlerine oynadıkları oyunları, mutluluklarını, üzüntülerini okurken aile olmanın önemini daha iyi kavrayacaksınız...

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları