Merhaba arkadaşlar!
Öncelikle hikayenin Türkçe tercümesi olmamasına çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Çünkü Balzac'ın en meşhur ve en sevilen eserleri Goriot Baba ve Kuzen Betty, bu kitaptaki baş karakter de bir çeşit Goriot baba ve Kumandan Hulot (Kuzen Betty'deki baş karakter) karışımı. Bir yarısı Hulot, çünkü komutan Hulot gibi kanında bir şeytan var. Hulot çok büyük bir zampara, çok sadık ve çok seven bir eşi olmasına rağmen, gidiyor şarkıcılara, opera sanatçılarına aşık olup, halk tabiriyle hafif meşrep kadınlara yediriyor servetini ve gençliğini, eşinin ve çoluk çocuğunun göz yaşına, istikbaline hiç bakmadan, aldırış etmeden. Bu hikayedeki soylu ve zengin Bay Claes de hayatından şikayet edecek bir şeyi yok, yalnızca saplantılı bir fikri var; (almanca urelement) olan ana elementi bulmak, tüm elemenetlerin temeline inip, onunla istediği herşeyi dönüştürebilmek. "Altına ve elmasa boğacağım" sizi diyerek verilen sözler, kimyalsallara ve teknik ekipmanlara çarçur edilirken serveti, verilen teselliler. Eşi kocasına olan bağlılığı ve sevgisi ile ne bu parayı yellere savurmasına, ne üstü başı kir pas içinde dolaşmasına, ne de günde bir defa ailesiyle vakit geçirdiği yemekte sürekli dalgın ve aklı başka yerde olmasına ses çıkarabiliyor. Birkaç defa "beni öldürüyorsun, beni kahrediyorsun" diyerek cılız bir sesle onu biraz uyandırmaya çalışsa da, bir çocuk saflığında yaptığı zararın farkında değil, masum masum "ama ne oldu ki?“ diye sorabiliyor, laboruna gitmesi, deneylerini birakması istendiğinde ise sudan çıkmış balık gibi boğuluyor, kahroluyor, yaşamdan kesiliyor. Çünkü kanundaki şeytan ona huzur içinde yaşamayı haram kılıyor. Oysa saadet için herşeyi var, tıpkı Hulot gibi. Helot kelimesi eski Yunancada bağımlı, köle demekmiş. Spartalilar kölelerin Helot derlerlermiş