Adı:
Odysseia
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053321057
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Homeros (y. MÖ IX. yüzyıl): Hayatı hakkında kesin birbilgi olmamakla birlikte MÖ IX. yüzyılda Sakız Adası'nda yaşadığı sanılmaktadır. Eserleri Antik Yunan devletlerinde her tür bilginin kaynağı sayılan Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarıyla edebiyatın hemen her türünü günümüze dek etkilemeyi başarmıştır. OdysseiaTroya Savaşı kahramanlarından Odysseus'un, ülkesi İthake'ye dönerken on yıl süren yolculuğunda yaşadığı maceraları anlatan büyük bir destandır. Gerek karakterlerinin, gerek kurgusunun modern romana yakınlığıyla bütün dünya edebiyatını etkilemiştir. 
456 syf.
·Beğendi·9/10
Homeros eski yunanda yalanci tarihci olarak biliniyordu. Hatta truva atinin yerini kitabinda tam olarak belirtmisken kimse soyledigi yeri kazmak istemedi.
Sonunda homerosa inanan bir arkeolog homerosun soyledigi yerde truva atini bulmustur.
456 syf.
·8/10
odysseus'un troya'dan evine yaklaşık on yıl süren dönüşünü anlatır. savaştan dönemeyişini anlatır daha doğrusu.ne hatunlar isterde odysseus'u, o illede karısını ister.en çok karısına özlem duyar.ama tuhaftırki 20 yıl sonra karısına kavuştuğnda onu terkeder.başka bi hatunla evlenir.hatta bide çocuğu olur. çoçuğu yanlışlıkla babasını öldürür ve babasının terkettiği karısıyla evlenir. ilginçtir.
456 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
HER OKURUN OKUMASI GEREKEN KİTAP!

Bu kitap hakkında ve Homeros'un diğer kitabı olan İlyada hakkında uzun uzun inceleme yazabilirim.
Kitaplarda nelerden bahsediyor?
Destanların çıkış noktaları nedir?
Neden her okur bu 2 kitabı okumalı?

Ama gerek var mı? 1 saat boyunca zaten kitap hakkında konuştuğumuz bir video yayınlamışım. Onu izlemeniz yeterli olur.

Şimdiden herkese keyifli seyirler...

İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=NYfGycj_hQQ
456 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Odysseia, tanrı-insan ikiliğini, bir gökte, bir yerde yansıtan bir destan değil, insan ağzından anlatılan ve insanın insan-üstü, insan-dışı varlıklarla ilişkilerine yeni yeni anlam, imge ve simgeler arayan bir romandır.
456 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
İlyada nasıl ki bir Achilleus kahramanlık destanıysa Odysseia’da bir Odysseus masalıdır. Odysseus günümüz kelime karşılığı “çileli” demektir.

Homeros MÖ 9. yüzyılda yaşadığı sanılan bir ozandır. Gözlerinin görmediği bazı kaynaklarda bizlere söylenmektedir. Hayatı hakkında olduğu gibi ancak bu konu hakkında da kesin bir bilgi yoktur. Bildiğimiz tek şey ise İlyada ve Odyssiea diye iki kitap var ve bunların yazarı Homeros olarak bilinmesidir.

“Yeryüzünde yürüyen ve soluk alan yaratıklar arasında
insandan daha güçsüz bir yaratık beslemez toprak ana.” (Alıntı #45555394 )

İlyada gibi Odysseia da sözlü edebiyat ürünüdür. Bizim edebiyatımızda tam karşılığı olmasa da aruza yakın bir edebiyat örneğidir. Benzerliklerimiz sadece aruz ile sınırlı değil. Özellikle bir hapşırma sahnesi vardır ki hayatımda sıkça karşılaştığımdır. Bir diğeri ise benzetmeler örneğin “Ayağı Tez Odyyseus,” “Kusursuz Andromakhe,” “İnek Gözlü Here” bizim yörelerimizde ise “Altın Dişli Hayriye” gibi. Bu benzetmeler sözlü edebiyat içindir. Çünkü dinleyeni uyanık tutması sebebiyle aykırı olmasıyla karşımıza çıkar. Dinleyiciyi etkilemek için, konuya hapsetmek için süslemeler yapılmalıdır. Bu tür sıfatlarla ozan bunu çok iyi bir şekilde yerine getirmiştir.

Homeros’un Shakespeare gibi günümüz yazarı olmasının başlıca sebeplerini sıralamaya kalkarsak muhtemelen sonu gelmez bir yazımın içine sürüklenirdik. Ancak eserde bulunan felsefi düşünceler yazarı günümüze aktaran en önemli etkendir. Bölüm 16’da bulunan Ölüler Ülkesinde başlığıyla sunulan yerde Achilleus ile Odysseus arasında bir konuşma geçer.

“Ey Peleusoğlu Akhilleus, Akhaların en yiğidi,
Teiresias’a geldim, bir öğüt istemeye,
Geldim İthake’ye nasıl gideyim diye sormaya.
Çünkü Akhaların ülkesine yaklaşamadım henüz,
Ayak basamadım henüz kendi toprağıma,
Dertten derde sürüklendim durdum bugüne dek
Oysa senden mutlu adam yok Akhilleus,
Ne geçmişte vardı senden mutlu, ne gelecekte olacak:
Biz Argoslular sayardık seni sağlığında bir tanrı gibi,
Burada, ölüler arasında da, sürdürmedesin gücünü,
Hiç üzülme, tasalanma Akhilleus öldün diye.”

Ben böyle dedim, o da hemen karşılık verdi, dedi ki:
“Ballandırma bana ölümü şanlı Odysseus,
Bütün geçmiş göçmüş ölülere kral olacağıma
El kapısında kulluk edeydim keşke,
Varlıksız, yoksul bir çiftçinin yanında ırgat olaydım…” (Sayfa 200)

O dönemlerde böyle bir konuşmanın değeri muhtemelen paha biçilemezdi. Gerçekten felsefenin, düşüncenin bile hâsıl olmadığı bir zamanda günümüz diline yakın bir düşüncenin ağızdan çıkması takdire şayandır.

Yukarıda sözünü ettiğim hapşırma sahnesini günümüzde yaşadığımı söylemek isterim. Bir meclis kurup oturduğumuzda; bir kişi bir bilgi sunar ya da bir şeyi talep ederken başka birinin hapşırması bu istenilen şeyin olacağına kanıt olarak belleklerimize kazınmıştır. Odysseia da ise bu durum aynı bu şekilde işlenmiş ve sanırım bu batılı bize miras bırakmıştır.

Eserin konusu Troya Savaşı’nın kaderini belirlemiş olan İthake Kralı Odysseus’un savaştan sonra askerleriyle birlikte baba toprağına dönüşünün çileli yolculuğunu anlatır. Yine mit karakteri ile karşılaşmaktayız. Poseidon ve Athena başı çekmektedir kurgu içerisinde, bunların dışında Ölüler Diyarı Hades’e de gidip bir önceki eseri olan İlyada da kalan ve anlatılmayan krallarında akıbetini sunmaktadır. Bu eserden sonra sayısız Homerik kahraman hikâyeleri türemiştir. Bunlardan en belirgini ise Ares ile Afrodit’in yasak aşkıdır.

“ana baba evinden daha sıcak olmaz hiçbir yer,
el toprağının en zengin sarayında yaşasa bile” (Alıntı #45370081 )

İlyada da bulunan benzetmelerin ve betimlemelerin bu kitapta da sürdüğünü görmekteyiz. Belki de kitabı en güzel kılan yanlardan birisi de bu benzetmelerdir. Örnek verecek olursak eğer;

“Hemen tokmağın kayışını çözüp anahtarı soktu
Ve kapının sürmelerini oynatıp itti öne doğru,
‘Nasıl böğürürse çayırda otlayan bir boğa,
Güzel kapı da, anahtar dokunur dokunmaz böyle böğürdü’
Ve kapının kanatları birde açıldı önünde hızla” (Sayfa 356)

Diğer bir örnek;

“Taliplerin cansız gövdeleri arasında buldu Odysseus’u,
Kana çamura bulanmış bir arslana benziyordu,
‘bir sığırı parçalayıp da ağıldan çıkar hani,
her iki yandan yanakları ve tekmil göğsü
bulanmıştır kanlara, korkunçtur görünüşü.’
Öyle kanlar içindeydi elleri ayakları Odysseus’un.” (Sayfa 381)

Bu iki örnek sadece sayısız muazzam benzetmelerdendi. Eser içerisinde bunların çokça serpiştirilmiş olması konuyu hem daha iyi anlamaya hem de sahneyi akılda çok iyi kurgulamaya sebebiyet vermektedir. Ozanın büyüklüğünün birer kanıtları niteliğindedir.

Her iki eserinde muazzamlığı ortada. Her ne kadar anonim olmaya meyilli olsa da eserler yazandan ziyade içerinin mükemmelliği ve okurunu sıkmadan içine çekmesi yazarı günümüze taşımaktadır. Sayısız esere konu olması, ustaların elinde mozaik ya da dönem kaplarına işlenmesi, tablolarda betimlenmesi, heykeller ile sunulması kitabın sürekliliğini, devamlılığını günümüze taşımıştır. Modern batı kültürünün bir nevi oluşturan temelidir.

Kitabım Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan, çevirisi yerinde ve kusursuz. 43 sayfalık bir önsüz ile başlayıp, bölümler halinde Odysseia masalına dalış yapıyor. Masal bittikten sonra “ekler” adı altında eserde geçen isimleri, yerleri ve başlıca çevirileri konu eden kısa bir yazım vardır. Sayfa kalitesi yerinde ve rahatsız etmeyecek bir şekilde dizgilenmiş. İlyada’nın ardılı bir kurgu olması sebebiyle ve tahminimce onu okuyanların bu kitaba başladığını varsaydıkları için sayfa altı çevirmen açıklamalarına gerek duymamışlardır. Güzel bir okuma için ilk önce İlyada okunmalı ve arkasından bu esere devam edilmelidir.

“Babası gidince evde yalnız kalan oğul
çok acılar çeker, çok acılar...” (Alıntı #45176248 )

Sözün özü; gerçekten mükemmel ötesinde bir eser. Yeri geldiğinde İlyada’dan çok daha fazla keyif aldığım bölümlerle karşılaştım. Harika bir yazım dili ve çok mükemmel bir kurgu. Kesinlikle okunulası ve tavsiye edilesidir.

Sevgi ile kalın.
456 syf.
Destanlar süper kurmacalardır. Bugün dizi-film işleri falan ufak tefek peeeeh meeeh kalıyor.
Sen öyle bir metin kuracaksın ki flaşback olacak, geleceğe falan gidip gelecek, fantastik canavarlar olacak, kahramanlık olacak, kemik kurgudan sapılmayacak, yan olaylar anlatılacak, bir de üstüne vezinli, kafiyeli şiir olacak, hiç yavan olmayacak, zibilyonlarca yıl sonra bile bilenecek.
İlyada zirveyse Odysseia zirvenin de üstü.
456 syf.
·7 günde·Beğendi·6/10
Avrupa Edebiyatı’nın kurucusu büyük ozan Homeros'un yazdığı İlyada'nın devamı niteliğinde olan destana adını veren kahraman Odysseus’un diğer adıyla yiğit Ulysses’in Troya Savaşı sonrası ülkesi İthake'ye dönüşünde başına gelenleri konu alır. İlyada Destanı bir olayı; Troya Savaşında yaşanan aşk,ihanet,kahramanlık,ölüm,rekabet,hırs gibi konuları , Odysseia Destanı bir kişiyi; Truva’nın düşmesinden 10 yıl sonra zeki,güçlü,kurnaz Odysseus’un evine dönünceye kadar yaşadığı maceraları, engelleri anlatan epik bir destandır. Bu destandaki olaylar Truva Destanındaki olayları izleyecek şekilde anlatılmış , birbirini tamamlayıcı özellikte aktarılmıştır.
Odysseia 'da geçmiş ile şimdiki zaman arasında gidip gelerek anlatılan olaylar , modern edebiyatta bilinç akışı tekniğinin öncüsü olarak kabul edilir.
456 syf.
·10/10
https://www.instagram.com/mimirtells/ (Kitap incelemeleri ve tavsiyeleri için.)

MÖ 800 ile 600 yılları arasında Homeros tarafından yazıldığı düşünülen ve yazarın diğer kitabı olan İlyada’nın devamı kabul edilen destandır. Beowulf gibi epik formatında yazılan Odysseia ana kahramanımız olan Odysseus’un(veya Odisseas) Truva Savaşı sonrası maceralarını anlatır. Günümüzde ve son birkaç yüzyılda yazılan bütün macera ve görev temalı kitapların, şiirlerin, filmlerin vb hepsinin temelidir aslında Odysseia. Kitapta bolca zamanda bir ileri bir geri atlamalar vardır bu yüzden bazen kafa karıştırıcı olabilir ilk kez Homeros okuyanlar için. Kolay okunması için kitabın düz yazıya, roman formatına, çevrilmiş hali de var. Kitapta o kadar çok olay oluyor ki o yüzden konusundan bahsetmem pek mümkün değil. Odysseus’dan bahsedecek olursam, bir ölümlü olmasına rağmen bütün tanrıları ve tanrıçaları kendisine hayran bırakan bir adamdır. Akhilleus, Ajax, Hektor, Herkül gibi ünlü savaşçıların aksine Odysseus’un en büyük silahı aklıdır. Kendisi aşırı zekidir ve bir o kadar da ağzı laf yapar. Hayatı boyunca birçok efsanevi yaratık ile karşılaşmış fakat hepsini zekası sayesinde alt etmiştir. İlyada’da Truva Savaşı’nda şehri işgal etmek için kullanılan Truva Atı fikri de ona aittir. 10 yıllık savaş sonrası Odysseus eve dönmek yerine Menelaus ile gitmeyi tercih eder. Fakat talihsizlik üzerine talihsizlik derken Odysseus 9 yıl boyunca bir yerden diğerine savrulur. İşte aslında Odysseia tam bu anda başlıyor ve bundan 1 yıl sonra aslında evi olan Ithaca’ya varıyor. Fakat bu 9 yıl boyunca neler olduğunu biz Odysseus’un ağzından ayrıntılı bir şekilde öğreniyoruz. Antik Yunan zamanında yazılan bir kitap olduğu için başta mitolojik olmak üzere fantastik ve macera elementleriyle dolu bir kitap. Ayrıca gerçek aşk ve kavuşma temaları da işlenmiş. Kısacası aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bir kitap.
456 syf.
·5 günde
Homerosun anlatımı fazla betimlemelerden dolayı biraz sıkıyor olabilir. Bi yerden sonra boşa okumuyormuş edası veriyor. Fakat olayların olağanüstülüğü ve fazla fazla isim geçmesi kafa karıştırıcı. Ben biraz takıldığım yerde telefona sarıldım, araştırdım o yüzden baya bi zamandır okuyormuş hissi verdi. Benim tek hatam ilyadadan başlamamak oldu. Ilk isim onu okumak. Ama olsun genel anlamda odysseia kavradığımı düşünüyorum.
456 syf.
·10/10
İlyada'nın devamı denilebilir. Biraz truva savaşının sonuçları meşhur truva atı ve biraz da Odysseus'un eve dönüş maceraları anlatılıyor. Çocukluğumuzda Dinlediğimiz hemen hemen bütün masallar meğer Odysseia'da geçiyormuş. Tepegöz, şarkılarıyla büyüleyen denizkızları, truva atı vb. Çok geç kalmışım bu birbirinden değerli iki eseri okumakla... Homeros okuyucuya zengin bir anlatım sunuyor. Öyle ki bu anlatıma doğa olayları, hayvanlar, bitkiler, insanların duygu ve düşünceleri dahil ediliyor.Mesela bir dizesinde diyorki "Athene savaşçının yüreğine bir sineğin inadından koydu. Hani kovarsın kovarsın gitmez ya başından (gerçi bu dize ilyada da geçiyor ancak Homeros'un eserleri bu üslupla yazılmış)." anlatım zenginliği ile büyülüyor okuyucusunu.
421 syf.
·4 günde
Homeros Bey'in ikinci kitabı da bitti. Eh, açıkçası ben çok beğendim, olay olsun kurgu olsun çeviri ve yayın evi olsun kitap beni baya tatmin etti.

İki eserin de gerçekliğe dayanan yönüyle kurgunun birlikteliği gayet hoş durmuş. Hele de iki destanı da acaba sadece Homeros mu yazdı yoksa birçok kişinin emeği mi var tartışmaları, Homeros'un kimliğine dair tartışmalar, kitapların kendi içlerince tartışmaları muhteşem harika bir şey bence. Şu anki edebiyatımızın temel taşlarını, epeyce eski zamanlardaki bir insanın hayal gücünü okumak da çok enteresan. Garip bir durum bir yerde aslında.

İlyada'dan farklı olarak bu eser tek kişinin yaşadığı serüvenleri anlatıyor bolca doğaüstü ögelerle birlikte tabiki. Yine içine alan bir olay örgüsü var evet ve hatta İlyada'dan daha fazla diyebilirim. Olayların içindeki geçmiş ve şu ana geçiş de çok çok güzel duruyor. Beni tek rahatsız eden şey biraz fazlaca tekrar ve uzatılma oldu. Hele bir bölüm var ki gereksiz yere bir sürü insanın soy ağacını okuyoruz. Bunun dışında gayet ve gayet güzel bir eser.

Zaman yolculuğunun bu mükemmel örneğini, kendini içine hapseden betimleri kesinlikle okumalısınız efendim, iyi okumalar.
456 syf.
·18 günde·Beğendi·9/10
Kitap, modern batı kültürünü oluşturan temel eserlerden biridir. Tahmini olarak MÖ 8. yy. civarında yazılmış. Böyle bir tarihi elinizde tutmanız bile heyecanlanmanıza sebep oluyor diyebilirim.
Kitabın çevirisi tüm İş Bankası Kültür Yayınların'da olduğu gibi gayet iyi.
Okumaya başlamadan önce önsöz kısmını iyice belleğinize yerleştirmenizi ve kitapta ismi geçen coğrafi bölgeleri, şimdiki isimleri ile karşılaştırarak haritadan bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim.
Kitap 24 bölümden oluşan bir destan niteliğindedir. Konusu ise;Troya savaşından sonra ülkesi İthake'ye dönmeye çalışan Odysseus'un serüvenleridir.
Bu maceraları 4 ana kısımda incelemek mümkün:
1 - Odysseus, Troya'dan dönüş yolunda iken ülkesi İthake'de bulunan karısı ve oğlunun yaşadıkları.
2 - Odysseus'un oğlu Telemakhos'un babasını bulma çalışmaları.
3 - Odysseus'un ülkesine dönmeye çalıştığı esnada başından geçen maceralar.
4 - Odysseus'un, İthake'ye döndükten sonra yaşanan olaylar şeklinde özetlemek mümkün.

Kitap, olay örgüsü itibari ile gayet sürükleyici. Ancak tekerrür eden cümleler biraz fazla.
Keyifli okumalar...
"Uyur musun Penelopeia, kaygılar içinde bir yürekle?
Mutlu tanrılar razı değil senin ağlamana, üzülmene,
dönecek oğlun yolculuktan sağ salim,
tanrılara karşı senin hiçbir günahın yok."
Homeros
Sayfa 80 - Kültür Yayınları
"Vazgeçin deliler, bu taşkın sözlerden,
bakın biri girip haber vermesin içeriye.
Haydi gidelim gerçekleştirelim sessizce
onayladığımız kararı hep birden."
Homeros
Sayfa 79
"İki yiğidin başına gelenleri anladım şimdi,
üçüncü yiğit ne oldu, sen bana onu söyle,
alıkonuyor engin denizde o diri diri,
ölmüşse bile öğrenmek isterim bunu."
Homeros
Sayfa 71 - Kültür Yayınları
Ama şimdi, elinden gelirse dinle beni,
sevmem şölenden sonra ağlamayı,
erken doğan Şafak bir söksün hele,
hiç ayıp olmaz o zaman ağlamak
kaderine boyun eğip ölen insanlara.
Saçlarımızı keser, adarız onları ağlaya ağlaya,
öderiz talihsiz ölumlülere son borcumuzu.
Homeros
Sayfa 59 - Kültür Yayınları
Bu sarayımda ağlamadığım gün yok,
hıçkırmak çok hoşuna gider yüreğimin,
ağlarım bedenim bitkin düşene dek.
Ama ne kadar üzülürsem üzüleyim,
Odysseus'a yandığım kadar yanmam hiçbirine.
Homeros
Sayfa 56 - Kültür Yayınları
"Sekiz yıl dolaştım denizlerde gemilerimle,
sürüldüm Kıbrıs'a, Fenike'ye, Mısır'a,
vardım Habeşistan'a, Sidon'a, Arap iline,
kuzuları boynuzlu doğan Libya'ya vardım,
ağası da, çobanı da yoksun değil orda
taze peynirden, etten, sütten,
sağılmaya gelir hayvanlar durmadan,
koyunlar üç kez yavrular bir yılda."
Homeros
Sayfa 56 - Kültür Yayınları
Soyunuzun kuşağı sizinle sönmeyecek besbelli.
Zeus'un beslediği krallar soyundan olmalısınız,
değnek taşıyan krallar soyundan,
aşağılık dölden doğmaz böyle oğullar.
Homeros
Sayfa 55 - Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Odysseia
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053321057
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Homeros (y. MÖ IX. yüzyıl): Hayatı hakkında kesin birbilgi olmamakla birlikte MÖ IX. yüzyılda Sakız Adası'nda yaşadığı sanılmaktadır. Eserleri Antik Yunan devletlerinde her tür bilginin kaynağı sayılan Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarıyla edebiyatın hemen her türünü günümüze dek etkilemeyi başarmıştır. OdysseiaTroya Savaşı kahramanlarından Odysseus'un, ülkesi İthake'ye dönerken on yıl süren yolculuğunda yaşadığı maceraları anlatan büyük bir destandır. Gerek karakterlerinin, gerek kurgusunun modern romana yakınlığıyla bütün dünya edebiyatını etkilemiştir. 

Kitabı okuyanlar 753 okur

  • Flaneur.....
  • ibrahim demirci
  • Rahman Kürşad KOÇ
  • Çağla
  • Gamze Arpakci
  • Osman BALCI
  • H.Başar Güven
  • Şahan Onur Uygun
  • Balamir Karakumoğlu
  • Elif Nur BEKAR

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%21.6
25-34 Yaş
%32.3
35-44 Yaş
%24.6
45-54 Yaş
%11.2
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.7
Erkek
%51.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.5 (64)
9
%20 (42)
8
%20 (42)
7
%12.4 (26)
6
%3.3 (7)
5
%1.9 (4)
4
%1 (2)
3
%1 (2)
2
%0
1
%1 (2)

Kitabın sıralamaları